UEFA Disiplin Kurulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
UEFA Disiplin Kurulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2013 Cuma

Beşiktaş Futbol A.Ş., UEFA Denetim ve Disiplin Kurulu kararının Türkçe ve İngilizce metinlerini KAP’a bildirdi

Beşiktaş Futbol A.Ş., UEFA Denetim ve Disiplin Kurulu kararının Türkçe ve İngilizce metinlerini KAP’a bildirdi.

Beşiktaş Futbol Yatırımları A.Ş.’den Kamuyu Aydınlatma Platformu’na gönderilen açıklama şöyle:

“UEFA Denetim ve Disiplin Kurulu'nun 25.06.2013 tarihli resmi gerekçeli kararı ve kararın Türkçe tercümesini kamuoyunun bilgisine sunarız.”

UEFA Denetim ve Disiplin Kurulu'nun Türkçe kararı için: http://goo.gl/WQ9qG

UEFA Denetim ve Disiplin Kurulu'nun İngilizce kararı için: http://goo.gl/Sg2NP

27 Haziran 2013 Perşembe

Aziz Yıldırım'ın Basın Toplantısı (27.06.2013)

Aziz Yıldırım bugün basın toplantısı düzenledi.

Toplantının videosu aşağıdadır.

TFF Yeniden Yargılama Yapabilir mi?

UEFA Disiplin Kurulu'nun BJK ve Fenerbahçe SK'ya verdiği cezanın ardından TFF'nin şikeden ceza alan isimleri tekrar yargılayıp yargılayamayacağı tartışılmaya başlandı. Olası yargılamanın sonucunda iki kulübe küme düşme cezası verilmesi söz konusu olacak.

İki gündür bu konuda çeşitli senaryoları izliyor, okuyorum. Görüşümü paylaşmak isterim.

Yazıyı okumaya üşenenler için hemen açıklayayım: TFF'nin yeniden yargılama yapamayacağını düşünüyorum. TFF ancak hukuk kurallarını zorlayarak, amacından saptırarak yeniden yargılama yapabilir. UEFA'nın yetkisi tartışmalı olmakla birlikte, UEFA ve FIFA TFF'nin gereği gibi soruşturma yapmaması sebebiyle TFF'ye yaptırım uygulayabilir.

YARGILAMANIN İADESİ MÜMKÜN MÜ?

TFF'nin yeniden yargılama yapabileceğini iddia eden hukukçular bu görüşlerini öncelikle TFF Futbol Disiplin Talimatı'nın 92'nci (not: Temmuz 2014 tarihli talimatın 91'inci) maddesine dayandırıyorlar. "Disiplin Yargılamasının İadesi" başlıklı maddeye göre "Disiplin Kurullarının, (...) kararı etkileyecek yeni bir delilin meydana çıktığı (...) takdirde; ilgili kişi veya kulüpler ile soruşturma merciileri, kararı veren Disiplin Kurulu’ndan yargılamanın iadesini talep edebilirler. Bu talep üzerine ilgili Disiplin Kurulu, inceleme sonucuna göre, önceki kararın değiştirilmesine yer olmadığına karar verebileceği gibi yeni bir karar da verebilir."

Bazı hukukçular, UEFA Disiplin Kurulu kararının yeni bir delil niteliğinde olacağını iddia ediyorlar. Bu hukukçular UEFA Disiplin Kurulu'nun ceza mahkemesi kararını temel alarak verdiği kararların TFF'yi bağlaması gerektiğini belirtiyorlar. PFDK, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmasa bile, mahkemenin şikenin varlığının tespitine yönelik kararı ile bağlıdır. UEFA mevzuatı, TFF mevzuatının temeli olduğu için, UEFA Disiplin Kurulu'nun şikenin tespitine yönelik kararı TFF'yi bağlar. Hiyerarşik ilişki gözardı edilse bile, UEFA Disiplin Kurulu kararı muhakkak yeni bir delil olarak kabul edilmelidir.

Bu görüşe tam anlamıyla katılmak mümkün değil.

Kanımca UEFA Disiplin Kurulu kararının dayanağı olan mahkeme kararının hangi delilleri dikkate alarak karar verdiği incelenmelidir. Ceza mahkemesi, PFDK ile aynı delilleri temel alarak ceza kararı vermişse, UEFA Disiplin Kurulu kararı yeni delil olarak kabul edilemez. Kurumların delilleri farklı nitelendirmesi söz konusudur.

Bununla birlikte, mahkeme iddianamede yer almayan, duruşmalar boyunca elde ettiği ve PFDK tarafından dikkate alınması mümkün olmayan olgulara dayanarak karar vermişse, bu kararı temel alan UEFA Disiplin Kurulu kararları yeni bir delil olarak nitelendirilebilir.

UEFA ve FIFA'DAN KAÇIK YOK

Bazı hukukçular ise yargılamanın iadesinin kesinlikle mümkün olmadığını iddia ediyorlar. Bu iddiayı kabul edersek, TFF'nin kişilere ve kulüplere ceza vermesi mümkün olmaz. Bu ihtimalde TFF'nin başı ciddi anlamda derde girer. UEFA ve FIFA TFF'ye yaptırım uygulayabilir.

Önce UEFA'nın yetkisini anlatayım.

UEFA, şikeyle mücadele etmek için Disiplin Yönetmeliği'nde önemli değişiklikler yaptı. En çarpıcı değişikliklerden biri, UEFA Disiplin Talimatı'nın 23'üncü maddesinde karşımıza çıkıyor. UEFA Disiplin Kurulu, UEFA'nun kuruluş amaçlarının ciddi ihlali hakkında soruşturma yapmaktan imtina eden ya da uygunsuz şekilde soruşturma yapan ulusal federasyonlara ceza verebilir.

UEFA Disiplin Kurulu, kararının kesinleşmesinin ardından TFF'nin hemen ceza vermesini bekleyecek. TFF bundan imtina ederse, UEFA Disiplin Kurulu şike cezası alan şahıslara ve kulüplere ceza vermeyen TFF'ye yaptırım uygulayabilecek.

Bazı hukukçular UEFA Disiplin Talimatı'ndaki yeni hükmün ceza hükmü olduğunu ve geçmişe etkili uygulanamayacağını iddia ediyorlar. Diğer bazı hukukçular ise bunun usul hükmü olduğunu, geçmişe etkili uygulanabileceğini, TFF disiplin kurullarının kesinleşmiş kararları açısından da nazara alınabileceğini ve ceza vermekten kaçınan TFF'ye yaptırımın söz konusu olabileceğini belirtiyorlar.

UEFA Disiplin Kurulu'nun TFF'ye yaptırım uygulayamayacağını kabul edelim. Bu durumda FIFA'nın devreye girmesi söz konusu olabilir. FIFA'nın 2011 yılında yürürlüğe giren Disiplin Talimatı'nın 70'nci maddesinde FIFA'nın ciddi ihlalleri soruşturmayan ulusal federasyonlara yaptırım uygulayabileceği öngörülmüştür.

SONUÇ

UEFA Disiplin Kurulu'nun Fenerbahçe SK ve BJK ile ilgili kararları kesinleştikten sonra TFF'nin yeniden yargılama yapıp yapamayacağı tartışmalıdır. Kanımca UEFA Disiplin Kurulu'nun kararı yeni bir delil değildir. Bu sebeple TFF Disiplin Talimatı'ndaki yargılamanın iadesi mekanizması işletilemez. 

Bununla birlikte, TFF hukuki yolları zorlayarak kulüpleri yeniden yargılama ve onlara ceza verme yoluna gidecektir. Federasyonun elindeki imkan, zorlama ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yer alan yargılamanın iadesi sebeplerinden "bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması"na dayanmak isteyecektir. Belirtmek gerekir ki, bu ihtimal kesinleşen ikinci karar için öngörülmüştür. İkinci karar için yargılamanın yenilenmesine gidilebilir. Aksini kabul etsek bile, TFF bu yola ancak PFDK ve UEFA Disiplin Kurulu kararlarının yargı kararları olduğunu iddia ederek başvurabilir. Bu iddianın kabul edilmesi mümkün değildir.

Bazı hukukçular TFF Tahkim Kurulu'na atıf yapacak ve Tahkim Kurulu kararlarının Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca yargı kararı olduğunu iddia edeceklerdir. Bu hukukçular TFF Tahkim Kurulu kararları açısından yargılamanın iadesini iddia edebilirler. Doğrudur. Anayasa Mahkemesi'ne göre TFF Tahkim Kurulu kararları yargı kararlarıdır. Ancak PFDK kararları yargı kararı değildir.

Hatırlatmak gereki ki, Aziz Yıldırım ve kulüpler hakkında herhangi bir Tahkim Kurulu kararı bulunmamaktadır. Bunların cezalandırılması Trabzonspor ve Bursaspor' un yaptığı itirazlar bu iki kulübün PFDK kararına karşı itiraz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle usul yönünden reddedilmiştir. Aziz Yıldırım ve kulüpler hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından yargı kararı olarak nitelendirilen herhangi bir spor yargısı kararı yoktur.

PFDK kararlarının yargı kararı olduğu kabul etsek bile, İsviçre Federal Mahkemesi'nin yerleşik içtihadı uyarınca, spor federasyonlarının disiplin kurullarının kararları (olayımızda UEFA Disiplin Kurulu ve UEFA Temyiz Makamı'nın kararları) yargı kararları olarak kabul edilemez. Bu durumda UEFA Disiplin Kurulu'nun kararları yargılamanın iadesi sebebi olamaz.

Kısacası, TFF yeniden yargılama yapamaz.

TFF'nin yeniden yargılama yapamaması, TFF'nin başını büyük derde sokacak. UEFA ve FIFA TFF'yi uluslararası turnuvalara katılmaktan men etmekten TFF'nin FIFA ve UEFA üyeliğini askıya almaya,Türkiye'deki futbol faaliyetlerini durdurmaya kadar varacak yaptırımlar uygulayabilecektir.

PFDK ve TAHKİM KURULU ÜYELERİ İSTİFA ETMELİDİR

PFDK ve Tahkim Kurulu üyeleri Türk futbolunu ateşe atmıştır. Kimse Yıldırım Demirören'i ve onun yönetim kurulunu, sürece müdahil olan siyasi partileri suçlamasın! Disiplin makamlarına getirilen hukukçular, özellikle akademisyenler sadece hukuku uygulamak zorundaydılar. Bu üyeler baskı görmüşlerse ya hukukun gereğini yapmak için mücadele edecek ya da istifa edeceklerdi.

PFDK ve Tahkim Kurulu üyeleri hukuku ayaklar altına aldılar. Dünyada örneği olmayan teoriler ürettiler. Bir amaca ulaşmak için mevzuatı, CAS kararlarını eğip büktüler.

Bu üyelerin kulüplerle, belli menfaat grupları ile ilişkilerini incelenmeli. Ceza tehdidi altındaki kulüplerin üyelerinin disiplin kurullarında ne amaçla görevlendirildikleri tartışılmalı.

Federasyon başkanının atadığı, TFF bünyesinde yer alan TFF Tahkim Kurulu'nun asla hukuki anlamda tahkim kurulu olarak nitelendirilemeyeceği artık kabul edilmeli.

En önemlisi, Dünyada örneği olmayan bir hukuk rezaleti ortadan kaldırılmalı. Anayasa'nın 59'uncu maddesine eklenen madde kaldırılmalıdır. TBMM Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği kanun maddelerini Anayasa'ya uygun hale getirmek yerine, Anayasa'yı değiştirmeyi tercih etti. Spor tahkimi kararları artık yargı denetimine bağlı değil. Bu hüküm ile  PFDK ve Tahkim Kurulu Türk hukuk sistemine, Türk kamu düzenine bağlı olmaktan kurtarıldı. TFF kurtarılmış bölge haline getirildi. TFF, yargı denetimine tabi olmadan kendi yasaması, yürütmesi ve yargısı ile adeta Türkiye Cumhuriyeti içinde yeni bir cumhuriyet kurdu. Bu mutlak, denetimsiz güç PFDK ve Tahkim Kurulu'nun duruma, adamına göre çelişkili kararlar vermesini sağladı.

TFF'nin derebeyliği sona erdirilmeli. Mücadele PFDK ve Tahkim Kurulu'ndan başlamalı. 

26 Haziran 2013 Çarşamba

BJK'den UEFA Disiplin Kurulu Kararı Hakkında Açıklama

BJK, UEFA Disiplin Kurulu Kararı hakkında bir açıklama yayınladı.

Açıklama aşağıdadır:

"UEFA Disiplin ve Düzenleme Kurulu'nun Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ilgili açıkladığı kararı hakkında, bazı medya organlarında yanlış bilgilere dayalı yazı ve yorumların yer aldığı görülmektedir.

Anılan karar ile ilgili yanlış yazı ve yorumlarla spekülasyonların önlenmesi açısından açıklama yapılması ihtiyacı doğmuştur:

1- Şirketimize 10 Haziran 2013 tarihinde UEFA Disiplin ve Düzenleme Sorumlusu Sayın Emilio Garcia tarafından saat 11.17'de bir fax çekilmiştir. Bu fax ile birlikte 15 sayfadan oluşan ve UEFA Disiplin Müffettişi Sayın Joao Leal tarafından düzenlenmiş, 10 Haziran 2013 tarihinde UEFA Kontrol ve Disiplin Kurulu'na gönderilen rapor tarafımıza iletilmiştir.

2- 10 Haziran 2013 tarihinde saat 11.18'de, UEFA Disiplin ve Düzenleme Sorumlusu Sayın Emilio Garcia imzasıyla Sayın Serdal Adalı ve Sayın Tayfur Havutçu'nun dikkatine bir fax daha tarafımıza iletilmiş, bu fax iletisi Sayın Serdal Adalı ve Sayın Tayfur Havutçu'ya bildirilmiştir.

3- Şirketimiz, gelen fax mesajı ile ilgili olarak Kamuyu Aydınlatma Platformu'na 10 Haziran 2013 tarihinde açıklamada bulunmuştur.

4- 14 Haziran 2013 tarihinde saat 15.45'te UEFA Disiplin ve Düzenleme Komitesi'nden tarafımıza ek süre verilmesi talep edilmiş, ancak bu isteğimiz 17 Haziran 2013'te saat 11.49'da gönderilen fax mesajı ile reddedilmiştir.

5- Şirketimiz, İsviçre merkezli C'M'S' isimli hukuk bürosu aracılığı ile savunmasını 19 Haziran 2013 tarihinde TSİ 10.32'de UEFA Disiplin ve Düzenleme Kurulu'na fax ve e-mail yoluyla göndermiştir.

6- 21 Haziran 2013 Cuma günü Başkanımız Sayın Fikret Orman, Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Melih Sami Esen ile C'M'S' avukatlık şirketinin temsilcilerinin yanı sıra; Sayın Serdal Adalı ve temsilcileri ile Sayın Tayfur Havutçu ve temsilcilerinin de katıldığı, UEFA'nın merkezi Nyon'da, İsviçre saati ile 15.30'da yaklaşık 2,5 saat süren bir duruşma yapılmıştır. 

7- Bu duruşmada raporu hazırlayan müffettiş iddialarını içeren raporunu savunmuş, taraflar da karşı görüşlerini belirten savunmalarını yapmıştır. 

8- Duruşmayı yöneten başkan tarafından, kararın 24 Haziran Pazartesi günü akşam saatlerinde ilgili kişilere fax ve e-mail yoluyla gönderileceği bildirilmiştir.

9- UEFA Kontrol ve Disiplin Komitesi'nin sadece kulübümüze hitaben yazılan 12 sayfalık ilgili raporu, 25 Haziran Salı günü saat 19.29'da fax mesajı ile iletilmiştir. Raporun sonucu da kısa bir süre sonra Kamuyu Aydınlatma Platformu'na açıklama yapılarak bildirilmiş ve resmi internet sitemizde de yayınlanmıştır.

10- Soruşturmanın ve iddiaların temel ve tartışmasız unsuru-dayanağı, ülkemizde 3 Temmuz 2011 tarihinde başlatılan soruşturma süreci ve sonrasında yaşanan gelişmelerdir.

Şu hususları özellikle belirtmek isteriz ki;

- Kulübümüz, verilen karara süresi içerisinde itirazını yapacaktır.

- Sayın Serdal Adalı ve Sayın Tayfur Havutçu'nun suçlu veya suçsuz bulundukları yönündeki yorumlar gerçeği yansıtmamaktadır.

- UEFA Kontrol ve Disiplin Komitesi, Sayın Serdal Adalı ve Sayın Tayfur Havutçu ile ilgili kararını açıklamak için raporu hazırlayan müffettişten ek rapor talep edildiği bilgisi alınmıştır.

- UEFA Kontrol ve Disiplin Komitesi'nin yürüttüğü soruşturmanın ve aldığı kararın tek gerekçesi; ülkemizde 3 Temmuz 2011 süreci ile başlayan ve futbol takımımızın 11 Mayıs 2011 tarihinde İ.B.B. Spor ile Kayseri'de oynadığı 49'uncu Türkiye Ziraat Kupası final maçının sonucuna, Sayın Serdal Adalı ve Sayın Tayfur Havutçu'nun fiil ve davranışlarıyla etki ettikleri iddiasına ve sonrasında yaşanan sürece bağlı olaylara dayanmaktadır.

- Bu süreçte kulübümüz ile ilgili iddialar hakkında Başkanımız ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz ile İsviçre merkezli C'M'S' avukatlık bürosu yetkililerinden Sayın Philipp J. Dickenmann ile Sayın Amr Abdelaziz dışındaki kişi ve kurumların beyanlarının dikkate alınmamasını önemle rica ederiz.

Konu ile ilgili gelişmeler hakkında, gerekli bilgilendirmeler resmi yayın organlarımızdan yapılmaya devam edilecektir.

Kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunarız.

Beşiktaş JK"

UEFA Türkiye'ye Taktı

UEFA Disiplin Kurulu'nun BJK ve Fenerbahçe SK ile ilgili kararlarından sonra televizyon kanallarında ilginç iddialar paylaşıldı.

Bu yazıda sadece UEFA'nın Türkiye'ye garezi olduğuna dair iddiaları kaleme alacağım.

1) UEFA Disiplin Kurulu kararını şaşkınlıkla karşılayan bazı hukukçular ve spor yazarları Disiplin Kurulu'nun Steaua Bükreş'e ceza vermediğini söylediler. Sözü fazla uzatmadan bunun doğru olmadığını açıklayayım. UEFA Disiplin Kurulu,  Steaua Bükreş'in katılabileceği ilk turnuvadan men edilmesine karar verdi. Disiplin Kurulu, men cezasını 5 yıl erteledi.

Neden UEFA Disiplin Kurulu Türk kulüplerine daha ağır ceza verdi?

Türk kulüpleri UEFA'ya gönderdikleri yazıda şike yapmadıklarına dair güvence verdi. Steaua Bükreş Kulübü başkanı Beccali ise geçen ay Romanya Ligi'nde şike yaptıklarını itiraf etti.

2) UEFA ile ilgili diğer bir iddia ise, UEFA'nın ulusal ligdeki şike olaylarından ötürü sadece Türk kulüplerine ceza verdiği yönünde idi.

UEFA Disiplin Kurulu, Steaua Bükreş'e ulusal ligde yaptığı şikeden ötürü ceza verdi.

UEFA Disiplin Kurulu,  Çek Cumhuriyeti'nin Sigma Olomouc kulübünü ulusal ligde yaptığı şikeden ötürü  2012-2013 sezonunda Avrupa Ligi'nden men etti. Üstelik Çek Kulübü, 2011 yılında ulusal federasyonu tarafından 9 puan indirme ve para cezasına mahkum edildi. UEFA Disiplin Kurulu, Sigma Olomouc'un kendi federasyonu tarafından cezalandırılması ile yetinmedi. Kendi organizasyonu için de ceza verdi.

Ekranda çarpıcı iddialar paylaşan hukukçuların konuya vakıf olmaları gerekir. Internet varken bilgi eksikliğinin affedilecek yanı yok.

5N1K'da UEFA Kararları Tartışıldı (26.06.2013)

UEFA Disiplin Kurulu'nun BJK ve Fenerbahçe ile ilgili verdiği kararlar CNN Türk'te yayınlanan 5N1K'da tartışıldı.

Konuk: Av. Emin Özkurt

İlgili bölüm 18'inci dakikada başlıyor.


Bu video Adobe Flash Player'ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.

BJK'den KAP'a UEFA Kararı Açıklaması

UEFA, BJK'ye bir sezon Avrupa Kupaları'na katılmama cezası verdi.

BJK, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na UEFA kararına ilişkin bir açıklama gönderdi.

Açıklama aşağıdaki gibidir:
"UEFA Disiplin Kurulu'nun 25.06.2013 tarihinde açıkladığı kararına göre; 
Beşiktaş Profesyonel Futbol Takımı, 2013-2014 sezonunda UEFA Avrupa Ligi'ne katılamayacaktır. UEFA 54. Maddesi uyarınca bu karara itiraz yolu açıktır. Şirketimiz UEFA disiplin kurulunun bu kararına,  3 gün içerisinde itiraz etme hakkına sahip olup, bu hakkını kullanacaktır"

Fenerbahçe'den KAP'a UEFA Kararı Açıklaması

UEFA Disiplin Kurulu, Fenerbahçe'ye 2+1 sezon UEFA'nın düzenlediği Avrupa organizasyonlara katılmama cezası verdi.

Fenerbahçe bu cezayla ilgili Kamuyu Aydınlatma Platformu'na özel durum açıklaması gönderdi.

Açıklama aşağıdaki gibidir:
"UEFA Kontrol ve Disiplin Kurulu'nun bugün tarafımıza ulaşan kararında;  
Kulübümüzün hak kazanacağı müteakip 3 sezon için UEFA müsabakalarından men edildiği, ancak 3. sezonun 5 yıllık sınama dönemi için ertelendiği tebliğ edilmiştir. 
Karara ilişkin olarak UEFA Tahkim Kurulu'na gerekli itiraz başvurusu yapılacaktır.  
Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım ile ilgili dönemdeli Kulüp Yöneticilerimiz Sayın Mehmet Şekip Mosturoğlu, Sayın İlhan Yüksel Ekşioğlu, Sayın Alaeddin Yıldırım ve Sayın Cemil Turhan hakkında ise Disiplin Müfettişinin ek rapor sunmasına karar verildiği bildirilmiştir."

25 Haziran 2013 Salı

UEFA Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın Cezalarını Açıkladı.

UEFA, resmi Internet sitesinde yayınladığı basın açıklaması ile Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın cezasını açıkladı.

Beşiktaş 2013/2014 sezonunda Avrupa Ligi'nde yer alamayacak.

Fenerbahçe 2013/2014 sezonu dahil olmak üzere katılmaya hak kazanacağı üç UEFA organizasyonunda yer alamayacak. Üçüncü sezonun uygulanıp uygulanmayacağı 5 senelik denetim süresine tabi olacak.

UEFA şike yaptığı iddia edilen kişiler hakkında kararını açıklamadı. UEFA Disiplin Kurulu, bu kişilerin şike suçunun oluşumunda aldıkları rolleri belirlemek için ek bilgi toplamaya karar verdi.

UEFA'nın kararı aşağıdaki gibidir:
"The UEFA Control and Disciplinary Body (CDB) today announced its decisions following the disciplinary proceedings relating to Fenerbahçe SK (Turkey), Beşiktaş JK (Turkey), and FC Steaua Bucureşti (Romania). 
The CDB carefully analysed the situation of both Fenerbahçe SK and Beşiktaş JK and has pronounced the following sanctions: 
• Beşiktaş JK is not eligible to participate in the 2013/14 UEFA Europa League. 
• Fenerbahçe SK is excluded from participating in the next three UEFA club competitions for which it would qualify, including the 2013/14 UEFA Champions League season. The ban for the third season is deferred for a probationary period of five years. 
(...) 
All clubs have the opportunity to appeal the decisions of the CDB to the UEFA Appeals Body. 
Further, in relation to the individuals of the clubs involved in the cases of Fenerbahçe SK and Beşiktaş JK, the CDB decided that certain additional information will be collected in order to consider in further detail the different position of each of the individuals concerned."

18 Haziran 2013 Salı

Trabzonspor Başkanından Ağır İddialar

Trabzonspor başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu TFF genel kurulunda söz aldı ve gündemi sarsacak açıklamalar yaptı.

Hacıosmanoğlu TFF yönetimini ve kurullarını çok sert eleştirdi. Kurulların oluşumu, kurul üyelerinin menfaat arayışları, şike sürecinde imza attıkları kararlar hakkında ciddi iddialar ortaya attı.

Bu konuşma UEFA Disiplin Kurulu'nun Beşiktaş ve Fenerbahçe yöneticilerini dinleyeceği duruşmalardan önce ciddi tepki topladı. Bu tepkiler hem olumlu hem de olumsuz oldu.

İşte o konuşma:

15 Haziran 2013 Cumartesi

Doğru Bilinen Yanlışlar

UEFA disiplin müfettişinin Fenerbahçe ve Beşiktaş JK hakkında hazırladığı raporun ardından gözler gelecek hafta gerçekleşecek duruşmalara kilitlendi.

Fenerbahçe'nin resmi sitesinde yaptığı açıklama ise kamuoyunu hareketlendirdi. Fenerbahçe'nin sıcağı sıcağına paylaştığı itirazlar sanki doğruymuş gibi bir izlenim yaratıldı.

Fenerbahçe'nin itirazlarının yanında başka itirazlar ve komplo teorileri paylaşılıyor.

Sözü uzatmadan itirazları tek tek inceleyelim.

1) UEFA, TFF hukuk kurullarının kararlarını dikkate almadı.

UEFA dün yaptığı açıklama ile TFF kurullarının verdiği kararların varlığını ve içeriğini dikkate aldığını açıkladı.

Fenerbahçe'nin iddiasının doğru olduğunu düşünelim. UEFA, TFF kurullarının kararlarını mı yoksa yerel mahkeme kararlarını mı dikkate almakta haklıdır?

Ceza mahkemesi mutlak gerçeği aramak zorundadır. Ceza mahkemesinin bir fiilin gerçekleştiğine dair kararı hukuk mahkemesi ve tahkim mahkemesi için bağlayıcıdır. UEFA'nın da ceza mahkemesinin kararını dikkate alması yerindedir.

2) Raporda savunmalara yer verilmedi.

Disiplin müfettişi rapor hazırlarken savunma almak zorunda değil. Müfettiş delillere, belgelere bakar ve görüşünü açıklar. Savunma alacak makam disiplin kuruludur. UEFA Disiplin Kurulu gelecek hafta savunmaları alacak.

3) TFF Tahkim Kurulu'nun kararları hiçbir şekilde değiştirilemez nitelikteki kararlardır.

Spor tahkimi kurullarının kararlarının kesin olması ve bunlara karşı yargı yoluna gidilememesi Anayasa'ya eklenen yeni bir hükümdür. Bu hükmün nasıl getirildiğini hatırlamak gerekir.

Anayasa Mahkemesi GSGM Tahkim Kurulu ve TFF Tahkim Kurulu kararlarına karşı yargı yolunu kapatan kanun maddelerini iptal etti. Anayasa Mahkemesi "Doğal hakim" ilkesi gereği, herkesin devlet mahkemelerine başvurma hakkı olduğunu belirtti. Mahkeme ayrıca GSGM Tahkim Kurulu kararlarının idari kararlar olduğunu ve idari işlemlere karşı yargıya başvurma hakkının Anayasa ile korunduğunu açıkladı.

Hukuk devletlerinde Anayasa Mahkemesi ve benzerlerinin iptal kararlarından sonra yasama organı Anayasa'ya uygun bir kanun hazırlar.

Türkiye'de ise futbol lobisi TBMM'yi ablukaya aldı. TBMM, kanunları Anayasa'ya uygun hale getirmek yerine Anayasa'yı değiştirdi. Bugün Anayasa'da Anayasa'ya aykırı bir hüküm bulunmaktadır.

Anayasa'nın yeni hükmü sadece iç hukuk açısından sonuç doğurur. Tahkim Kurulu kararlarına karşı iç hukuk yollarına başvurulamaz. Yargıtay, Danıştay gibi makamlara başvurulamaz. Bu düzenleme Anayasa'da yer aldığı için, Anayasa'ya aykırılık iddiasında da bulunulamaz. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu kapalıdır.

Tahkim kararlarına karşı iç hukuk yollarına başvurulamayabilir ancak uluslararası hukuk makamlarına başvurulabilir. Bu kararlara karşı İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'ne gidilebilir.

Fenerbahçe bu kararların hiçbir makam tarafından değiştirilemeyeceğini iddia etmekle birlikte takip eden cümlesinde söz konusu kararların sadece iç hukuk açısından kesin olduğunu belirtti.

Fenerbahçe'nin de belirttiği gibi, bu kararlar sadece iç hukuk açısından kesindir. Türk mahkemelerine başvuruyu engellemektedir. UEFA ise uluslararası kuruluştur. Üstelik UEFA herhangi bir itiraz üzerine değil, kendi yargı yetkisine dayanarak silbaştan bir süreç başlatmıştır. Türk Anayasası'nın UEFA'nın yargı yetkisine hiçbir etkisi bulunmamaktadır. TFF Tahkim Kurulu kararları da UEFA açısından bağlayıcı değildir.

4) Futbol yargısı özerktir. UEFA bunun için uzun mücadele vermiştir.

Futbolun devlet yargısından bağımsız olması sadece Türkiye'ye özgüdür.

Bu yazıda uzun açıklama yapmayacağım. Birkaç örnek verip bu iddianın doğru olmadığını göstereceğim.

UEFA, İsviçre hukukuna tabi bir dernektir. UEFA'nın kararları son tahlilde İsviçre Federal Mahkemesi tarafından denetlenmektedir. UEFA'nın yerel kararları ise kanton mahkemeleri tarafından denetlenmektedir.

Avrupa Komisyonu ve Avrupa Topluluğu Adalet Divanı'nın futbolla ilgili birçok kararı bulunmaktadır.

UEFA hiçbir zaman "spor yargısı özerk, devlet mahkemelerinin denetiminden uzak olmalıdır" tezini öne sürmemiştir. Bu tez Türk futbol camiası tarafından yaratılmış ve TBMM bu yönde lobi faaliyetlerine kurban edilmiştir.

Birileri çıkıp CAS'tan bahsedeceklerdir. CAS'ın ulusal ve uluslararası tahkim kararları da İsviçre mahkemelerinin denetimine tabidir. CAS'ın yargı denetimine tabi olmayan tek bir kararı olmamıştır. Olmayacaktır.

Bu konuyla ilgili kapsamlı bir yazıyı daha sonra yazacağım.

5) UEFA, ceza mahkemesinin kararını dikkate alamaz.

UEFA, şike konusunda devlet mahkemelerinin mahkumiyet kararını dikkate alır. Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi statülerinde bu konuya ilişkin hükümler bulunmaktadır.

6) Telefon dinlemeleri hukuk aykırıdır. Hukuka aykırı deliller yargılamaya esas alınamaz.

Fenerbahçe disiplin müfettişinin raporuna dayanak olan telefon konuşmalarının “yasak ağacın meyvesi de yasaktır” kuralı gereğince hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu ileri sürdü. Kulüp, Yargıtay'ın bu konudaki itirazlara ilişkin henüz kararını vermediğini açıkladı.

Telefon kayıtlarının hukuka aykırı olup olmadığını hukukçular tartışıyorlar. Yargıtay'ın kararını merakla bekliyoruz. Telefon kayıtları hukuka aykırı ise ceza mahkemesinin kararı bozulacak.

Peki bu kayıtların hukuka aykırı olmasının UEFA ve CAS açısından önemi var mı? YOK.

CAS, şike gibi ağır suçlarda gerçeğe ulaşmanın çok önemli olduğunu ve hukuka aykırı elde edilmiş olsa bile telefon kayıtlarını dikkate alacağını açıkladı. CAS, tahkim mahkemelerinin devletlerin usul hukukuyla bağlı olmadığını ve hukuka aykırı delillerin kullanılmasının tek başına İsviçre kamu düzenine aykırılık teşkil etmediğini kabu etti.

CAS'ın bu konudaki kararı için dünkü yazıma bakabilirsiniz: http://sporvehukuk.blogspot.com/2013/06/cas-hukuka-aykr-delilleri-dikkate.html

7) UEFA, TFF kurullarının kararına etki edemez.

Türkiye'de ısrarla UEFA'nın TFF kurullarının kararlarına etki edemeyeceği, sürecin sona erdiği iddia ediliyor. Türk medyası da bu iddiayı allayıp pullayıp kamuoyunu etkilemeye çalışıyor.

FIFA ve UEFA mevzuatı ise bunun aksini öngörüyor.

FIFA ve UEFA şikeye ilişkin gerekli adımları atmayan, şikecileri cezalandırmaktan imtina eden federasyonlara yaptırım uygulayabilir. Kulüplerin uluslararası turnuvalara alınmamasından başlayarak, milli takımlara katılım yasağı hatta ülkede futbolun askıya alınmasına kadar varabilecek yaptırımlar söz konusu olabilir.

Türk medyası UEFA yetkililerinin Tahkim Kurulu kararlarının değişmeyeceğini söylediklerini iddia etti. UEFA vakit geçirmeden bu iddiayı yalanladı. UEFA, TFF hukuk kurullarının kararlarının değişip değişmeyeceğinin henüz tartışılmadığını açıkladı.

Sona doğru

UEFA Disiplin Kurulu kararını merakla bekliyoruz. Bütün bu iddialara tek tek cevap verecektir. Belki iddiaları haklı bulacaktır. Bilemeyiz. Disiplin kurulunun ceza vermesi ihtimalinde bu sefer CAS'ı tartışmaya başlayacağız.

Kendi adıma bu sürecin CAS'a ve İsviçre Federal Mahkemesi'ne kadar uzamasını diliyorum. CAS ile Federal Mahkeme'nin Süreyya Ayhan Kop ve Del Bosque ile ilgili kararları çok bilgilendirici idi. İki mahkemenin tüm detaylarıyla gerekçelendirdiği kararları sadece spor hukukçular için değil, herkes için benzersiz arşiv niteliğinde olacak.

UEFA'nın Yeni Disiplin Yönetmeliği'ndeki Şike Düzenlemeleri

UEFA, şike ve ırkçılığa karşı savaş açtı. UEFA bu amaçla disiplin yönetmeliğinde önemli değişiklikler yaptı.

Öncelikle, şike için soruşturma zamanaşımı ortadan kaldırıldı. Şikenin üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin soruşturma açılabilecek.

TFF'yi de yakından ilgilendiren yeni hüküm ise UEFA'ya şikeyi cezalandırmayan ulusal federasyonlara yaptırım kullanma yetkisi veriyor.

UEFA'nın ulusal federasyonlara yaptırım uygulama yetkisinin, 3 Temmuz süreci açısından TFF'ye karşı kullanılıp kullanılamayacağı tartışılabilir. Bu hükmün geriye etkili hüküm doğurmayacağı ileri sürülebilir. Bununla birlikte, UEFA'nın gelecek hafta içinde Fenerbahçe ve Beşiktaş JK'ye ceza vermesi durumunda, TFF'nin bu cezaları temel alarak ilgili yönetici ve kulüplere ceza vermemesi UEFA'nın dikkatini çekebilir.

UEFA, dün yaptığı açıklamada Disiplin Kurulu kararlarının TFF kurullarının kararlarına etki edip etmeyeceği konusunun henüz tartışılmadığını açıkladı. Türk medyasında iddia edilenin aksine, TFF kurullarının kararlarının değişmeyeceği şeklinde kesin bir beyanda bulunmadı.

UEFA Disiplin Kurulu Fenerbahçe ve Beşiktaş JK'ye ceza verirse, büyük bir hukuk savaşı başlayabilir. Kulüpler CAS'a başvurur mu; ülkenin yüksek menfaatleri yine CAS sürecini etkiler mi bilinmez.

Gelecek günlerde sık sık tartışılacak UEFA Disiplin Yönetmeliği'ni okumakta fayda var. İşte yönetmeliğin linki: http://www.uefa.com/MultimediaFiles/Download/Tech/uefaorg/General/01/95/84/21/1958421_DOWNLOAD.pdf

14 Haziran 2013 Cuma

UEFA Açıklamasını Farklı Okumak

UEFA bugün Internet sitesinde bir açıklama yapmak zorunda kaldı. UEFA, TFF ile görüşme yaptığını doğruladı ve satır arasında ilginç mesajlar verdi.

Açıklama Fenerbahçe'nin iddialarına ve Türk medyasında dile getirilmeye başlanan bir senaryoya cevap niteliği taşıyor.

- Hatırlanacağı üzere, Fenerbahçe, soruşturma raporunun hazırlanmasında TFF hukuk organlarının kararlarının göz ardı edildiğini hatta yok sayıldığını iddia etmişti. UEFA bu iddiayı yalanladı. UEFA, disiplin müfettişinin TFF kurullarının kararlarının varlığını ve içeriğini dikkate aldığını açıkladı.

- Türk medyasında UEFA Disiplin Kurulu kararlarının TFF Tahkim Kurulu kararlarına etki etmeyeceği iddia ediliyor. Bazı hukukçular bu görüşü ısrarla dile getiriyorlar. UEFA ise bu teoriyi pek ciddiye almadığını gösterdi. UEFA, Disiplin Kurulu kararının TFF kurullarının kararlarını etkileyip etkilemeyeceğinin henüz tartışma konusu olmadığını belirtti.

2 yıldan beri UEFA ve FIFA'nın TFF'ye müdahale edebileceğini söylüyoruz. TFF'nin şikeyi cezasız bırakma ve unutturma çabalarının bu iki kurum tarafından cezalandırılabileceğini dile getiriyoruz. UEFA ve FIFA mevzuatını bilmesi gereken bazı hukukçular ise gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar. Yabancı hukukçuların kahkaha atacağı teorileri mutlak doğruymuş gibi önümüze koyuyorlar.

UEFA Disiplin Kurulu ve büyük ihtimalle CAS'ın kararlarından sonra bu hukukçuların görüşlerini merakla bekliyorum.


UEFA'dan Zorunlu Açıklama

UEFA Disiplin Kurulu'nun Fenerbahçe ve Beşiktaş JK ile yapacağı duruşmalar UEFA'nın gündemini meşgul ediyor. İş öyle bir noktaya geldi ki, UEFA Türk medyasına cevap vermek zorunda kaldı.

UEFA bugün yaptığı açıklama ile bazı konulara açıklık getirdi.

TFF'nin UEFA yetkilileri ile görüştüğü biliniyordu. UEFA bunu doğruladı. Açıklamadan, TFF yetkililerinin şike soruşturması hakkında konuştukları anlaşılıyor.

TFF, kendi verdiği kararları UEFA'ya kabul ettirme telaşında olsa gerek. UEFA, Fenerbahçe'nin iddia ettiğinin tersine, Disiplin Kurulu'nun sadece mahkeme kararını değil, TFF disiplin kurullarının kararlarını da dikkate aldığını açıkladı.

UEFA açıklamasında, Türk medyasını harekete geçiren bir ifadeye de yer verildi. UEFA Disiplin Kurulu'nun kararlarının TFF'nin aldığı kararları etkileyip etkilemeyeceği henüz belli değil.

Bu açıklama sadece UEFA'yı bağlar. UEFA Disiplin Kurulu, Türkiye liginde gerçekleşen şike eylemlerinden ötürü ceza verirse, UEFA TFF'yi ceza vermeye zorlamayabilir. Ancak FIFA'nın her zaman devreye girme yetkisi var. FIFA, yöneticilere ve kulüplere ceza vermeyen ve vermemekte ısrar eden TFF'ye çeşitli yaptırımlar uygulayabilir. Uluslararası futboldan bir süreliğine men edebilir. Bu durumda milli takımlar ve kulüpler uluslararası karşılaşmalara katılamaz.

Anlaşılan, UEFA Disiplin Kurulu karar verene kadar birçok senaryo, iddia, komplo teorisi ile zihinler bulandırılmaya çalışılacak.

Türk medyası içinde şike lobisine destek veren birçok gazete olmadık iddiaları ve bazı hukukçuların kendilerine has teorilerini gerçekmiş gibi manşete taşıyor. Birçok gazeteci ve yazar da bu iddiaları allayıp pullamakla meşgul.

UEFA Türkiye gündemini, kamuoyu ile paylaşılan iddiaları çeşitli kanallardan takip ediyor. UEFA'yı, UEFA Disiplin Kurulu'nu zan altında bırakacak iddiaların şike ile suçlanan yönetici ve kulüplere hiçbir faydası yok. Aksine, bu iddialar davaya (!) zarar veriyor.

Türk medyasının haber yapmadan önce dikkatli olması gerekiyor. 2 seneden beri yaptıkları hatalardan ders almalarını diliyorum.

Aşağıda UEFA'nın bugün Internet sitesinde yayınladığı açıklamayı bulacaksınız.
"For the avoidance of doubt and in view of certain misleading stories that have appeared in the Turkish news media, at a meeting in Nyon yesterday with representatives of the Turkish Football Federation (TFF) (which had been requested by the TFF), UEFA first of all emphasised that the UEFA disciplinary bodies are independent and, consequently, that it is not possible for the UEFA administration to predict what the outcome of the procedure(s) will be.
The UEFA disciplinary bodies will apply the UEFA Disciplinary Regulations and decide the case(s) accordingly. It is therefore not a question of the eventual UEFA decisions "affecting" (or not) any previous decisions taken by the disciplinary bodies of the TFF. In his report, the UEFA disciplinary inspector had taken note of the existence (and content) of the decisions taken by the disciplinary bodies of the TFF as well as of the different ongoing criminal proceedings. 
In addition to the disciplinary procedure against Fenerbahçe SK, there is also one against Beşiktaş JK. UEFA is, of course, fully confident that the hearings before its disciplinary bodies will be fair and equitable, as they always are."