BJK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BJK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2013 Cumartesi

UEFA'dan Kurtuldular. Ya FIFA?

Bugün spor medyası müjdeli haberi verdi.

UEFA Temyiz Kurulu, UEFA Disiplin Kodu'nun 2013 versiyonunu uygulamayacak. Böylece olası ceza kararlarından sonra UEFA'nın TFF'ye ceza vermesine izin veren yeni disiplin kuralı işletilemeyecek. TFF'nin Fenerbahçe ve BJK'ye ceza verip veremeyeceği tartışılmayacak. UEFA, TFF'yi ve TFF üzerinden Türk futboluna yaptırım uygulayamayacak.

Geçen günlerde UEFA'nın ilgili kuralının uygulanamayacağını yazmıştım. Teknik açıklamalarla vakit almamak için detaya girmemiştim. Yeni bir ceza hükmü, sanık lehine düzenleme getirmediği müddetçe geçmişe etkili uygulanamaz. UEFA Disiplin Kodu'nun 2013 versiyonunda getirilen çoğu düzenleme ceza hükmüdür. Bu hükümlerin geçmişe etkili uygulanması söz konusu olamaz.

Türk medyası şike yapanların korunmasını müjdeli haber olarak sunabilir. Bununla birlikte, FIFA'nın yaptırım yetkisi devam ediyor.

FIFA Disiplin Talimatı'nda FIFA'nın ciddi ihlalleri soruşturmayan ulusal federasyonlara yaptırım uygulayabileceği öngörülmüştür. PFDK'nın ihalleri soruşturduğu ancak suç tespit etmediği iddia edilebilir. Bu iddiaya karşı ise ceza mahkemesinin mahkumiyet kararları ile UEFA Temyiz Kurulu'nun olası ihlal kararları ortaya konarak PFDK'nın görevini ihmal ettiği ileri sürülebilir. TFF kurullarının gereği gibi soruşturma yapmadığı kabul edilebilir.

Bu durumda FIFA, yeniden yargılama talep etmeksizin TFF'ye ceza verebilir. UEFA TFF'ye uluslararası faaliyetlerden menden Türkiye'de futbol faaliyetlerinin durdurulmasına kadar geniş bir yelpaze içinde yaptırım uygulayabilir.

UEFA Temyiz Kurulu'nun olası ihlal kararları bir sürecin sonu olacak. Kulüpler için CAS süreci başlayacak. Trabzonspor ve adalet arayan diğer gruplar ise FIFA'nın kapısını çalabilecek.

Türk medyası dereyi görmeden paçaları sıvamasın! Önümüzde çok uzun bir yol var.

28 Haziran 2013 Cuma

Beşiktaş Futbol A.Ş., UEFA Denetim ve Disiplin Kurulu kararının Türkçe ve İngilizce metinlerini KAP’a bildirdi

Beşiktaş Futbol A.Ş., UEFA Denetim ve Disiplin Kurulu kararının Türkçe ve İngilizce metinlerini KAP’a bildirdi.

Beşiktaş Futbol Yatırımları A.Ş.’den Kamuyu Aydınlatma Platformu’na gönderilen açıklama şöyle:

“UEFA Denetim ve Disiplin Kurulu'nun 25.06.2013 tarihli resmi gerekçeli kararı ve kararın Türkçe tercümesini kamuoyunun bilgisine sunarız.”

UEFA Denetim ve Disiplin Kurulu'nun Türkçe kararı için: http://goo.gl/WQ9qG

UEFA Denetim ve Disiplin Kurulu'nun İngilizce kararı için: http://goo.gl/Sg2NP

26 Haziran 2013 Çarşamba

BJK'den UEFA Disiplin Kurulu Kararı Hakkında Açıklama

BJK, UEFA Disiplin Kurulu Kararı hakkında bir açıklama yayınladı.

Açıklama aşağıdadır:

"UEFA Disiplin ve Düzenleme Kurulu'nun Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ilgili açıkladığı kararı hakkında, bazı medya organlarında yanlış bilgilere dayalı yazı ve yorumların yer aldığı görülmektedir.

Anılan karar ile ilgili yanlış yazı ve yorumlarla spekülasyonların önlenmesi açısından açıklama yapılması ihtiyacı doğmuştur:

1- Şirketimize 10 Haziran 2013 tarihinde UEFA Disiplin ve Düzenleme Sorumlusu Sayın Emilio Garcia tarafından saat 11.17'de bir fax çekilmiştir. Bu fax ile birlikte 15 sayfadan oluşan ve UEFA Disiplin Müffettişi Sayın Joao Leal tarafından düzenlenmiş, 10 Haziran 2013 tarihinde UEFA Kontrol ve Disiplin Kurulu'na gönderilen rapor tarafımıza iletilmiştir.

2- 10 Haziran 2013 tarihinde saat 11.18'de, UEFA Disiplin ve Düzenleme Sorumlusu Sayın Emilio Garcia imzasıyla Sayın Serdal Adalı ve Sayın Tayfur Havutçu'nun dikkatine bir fax daha tarafımıza iletilmiş, bu fax iletisi Sayın Serdal Adalı ve Sayın Tayfur Havutçu'ya bildirilmiştir.

3- Şirketimiz, gelen fax mesajı ile ilgili olarak Kamuyu Aydınlatma Platformu'na 10 Haziran 2013 tarihinde açıklamada bulunmuştur.

4- 14 Haziran 2013 tarihinde saat 15.45'te UEFA Disiplin ve Düzenleme Komitesi'nden tarafımıza ek süre verilmesi talep edilmiş, ancak bu isteğimiz 17 Haziran 2013'te saat 11.49'da gönderilen fax mesajı ile reddedilmiştir.

5- Şirketimiz, İsviçre merkezli C'M'S' isimli hukuk bürosu aracılığı ile savunmasını 19 Haziran 2013 tarihinde TSİ 10.32'de UEFA Disiplin ve Düzenleme Kurulu'na fax ve e-mail yoluyla göndermiştir.

6- 21 Haziran 2013 Cuma günü Başkanımız Sayın Fikret Orman, Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Melih Sami Esen ile C'M'S' avukatlık şirketinin temsilcilerinin yanı sıra; Sayın Serdal Adalı ve temsilcileri ile Sayın Tayfur Havutçu ve temsilcilerinin de katıldığı, UEFA'nın merkezi Nyon'da, İsviçre saati ile 15.30'da yaklaşık 2,5 saat süren bir duruşma yapılmıştır. 

7- Bu duruşmada raporu hazırlayan müffettiş iddialarını içeren raporunu savunmuş, taraflar da karşı görüşlerini belirten savunmalarını yapmıştır. 

8- Duruşmayı yöneten başkan tarafından, kararın 24 Haziran Pazartesi günü akşam saatlerinde ilgili kişilere fax ve e-mail yoluyla gönderileceği bildirilmiştir.

9- UEFA Kontrol ve Disiplin Komitesi'nin sadece kulübümüze hitaben yazılan 12 sayfalık ilgili raporu, 25 Haziran Salı günü saat 19.29'da fax mesajı ile iletilmiştir. Raporun sonucu da kısa bir süre sonra Kamuyu Aydınlatma Platformu'na açıklama yapılarak bildirilmiş ve resmi internet sitemizde de yayınlanmıştır.

10- Soruşturmanın ve iddiaların temel ve tartışmasız unsuru-dayanağı, ülkemizde 3 Temmuz 2011 tarihinde başlatılan soruşturma süreci ve sonrasında yaşanan gelişmelerdir.

Şu hususları özellikle belirtmek isteriz ki;

- Kulübümüz, verilen karara süresi içerisinde itirazını yapacaktır.

- Sayın Serdal Adalı ve Sayın Tayfur Havutçu'nun suçlu veya suçsuz bulundukları yönündeki yorumlar gerçeği yansıtmamaktadır.

- UEFA Kontrol ve Disiplin Komitesi, Sayın Serdal Adalı ve Sayın Tayfur Havutçu ile ilgili kararını açıklamak için raporu hazırlayan müffettişten ek rapor talep edildiği bilgisi alınmıştır.

- UEFA Kontrol ve Disiplin Komitesi'nin yürüttüğü soruşturmanın ve aldığı kararın tek gerekçesi; ülkemizde 3 Temmuz 2011 süreci ile başlayan ve futbol takımımızın 11 Mayıs 2011 tarihinde İ.B.B. Spor ile Kayseri'de oynadığı 49'uncu Türkiye Ziraat Kupası final maçının sonucuna, Sayın Serdal Adalı ve Sayın Tayfur Havutçu'nun fiil ve davranışlarıyla etki ettikleri iddiasına ve sonrasında yaşanan sürece bağlı olaylara dayanmaktadır.

- Bu süreçte kulübümüz ile ilgili iddialar hakkında Başkanımız ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz ile İsviçre merkezli C'M'S' avukatlık bürosu yetkililerinden Sayın Philipp J. Dickenmann ile Sayın Amr Abdelaziz dışındaki kişi ve kurumların beyanlarının dikkate alınmamasını önemle rica ederiz.

Konu ile ilgili gelişmeler hakkında, gerekli bilgilendirmeler resmi yayın organlarımızdan yapılmaya devam edilecektir.

Kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunarız.

Beşiktaş JK"

UEFA Türkiye'ye Taktı

UEFA Disiplin Kurulu'nun BJK ve Fenerbahçe SK ile ilgili kararlarından sonra televizyon kanallarında ilginç iddialar paylaşıldı.

Bu yazıda sadece UEFA'nın Türkiye'ye garezi olduğuna dair iddiaları kaleme alacağım.

1) UEFA Disiplin Kurulu kararını şaşkınlıkla karşılayan bazı hukukçular ve spor yazarları Disiplin Kurulu'nun Steaua Bükreş'e ceza vermediğini söylediler. Sözü fazla uzatmadan bunun doğru olmadığını açıklayayım. UEFA Disiplin Kurulu,  Steaua Bükreş'in katılabileceği ilk turnuvadan men edilmesine karar verdi. Disiplin Kurulu, men cezasını 5 yıl erteledi.

Neden UEFA Disiplin Kurulu Türk kulüplerine daha ağır ceza verdi?

Türk kulüpleri UEFA'ya gönderdikleri yazıda şike yapmadıklarına dair güvence verdi. Steaua Bükreş Kulübü başkanı Beccali ise geçen ay Romanya Ligi'nde şike yaptıklarını itiraf etti.

2) UEFA ile ilgili diğer bir iddia ise, UEFA'nın ulusal ligdeki şike olaylarından ötürü sadece Türk kulüplerine ceza verdiği yönünde idi.

UEFA Disiplin Kurulu, Steaua Bükreş'e ulusal ligde yaptığı şikeden ötürü ceza verdi.

UEFA Disiplin Kurulu,  Çek Cumhuriyeti'nin Sigma Olomouc kulübünü ulusal ligde yaptığı şikeden ötürü  2012-2013 sezonunda Avrupa Ligi'nden men etti. Üstelik Çek Kulübü, 2011 yılında ulusal federasyonu tarafından 9 puan indirme ve para cezasına mahkum edildi. UEFA Disiplin Kurulu, Sigma Olomouc'un kendi federasyonu tarafından cezalandırılması ile yetinmedi. Kendi organizasyonu için de ceza verdi.

Ekranda çarpıcı iddialar paylaşan hukukçuların konuya vakıf olmaları gerekir. Internet varken bilgi eksikliğinin affedilecek yanı yok.

5N1K'da UEFA Kararları Tartışıldı (26.06.2013)

UEFA Disiplin Kurulu'nun BJK ve Fenerbahçe ile ilgili verdiği kararlar CNN Türk'te yayınlanan 5N1K'da tartışıldı.

Konuk: Av. Emin Özkurt

İlgili bölüm 18'inci dakikada başlıyor.


Bu video Adobe Flash Player'ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.

BJK'den KAP'a UEFA Kararı Açıklaması

UEFA, BJK'ye bir sezon Avrupa Kupaları'na katılmama cezası verdi.

BJK, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na UEFA kararına ilişkin bir açıklama gönderdi.

Açıklama aşağıdaki gibidir:
"UEFA Disiplin Kurulu'nun 25.06.2013 tarihinde açıkladığı kararına göre; 
Beşiktaş Profesyonel Futbol Takımı, 2013-2014 sezonunda UEFA Avrupa Ligi'ne katılamayacaktır. UEFA 54. Maddesi uyarınca bu karara itiraz yolu açıktır. Şirketimiz UEFA disiplin kurulunun bu kararına,  3 gün içerisinde itiraz etme hakkına sahip olup, bu hakkını kullanacaktır"

10 Haziran 2013 Pazartesi

Beşiktaş'tan KAP'a UEFA Soruşturması Açıklaması

UEFA'nın resmi sitesinde yayınladığı duyurunun ardından Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. KAP'a bir açıklama gönderdi.

İlgili açıklama aşağıdaki gibidir:

"10 Haziran 2013 tarihinde UEFA tarafından Şirketimize yapılan yazılı bildirime göre; 11 Mayıs 2011 tarihinde Beşiktaş ile İstanbul Büyükşehir Belediye Spor takımları arasında Kayseri'de oynanan 49'uncu Türkiye Ziraat Kupası final maçının sonucuna etki etmek gerekçesiyle eski asbaşkanımız Serdal Adalı ve eski antrenörümüz Tayfur Havutçu ile birlikte Şirketimiz aleyhine  03 Temmuz 2011  tarihinde  başlatılan soruşturma ve takip eden gelişmeler çerçevesinde UEFA Avrupa Ligi 2013-2014 Sezonu talimatı idari kriterlere ayıkırılık iddiasıyla Şirketimiz ile yukarında adı geçenler Disiplin Kurulu'na sevk edilmiş bulunmaktadır. 


UEFA Disiplin Müfettişi'nin sunmuş olduğu raporda  3 adet iddiası bulunmaktadır. 


1. Beşiktaş JK'yı 2013/2014  sezonu için UEFA Avrupa Ligi müsabakalarından men etmek,


2. Disiplin Talimatının ihlalinin ciddiyetine bağlı olarak Disiplin Kurulu tarafından kararlaştırılacak bir süre boyunca gelecekteki UEFA müsabakalarından men etme yönünde Beşiktaş JK'ya karşı ilave yaptırım uygulanmasını değerlendirmek,

3. Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu hakkında futbolla ilgili her türlü faaliyete katılmalarını kılacak şekilde ömür boyu men cezası uygulamak.

Bu disiplin süreciyle ilgili olarak Şirketimizin ve adı anılan ilgililerin 19 Haziran 2013 tarihine kadar gerekli beyanlarda bulunma hakları söz konusu olup, konu ile ilgili kararın 21 Haziran 2013 tarihi itibariyle verileceği bildirilmiştir."

UEFA, Beşiktaş ve Fenerbahçe'yi Disiplin Kuruluna Sevk Etti

UEFA, şike yaptığı gerekçesiyle Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı disiplin kuruluna sevk etti.

Disiplin Kurulu Beşiktaş'ın temsilcisinin yanında Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu'yu 21 Haziran'da dinleyecek. Fenerbahçe ile ilgili duruşma ise 22 Haziran'da gerçekleşecek.

UEFA'nın konuyla ilgili resmi açıklaması aşağıdaki gibidir:

"UEFA has today opened disciplinary proceedings relating to FC Steaua Bucureşti (Romania) and Beşiktaş JK (Turkey). The UEFA Control and Disciplinary Body will review each of these cases before communicating its decisions.
Proceedings have been opened against Steaua Bucureşti on the basis of Articles 2.04.g), 2.05 and 2.10 of the 2013/14 UEFA Champions League Regulations, regarding the admission criteria for participation in UEFA competitions.
Proceedings have also been initiated against Beşiktaş and two club officials in relation to match-fixing activities alleged to have taken place around the 2011 Turkish Cup final.
Both cases will be heard by UEFA's Control and Disciplinary Body on Friday 21 June at the House of European Football in Nyon, Switzerland.
Furthermore, following the investigation into alleged match-fixing activities involving Fenerbahçe SK (Turkey), the UEFA Disciplinary Inspector has submitted his findings to the Control and Disciplinary Body, in the context of disciplinary proceedings against this club and five club officials.
This case will be heard by the Control and Disciplinary Body on Saturday 22 June at the House of European Football.
All hearings will be closed to the media, and no access to the UEFA premises will be granted during the proceedings.
The decisions of the UEFA Control and Disciplinary Body will be communicated in the course of the week starting 24 June."

10 Şubat 2013 Pazar

Ne Kadar Toplasak 79 Etmiyor

EUROPOL'un şike açıklamasından sonra Avrupa şikeyi tartışmaya başladı. FIFA, sportif yaptırımların yeterli olmadığını, devletlerden yardım istediğini açıkladı. Spor kamuoyunun önde gelenleri ve siyasiler arka arkaya açıklamalar yapıyorlar. Herkes şike yapılan maçların açıklanmasını ve bu olaylara bulaşanların cezalandırılmasını istiyor.

Türk siyasetçiler ve hukukçular hariç!

Geçen hafta çok ilginç ve bir  o kadar üzücü beyanları seyrettim, okudum.

Spor bakanımız Türkiye'de bir daha şike yapılamayacağını iddia etti. EUROPOL'un açıkladığı şike skandalında topun TFF'de olduğunu ileri sürdü. Şike konusunu siyaset malzemesi yapmayacaklarını açıkça ortaya koydu.

Oysa şikeyle mücadele edip etmemek siyasi tercihtir. AKP hükümeti ise mücadele etmekten kaçındığına dair bir izlenim doğurdu.

Türkiye'de medyada sık sık boy gösteren bazı hukukçular ise EUROPOL'un eski olayları gündeme taşıdığını ileri sürdüler. Bu hukukçulara göre, TFF'nin hakkında karar verdiği dosyaları tekrar gündeme getirmek kötü niyetli bir yaklaşımmış. Aynı yemeği ısıtıp ısıtıp tekrar ortaya koymaya gerek yokmuş. Üstelik Yargıtay'daki dosya şike ile ilgili değil, örgütle ilgiliymiş. Şike dosyası TFF tarafından kapatılmış.

3 Temmuz sürecinde ceza yargısını itibarsızlaştırmaya çalışan bir grup vardı. Şimdi EUROPOL açıklamasını itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.

Şike dosyası kapanmadı. Kapanmayacak. Mahkemenin kararı ne olursa olsun, TFF ve şikecilere destek veren gruplar tartışılacak.

3 Temmuz süreci yargı kararıyla kapanacak bir süreç değil. Her zaman hatırlanacak. Hatırlatılacak. Futbolu yönetenler gerekli cezaları vermedikçe, benzer olayların gerçekleşmemesi için çaba harcamadıkça hep gündemde tutulacak.

Bugün kimse "darbeler geride kaldı" diyemiyor. "Artık darbeleri tartışmayalım" diyemiyor. "Derin devlet yok edildi" diyemiyor. Diyemez.

3 Temmuz süreci de, tıpkı darbeler gibi futbolun yapı taşlarını yerinden sökmüştür.

Bu süreç futbolun derin devletini tartışmaya açmıştır. Önemli isimler ortaya çıkmıştır.

Bu önemli isimlerin oluşumunda aktif rol aldığı TFF'nin ise bu kişileri gereği gibi cezalandıramayacağı belliydi. Yanılmadık.

Ve işte şimdi bir grup ortaya atılıp "şike süreci TFF kararlarıyla sona erdi" deme cüretini gösteriyor.

EUROPOL Türkiye'de 79 maçta şike yapıldığını ileri sürdü. O malum grup ise o maçların tamamının yargı konusu olduğunu ve ilgili kimselerin ceza aldıklarını iddia ediyor.

Aşağıda Bochum Davası ve 3 Temmuz süreci kapsamında yargı konusu olan maçların listesini bulacaksınız. Ne kadar toplarsanız toplayın 79'a ulaşamayacaksınız.

EUROPOL açıklaması, Türkiye'de yeni bir soruşturma, yargı süreci başlatacak mı göreceğiz.

HSYK temsilcisi "isimleri açıklarsak taşlar oynar" demiş. HSYK temsilcisinin isimlere nasıl ulaştığını bilmiyoruz. Temsilcinin bu ifadesi, soruşturma açılmayacağı yönünde şüpheler doğursa bile beklemekten vazgeçmeyeceğiz.

İşte şike ve teşvik primi konusu maçlar:


30 Mart 2008 KASIMPAŞA - SİVASSPOR
24 Aralık 2008 TORBALISPOR - MUSTAFAKEMALPAŞASPOR

25 Aralık 2008 CEYHANSPOR - BATMAN PETROLSPOR
24 Aralık 2008 BULANCAKSPOR - ÜNYESPOR

05 Ocak 2009 ALANYASPOR - KIRŞEHİRSPOR
14 Mart 2009 İSTANBULSPOR A.Ş. - TEPECİKSPOR A.Ş.
30 Nisan 2009 BELEDİYE BİNGÖLSPOR - DİYARBAKIR KAYAPINAR BELEDİYESPOR
10 Ağustos 2009 GEBZESPOR - KONYA ŞEKERSPOR
21 Ağustos 2009 TURGUTLUSPOR - GEBZESPOR
30 Ağustos 2009 ADIYAMANSPOR - YALOVASPOR
2 Eylül 2009 HATAYSPOR - MERSİN İDMANYURDU SPOR
2 Eylül 2009 EYÜPSPOR - GEBZESPOR
02 Eylül 2009 ANKARA DEMİRSPOR - KONYA ŞEKERSPOR
09 Eylül 2009 GAZİANTEPSPOR - MERSİN İDMAN YURDU SPOR
16 Eylül 2009 KÖRFEZ BELEDİYESPOR-BOZÜYÜKSPOR
30 Eylül 2009 ADIYAMANSPOR - YALOVASPOR
30 Eylül 2009 KASTAMONUSPOR - BOLUSPOR
30 Eylül 2009 TOKATSPOR - KOCAELİSPOR
6 Ekim 2009 ADANA DEMİRSPOR - KAHRAMANMARAŞSPOR
6 Ekim 2009 ESKİŞEHİRSPOR - KAYSERİSPOR
07 Ekim 2009 İSTANBULSPOR A.Ş.-AKHİSAR BLD. GENÇLİK VE SPOR
07 Ekim 2009 SÜRMENESPOR - ARAKLISPOR
13 Ekim 2009 KAYSERİ ERCİYESSPOR - ADANASPOR A.Ş.
14 Ekim 2009 İZMİRSPOR - KEÇİÖRENSPORTİF A.Ş.
25 Ekim 2009  BEYKOZSPOR 1908 A.Ş - BOZÜYÜKSPOR
27 Ekim 2009 KAYSERİSPOR - GAZİANTEPSPOR
31 Ekim 2009 ŞANLIURFA BELEDİYESPOR - 72 BATMANSPOR
7 Kasım 2009 ANKARA DEMİRSPOR - ORHANGAZİSPOR
8 Kasım 2009 MARDİNSPOR - KAHRAMANMARAŞSPOR
14 Kasım 2009 ŞANLIURFA BELEDİYESPOR - BELEDİYE BİNGÖLSPOR
14 Kasım 2009 İSTANBULSPOR - TURGUTLUSPOR
18 Kasım 2009 BEYKOZSPOR 1908 A.Ş. - TÜRK TELEKOMSPOR
18 Kasım 2009 TOKATSPOR - PURSAKLARSPOR A.Ş.
14 Kasım 2009 KÜÇÜKKÖYSPOR - BALIKESİRSPOR

14 Şubat 2010 ELAZIĞSPOR - ADIYAMANSPOR
14 Mart 2010 İSTANBULSPOR A.Ş. - TEPECİKSPOR A.Ş.


7 Mart 2011 Gençlerbirliği - Fenerbahçe
17 Nisan 2011 Trabzonspor – Bursaspor (teşvik primi)
22 Nisan 2011 Eskişehirspor – Trabzonspor (teşvik primi)
1 Mayıs 2011 Fenerbahçe - İBB Spor,
8 Mayıs 2011 Karabük - Fenerbahçe
11 Mayıs 2011 Beşiktaş – İBB Spor
15 Mayıs 2011 Fenerbahçe – Ankaragücü
15 Mayıs 2011 Trabzonspor – İBB Spor (teşvik primi)
22 Mayıs 2011 Sivasspor – Fenerbahçe

1 Haziran 2012 Cuma

TFF, Avrupa'ya Gidecek Kulüpleri Açıkladı


Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA'ya önümüzdeki sezon Avrupa kupalarında mücadele edecek takımların listesini gönderdi. Buna göre;


Spor Toto Süper Lig'i şampiyon olarak bitiren Galatasaray, 2012-2013 sezonunda Şampiyonlar Ligi'ne gruplardan katılacak.

Lig ikincisi Fenerbahçede Şampiyonlar Ligi'ne eleme turundan dahil olacak.

Trabzonspor, Beşiktaş ve Bursaspor da UEFA Avrupa Ligi'nde yer alacak.

TFF'nin UEFA tarafından men edilen Beşiktaş ve Bursaspor'u listeye alması bazı kesimlerini şaşırttı. TFF, bu kulüplerin CAS'tan yürütmeyi durdurma kararı alacağını düşünüyor olmalı.

Beşiktaş'ın CAS'tan yürütmeyi durdurma kararı alması imkansız. Gerçeğe aykırı belge verdiği açıkça ortada olan bir kulüp tedbir kararı alamaz.

Bursaspor'un durumu ise özellik arz ediyor.

Sadece bir uyuşmazlık, borcunu ödememe sebebiyle Avrupa Ligi'ne alınmayan Bursaspor,  bu karara yapacağı itirazı "cezanın ölçüsüz olacağı" gerekçesine dayandıracaktır.

CAS, FC Sion davasında verdiği kararda, UEFAdisiplin mevzuatında yer alan kuralların ölçülü olduğuna karar vermişti. UEFA, mevzuatın ve bunun uygulamasının AB hukukuna uygun olduğuna dair tespit kararı istemiş ancak CAS bu konuda yetkisiz olduğunu belirtmişti.

CAS'ın FC Sion kararı o olaya özgü idi. FC Sion'un göz göre göre transfer yasağına aykırı hareket ettiği dikkate alınırsa, Bursaspor'un kusuru ağır nitelendirilemez. Bursaspor'un CAS önünde şansı var.

Yabancı haber ajansları Fenerbahçeve Trabzsonpor'un da durumunun riskli olduğunu iddia ediyorlar.

İddiaya göre, TFF Tahkim Kurulu en geç bu akşam (Cuma akşamı) kararını açıklayacak. Kurul, ceza mahkemesinin tahliye talepleri ile ilgili kararını bekliyormuş.

TFF Tahkim Kurulu, ceza mahkemesinin tahliye kararı ile bağlı değil. Zira mahkeme beraat veya mahkumiyet kararı vermiyor. Hakkında tahliye kararı verilecek kimseler henüz beraat etmedikleri gibi, tutuklulukları devam eden sanıkların da suçlu oldukları iddia edilemez. TFF Tahkim Kurulu'nun ceza mahkemesi kararını beklemesi sadece pratik sebeplere dayanıyor olabilir. Kurul çoktan kararını vermiş olmalı.

UEFA'nın Beşiktaş ve Bursaspor ile ilgili kararları UEFA'nın Fenerbahçeile ilgili olası kararı hakkında fikir veriyor.

TFF'nin artık eldeki deliller ışığında hukuka uygun, belli menfaat çevrelerini kollama kaygısı taşımadan karar vermesi gerekiyor.

31 Mayıs 2012 Perşembe

BJK'nin Men Edilmesinden Kim Sorumlu?



UEFA Temyiz kurulu, BJK ve Bursaspor’un UEFA kulüp lisans ve finansal fair play düzenlemelerine aykırılık gerekçesiyle Avrupa Kupaları’ndan men etti.

UEFA Temyiz Kurulu, BJK’yi beş sezon içinde iki yıl Avrupa Kupası organizasyonuna katılmaktan men etti. BJK’ye verilen iki yıl organizasyona katılmama cezasının ilk yılı hemen uygulanacak. BJK 2012-2012 sezonunda Avrupa Ligi’nde yer alamayacak. BJK’nin ikinci kupaya katılmama cezası ise beş yıl için ertelendi. UEFA Temyiz Kurulu ayrıca BJK’ye verilen 500.000 Avro para cezasını 200.000 Avro’a indirdi. BJK bu cezanın 100.000 Avro’luk bölümünü hemen ödeyecek. Kalan 100.000 Avro’luk ceza ise beş yıl için ertelendi. Bu gelişme Beşiktaş Futbol A.Ş. tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na iletildi.
UEFA Temyiz Kurulu, Bursaspor’u ise 4 sezon boyunca bir Avrupa Kupası’na katılmaktan men etti. Bursaspor’un 200.000 Avro’luk cezası ise 50.000 Avro’ya indirildi. Para cezası 4 yıl için ertelendi.
UEFA Temyiz Kurulu’nun bu iki kararı Türkiye’de şok etkisi yarattı. Oysa bu kararlar hiç de şok edici, şaşırtıcı değil.
Düzeltelim. BJK ile ilgili karar şaşırtıcı değil. Malumun ilanı oldu. Futbolla yakından ilgilenen herkes BJK’nin Avrupa kupalarından men edilmesi için gün sayıyordu.
Bursapor’a verilen ceza ise çok ağır. Bu kararın CAS tarafından bozulacağını düşünüyorum.
BJK’nin durumunu özellikle incelemek gerekiyor.
BJK’nin yeni başkanı Fikret Orman, evrakta sahtekarlık yapıldığını kabul etmişti. 500.000 Avro’luk cezayı ise başarı olarak yansıtmıştı. Medya da bu büyük “başarı”yı (!) alkışladı. Kimse “evrakta sahtekarlık”, “yanlış bilgi verme”, “kamunun yanıltılması” hakkında tartışmadı. Bu konuya dikkat çekilmedi. Spor medyası bu zaferden ötürü Fikret Orman'ı kutladı ve gündemi değiştirdi.
UEFA’ya tepki gösteren medya ve fanatiklere aşağıdaki konular hakkında düşünmelerini tavsiye ederim:
  • BJK yalan beyanda bulunmuştur. UEFA’nın kararından sonra Beşiktaş A.Ş. hisselerinin değerinde önemli düşüş saptanmıştır. Bu düşüşten BJK yönetimi sorumludur. Hissedarlar BJK’ye dava açabilirler. Yeni yönetim ise Yıldırım Demirören başta olmak üzere, eski yönetim kurulu üyelerine dava açmalı; savcılığa başvurmalıdır. SPK'nın yetkisi de göz ardı edilmemelidir. Fikret Orman yönetimi kulübün, hissedarların menfaati için bu hukuki yollara başvurmak zorundadır. Aksi halde görevi ihmal suçunu işlemiş olacaklar.
  • BJK’nin UEFA tarafından cezalandırılmasının baş mimarının Yıldırım Demirören ve ekibi olduğu tartışmasızdır. BJK, ilgili mevzuat ve BJK’nin tüzüğü uyarınca bu yöneticilere disiplin cezaları vermelidir. Hatta bu isimlerin kulüpten uzaklaştırılması tartışılmalıdır.
  • TFF Kulüp Lisans Kurulu gerekli incelemeyi yapmamış ya da yapmaktan kaçınmıştır. En kötü ihtimalle, rapordaki aksaklıkları tespit etmiş ancak görmezden gelmiştir. TFF Kulüp Lisans Kurulu üyeleri görevlerini ihmal etmişler ya da görevlerini kötüye kullanmışlardır. TFF yönetimi, Kulüp Lisans Kurulu üyelerinin hukuka aykırı fiillerinden sorumludur. Sonuç olarak, BJK’nin ceza almasında TFF’nin de sorumlu olduğu unutulmamalıdır.
  • TFF, BJK'nin 2012-2013 yılı lisansını almak için verdiği belgeleri kapsamlı biçimde yeniden incelemelidir. Bu dönem için verilen bilgilerin gerçeğe aykırı olduğunu tespit etmesi durumunda belgelerin düzeltilmesi için BJK'ye 30 gün süre tanımalı ve son çare olarak "transfer yasağı" cezası vermelidir.
TFF, yıllardan beri kulüp lisans sistemini ulusal ligler için uygulamamak için yoğun çaba harcadı. TFF, büyük kulüpleri korumak için yalana, sahtekarlığa boyun eğdi. Kulüplerin çoğunluğu finansal açıdan çökmüşken, federasyon gözlerini kapamayı tercih etti. Sonunda uluslararası yaptırımlar kapıya dayandı.
BJK’nin çöküşü yıllardır izleniyordu. Yaptırım uygulanması an meselesiydi. Şimdi Avrupa’dan yasaklanan bu kulüp ulusal ligde yarışmaya devam edecek.
Sırtını usulsüzlüğe ve devlet desteğine dayamış onlarca kulübün rekabeti sulandırdığı futbol ailesinin BJK’nin başına gelenlerden ders alacağına inanmıyorum. TFF ise büyük aktörleri korumak için Türk futbolunu kaosa sürüklemeyi bir yönetim biçimi, yönetim amacı haline getirdi.
BJK başkanı Fikret Orman, tükenmiş bir kulübe başkanlık yapmayı kabul etti. BJK’yi zor zamanlarında yalnız bırakmayan Fikret Orman’ı tebrik etmek gerekir. Ancak bu durum, kulübe karşı iyi niyetli yaklaşımda bulunulmasını sağlamaz; kulübe ceza verilmesini engellemez. Yönetimde devamlılık esastır. Sonra gelen yönetim, önceki yönetimin günahlarından da sorumlu olacaktır. Fikret Orman ve yönetimine düşen görev, önceki yönetimin peşine düşmek ve BJK’nin menfaatlerini korumaktır. Gerekirse köprüler atılmalı ve eski yöneticiler kulüpten uzaklaştırılmalıdır.
Hiçbir kulüp masum değil. Taraftarlar ise bu kulüplerin peşinde giderek keyfi yönetime, yayıncı kuruluş terörüne, mafyaya, şikeye dolaylı destek vermeye devam ediyorlar.
Kulüplerin yapısı iç temizliğe izin vermiyor. Kongre üyeleri kulübün çıkarlarını değil kişileri (başkanları) korumaya ant içmişler.
Taraftarlar artık gözlerini açmalılar. Kulüplerin ve TFF’nin ahbap-çavuş ilişkilerine karşı çıkmalılar. Kulüp yönetimlerinin oyuncağı, piyonu olmaya isyan etmelidirler. Bu isyanın ilk adımı ise tribünleri boş bırakmak; yayıncı kuruluşun dekoderlerini iade etmek olacak.