Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2015 Salı

TFF, Bazı Kurulların Yedek Üyelerini Açıklamıyor

Bugün beklenen oldu ve TFF yönetim kurulu bazı kurulları belirledi.

Açıklamanın üzerinden birkaç saat geçtikten sonra ilginç bir gelişmeye tanık olduk.

TFF, PFDK üyelerini yayınlarken, yedek üyelere de yer vermişti. Birkaç saat sonra PFDK yedek üyelerinin isimlerinin silindiğini gördük. Değiştirilmeden önceki listede yer alan Av. Fatih Erdöl, Av. Ahmet Eren Başkurt, Av. Anıl Soğancıoğlu, Av. Uğur Osman Zincir, Av. Abdülkedir Kocatepe, Arda Erdem ve Av. Oğuzhan İlyas yeni listede yer almıyorlar.

TFF, Tahkim Kurulu üyelerini tanıtırken ise sadece asıl üyeleri yayınlamayı tercih etti. Tahkim Kurulu'nun yedek üyelerini öğrenemedik.

TFF'nin birkaç saat içinde PFDK'nın yedek üyelerini sayfadan kaldırması ve Tahkim Kurulu'nun sadece asıl üyelerini yayınlamakla yetinmesi kuşkuyla karşılandı.

Not: Kısa bir araştırmadan sonra TFF Tahkim Kurulu yedek üyelerinin de önce ilan edildiğini ancak listenin silindiğini öğrendim.

TFF'nin yayınladığı ilk listede yer alan yedek üyeler aşağıdaki gibiydi:
1- Av. Uğur Mutlu
2- Av. Mürteza Zengin
3- Av. Yalçın Güdül
4- Av. Selahattin Kalkan
5- Av. Mustafa Serdar Akdoğan
6- Av. Muhammed Yusuf Dündar
7- Yard. Doç. Dr. Aslan Delice

13 Temmuz 2015 Pazartesi

PFDK Üyeleri Atandı

TFF Yönetim Kurulu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Başkanlığı'na Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu'nun getirilmesine karar verdi.

Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu başkanlığındaki PFDK şu isimlerden oluşuyor:

1- AV.HÜSEYİN KARAAHMETOĞLU (BAŞKAN)
 2- AV. SERDAR ÖLMEZ
3- AV. AHMET YAVAŞÇI
4- AV. ENVER POLAT YILMAZ
5- AV. ALİ KEMAL ATÇEKEN
6- AV. AHMET GÜREL
7- AV. UFUK UYSAL 

YEDEK ÜYELER
1- AV. FATİH ERDÖL 
2- AV. AHMET EREN BAŞKURT
3- AV.ANIL SOĞANCIOĞLU
4- AV. UĞUR OSMAN ZİNCİR
5- AV. ABDÜLKADİR KOCATEPE
6- ARDA ERDEM
7- AV. OĞUZHAN İLYAS

10 Haziran 2015 Çarşamba

PFDK ve Tahkim Kurulu'nda Kulüp Üyeleri Yer Almamalı

TFF'nin olağan seçimli genel kurulu 25 Haziran'da gerçekleşecek. Yıldırım Demirören ve Haluk Ulusoy başkan adaylıklarını açıkladılar.

Medyada iki adayın listeleri hakkında spekülasyonlar yayınlanıyor.

TFF yönetiminde en önemli kurullar PFDK ve Tahkim Kurulu. Lobi, bu kurullara üye atanması için yapılıyor. TFF'nin delege yapısında kulüplerin, özellikle Süper Lig kulüplerinin baskın olması, bu kurullarda kulüp etkisini güçlendiriyor.

TFF mevzuatında PFDK ve Tahkim Kurulu üyelerinin bağımsız ve tarafsız olduğu öngörülse de, pratiğin bu yönde olmadığını biliyoruz. Şike sürecinde PFDK'nın Trabzonlu üyesi Yusuf Reha Alp ile ilgili tartışmalar unutulmadı.

15 Temmuz 2014 Salı

TFF'den UEFA'ya Savunma

Dünya Kupası bitti. Ülkenin gündemine yine şike yerleşti.

Herkes UEFA’nın TFF, Fenerbahçe ve Trabzonspor hakkında 17 Temmuz’da vereceği kararları bekliyor.

Fenerbahçe ve Trabzonspor’un savunmalarını bilmiyoruz. TFF’nin savunması ise medyada yayınlandı.

Savunma ile ilgili yorumlarımı paylaşayım:

1) TFF “şike yok” diyememiş. Diyemez de. TFF, PFDK ve Tahkim Kurulu’nun komik “teşebbüs” kararlarını ortaya koymuş. Ceza mahkemesi, Yargıtay, UEFA Disiplin ve Kontrol Kurulu, UEFA Temyiz Kurulu, CAS tarafından verilen şike kararlarını yok saymış.

2)  TFF, üzerinde siyasi baskı olduğu yönündeki iddialarla ilgili gerekçe ve delillerin gösterilmediğini belirtmiş.

Dolmabahçe görüşmelerini hepimiz duyduk, okuduk. Başbakanın önce Şenes Erzik ile başkanlık için görüşme yaptığını biliyoruz. Kulübüne yalan beyandan Avrupa Kupaları’ndan men cezası aldırmış, kulübünü borç batağına saplamış Yıldırım Demirören’in TFF başkanlığına nasıl getirildiğini UEFA bizden iyi biliyor.

Başbakan, UEFA Kongresi’nde UEFA’ya “kişiler ve kurumlar ayrılmalı” demişti. Platini’nin kibarca “kurallar böyle” diyerek baskıyı savuşturduğunu hepimiz gördük.

3) TFF, siyasilerin baskı yapmaktan öte, şike aleyhinde özel kanun hazırlayan ve bunu kabul eden ilk siyasetçiler olduğunu iddia etmiş.

TBMM’den önce birçok Avrupa Parlamentosu şike ile ilgili özel kanunlar çıkardı. TBMM bu konuda ilk değil. Şike ile ilgili mevzuat raporlarına Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi’nin Internet sitelerinden ulaşılabilir.

TFF, Aziz Yıldırım’ın “konuşursam kötü olur” tehdidinden sonra TBMM’nin apar topar 6222 sayılı Kanun’u değiştirdiğini ve cezaları kuşa çevirdiğini, dönemin Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın akıllara zarar savunmasını, Cumhurbaşkanı’nın kanunun yeniden görüşülmesini istemesi üzerine kanunu aynen kabul ettiğini ve şikecilerin uzun cezalar almasının önüne geçtiğini belirtmeyi unutmuş.

TFF kulağının üzerine yatmış olabilir ama UEFA, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği olanların farkında.

4) TFF, “bir hukuk adamının siyasi müdahaleyi destekleyerek acil müdahalede bulunulmasını talep etmesi anlaşılır değildir” demiş.

FIFA ve UEFA, futbolun yönetiminin siyasetin etkisinden uzak tutulmasını ister. Siyasetin futbola müdahalesi, ilgili ülke federasyonunun üyeliğinin dondurulmasına kadar giden yaptırımları gerektirir. Geçen haftalarda FIFA’nın Nijerya Futbol Federasyonu’nun üyeliğini askıya alması çarpıcı bir örnektir.

Trabzonspor da TFF’nin şikeci yönetici ve kulüplere ceza vermemesinin sebeplerinden biri olarak siyasi müdahaleyi göstermektedir. Haklıdır da. BDP hariç tüm siyasi partiler 3 Temmuz sürecinde şikecilere destek vermiş;  yasama faaliyeti kapsamında cezaları indirerek, medyaya yaptıkları yorumlarla yargı üzerinde baskı kurmuş; UEFA’nın verdiği cezaların arkasında kumpas aramış ve gerçekleri saptırarak algı operasyonuna katkıda bulunmuştur. Hiçbir hukuk prensibiyle açıklanamayacak bir kanun çıkararak haklarından mahkumiyet kararı kesinleşmiş yöneticiler için yeniden yargılamanın yolunu açmıştır.

Siyasi partiler suçu ve suçluyu övmeyi artık neredeyse marifet saymaktadır.

UEFA ve FIFA durumun farkındadır ama işine gelmediği için siyasi baskı gerekçesiyle TFF’ye ceza vermekten kaçınmaktadır. FIFA'nın bu yetkisini kullanırken ayırımcılık yaptığı sık sık dile getirilmektedir.

5) TFF, Yargıtay’ın 20 sanık hakkındaki mahkumiyet kararını kaldırdığını iddia etmiş.

TFF göz göre göre yalan söylemiş. Yargıtay, şike kararında bazı isimler hakkında verilen mahkumiyet kararlarını onadı. Bazı isimler hakkında verilen kararları ise esastan kabul etti. Mahkumiyet kararlarını doğru buldu ancak bu isimlerin cezaların ertelenip ertelenmemesinin tartışılması gerektiğini kabul etti. Diğer bir deyişle, o isimlerin şike suçunu işlediğini kabul etti. TFF ise Yargıtay’ın bozma kararlarını sanki beraat kararı gibi ortaya koydu ve UEFA’ya yalan ifade verdi.

Ayrıca TFF, spor hukuku ile ceza hukukunun ayrı olduğunu iddia edip, diğer yandan Yargıtay’ın bozma kararından bahsederek kendisiyle çelişti. Yargıtay’ın bozma kararının gerekçeleri dikkate alındığında ise TFF’nin kendi savunmasını çökerttiği ortaya çıkıyor.

6) TFF, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bazı isimler hakkında yeniden yargılama kararı aldığını ve İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararların söz konusu isimler için geçersiz bir hale geldiğini iddia etmiş.

13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yeniden yargılama kararı henüz kesinleşmedi. Kararın hukuka aykırılığı ise sanık avukatları dışında herkes tarafından ileri sürülüyor. Trabzonspor da bugün karara itiraz etti.

Ayrıca TFF, spor hukuku ile ceza hukukunun ayrı olduğunu iddia edip, diğer yandan Yargıtay’ın bozma kararından bahsederek kendisiyle çelişti.

7) TFF, Tahkim Kurulu’nun bağımsız yargı organı olduğunu iddia etmiş.

UEFA ve FIFA’nın da bildiği üzere, TFF Tahkim Kurulu bir yargı organı değildir. TFF içinde üst disiplin kuruludur. İdari kuruldur. Anayasa ile tanınan imtiyaz bile bu kurulun hukuki yapısını değiştirmemektedir.

TFF Tahkim Kurulu ne bağımsız ne de tarafsızdır.

Soyut ve genel kurallardan yola çıkarsak, bu kurul TFF başkanının teklifi ve TFF yönetim kurulu kararı ile atanmaktadır. Bir kurulun, kendisini atayan yönetimden bağımsız olduğunu ileri sürmek imkansızdır. Üstelik bu kurulun görev süresi, kendisini atayanlardan bağımsız düzenlenmedi. Tahkim Kurulu’nun görev süresi, TFF başkanının görev süresi ile sınırlı. TFF başkanı gidince, kurul da gidiyor. Böylece bağımlılık katmerleniyor ve üyeler tarafsız kalamıyor. Kaderi kendisini atayan başkana tabi olan bir kurulun bağımsızlığından ve tarafsızlığından bahsedilebilir mi?

TFF Tahkim Kurulu’nu 3 Temmuz süreci açısından özel incelersek çok vahim bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz. Yıldırım Demirören, TFF başkanlığına oturur oturmaz TFF Tahkim Kurulu’nu değiştirdi. Bu kurula 3 Temmuz sürecinde televizyona çıkan ve “sahaya yansıma olmadan şike olmaz”, “teşvik priminde teşebbüs olmaz”, “transfer şikesi olmaz”, “ceza mahkemesinin kararı beklenmelidir” gibi hukukla hiç ilgisi olmayan teoriler üreten; ceza yargılaması esnasında mahkemeye sanıklar lehine mütalaa veren kişilerin de bulunduğu isimler atandı.

Bazı hukukçular ve köşe yazarları “PFDK’nın verdiği cezaları TFF Tahkim Kurulu arttıramazdı ki! Onlar sorumlu tutulamaz” diyorlar. Bir yönden haklılar. Ancak bu kurulun şike ile ilgili verdiği kararların ne kadar çelişik olduğu ortada. Şike konusunda anlaşan iki tarafı ayrı ayrı teşebbüsten mahkum etmeyi beceren Tahkim Kurulu’nun hangi kararına güvenilebilir?

Aynı Tahkim Kurulu, TFF’nin yaptığı talimat değişikliklerini de hiçbir hukuki gerekçe sunmadan UEFA ve FIFA talimatlarına uygun bulmuştu. Oysa söz konusu değişiklikler UEFA ve FIFA talimatlarıyla ciddi biçimde çelişiyor.

Bu kurulun bağımsız ve tarafsız olduğu iddia edilemeyeceği gibi, kararlarının da hukuka uygunluğu artık tartışılabilir olmaktan öte bir hal aldı. UEFA ve CAS hem PFDK’nın hem de Tahkim Kurulu’nun kararlarını adeta yok saydı.

8) TFF, Tahkim Kurulu kararlarına karşı hiçbir yargı makamına başvurulamayacağını iddia etmiş. Bu görüşünü de Anayasa’ya dayandırmış.

Tahkim Kurulu kararlarına karşı yeniden yargılama talebinde bulunulması mümkündür. TFF, ceza mahkemesi kararını ve yeniden yargılama kararını savunmasında kullanıyorsa, bu mahkemenin ve olayla ilgili karar veren UEFA ve CAS kararlarının da şike kararlarına etki ettiğini kabul ediyor olmalıdır. Bu durumda bırakın ceza mahkemesi kararını, CAS kararı bile tek başına yeniden yargılama sebebi olabilecektir.

TFF’nin son iki senede acı bir ders olarak öğrendiği üzere, UEFA ne Anayasa ne de TFF mevzuatı ile bağlıdır. UEFA, kendi kurallarına göre yargılama yapar ve gerekli cezaları verir. Bu ilke CAS tarafından da dile getirilmiştir.

9) TFF, UEFA’nın Türkiye Ligi’ne ilişkin kararlara müdahale edemeyeceğini iddia etmiş. TFF, Türkiye Ligi’ne müdahale için yasal dayanak bulunmadığını, TFF’nin sadece UEFA Tüzüğü ve Disiplin Talimatı’ndaki ilgili maddelerde belirtilen cezaları uygulayabileceğini ileri sürmüş.

Ben de iki seneden beri UEFA’nın Türkiye Ligi’ne, şike ile ilgili kararlara müdahale edemeyeceğini yazıyorum. UEFA Disiplin Talimatı’nda bu konuda bir düzenleme bulunmuyor.

UEFA Disiplin Talimatı’na yeni eklenen madde yanlış yorumlanıyor. UEFA Disiplin Talimatı md. 2/IV’e göre, talimat hükümleri, UEFA’nın kurucu amaçlarından birine esaslı aykırılık teşkil eden ihlallere uygulanabilecek. Talimatın bu ihlallere uygulanması ise sınırlandırıldı. Talimat ancak ilgili ihlalin üye federasyon tarafından gereği gibi, usulüne uygun soruşturulması halinde uygulanmayacak. Diğer bir deyişle, bir federasyon, yetkisi kapsamındaki şike olaylarını gereği gibi soruşturmazsa UEFA, söz konusu şike hareketlerinden ötürü ilgili kişi ve kulüpleri cezalandırabilecek.

TFF’nin 3 Temmuz sürecini iyi idare etmediği, açık söyleyelim, şikeci yönetici ve kulüplere ceza vermemek için yoğun çaba harcadığı malum. UEFA da Avrupa Kupası’na katılacak kulüpleri soruşturdu ve bugüne kadar Beşiktaş, Eskişehir, Fenerbahçe ve Sivasspor’a şikeden ötürü ceza verdi.

Bu saatten sonra UEFA, aynı kulüplere tekrar ceza veremez.

UEFA Disiplin Talimatı, UEFA’ya yerel liglere müdahale etme yetkisi de tanımıyor. Talimatta hangi cezalar öngörülmüşse o cezalar verilebilir. UEFA’nın federasyonun yerine geçip küme düşürme, tescili iptal etme, kupayı geri alma gibi yaptırımlar uygulama yetkisi bulunmuyor.

UEFA’nın yetkisi olmayabilir ancak FIFA’nın benzer ve daha kapsamlı yetkileri var (İlgili yazı için: http://goo.gl/Hi64vL). FIFA'nın kirli geçmişini ve bugüne kadar Türk futbolundaki şike skandalı ile ilgili tek satır açıklama yapmadığını dikkate alınca, FIFA'nın mevzuatını uygulamayacağını tahmin etmek zor olmaz.

10) TFF, Trabzonspor’un 2010-2011 sezonunda şampiyon olmamasından ötürü uğradığı zararların tazmini konusunda UEFA’nın yetkisi olmadığını; üstelik Trabzonspor’un Şampiyonlar Ligi’ne katılmakla önemli gelir elde ederek maddi ve manevi zarara uğramadığını iddia etmiş.

UEFA’nın Trabzonspor’un uğradığı zararlar konusunda yetkili olmadığı açıktır. Trabzonspor bu zararlarının tazminini Türk mahkemelerinde dava etmelidir.

TFF’nin pişkinliğine değinmeden geçemeyeceğim. TFF, Trabzonspor’un Şampiyonlar Ligi’ne katılarak önemli gelir elde ettiğini ve zararının olmadığını iddia etti. Trabzonspor şampiyon olsaydı zaten Şampiyonlar Ligi’ne katılacaktı. Trabzonspor, hak ettiği bir turnuvaya katıldı. Bu turnuvaya katılım başka bir konu, Trabzonspor’un şampiyon ilan edilmediği için Türkiye’de uğradığı zarar ayrı bir konu.

Trabzonspor şampiyon olsaydı, şampiyonluk primi alacaktı. Kupasını alacaktı. Yayın gelirlerinden önemli kazanç elde edecekti. Doğrudan Şampiyonlar Ligi’ne katılacağı henüz 2010-2011 sezonu bittiğinde belli olacağı için daha iyi sporcular transfer edebilecek ve/veya elindeki futbolcuları tutabilecekti. Avrupa Kupaları başlamadan iyi sponsorluk anlaşmaları yapabilecekti. Tribün hasılatı daha iyi olabilecekti. Ve şu anda aklıma gelmeyen başka kazançlar elde edebilecekti. Bütün bu kayıplar önemli maddi zarar kalemleridir.

TFF, Şampiyonlar Ligi’ne katılım sayesinde elde edilen gelir yüzünden manevi zararın gerçekleşmediğini iddia etmiş. Tek kaygısı maddi menfaatleri, cepleri olanların Trabzonsporlular’ın 3 Temmuz sürecinde yaşadığı  travmayı ve üzüntüyü tahmin etmeleri mümkün değil. Şampiyonlar Ligi’ne katılınca bütün acılar unutuldu zannediyorlar.

UEFA, zararların tazmini konusunda yetkili olmayabilir. TFF er ya da geç PFDK’nın ve Tahkim Kurulu’nun kasten hukuka aykırı verdikleri kararlardan ötürü önemli miktarda tazminat ödeyecek.

11) TFF, Trabzonspor'un "2010-2011 sezonunda gerçekleştirilen şike faaliyetlerinden sorumlu şahıslara ve kulüplere yaptırım uygulanması" yönündeki talebine karşılık "Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın UEFA ve CAS tarafından cezalandırıldığı" şeklinde yanıt vermiş.

TFF Avrupa Kupaları'na gönderdiği Eskişehirspor ve Sivasspor'un UEFA tarafından cezalandırıldığını unutmuş. TFF, yöneticileri ceza mahkemesi tarafından cezalandırılan Giresunspor'u unutmuş.

TFF, UEFA'nın henüz yöneticilere ceza verilmediğini unutmuş.

TFF, "UEFA ve CAS ceza verdi" diyerek, şike suçlarının gerçekleştiğine kanaat getirdiğini itiraf etmiş. Ancak sadece Avrupa Kupaları'na katılan takımların cezalandırılması ise yetinilmesi gerektiğine işaret etmiş. Yönetici, futbolcu ve teknik direktörlere ceza verilmesi konusunda ağzını açmamış.

SONUÇ:

3 Temmuz süreci, 17 Aralık sürecinden daha kötü miras bıraktı. 17 Aralık’ta en azından muhalefetten bahsedebiliyorduk. 3 Temmuz’da ise iktidar partisi ve muhalefet partileri elbirliği ile yolsuzluk yapanı, şike yapanı korudu. TFF ise hükümetin ve muhalefet partilerinin tam desteğini alarak ortalığı temizlemeye koyuldu. TBMM’nin oybirliği ile Anayasa’ya koyduğu Anayasa’ya aykırı hüküm sayesinde TFF’nin akıl almaz kararları denetim dışında kaldı. Ve bugün yeniden yargılama komedisi ile kapılar sonuna kadar açılıyor.

UEFA’nın 17 Temmuz’da dişe dokunur kararlar alacağını sanmıyorum. Bu ise Fenerbahçe ve TFF’nin muhteşem savunmasından değil, UEFA’nın kurallara bağlı olmasından ve mevzuatta var olmayan yetkileri kullanmaya teşebbüs etmemesinden kaynaklanacak.

En azından TFF’nin savunmasını gördük. Mehmet Ali Aydınlar’ın basın toplantısındaki açıklamaları ve sorulara verdiği yanıtları hatırlayınca bu savunmayı gülümseyerek okudum. Şikeyi kabul ettiğini, şikecileri asla cezalandırmaya yeltenmeyeceğini tekrar gördüm. 

Lig başlıyor. Artık şikeyi unutma zamanı. Hayırlı olsun!

22 Mayıs 2014 Perşembe

Eskişehirspor'dan Şike Soruşturması Açıklaması

Eskişehirspor, UEFA'nın şike soruşturması ile ilgili kamuoyu açıklaması yayınladı.

İlgili açıklamada "Lisanslama aşamasında, Türkiye’de yaşanan şike olaylarında, kulüpte o dönemde görev alan bazı kişilerin şike sürecinde adlarının geçmesi nedeniyle konuya ilişkin gerekli açıklama, bilgi ve belgelerin TFF aracılığı ile UEFA’ya sunulduğu" belirtildi.

Aynı açıklamada "Kulübümüzün, şike olayları ile ilgili yapılan tüm soruşturmalarda müdahil olmadığı ve herhangi bir ceza almadığı kamuoyunun malumudur" ifadesine yer verildi.

Bu açıklama eksik.

Öncelikle, şike sürecinde Eskişehirspor'da görev alan bazı kişilerin sadece isimleri şike sürecinde isimleri geçmekle kalmadı. Bu kişiler ceza aldılar.


O dönemde Eskişehirspor'da top koşturan Ümit Karan hem TFF hem de ağır ceza mahkemesi tarafından cezalandırıldı.

PFDK, Karan'ın Eskişehirspor - Trabzonspor maçında teşvik primine teşebbüs ettiğini belirledi ve Karan'a 2 yıl hak mahrumiyeti cezası verdi. Tahkim Kurulu, bu kararı düzeltti ve Karan'a 2 yıl müsabakalardan men cezası verdi.

Ağır ceza mahkemesi ise Karan'ın teşvik primine teşebbüs değil, teşvik primi suçunu işlediğine hükmetti. Yargıtay bu nitelendirmeyi kabul etti ancak cezanın ertelenip ertelenmeyeceğinin tartışılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararını bozdu. Bu bozma kararı, Karan'ın teşvik primi suçunu işlediği gerçeğini değiştirmiyor.

Eskişehirspor'un teknik direktörü Bülent Uygun'un durumu ise biraz karışık.

PFDK, Bülent Uygun'un herhangi bir disiplin suçu işlemediğine kanaat getirdi.

Ağır ceza mahkemesi ise Uygun'un Eskişehirspor - Trabzonspor maçında teşvik primi suçunu işlediğini kabul etti. Ağır Ceza Mahkemesi, Bülent Uygun'un Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütüne üye olduğuna dair suçlamayı kabul etmedi ve Uygun hakkında beraat kararı verdi. Ancak Yargıtay, Uygun'un Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, söz konusu örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğinin anlaşıldığını belirtti ve ilk derece mahkemesinin kararını bozdu. Ayrıca Yargıtay, söz konusu teşvik primi suçunun örgüt faaliyetleri içinde işlendiğini, ilk derece mahkemesinin bunu göz ardı ederek Uygun'a eksik ceza verildiğini belirtti. Yargıtay, bu tespitle birlikte, ayrıca Uygun'a verilen cezanın ertelenip ertelenmeyeceğinin tartışılması gerektiğini de belirtti. Ağır ceza mahkemesi, Yargıtay'ın bu tespitlerini dikkate alarak dosyayı yeniden değerlendirecek.

Görüldüğü üzere, Ümit Karan ve Bülent Uygun, Eskişehirspor-Trabzonspor maçı ile ilgili olarak teşvik primi suçu işlediler. Sadece isimlerinin geçmesi ile yetinilmesi söz konusu değil.

Eskişehirspor, herhangi bir ceza almadıklarını ifade etmiş. O dönemde hiçbir kulübe ceza verilmedi. Kulüplere ceza verilmemesi için büyük uğraş verildi. Talimat değiştirildi. Mehmet Şekip Şekip Mosturoğlu ve İlhan Yüksel Ekşioğlu'nun şike yaptıkları çok açık iken; PFDK bu faaliyetleri "teşebbüs" olarak nitelendirdi. Bazı kulüplerin yöneticileri, futbolcuları bu isimler tarafından dört koldan sarılmışken; PFDK bu "teşebbüsü" ağır teşebbüs olarak nitelendirmekten kaçındı. Üstelik bugünkü hukuk sistemimizde artık ağır- eksik teşebbüs ayırımı bulunmuyor.

Üstelik unutmamak gerekir ki, Eskişehirspor'un hiçbir yöneticisi şike/teşvik primi faaliyetlerine karışmadı. Sadece teknik direktör ve futbolcu ceza aldı. Kulüp, bu kişilerin hukuka aykırı eylemlerinden sorumlu olmayacaktı.

Asıl sorulması gereken, Eskişehirspor'un neden şike sürecine müdahil olmadığıdır.

Hatırlayalım. Bülent Uygun ve Ümit Karan'ın Eskişehirspor–Fenerbahçe maçı için şike faaliyetinde bulundukları iddia edilmişti. Bu isimler ilgili maçta şike yaptıkları iddiasıyla yargılanmışlardı. Eskişehirspor, bu davaya müdahil olmadı. Oysa Eskişehirspor bu maçta şike yapıldı ise, zarar görmüş olacaktı.

Eskişehirspor, açılan davaya müdahil olmayarak şüphe uyandırmıştı. Yöneticiler, kulübün hak ve menfaatlerini korumak için kıllarını kıpırdatmadılar. Sadece Bülent Uygun ve Ümit Karan'ın sözleşmelerini dondurmakla yetindiler. Daha sonra bu iki isimle yollarını ayırdılar. Oysa yargılama sürecinde davaya müdahil olmaları beklenirdi.

Eskişehirspor'un UEFA tarafından cezalandırılacağını sanmıyorum. Ancak kulübün kamuoyu açıklamasını yadırgadım.

13 Temmuz 2013 Cumartesi

UEFA'dan Kurtuldular. Ya FIFA?

Bugün spor medyası müjdeli haberi verdi.

UEFA Temyiz Kurulu, UEFA Disiplin Kodu'nun 2013 versiyonunu uygulamayacak. Böylece olası ceza kararlarından sonra UEFA'nın TFF'ye ceza vermesine izin veren yeni disiplin kuralı işletilemeyecek. TFF'nin Fenerbahçe ve BJK'ye ceza verip veremeyeceği tartışılmayacak. UEFA, TFF'yi ve TFF üzerinden Türk futboluna yaptırım uygulayamayacak.

Geçen günlerde UEFA'nın ilgili kuralının uygulanamayacağını yazmıştım. Teknik açıklamalarla vakit almamak için detaya girmemiştim. Yeni bir ceza hükmü, sanık lehine düzenleme getirmediği müddetçe geçmişe etkili uygulanamaz. UEFA Disiplin Kodu'nun 2013 versiyonunda getirilen çoğu düzenleme ceza hükmüdür. Bu hükümlerin geçmişe etkili uygulanması söz konusu olamaz.

Türk medyası şike yapanların korunmasını müjdeli haber olarak sunabilir. Bununla birlikte, FIFA'nın yaptırım yetkisi devam ediyor.

FIFA Disiplin Talimatı'nda FIFA'nın ciddi ihlalleri soruşturmayan ulusal federasyonlara yaptırım uygulayabileceği öngörülmüştür. PFDK'nın ihalleri soruşturduğu ancak suç tespit etmediği iddia edilebilir. Bu iddiaya karşı ise ceza mahkemesinin mahkumiyet kararları ile UEFA Temyiz Kurulu'nun olası ihlal kararları ortaya konarak PFDK'nın görevini ihmal ettiği ileri sürülebilir. TFF kurullarının gereği gibi soruşturma yapmadığı kabul edilebilir.

Bu durumda FIFA, yeniden yargılama talep etmeksizin TFF'ye ceza verebilir. UEFA TFF'ye uluslararası faaliyetlerden menden Türkiye'de futbol faaliyetlerinin durdurulmasına kadar geniş bir yelpaze içinde yaptırım uygulayabilir.

UEFA Temyiz Kurulu'nun olası ihlal kararları bir sürecin sonu olacak. Kulüpler için CAS süreci başlayacak. Trabzonspor ve adalet arayan diğer gruplar ise FIFA'nın kapısını çalabilecek.

Türk medyası dereyi görmeden paçaları sıvamasın! Önümüzde çok uzun bir yol var.

27 Haziran 2013 Perşembe

Aziz Yıldırım'ın Basın Toplantısı (27.06.2013)

Aziz Yıldırım bugün basın toplantısı düzenledi.

Toplantının videosu aşağıdadır.

TFF, PFDK'yı Kurban Eder mi?

TFF'nin yeniden yargılama yapıp yapamayacağını incelediğim yazıdan sonra çok değerli bir hocamla sohbet ettim. Yazıyı kaleme alırken aklıma gelen ancak TFF'nin uygulayacağına ihtimal vermediğim bir imkanı hocamla tartıştıktan sonra paylaşmaya karar verdim.

PFDK'nın şike kararlarına karşı yargılamanın yenilenmesine başvurulabilmesini sağlayan bir ihtimal daha var.

"Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması" yargılamanın iadesi sebeplerinden biridir.

TFF Futbol Disiplin Talimatı'nın 71'inci (Temmuz 2014 tarihli Talimatı'ın 70'nci) maddesinde PFDK üyeleri için çekilme yükümlülüğü öngörülüyor. PFDK üyeleri, tarafsızlıklarından ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebeplerin varlığı halinde ilgili dosyaya ilişkin olarak kuruldan derhal çekilmek zorundadır.

Talimatta bazı hallerde hallerde üyenin tarafsızlığından ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebebin var olduğu kabul ediliyor. Bu haller:
a) Disiplin dosyası ile doğrudan veya dolaylı olarak, kişisel ya da bir tüzel kişinin organı 
olarak ilgili olması,
b) Disiplin dosyası, kurullarında görev aldığı bir kulüple ilgili olması,
c) Disiplin dosyası tarafları ile arasında üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil olmak 
üzere) kan veya kayın hısımlığı söz konusu olması,
d) Disiplin dosyası tarafları veya temsilcileri ile arasında maddi menfaat birliği veya yakın 
ilişki söz konusu olmasıdır.

Talimatta "özellikle" ifadesi kullanılıyor. Bu ifade, talimatta açıkça belirtilen hallerin sadece örnek olduğunu, başka hallerde de üyelerin tarafsızlığından ciddi şüphe edilebileceğini gösteriyor.

Şike davaları açısından, şike sebebiyle yargılanan kulüplerin üyelerinin PFDK'da yer aldığını biliyoruz. 

PFDK üyesi hukukçunun üye olduğu kuübün davasına bakması doğru mu? Kulüp üyeliği, tarafsızlıktan ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebep midir?

Bugün yürürlükte olan talimatta kulüp üyeliği tek başına çekilme yükümlülüğü gerektirmiyor. Talimatta kurul üyesinin kulübün organı olması sebebiyle davayla ilgisi olması veya kulüp kurullarıda görev alması gerekiyor.

Bu hüküm 3 Temmuz sürecinde değiştirildi. 2009 yılında değiştirilen talimatta b) bendi aşağıdaki gibiydi:
"b) Disiplin dosyası, üyesi bulunduğu ya da kurullarında görev aldığı bir kulüple ilgili ise,"

3 Temmuz sürecinden önce PFDK üyeleri, üyesi oldukları kulüple ilgili disiplin dosyasında görev alamıyorlardı. 3 Temmuz sürecinde talimatta yapılan değişikliklerden bu madde de nasibini aldı ve "kulüp üyeliği" çekilme yükümlülüğü gerektiren hal olmaktan çıkarıldı. TFF yönetimi bu değişiklikle PFDK üyelerinin, üyesi oldukları kulübün disiplin dosyalarına bakmalarını sağlamayı amaçladı.

Bu amaç gerçekleşti mi? Elbette hayır. Talimatta yer alan "özellikle" ifadesi, kulüp üyeliğinin de çekilme yükümlülüğünü gerektirmektedir.

SONUÇ

UEFA Disiplin Kurulu'nun kararı yeni bir delil olamaz. TFF, kendi kurulunun hukuka aykırı oluştuğu gerekçesiyle yeniden yargılama kurumuna başvurabilir. TFF bu gerekçeyle yeniden yargılamayı sağlamak istiyorsa PFDK'nın şike kararlarını verirken Fenerbahçeli üyelerin de kurulda bulunduğunu belirtecek; şu anda, varsa, halen PFDK'da görev alan Fenerbahçe üyesi kurul üyelerini değiştirecek. Bu değişikliğin gerçekleşmesi için ise TFF yönetiminin değişmesi gerekiyor.

30 Mayıs 2013 Perşembe

PFDK Kararları - 30.05.2013

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun 30.05.2013 tarih ve 88 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar TFF'nin Internet sitesinde yayınlandı.


1- TRABZONSPOR A.Ş. sporcusu TOLGA ZENGİN'in, sportmenliğe aykırı açıklamaları nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 10.000-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

2- MANİSASPOR Kulübünün, 26.05.2013 tarihinde oynanan MANİSASPOR - TORKU KONYASPOR PTT 1. Lig Play-Off müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren9.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada MANİSASPOR Kulübünün, basın toplantısına teknik direktör ve futbolcuların katılmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren3.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Cezaların birleştirilmesi suretiyle MANİSASPOR Kulübünün, toplam 12.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada MANİSASPOR Kulübü başkanı EMRE HASGÖR'ün, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 15 GÜN HAK MAHRUMİYETİ ve 7.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada MANİSASPOR Kulübü antrenörü ÜMİT ŞENGÜL'ün, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASI VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI CEZASI ve 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

3- TORKU KONYASPOR Kulübünün, 26.05.2013 tarihinde oynanan MANİSASPOR - TORKU KONYASPOR PTT 1. Lig Play-Off müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 15.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada TORKU KONYASPOR Kulübü sporcusu ALİ TURAN'ın, cezalı iken akredite alanda yer almasından dolayı takdiren 4.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

4- FETHİYESPOR Kulübü sporcusu ONUR OKAN'ın, 24.05.2013 tarihinde oynanan FETHİYESPOR - İNEGÖLSPOR Spor Toto 2. Lig Play-Off müsabakasında, slogan içeren tişört giymesinden ve mesajın içeriğinden dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren İHTAR CEZASI ile cezalandırılmasına,

5- FETHİYESPOR Kulübünün, 28.05.2013 tarihinde oynanan YENİ MALATYASPOR - FETHİYESPOR Spor Toto 2. Lig Play-Off müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 2.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FETHİYESPOR Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle takdiren 6.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Cezaların birleştirilmesi suretiyle FETHİYESPOR Kulübünün, toplam 8.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FETHİYESPOR Kulübü başkanı İSMAİL ÖZTÜRK'ün, müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle takdiren 90 GÜN HAK MAHRUMİYETİ ve 11.250.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada FETHİYESPOR Kulübü antrenörü MUAMMER SÜRMELİ'nin, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASI VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI CEZASI ve 2.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

6- TEPECİKSPOR A.Ş.'nin, 24.05.2013 tarihinde oynanan YENİ MALATYASPOR - TEPECİKSPOR A.Ş. Spor Toto 2. Lig Play-Off müsabakasında, takım halinde sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle 2.700.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

PFDK Başkanı
Halit Fahri GÜLTEKİN

23 Mayıs 2013 Perşembe

PFDK Kararları - 23.05.2013

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun 23.05.2013 tarih ve 86 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar TFF'nin Internet sitesinde yayınlandı.

1- GALATASARAY A.Ş.'nin, 18.05.2013 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş. - TRABZONSPOR A.Ş. Spor Toto Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.'nin, basın toplantısına antrenör ve futbolcuların katılmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.'nin, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içerisinde 3. kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren 120.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.'nin, stadyuma sportmenliğe aykırı pankart asılmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 20.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Cezaların birleştirilmesi suretiyle GALATASARAY A.Ş.'nin toplam 150.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

2- KARDEMİR D.Ç. KARABÜKSPOR Kulübünün, 18.05.2013 tarihinde oynanan KARDEMİR D.Ç. KARABÜKSPOR - FENERBAHÇE A.Ş. Spor Toto Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren10.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada KARDEMİR D.Ç. KARABÜKSPOR Kulübünün, anons sisteminin taraflı kullanılmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada KARDEMİR D.Ç. KARABÜKSPOR Kulübünün, takım halinde sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle 7.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Cezaların birleştirilmesi suretiyle KARDEMİR D.Ç. KARABÜKSPOR Kulübünün, toplam 22.500.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

3- BEŞİKTAŞ A.Ş.'nin, 19.05.2013 tarihinde oynanan KAYSERİSPOR - BEŞİKTAŞ A.Ş. Spor Toto Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

4- AKHİSAR BLD. GENÇLİK VE SPOR Kulübünün, 18.05.2013 tarihinde oynanan ORDUSPOR - AKHİSAR BLD. GENÇLİK VE SPOR Spor Toto Süper Lig müsabakasında, oyuncu kriterlerine uymamasından dolayı takdiren 60.000-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

5- TORKU KONYASPOR Kulübünün, 19.05.2013 tarihinde oynanan TORKU KONYASPOR - BUCASPOR PTT 1. Lig Play off müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 12.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada TORKU KONYASPOR Kulübünün, görevli olmayan kişilerin akredite edilmediği alanda yer almasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 3.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada TORKU KONYASPOR Kulübünün, stadyuma usulsüz seyirci alınmasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 20.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Cezaların birleştirilmesi suretiyle TORKU KONYASPOR Kulübünün, toplam35.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

6- BUCASPOR Kulübünün, 19.05.2013 tarihinde oynanan TORKU KONYASPOR - BUCASPOR PTT 1. Lig Play off müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 9.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

7- ADANA DEMİRSPOR Kulübünün, 19.05.2013 tarihinde oynanan ADANA DEMİRSPOR - MANİSASPOR PTT 1. Lig Play-off müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKAYI KENDİ SAHASINDA SEYİRCİSİZ OYNAMA CEZASI ile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada ADANA DEMİRSPOR Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde 4. kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren 1 RESMİ MÜSABAKAYI KENDİ SAHASINDA SEYİRCİSİZ OYNAMA CEZASI ve 20.000.-TL PARA CEZASIile cezalandırılmasına,
Aynı müsabakada ADANA DEMİRSPOR Kulübü sporcusu ÖZGÜR ÖÇAL'ın, rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

8- MANİSASPOR Kulübü sporcusu HASAN ALİ DURTULUK'un, 19.05.2013 tarihinde oynanan ADANA DEMİRSPOR - MANİSASPOR PTT 1. Lig Play-off müsabakasında, rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN ve 5.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

9- GÜMÜŞHANESPOR Kulübünün, 17.05.2013 tarihinde oynanan GÜMÜŞHANESPOR - DARICA GENÇLERBİRLİĞİ Spor Toto 3. Lig Play off müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı takdiren8.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

10- DARICA GENÇLERBİRLİĞİ SPOR Kulübünün, 17.05.2013 tarihinde oynanan GÜMÜŞHANESPOR - DARICA GENÇLERBİRLİĞİ Spor Toto 3. Lig Play off müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren1.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

PFDK Başkanı
Halit Fahri GÜLTEKİN

6 Şubat 2013 Çarşamba

Bahis Şikesi Yapılan Maçlar - Liste

Birkaç saat önce PFDK'nın 8 Haziran 2011 tarihinde verdiği şike ve bahisle ilgili kararlarını paylaşmıştım.

Bazı okurlarım maçların listesini yayınlamamı önerdiler.

Kararlara konu olan, şike yapılan veya şikeye teşebbüs edilen (!) maçların listesi şöyle:

30 Mart 2008 KASIMPAŞA - SİVASSPOR
24 Aralık 2008 TORBALISPOR - MUSTAFAKEMALPAŞASPOR
25 Aralık 2008 CEYHANSPOR - BATMAN PETROLSPOR
24 Aralık 2008 BULANCAKSPOR - ÜNYESPOR
05 Ocak 2009 ALANYASPOR - KIRŞEHİRSPOR
14 Mart 2009 İSTANBULSPOR A.Ş. - TEPECİKSPOR A.Ş.
30 Nisan 2009 BELEDİYE BİNGÖLSPOR - DİYARBAKIR KAYAPINAR BELEDİYESPOR
10 Ağustos 2009 GEBZESPOR - KONYA ŞEKERSPOR
21 Ağustos 2009 TURGUTLUSPOR - GEBZESPOR
30 Ağustos 2009 ADIYAMANSPOR - YALOVASPOR
2 Eylül 2009 HATAYSPOR - MERSİN İDMANYURDU SPOR
2 Eylül 2009 EYÜPSPOR - GEBZESPOR
02 Eylül 2009 ANKARA DEMİRSPOR - KONYA ŞEKERSPOR
09 Eylül 2009 GAZİANTEPSPOR - MERSİN İDMAN YURDU SPOR
16 Eylül 2009 KÖRFEZ BELEDİYESPOR-BOZÜYÜKSPOR
30 Eylül 2009 ADIYAMANSPOR - YALOVASPOR
30 Eylül 2009 KASTAMONUSPOR - BOLUSPOR
30 Eylül 2009 TOKATSPOR - KOCAELİSPOR
6 Ekim 2009 ADANA DEMİRSPOR - KAHRAMANMARAŞSPOR
6 Ekim 2009 ESKİŞEHİRSPOR - KAYSERİSPOR
07 Ekim 2009 İSTANBULSPOR A.Ş.-AKHİSAR BLD. GENÇLİK VE SPOR
07 Ekim 2009 SÜRMENESPOR - ARAKLISPOR
13 Ekim 2009 KAYSERİ ERCİYESSPOR - ADANASPOR A.Ş.
14 Ekim 2009 İZMİRSPOR - KEÇİÖRENSPORTİF A.Ş.
25 Ekim 2009  BEYKOZSPOR 1908 A.Ş - BOZÜYÜKSPOR
27 Ekim 2009 KAYSERİSPOR - GAZİANTEPSPOR
31 Ekim 2009 ŞANLIURFA BELEDİYESPOR - 72 BATMANSPOR
7 Kasım 2009 ANKARA DEMİRSPOR - ORHANGAZİSPOR
8 Kasım 2009 MARDİNSPOR - KAHRAMANMARAŞSPOR
14 Kasım 2009 ŞANLIURFA BELEDİYESPOR - BELEDİYE BİNGÖLSPOR
14 Kasım 2009 İSTANBULSPOR - TURGUTLUSPOR
18 Kasım 2009 BEYKOZSPOR 1908 A.Ş. - TÜRK TELEKOMSPOR
18 Kasım 2009 TOKATSPOR - PURSAKLARSPOR A.Ş.
14 Kasım 2009 KÜÇÜKKÖYSPOR - BALIKESİRSPOR
14 Şubat 2010 ELAZIĞSPOR - ADIYAMANSPOR

14 Mart 2010 İSTANBULSPOR A.Ş. - TEPECİKSPOR A.Ş.


PFDK Kararları - 05.02.2013

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun 05.02.2013 tarih ve 53 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar TFF'nin resmi sitesinde yayınlandı:


1- ANKARASPOR A.Ş. sporcusu ÖMER ÇİÇEK'in, 31.01.2013 tarihinde oynanan ANKARASPOR A.Ş. - SİVAS DÖRT EYLÜL BLD. SPOR A2 Ligi müsabakasında, rakip takım sporcusuna yönelik hakareti nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

2- BOLUSPOR Kulübü sporcusu SAMET PİRDAL'ın, 31.01.2013 tarihinde oynanan BOLUSPOR - BUCASPOR A2 Ligi müsabakasında, müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

3- BUCASPOR Kulübü sporcusu İSA FUAT DAYI'nın, 31.01.2013 tarihinde oynanan BOLUSPOR - BUCASPOR A2 Ligi müsabakasında, rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

4- ORDUSPOR Kulübü teknik sorumlusu TURGUT KIR'ın, 31.01.2013 tarihinde oynanan SİVASSPOR - ORDUSPOR A2 Ligi müsabakasında, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASI VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI CEZASI ile cezalandırılmasına,

5- GAZİANTEPSPOR Kulübü sporcusu MÜSLÜM ELMAS'ın, 31.01.2013 tarihinde oynanan ŞANLIURFASPOR - GAZİANTEPSPOR A2 Ligi müsabakasında, rakip takım sporcusuna yönelik şiddetli hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

6- SİVASSPOR Kulübü hakkında, 30.01.2013 tarihinde oynanan SİVASSPOR - FENERBAHÇE A.Ş. Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında, çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle sevk yapılmış ise de isnat olunan ihlalin unsurları oluşmadığından CEZA TAYİNİNE YER OLMADIĞINA,

Karar verilmiştir.

PFDK Başkanı
Halit Fahri GÜLTEKİN