Eskişehirspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eskişehirspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2015 Salı

CAS'ın 3 Temmuz Süreci ile İlgili Kararları

Bugün yeniden yargılama kararı verilen şike davasının ikinci duruşması gerçekleşiyor.

Sanık avukatları delillerin geçersiz olduğunu iddia ediyorlar. Bu iddia ile ilgili görüşlerimi yazmıştım: http://goo.gl/TkquBe

Sanık avukatları ve taraflı gazeteciler "kumpas", "komplo", "cemaat", "paralel" derken kamuoyu olayın özünü ve gerçekleri gözden kaçırıyor.

Olayları hatırlatacak vaktim yok. Gerçekleri CAS kararlarında okumak en doğru tercih olacaktır. CAS polisin, ceza mahkemesinin, Yargıtay'ın, TFF'nin, UEFA'nın yorumları ile bağlı kalmadan yeni baştan yargılama yaptı. Tapeleri tek tek inceledi, değerlendirdi. Bazı tapelerde UEFA'nın yorumlarını reddetti. Hatta ceza mahkemesinin değerlendirmelerinin tersine sonuçlara ulaştı.

Sadece CAS kararları ile yetinmek doğru olmaz. CAS kararını inceleyen İsviçre Federal Mahkemesi'nin kararını da okumak gerekir. Fenerbahçe, İFM'nin kararına karşı İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'ne başvurmadı. Demek ki kararı hukuka uygun buldu. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiaların inandırıcı olmadığı ortaya çıktı.

CAS'ın ve İFM'nin kararlarını okumanızı öneririm. Özellikle hukukçular ve gazeteciler bu kararları iyi okumalı ve sindirmeliler.

Kararların listesi aşağıdadır:




7 Haziran 2014 Cumartesi

İlhan Cavcav: "Ceza Hakkaniyetli Değil"

UEFA'nın Eskişehirspor ve Sivasspor'u şikeden ötürü Avrupa Ligi'nden men etmesinin ardından, Kulüpler Birliği ve Gençlerbirliği Spor Kulübü başkanı İlhan Cavcav demeç vermiş. Cavcav, cezayı hakkaniyetli bulmadığını; fiilin sahiplerinin değil de kulüplerinin cezalandırılması ve tarihlerine gölge düşürülmesinin adil olmayacağını ifade etmiş.

Bu demeci okuyunca, İlhan Cavcav'ın şike ile görüşleri aklıma geldi.

CavcavTBMM bünyesinde kurulan Türk sporunda şiddet, şike, rüşvet ve haksız rekabet iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan (10/63, 113, 138, 179, 228) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu'nun raporunda Cavcav'ın şike ve teşvik primi ile ilgili olarak,

"Hiçbir kulüp yöneticisinin hiçbir futbolcusuna “gel kardeşim bu maçı ver” diyemeyeceğini, ancak geçmişte özellikle bazı yabancı futbolcuların para karşılığı maç sattıklarını öğrendiğini,"

"Teşvik primi verilmesi ve hatır şikesi hususlarının, geçmişte olduğu gibi günümüzde de devam ettiğini, kimsenin teşvik primi yok diyemeyeceğini, yönetici, teknik direktör, futbolcu herkesin bu işin içinde olduğunu, Türkiye Şampiyonu olan takıma UEFA’nın 6 trilyon gibi bir para verdiğini, bir takımın 6 trilyon için 500 milyar teşvik primini kolaylıkla verebileceğini, ancak bu hususları ispat etmenin çok zor olduğunu,"


söylediği belirtildi.


Aynı komisyona TFF eski başkanı ve bugün Fenerbahçe yönetim kurulu üyesi Abdullah Kiğılı da görüş bildirmiş ve İlhan Cavcav'a atıf yapmıştı. İlgili raporda Abdullah Kiğılı'nın "Teşvik denildiğini, şike denildiğini, ancak sayın İlhan Cavcav’ın da çıkıp “gayet normal, yapılır” dediğini, buna kimsenin mani olamayacağını, kendisinin iki futbolcu satın alması halinde kimsenin ruhunun dahi duyamayacağını, bu işin delilinin bulunamayacağını, bu hususta Futbol Federasyonu’na yetki verilmesi gerektiğini ve Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun kanaate dayalı olarak karar vererek cezayı saptaması gerektiğini, futbolcu Cafer Aydın’ın 4 yıl önceki hadiseyi kendilerine de, Federasyona da anlattığını, ancak Federasyon’un bir hafta içinde “zaman aşımına uğramıştır” diyerek dosyayı kapattığını, şike ve teşvik priminin bütün futbol kamuoyu tarafından kanıksanıp doğal karşılanır hale geldiğini, bu durumun önleneceği konusunda da bir umutsuzluk olduğunu" belirttiği ifade ediliyor. (Raporun şike ve teşvik primi ile ilgili bölümleri için: http://goo.gl/pbQu1Jhttp://goo.gl/CQsIO2)

İlhan Cavcav, 3 Temmuz sürecinde de şikeyi örtbas etmeye çalışmış ve "futbolun marka değeri" safsatasıyla kulüplere ceza verilmemesi gerektiğini ileri sürmüştü.

Cavcav'ın beyanına şaşırmadım. Bakalım, UEFA soruşturmasında sıra Gençlerbirliği'ne gelince nasıl bir tavır takınacak!

Milliyet'ten Yanlış Haber

UEFA Temyiz Kurulu, Eskişehir ve Sivasspor'un UEFA Avrupa Ligi'nden men etti.

Bugün Milliyet gazetesinde yayınlanan bir yazıda iki konuya değinildi.

Yazının ilk bölümünde UEFA'nın şike sürecinde ismi geçen bütün kulüpleri takibe aldığının öğrenildiği belirtilmiş. "Günaydın" deyip, bu bölümü geçiyorum.

Yazının ikinci bölümünde ise Eskişehir ve Sivasspor'un UEFA kararından sonra izleyeceği yol haber yapılmış. Bu bölüm baştan sona yanlış. Ne yazık ki, bu bölüm "hukukçuların yorumlarına" dayandırılmış.

Haberdeki iddialar ve düzeltmeler aşağıdadır.

1) "Eskişehirspor ve Sivasspor’a 2 yıl men cezası ve 300’bin euro para cezası isteyen UEFA müfettişlerinin talebine karşın, iki kulübe de 1’er yıl “katılamaz” hükmü veren Disiplin Komitesi’nin kararından sonra, CAS yolu açıldı. 20 gün içerisinde Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’ne itiraz hakkı bulunan Sivasspor ve Eskişehirspor kulüplerinin, bu süreyi beklemeden en geç bir hafta içinde yasal işlemleri başlatacağı bildirildi."

Dünkü kararı UEFA Disiplin Komitesi vermedi. UEFA Temyiz Kurulu ilgili karara imza attı.

Sık sık yapılan bir hataya bu haberde de rastladık. CAS'ın açılımı "Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi" değildir. Doğru tercüme "Spor Tahkim Mahkemesi"dir. (Detaylı açıklama için: http://goo.gl/cPBL4p)

UEFA Temyiz Kurulu kararlarına başvuru süresi 20 gün değil, 10 gündür. Bu süre UEFA'nın Eskişehirspor ve Sivasspor ile ilgili açıklamasında belirtildiği gibi; sürenin hukuki kaynağı UEFA Statüsü'nün 31'inci maddesinin 3'üncü fıkrasıdır. Milliyet, 20 günlük süreyi nereden çıkardı? Bir hukukçudan mı görüş aldılar?

2) "Her iki kulübün de ilk etapta UEFA kararının durdurulması yönünde talepte bulunacağı öğrenilirken, CAS’ın Haziran ayı sonunda başlayacak Avrupa Ligi ön eleme maçları arefesinde tarafların hızlı yargılanma tisteğini kabul edeceği vurgulandı."

- "tisteğini" ifadesi, gazetenin Internet sitesinden aynen alınmıştır.

- CAS'ın hızlı yargılama yapması için öncelikle uyuşmazlığın iki tarafının bu konuda anlaşması gerekir (CAS Tüzüğü, R52/III). Kulübün CAS'tan hızlı yargılama istemesi tek başına yeterli olmaz. Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın davalarının hızlı yargılama usulü ile görülmesi, iki kulübün UEFA ile anlaşması sonucu gerçekleşmişti. Hatta hızlı yargılama teklifi UEFA'dan gelmişti. Eskişehirspor ve Sivasspor, UEFA kabul etmezse, hızlı yargılama imkanından faydalanamaz. O zaman sormak lazım: UEFA hızlı yargılamayı kabul etmezse, sırf Haziran ayında Avrupa Ligi ön eleme maçlarının oynanacağı gerekçesiyle CAS hızlı yargılama yapabilir mi? Hangi hukukçu CAS'ın iki kulübün hızlı yargılama talebini kabul edeceğini iddia etti?

3) "CAS’ın, tıpkı Fenerbahçe örneğinde olduğu gibi turnuvanın prestiji açısından yürütmenin durdurulması yönünde karar vermesi beklenirken, başvurunun reddedilmesi durumunda Sivasspor ve Eskişehirspor’un bulundukları turdan itibaren ihraç edilmelerinin yüksek ihtimal olduğu, hukukçular tarafından dile getirildi."

Yazının sahibi, Fenerbahçe'nin CAS'ta açtığı ilk davayı unutmuş ya da hatırlamak istemiyor.

CAS, ilk davada Fenerbahçe'nin yürütmeyi durdurma kararı talebini reddetti. CAS, "turnuvanın prestiji"ne bakarsa, aksine, şike ile suçlanan kulüplerin turnuvaya katılmaması yönünde karar verir. Bugüne kadar CAS, şike sebebiyle ceza alan hiçbir kulübün yürütmeyi durdurma talebini kabul etmedi.

Fenerbahçe'nin CAS'taki ikinci davasında ise kamuoyu yanıltıldı. Fenerbahçe yönetimi ve hukukçuları CAS'ın yürütmeyi durdurma talebini kabul ettiğini, UEFA'nın çatırdayacağını, yürütmeyi durdurma kararının savaşlarında ne kadar haklı olduklarını gösterdiğini, kendilerine kurulan komplonun CAS tarafından bertaraf edileceğini ileri sürmüşlerdi.

CAS, Fenerbahçe'nin yürütmeyi durdurma talebini kabul etmedi. UEFA ve Fenerbahçe, yürütmenin durdurulması konusunda anlaştı. CAS da "taraflar arasındaki anlaşma uyarınca, UEFA Temyiz Kurulu kararının uygulanmayacağını" açıkladı.

CAS, Eskişehirspor ve Sivasspor'un yürütmeyi durdurma taleplerini reddedecek. CAS bu talebi reddederse, Milliyet'teki iddianın aksine, Eskişehirspor ve Sivasspor zaten ön eleme turunda hiç yer almayacakları için, ihraç edilmeleri de söz konusu olmayacak.

4) "2014-15 sezonunda Türkiye’yi Şampiyonlar Ligi’’nde Galatarasay ve Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nde ise Trabzonspor dışında temsil edecek başka takım bulunmayacak."

Bu ihtimal, Sivasspor ve Eskişehirspor'un Avrupa Ligi ön eleme turu maçlarına başlayıp da ihraç edilmeleri ihtimali için ortaya atılmış.

Sivasspor ve Eskişehirspor'un yürütmeyi durdurma talepleri reddedilecek. Bu iki takım ön eleme oynayamayacak. Peki onların yerine kim geçecek? Bu sorunun yanıtını uzun bir yazımda paylaşmıştım (http://goo.gl/aU85HT). Aşağıda özet geçeceğim.

UEFA Avrupa Ligi Talimatı'na göre Kardemir Karabükspor ve Bursaspor Avrupa Ligi ön eleme turlarına katılabilecek. Ancak Kardemir Karabükspor yönetiminin Emenike'ye yönelik şike girişimlerinin haberdar olmasına rağmen TFF'ye bilgi vermemesi Karabükspor'un şike sebebiyle ceza almasına sebep olabilir.

Kardemir Karabüspor, UEFA Avrupa Ligi'ne alınmazsa, sıra Gençlerbirliği'ne gelecek. 2010-2011 sezonunda kulübün genel müdürlüğü görevini yürüten Zafer Önder İpek'in, Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında şike ve Gençlerbirliği-Trabzonspor maçında teşvik primi için aracılık ettiği tespit edildiği için Gençlerbirliği'nin UEFA'dan ceza alması muhtemel.

Kardemir Karabükspor ve Gençlerbirliği ceza alırsa, sıra Akhisar Belediyespor'a geliyor.

UEFA talimatlarına göre, Bursaspor ve Akhisar Belediyespor'un UEFA Avrupa Ligi ön eleme turuna gitmesi beklenebilir. Bununla birlikte, önümüzde yeteri kadar zaman yok. Kanımca sadece Bursaspor Avrupa Ligi ön eleme turuna alınacaktır. Kardemir Karabükspor ve Gençlerbirliği'nin yargılaması zaman alacağı için, ön eleme turları başlayana kadar Akhisar Belediyespor'un katılımını sağlayacak süreç bitemeyecektir.

Dileğim, Akhisar Belediyespor'un hak ettiği Avrupa yolculuğuna biletini almasıdır.

6 Haziran 2014 Cuma

Eskişehirspor'dan Şike Açıklaması

UEFA Temyiz Kurulu, Eskişehirspor ve Sivasspor'un 2014-2015 sezonunda Avrupa Ligi'ne katılamayacaklarına karar verdi.

Eskişehirspor, bu kararın ardından bir kamuoyu açıklaması yayınladı.

Açıklamanın her cümlesi hakkında sayfalarca yorum yapılabilir. Yarın bu açıklama hakkında yorumlarımı yazacağım.

Şimdilik kamuoyu açıklamasını paylaşacağım:

"Bilindiği üzere 19/05/2014 tarihinde UEFA’dan gelen yazı ile Kulübümüz hakkında Disiplin Soruşturması başlatıldığı, 21/05/2014 tarihli yazıyla da Kulübümüzün UEFA Tahkim Kurulu’na sevk edildiği  tarafımıza bildirilmiştir.

Bu yazılar Kulübümüze ulaşır ulaşmaz savunma hazırlıkları başlatılmıştır. Spor Hukuku konusunda deneyimi olan yurt dışından bir hukuk bürosundan hukuk danışmanlık hizmeti satın aldığımız gibi, İsviçreli deneyimli bir avukatla da görüşmeler yaparak kendi ekibimizle birlikte savunma hazırlanmış ve İsviçre’nin Nyon kentinde yapılan yargılamaya heyetle katılarak savunma yapılmıştır.

Bugün Kulübümüze iletilen karar ile önümüzdeki sezon için UEFA Ligine katılmaktan men edildiğimizi öğrenmiş bulunuyoruz.

Bu ceza, tüm camiamızı derinden üzmüş ve yaralamıştır. Çünkü Kulübümüzün bu cezayı hak edecek hiçbir fiili olmamıştır. Zaten Karar gerekçesi okunduğunda da bu çok net görülmektedir. Ceza gerekçesinde, UEFA Disiplin Müfettişliği tarafından temin edilen hiçbir belge ve delil yer almamaktadır. Ceza, Türk Polisi tarafından yapılan soruşturmada dönemin teknik direktörü Bülent Uygun ve dönemin futbolcusu Ümit Karan hakkında elde edilen ve adı geçenlerin yargılanmalarına dayanak teşkil eden deliller ile verilmiştir. Kulübümüzün söz konusu süreçte adı geçmediği gibi UEFA Tahkim Kurulu ceza gerekçelerinde de adı geçmemektedir.

Kulübümüz fair-play kurallarını uygulamak için bütün tedbirleri almıştır. Bu Tahkim Kurulunda da ifade edilmiştir. Buna rağmen söz konusu süreçte dönemin teknik direktörünün ve bir futbolcunun adının geçmesi nedeniyle Kulübümüzün cezalandırılması ‘’ Adalet’’ anlayışı ile bağdaşmamaktadır.

UEFA’nın şikeye ‘’Sıfır Tolerans’’ politikasının kurbanı olduğumuzu değerlendirmekteyiz.

Kulübümüzün haklarını korumak için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bunun için CAS ‘a başvurumuzu yapacağız. Ümit ediyoruz ki CAS, adil bir karar vererek hak etmediğimiz bu cezayı kaldıracaktır.

Kulübümüz gibi fair-play kuralları çerçevesinde mücadele ederek UEFA Ligine katılmayı hak eden Sivasspor Kulübü’ne verilen cezadan da büyük üzüntü duyduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz.

ESKİŞEHİRSPOR KULÜBÜ YÖNETİM KURULU"

22 Mayıs 2014 Perşembe

Kardemir Karabükspor'un Avrupa Ligi'ndeki Yeri Garanti Değil

UEFA'nın Sivasspor ve Eskişehirspor ile ilgili soruşturma açmasının ardından Türkiye'de heyecanlı ve gergin bir bekleyiş başladı.

Bu iki kulüp de ceza alırsa, bunların yerine hangi kulüpler gidecek?

Dünkü yazımda, iki kulübün de ceza alması ihtimali üzerinde durmuştum.

Şahsi kanaatim, Eskişehirspor'un ceza almayacağı yönünde. Eskişehirspor'dan sadece bir teknik direktör ve bir futbolcu teşvik priminden ceza aldılar. Eskişehirspor'un yöneticileri şike ve teşvik primi faaliyetlerine karışmadılar. Bu durumda Eskişehirspor'a ceza verilmesi zor görünüyor.

Eğer Eskişehirspor ceza almazsa, sadece Sivasspor'un yerine hangi kulübün gideceğini tartışacağız.

Sivasspor yerine öncelikle Kasımpaşa A.Ş.'nin Avrupa Ligi ön eleme turuna katılması düşünülebilirdi. Ancak Kasımpaşa A.Ş.'nin UEFA Kulüp lisansı yok. TFF Tahkim Kurulu, bugün Kasımpaşa'nın itirazını reddetti. Kasımpaşa A.Ş.'nin bu lisansı alması zor gözüküyor.

Kasımpaşa A.Ş.'nin ardından Kardemir Karabükspor geliyor. Bu kulüp, TFF'den UEFA Kulüp Lisansı'nı aldı.

Sosyal medyada, Kardemir Karabükspor'un Emenike Olayı sebebiyle şikeden ceza alabileceğine yönelik iddialar paylaşılıyor.

Bu iddialar ağır ceza mahkemesi ve Yargıtay kararları dikkate alındığında temelsiz. Bununla birlikte, UEFA mevzuatı dikkate alındığında, Karabükspor için tehlike çanları çalıyor.

Aşağıda detaylarıyla açıklamaya çalışacağım.

Savcı iddianamesi ve ağır ceza mahkemesinin kararına bakıldığında, Emenike ile ilgili şike girişimlerinin sadece Emenike ve Emenike'nin menajeri Erdem Konyar üzerinden yürütüldüğü anlaşılıyor.

Ağır ceza mahkemesinin kararında, "Emenike’nin; sakatlığını öne sürerek müsabakada oynamaması üzerinde anlaştıkları, Karabükspor kulübü doktorlarının müsabakada oynamasına mani herhangi bir sağlık problemi olmadığını söylemesine rağmen Emenike’nin bu sakatlığını öne sürerek 08.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe maçında oynamak istemediği, bu süreçte Karabükspor yetkililerinin de Fenerbahçe yöneticisi Alaeddin Yıldırım’ın Emenike ile görüştüğünü öğrenmeleri üzerine şahsın örgüt ile görüşerek şike konusunda anlaşmış olabileceğinden ve bu anlaşmada Erdem Konyar’ın aracılık ettiğinden şüphelenerek Emenike’nin Erdem Konyar ile görüşmesini sınırlandırmaya çalıştıkları" iddiası yer aldı.

Görüldüğü üzere, Karabükspor yöneticileri şike yapmadıkları gibi, şikeyi önlemek için çaba harcamışlar. Savcılık bu kulüp yöneticileri hakkında iddianame hazırlamadı. Doğal olarak, mahkeme de bu yöneticilere ceza vermedi.

Karabükspor'lu yöneticilerin şikeyi önleme çabaları UEFA'nın gözünde anlam ifade etmeyebilir.

UEFA Disiplin Talimatı'nın hem 2011 hem de 2013 versiyonlarına göre, müsabakanın gidişatına veya sonucuna etki edilmeye çalışıldığını öğrenen hakem/oyuncu/yöneticinin ilgili durumu yetkililere bildirmesi gerekiyor. Örneğin, UEFA, şike teklifini kendisine bildirmeyen bir hakeme ömür boyu men cezası verdi.

UEFA, Kardemir Karabükspor yöneticilerinin şike görüşmelerinden şüphelenmelerine rağmen durumu TFF'ye bildirmemelerini disiplin suçu olarak kabul edebilir.

Kardemir Karabükspor yetkilileri, UEFA Disiplin Talimatı'ndaki hükmün TFF Disiplin Talimatı'nda yer almadığını; şike görüşmelerini bildirmemenin Türk hukukuna göre disiplin suçu olmadığını iddia edebilirler.

Karabükspor yöneticilerinin yukarıdaki muhtemel savunması karşısında, UEFA, ulusal federasyon mevzuatının UEFA mevzuatı ile asgari açıdan uyumlu olması gerektiğini; federasyonların uyum çalışmaları yapma yükümlülüğü olduğunu ileri sürebilir.

TFF Tahkim Kurulu, TFF Disiplin Talimatı'nda şike ve cezaların ertelenmesi ile ilgili talimat değişikliklerini FIFA ve UEFA normlarına uygun bulmuştu. Bir yazımda, TFF Tahkim Kurulu'nun bu kararını eleştirmiştim: http://goo.gl/SFHpY7

Görüldüğü üzere, Kardemir Karabükspor'un yeri garanti değil. UEFA'nın olayı nasıl değerlendirmeyi tercih edeceğini zaman içinde göreceğiz.

Kardemir Karabükspor da UEFA'ya alınmazsa, sıra Bursaspor'a gelecek. Bursaspor'un UEFA Kulüp Lisansı'nı haiz. Bu kulüp için bir sorun yok.

Eskişehirspor ve Kardemir Karabükspor da men cezası alırsa, Bursaspor'a hangi kulüp eşlik edecek?

Sıralamaya bakarsak, Gençlerbirliği'nin Avrupa'ya gitmesi lazım. Oysa onların da durumu şüpheli.

Gençlerbirliği'nin 2010-2011 sezonunda kulübün genel müdürlüğü görevini yürüten Zafer Önder İpek'in, Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında şike ve Gençlerbirliği-Trabzonspor maçında teşvik primi için aracılık ettiği tespit edildi. Bununla birlikte, söz konusu eylemler 6222 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden gerçekleştiği için Zafer Önder İpek'in fiili 6222 sayılı Kanun kapsamında suç olarak değerlendirilemedi.

Ağır ceza mahkemesinin eylemi tespit etmesi UEFA için yeterli. Bu eylemin Türk kanunlarına göre suç olmaması UEFA'yı ilgilendirmiyor.

Gençlerbirliği genel müdürünün, kulübün yöneticisi olduğu tartışma götürmez. Bu durumda, sıra Gençlerbirliği'ne gelirse, UEFAGençlerbirliği'ne de kapıyı gösterebilir.

Gençlerbirliği de Avrupa'ya gidemezse, kim gidecek?

Cevap: Akhisar Belediyespor.

İşte Türk futbolunun marka değeri! Kurallar uygulanırsa, Avrupa Ligi'ne 5 kulübümüzü gönderemeyeceğiz. Onuncu sıradaki kulüp Avrupa Ligi'ne gidecek.

Eskişehirspor'dan Şike Soruşturması Açıklaması

Eskişehirspor, UEFA'nın şike soruşturması ile ilgili kamuoyu açıklaması yayınladı.

İlgili açıklamada "Lisanslama aşamasında, Türkiye’de yaşanan şike olaylarında, kulüpte o dönemde görev alan bazı kişilerin şike sürecinde adlarının geçmesi nedeniyle konuya ilişkin gerekli açıklama, bilgi ve belgelerin TFF aracılığı ile UEFA’ya sunulduğu" belirtildi.

Aynı açıklamada "Kulübümüzün, şike olayları ile ilgili yapılan tüm soruşturmalarda müdahil olmadığı ve herhangi bir ceza almadığı kamuoyunun malumudur" ifadesine yer verildi.

Bu açıklama eksik.

Öncelikle, şike sürecinde Eskişehirspor'da görev alan bazı kişilerin sadece isimleri şike sürecinde isimleri geçmekle kalmadı. Bu kişiler ceza aldılar.


O dönemde Eskişehirspor'da top koşturan Ümit Karan hem TFF hem de ağır ceza mahkemesi tarafından cezalandırıldı.

PFDK, Karan'ın Eskişehirspor - Trabzonspor maçında teşvik primine teşebbüs ettiğini belirledi ve Karan'a 2 yıl hak mahrumiyeti cezası verdi. Tahkim Kurulu, bu kararı düzeltti ve Karan'a 2 yıl müsabakalardan men cezası verdi.

Ağır ceza mahkemesi ise Karan'ın teşvik primine teşebbüs değil, teşvik primi suçunu işlediğine hükmetti. Yargıtay bu nitelendirmeyi kabul etti ancak cezanın ertelenip ertelenmeyeceğinin tartışılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararını bozdu. Bu bozma kararı, Karan'ın teşvik primi suçunu işlediği gerçeğini değiştirmiyor.

Eskişehirspor'un teknik direktörü Bülent Uygun'un durumu ise biraz karışık.

PFDK, Bülent Uygun'un herhangi bir disiplin suçu işlemediğine kanaat getirdi.

Ağır ceza mahkemesi ise Uygun'un Eskişehirspor - Trabzonspor maçında teşvik primi suçunu işlediğini kabul etti. Ağır Ceza Mahkemesi, Bülent Uygun'un Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütüne üye olduğuna dair suçlamayı kabul etmedi ve Uygun hakkında beraat kararı verdi. Ancak Yargıtay, Uygun'un Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, söz konusu örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğinin anlaşıldığını belirtti ve ilk derece mahkemesinin kararını bozdu. Ayrıca Yargıtay, söz konusu teşvik primi suçunun örgüt faaliyetleri içinde işlendiğini, ilk derece mahkemesinin bunu göz ardı ederek Uygun'a eksik ceza verildiğini belirtti. Yargıtay, bu tespitle birlikte, ayrıca Uygun'a verilen cezanın ertelenip ertelenmeyeceğinin tartışılması gerektiğini de belirtti. Ağır ceza mahkemesi, Yargıtay'ın bu tespitlerini dikkate alarak dosyayı yeniden değerlendirecek.

Görüldüğü üzere, Ümit Karan ve Bülent Uygun, Eskişehirspor-Trabzonspor maçı ile ilgili olarak teşvik primi suçu işlediler. Sadece isimlerinin geçmesi ile yetinilmesi söz konusu değil.

Eskişehirspor, herhangi bir ceza almadıklarını ifade etmiş. O dönemde hiçbir kulübe ceza verilmedi. Kulüplere ceza verilmemesi için büyük uğraş verildi. Talimat değiştirildi. Mehmet Şekip Şekip Mosturoğlu ve İlhan Yüksel Ekşioğlu'nun şike yaptıkları çok açık iken; PFDK bu faaliyetleri "teşebbüs" olarak nitelendirdi. Bazı kulüplerin yöneticileri, futbolcuları bu isimler tarafından dört koldan sarılmışken; PFDK bu "teşebbüsü" ağır teşebbüs olarak nitelendirmekten kaçındı. Üstelik bugünkü hukuk sistemimizde artık ağır- eksik teşebbüs ayırımı bulunmuyor.

Üstelik unutmamak gerekir ki, Eskişehirspor'un hiçbir yöneticisi şike/teşvik primi faaliyetlerine karışmadı. Sadece teknik direktör ve futbolcu ceza aldı. Kulüp, bu kişilerin hukuka aykırı eylemlerinden sorumlu olmayacaktı.

Asıl sorulması gereken, Eskişehirspor'un neden şike sürecine müdahil olmadığıdır.

Hatırlayalım. Bülent Uygun ve Ümit Karan'ın Eskişehirspor–Fenerbahçe maçı için şike faaliyetinde bulundukları iddia edilmişti. Bu isimler ilgili maçta şike yaptıkları iddiasıyla yargılanmışlardı. Eskişehirspor, bu davaya müdahil olmadı. Oysa Eskişehirspor bu maçta şike yapıldı ise, zarar görmüş olacaktı.

Eskişehirspor, açılan davaya müdahil olmayarak şüphe uyandırmıştı. Yöneticiler, kulübün hak ve menfaatlerini korumak için kıllarını kıpırdatmadılar. Sadece Bülent Uygun ve Ümit Karan'ın sözleşmelerini dondurmakla yetindiler. Daha sonra bu iki isimle yollarını ayırdılar. Oysa yargılama sürecinde davaya müdahil olmaları beklenirdi.

Eskişehirspor'un UEFA tarafından cezalandırılacağını sanmıyorum. Ancak kulübün kamuoyu açıklamasını yadırgadım.

21 Mayıs 2014 Çarşamba

UEFA, Eskişehirspor ve Sivasspor Hakkında Soruşturma Başlattı

Beklenen oldu. UEFA, şike şüphesi nedeniyle Eskişehirspor ve Sivasspor hakkında soruşturma açıldığını açıkladı.

Eskişehirspor'un futbolcusu ve teknik direktörü ile Sivasspor'un yöneticileri ile kalecisi şikeden ötürü ceza almışlardı. UEFA'nın soruşturmasına şaşırmamak lazım.

Şu anda sadece bu iki kulübün yerine hangi kulüplerin Avrupa Ligi ön eleme turlarına katılacağı tartışılmalı!

Bu tartışmada çeşitli ihtimaller karşımıza çıkıyor.

Sivasspor'un yerine, ligi onun gerisinde bitiren kulüp Avrupa Ligi ön eleme turunda mücadele edecek. Kasımpaşa A.Ş., ligi Sivasspor'un arkasında bitirdi ama Kasımpaşa A.Ş'nin UEFA lisansı yok. TFF, Kasımpaşa A.Ş.'ye UEFA Kulüp Lisansı vermedi. Bu lisans olmadan Avrupa Kupaları'na katılmak mümkün değil. Kasımpaşa A.Ş.'nin eksikleri giderip bu lisansı almasına pek ihtimal verilmiyor. Eğer alabilirse, Kasımpaşa A.Ş, Sivasspor'un yerine Avrupa Ligi'ne gidecek.

UEFA Avrupa Ligi Talimatı'na göre, UEFA'nın katılımını reddettiği kulüp ulusal kupa şampiyonu değil ise, onun yerine ligde bir alt sıradaki kulüp turnuvaya dahil ediliyor. Bu sebeple, Eskişehirspor'un Türkiye Kupası'na yarı finalde elediği Antalyaspor'un Avrupa Ligi'ne katılması mümkün değil. Eskişehirspor'un yerine, Süper Lig'den bir kulüp Avrupa Ligi'ne gidecek.

İhtimalleri birlikte değerlendirdiğimizde,

1) Kasımpaşa A.Ş, UEFA Kulüp Lisansı almayı becerirse, Avrupa Ligi ön eleme turlarına Kasımpaşa A.Ş ve Kardemir Karabükspor katılacak.

2) Kasımpaşa A.Ş, UEFA Kulüp lisansı alamazsa, Avrupa Ligi ön eleme turlarına Kardemir Karabükspor ve Bursaspor katılacak.

Diğer gelişmeleri daha sonra değerlendireceğiz.

Not: İhtimaller http://sporvehukuk.blogspot.com.tr/2014/05/kardemir-karabuksporun-avrupa-ligindeki.html linkindeki yazıda irdelenmiştir.

30 Ocak 2013 Çarşamba

CAS Duruşma Takvimini Açıkladı

CAS, duruşma takvimini açıkladı.

Türk takımlarından Eskişehirspor'un taraf olduğu davanın duruşması 28 Şubat'ta gerçekleşecek.

Duruşma takvimi şöyle: 

1 Şubat 2013 CAS 2012/A/3027 Jacques Anouma v. Confédération Africaine de Football (CAF) 

Şubat 2013 CAS 2012/A/2844 Gussev Vitali v. C.S. Fotbal Club Astra 

Şubat 2013 CAS 2012/A/2902 Cerro Porteño FC v. Locarno FC

Şubat 2013 CAS 2011/A/2362 Mohammad Asif v. International Cricket Council 
CAS 2012/A/2854 Horacio Luis Rolla v. U.S. Cittá di Palermo S.p.A. & FIFA

Şubat 2013 CAS 2011/A/2364 Salman Butt v. International Cricket Council 
CAS 2012/A/2839 CA Boca Juniors v. FIFA 
CAS 2012/A/3031 Katusha Management SA v. UCI

22 
Şubat 2013 CAS 2012/A/2787 Villarreal CF v. FIFA

27 
Şubat 2013 CAS 2012/A/2874 Grzegorz Rasiak v. AEL Limassol 
CAS 2012/A/2962 Maritimo da Madeira v. Wydad Athletic Club

28 
Şubat 2013 CAS 2012/A/2910 Club Eskisehirspor v. Kris Boyd

8 Mart 2013 
CAS 2011/A/2539 Borussia VfL 1900 Mönchengladbach GmbH v. Boca Juniors & FIFA

13 
Mart 2013 CAS 2012/A/2992 UPA-CONI v. Fabrizio Macchi

29 & 30 Nisan 2013 
CAS 2012/A/2917 British Paralympic Association v. International Association for Disabled Sailing & Norwegian Olympic and Paralympic Committee