Türkiye Futbol Federasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye Futbol Federasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2015 Çarşamba

TFF Bünyesinde Profesyonel Müsabaka İcra Kurulu Oluşturuldu

Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Komitesi Talimatı değiştirildi.

TFF Yönetim Kurulu‟nun 29.09.2015 tarih ve 6 sayılı toplantısında aldığı karar ile talimatın çeşitli hükümleri değiştirilmiş ve bu değişiklikler 30.09.2015 tarihinde TFF‟nin resmi internet sitesi olan www.tff.org adresinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

İlgili düzenlemeler aşağıdaki gibidir:

14 Temmuz 2015 Salı

TFF Kulüp Lisans Kurulu da Değiştirildi

TFF yönetim kurulu iki gündür kurulları belirleyemedi. Özellikle yedek üyelerin sayısında özensiz davrandı. Mevzuatta öngörülenden fazla sayıda kişi yedek üye olarak atandı.

PFDK ve Tahkim Kurulu'ndan sonra TFF Kulüp Lisans Kurulu'nda da yedek üyelerde değişiklik yapıldı.

TFF Kulüp Lisans Kurulu'na dört yedek üye atanabilirken, TFF yönetim kurulu bu kurula beş üye atamıştı.

Yedek üyelerden Emre Erdoğan görevden alındı ve yedek üye sayısı dörde indirildi.

Tahkim Kurulu da Eksildi

TFF Yönetim Kurulu dünden beri kurulları belirlemeye çalışıyor. Bir türlü beceremedi.

Tahkim Kurulu başkanı ve asıl üyeleri dün belirlenmişti. Yedek üye listesi ise önce yayınlanıp sonra kaldırılmıştı. Yayınlanan listede ise altı üyeden oluşması gereken yedek listeye yedi isim yazıldığını açıklamıştım.

Bugün yedek liste tekrar düzenlenmiş. Yedi kişilik liste altı kişiye indirilmiş. İlk listede yer alan Mustafa Serdar Akdoğan listeden çıkarılmış.

Bu listeler hazırlanırken ne tür pazarlıklar dönüyor bilemiyoruz ama listenin devamlı değiştirilmesi rahatsız ediyor.

TFF Kurullarında Kulüp Üyelerinin ve Avukatlarının Yer Alması Doğru Değil

TFF yönetim kurulu birçok kurula atama yaptı.

Kurul üyeleri irdelendiğinde, özellikle PFDK ve Tahkim Kurulu üyelerinin bazı kulüplerle yakın ilişki içinde olduğu görülüyor.

Kurul kararlarının hukuka uygun, adil, tarafsız olduğuna inanmak zor olacak.


TFF Futbol Disiplin Talimatı'nın 70'inci maddesinde PFDK üyeleri için çekilme yükümlülüğü öngörülüyor. PFDK üyeleri, tarafsızlıklarından ciddi şüpheyi gerektirecek haklı sebeplerin varlığı halinde ilgili dosyaya ilişkin olarak kuruldan derhal çekilmek zorundadır.

TFF, Bazı Kurulların Yedek Üyelerini Açıklamıyor

Bugün beklenen oldu ve TFF yönetim kurulu bazı kurulları belirledi.

Açıklamanın üzerinden birkaç saat geçtikten sonra ilginç bir gelişmeye tanık olduk.

TFF, PFDK üyelerini yayınlarken, yedek üyelere de yer vermişti. Birkaç saat sonra PFDK yedek üyelerinin isimlerinin silindiğini gördük. Değiştirilmeden önceki listede yer alan Av. Fatih Erdöl, Av. Ahmet Eren Başkurt, Av. Anıl Soğancıoğlu, Av. Uğur Osman Zincir, Av. Abdülkedir Kocatepe, Arda Erdem ve Av. Oğuzhan İlyas yeni listede yer almıyorlar.

TFF, Tahkim Kurulu üyelerini tanıtırken ise sadece asıl üyeleri yayınlamayı tercih etti. Tahkim Kurulu'nun yedek üyelerini öğrenemedik.

TFF'nin birkaç saat içinde PFDK'nın yedek üyelerini sayfadan kaldırması ve Tahkim Kurulu'nun sadece asıl üyelerini yayınlamakla yetinmesi kuşkuyla karşılandı.

Not: Kısa bir araştırmadan sonra TFF Tahkim Kurulu yedek üyelerinin de önce ilan edildiğini ancak listenin silindiğini öğrendim.

TFF'nin yayınladığı ilk listede yer alan yedek üyeler aşağıdaki gibiydi:
1- Av. Uğur Mutlu
2- Av. Mürteza Zengin
3- Av. Yalçın Güdül
4- Av. Selahattin Kalkan
5- Av. Mustafa Serdar Akdoğan
6- Av. Muhammed Yusuf Dündar
7- Yard. Doç. Dr. Aslan Delice

TFF Tahkim Kurulu Belirlendi

TFF Yönetim Kurulu, Tahkim Kurulu'nu belirledi.

Avukat Engin Tuzcuoğlu başkanlığındaki Tahkim Kurulu aşağıdaki isimlerden oluşuyor:

1 - Av. Engin Tuzcuoğlu (BAŞKAN)
2 - Av. Can Yalçınkaya
3 - Av. Sait Yalazay
4 - Doç. Dr. Murat Balcı
5 - Av. İsmail Esin
6- Av. Fuat Göktaş
7- Prof. Dr. Emine Yazıcıoğlu

Tahkim Kurulu, Federasyon Başkanının teklifi ve Yönetim Kurulunun kararı ile en az beş yıllık meslekî tecrübeye sahip Hukuk Fakültesi mezunları arasından seçilecek bir Başkan ile altı asıl, altı yedek üyeden oluşuyor.

TFF Yönetim Kurulu sadece asıl üyeleri atadı. Yedek üyelerin listesi henüz açıklanmadı. Diğer kurulların yedek üye listesi açıklanmışken, Tahkim Kurulu'nun yedek listesinin ilan edilmemesi şüphe ile karşılandı.

Not: Kısa bir araştırmadan sonra TFF Tahkim Kurulu yedek üyelerinin de önce ilan edildiğini ancak listenin silindiğini öğrendim.

TFF'nin yayınladığı ilk listede yer alan yedek üyeler aşağıdaki gibiydi:
1- Uğur Mutlu
2- Mürteza Zengin
3- Yalçın Güdül
4- Selahattin Kalkan
5- Mustafa Serdar Akdoğan
6- Muhammed Yusuf Dündar
7- Aslan Delice


Yukarıdaki liste mevzuata aykırıydı. Yedek üye sayısı en fazla 6 olabilirken, TFF'nin yayınladığı ilk listede 7 üye bulunuyordu.

TFF Kulüp Lisans Kurulu Üyeleri Belirlendi

TFF Yönetim Kurulu, Kulüp Lisans Kurulu Başkanlığı'na Doç. Dr. Naim Demirel'in getirilmesine karar verdi.

Doç. Dr. Naim Demirel başkanlığındaki Kulüp Lisans Kurulu şu isimlerden oluşuyor:

1- Doç. Dr. Naim Demirel (Başkan)
2- Nejdet Hüddam
3- Av. Cihan Önal
4- Av. Aydın Güngör
5- Av. Selçuk Akgün

YEDEK ÜYELER
1- Suat Ekici 
2- Ahmet Hakan Arıkan
3- Ali Yazlı
4- Tolga Tatari
5- Emre Erdoğan

Kurulun görevlerini sıralamadan önce, TFF'nin dikkatini iki konu üzerine çekmek isterim.

13 Temmuz 2015 Pazartesi

Menajer Değerlendirme Komisyonu Üyeleri Belirlendi

TFF Yönetim Kurulu, Menajer Değerlendirme Komisyonu üyelerini belirledi.

Menajer Değerlendirme Komisyonu üyeleri şu isimlerden oluşuyor:

1- Hüdai Doğu
2- Av. Başbuğ Pınarbaşı
3- Prof. Dr. Ufuk Aydın
4- Av. Fuat Göktaş

Menajer Değerlendirme Komisyonu, menajerlik lisansı başvuru taleplerininin Futbol Menajerleri Çalışma Talimatı'nda belirlenen şartlara uygun olup olmadığını inceleyecek.

Komisyon, menajerlik lisansına başvuranların aşağıdaki şartları haiz olup olmadığını değerlendirecek:
a) Türk vatandaşı olmak veya Türkiye’de yasal ikametgaha ve çalışma iznine sahip olmak,
b) Şike ve teşvik primi ile Futbol Disiplin Talimatı’nın “Hükümlülük” kenar başlıklı maddesinde belirtilen suçlardan dolayı kesin hüküm giymemiş olmak,
c) Disiplin Kurulları tarafından, müsabaka sonucunu etkileme, bahis, doping, ayrımcılık ve sahtecilik eylemleri nedeniyle kesinleşmiş ceza almamış olmak,
ç) TFF tarafından belirlenecek diğer şartları yerine getirmek.
d) Mesleki, sosyal ve ahlaki yönlerden iyi anılmak ve "kusursuz bir itibara" sahip olmak.

Komisyon, değerlendirme neticesinde başvuruları uygun bulunmayan kişilerin başvurularını reddedecek. Lisans adayı Değerlendirme Komisyonun ret kararının kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde TFF Yönetim Kuruluna itirazda bulunabilecek. Süresi içinde itiraz edilmezse ret kararı kesinleşecek. Bu kişiler ret kararının kesinleşmesinden itibaren en erken bir yıl sonra ret gerekçesinin ortadan kalktığını kanıtlayarak tekrar lisans başvurusunda bulunabilecekler.

Menajerliğe başvuranlarda aranan şartlar başta olmak üzere, Futbol Menajerleri Çalışma Talimatı'nın birçok düzenlemesi eleştiriye açık. Şimdilik sadece Değerlendirme Komisyonu'nun görevini yazmakla yetindim.

PFDK Üyeleri Atandı

TFF Yönetim Kurulu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Başkanlığı'na Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu'nun getirilmesine karar verdi.

Avukat Hüseyin Karaahmetoğlu başkanlığındaki PFDK şu isimlerden oluşuyor:

1- AV.HÜSEYİN KARAAHMETOĞLU (BAŞKAN)
 2- AV. SERDAR ÖLMEZ
3- AV. AHMET YAVAŞÇI
4- AV. ENVER POLAT YILMAZ
5- AV. ALİ KEMAL ATÇEKEN
6- AV. AHMET GÜREL
7- AV. UFUK UYSAL 

YEDEK ÜYELER
1- AV. FATİH ERDÖL 
2- AV. AHMET EREN BAŞKURT
3- AV.ANIL SOĞANCIOĞLU
4- AV. UĞUR OSMAN ZİNCİR
5- AV. ABDÜLKADİR KOCATEPE
6- ARDA ERDEM
7- AV. OĞUZHAN İLYAS

Neden PFDK ve Tahkim Kurulu Üyeleri Atanmıyor?

Türkiye Futbol Federasyonu olağan seçimli mali genel kurulu geçen ay gerçekleşti. Bu genel kurul ile Yıldırım Demirören tekrar başkan seçildi.

TFF'nin yeni yönetim kurulu ilk toplantısını 6 Temmuz'da gerçekleştirdi. Bu toplantıda kurulların atanması beklendi ancak kurullar atanmadı. Yeni yönetim tarafından atanan ilk kurul MHK oldu.

Etik Kurulu, AFDK, PFDK ve Tahkim Kurulu üyeleri henüz atanmadı.

Bugün bu kurullar işlevsizdir. Yönetim kurulunun değişmesi ve yeni yönetim kurulunun görevlendirilmesi ile birlikte kurulların görevleri sona ermiştir. Zira bu kurulların görev süresi her halükarda TFF Yönetim Kurulunun ya da başkanın görev süresi ile sınırlıdır. Bugün federasyonun sitesinde kurul üyesi olarak ilan edilen üyelerin hiçbiri hukuken üye değildir.

TFF yönetim kurulunun kurulları neden atamadığı bilinmiyor. Ancak bu bekleyiş, Türk futboluna zarar verebilir.

3 Temmuz süreci, bu kurulların yaz aylarında da büyük iş yükü altına girebileceğini gösterdi. Bu yaz aynı sorunların tekrarlanmayacağını kimse iddia edemez.

Sözleşmelerin feshinden, transferlerden doğacak uyuşmazlıklar bu kurulları terletecek.

TFF yönetimi en kısa zamanda yeni kurulları atamalıdır.

TFF Statüsü Değiştirildi

Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü, 25 Haziran 2015 tarihinde yapılan olağan seçimli genel kurulda değiştirilmişti.

İlgili değişiklikler 11 Temmuz 2015 Tarihli ve 29413 Sayılı Resmî Gazete'de ilan edildi.

İlan aşağıdaki gibidir:

2 Temmuz 2015 Perşembe

TFF Olağan Seçimli Genel Kurulu Toplantı Tutanağı yayınlandı

Türkiye Futbol Federasyonu'nun 25 Haziran 2015 tarihinde gerçekleştirdiği Olağan Seçimli Genel Kurulu Toplantı Tutanağı TFF'nin resmi sitesinde yayınlandı.

Tutanağı okumak için tıklayın!

10 Haziran 2015 Çarşamba

PFDK ve Tahkim Kurulu'nda Kulüp Üyeleri Yer Almamalı

TFF'nin olağan seçimli genel kurulu 25 Haziran'da gerçekleşecek. Yıldırım Demirören ve Haluk Ulusoy başkan adaylıklarını açıkladılar.

Medyada iki adayın listeleri hakkında spekülasyonlar yayınlanıyor.

TFF yönetiminde en önemli kurullar PFDK ve Tahkim Kurulu. Lobi, bu kurullara üye atanması için yapılıyor. TFF'nin delege yapısında kulüplerin, özellikle Süper Lig kulüplerinin baskın olması, bu kurullarda kulüp etkisini güçlendiriyor.

TFF mevzuatında PFDK ve Tahkim Kurulu üyelerinin bağımsız ve tarafsız olduğu öngörülse de, pratiğin bu yönde olmadığını biliyoruz. Şike sürecinde PFDK'nın Trabzonlu üyesi Yusuf Reha Alp ile ilgili tartışmalar unutulmadı.

20 Kasım 2014 Perşembe

TFF, Hakemlere Karşı Şiddeti Önlemek İçin Aldığı Kararları Açıkladı

TFF'nin açıklaması aşağıdaki gibidir:

Futbol Müsabaka ile Futbol Disiplin Talimatlarında Değişiklik Yapıldı

TFF'den yapılan açıklama aşağıdaki gibidir:

"TFF Yönetim Kurulu'nun 20.11.2014 tarih ve 52 sayılı toplantısında aldığı karar ile Futbol Müsabaka Talimatı ile Futbol Disiplin Talimatı'nın bazı maddelerinde değişiklikler yapıldı. 

Futbol Müsabaka Talimatı'nın 19. maddesinde yapılan değişiklik ile müsabaka hakemine, kulüp yöneticilerinin kendilerine yeşil zemin içinde veya dışında sportmenliğe aykırı harekette, kişilik haklarına saldırıda, hakarette, tehditte bulunmaları, tükürmeleri veya benzeri eylemlerde bulunmaları halinde müsabakayı tatil edebilme yetkisi tanınmıştır.


Bu değişikliğe ek olarak Futbol Disiplin Talimatı'nın ilgili maddelerinde yapılan değişiklikler ile de kulüp yöneticilerine disiplin ihlalleri nedeniyle verilen cezalarda artırıma gidilmiştir."

13 Kasım 2014 Perşembe

Tayfun Bayındır Yanılıyor

Bugün TRT'de yayınlanan "Manşetlerde Spor" programına denk geldim. Birkaç gün önceye kadar Uğur Meleke'nin oturduğu koltukta bugün Tayfun Bayındır oturuyordu.

Hatırlanacağı üzere, Uğur Meleke, geçen hafta Beşiktaş, Fikret Orman, Fenerbahçe, Aziz Yıldırım, Emre Belözoğlu, GalatasarayTFF, milli takım hakkında çok sert eleştiriler getirmiş ve TRT ile yolları ayrılmıştı.

Tayfun Bayındır'ın futbolla ilgili görüşleri tartışılır. Brezilya maçı ile ilgili esaslı eleştiriler dile getiremedi.

Futbolu bir kenara koyalım! Bayındır hukuki konulara da değindi ve  fahiş hata yaptı.

Bayındır, Fatih Terim'in ligimizde oynayan üç yabancı oyuncuyu devşirmek istediğini, ancak sistemin buna izin vermediğini savundu. Bayındır, bir yabancının Türk vatandaşı olması için, Türkiye'de en az beş sene ikamet etmesi gerektiğini; Terim'in istediği üç oyuncunun bu şartı sağlamadığını ve devşirmenin gerçekleşemediğini söyledi.

Bayındır, mevzuatı eksik biliyor. Bayındır sadece genel şartları okumuş. İstisna hükmünü gözden kaçırmış.

Türk Vatandaşlığı Kanunu'na göre, kural olarak, bir yabancının Türk vatandaşlığını kazanabilmesi için aşağıdaki şartlar aranır:
a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak,
b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etmek,
c) Türkiye'de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek,
ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,
d) İyi ahlak sahibi olmak,
e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,
f) Türkiye'de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak,
g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak.

Bununla birlikte, kanun, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Bakanlığın teklifi, Bakanlar Kurulunun kararı ile sportif alanda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler Türk vatandaşlığı kazanabileceğini öngörmektedir.

Spor alanındaki devşirmeler çok kolay gerçekleşmektedir. Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın teklifi ile sporcular kısa süre içinde Türk vatandaşlığını kazanmaktadır. Sporcuların kesintisiz beş yıl ikamet etmek, yeteri kadar Türkçe konuşabilmek gibi şartları yerine getirmesi aranmamaktadır.

Güvener, en kısa zamanda hatasını TRT ekranlarında düzeltmelidir.

8 Eylül 2014 Pazartesi

Rekabet Kurumu'ndan TFF-Digiturk Soruşturması ile ilgili Sözlü Savunma Toplantısına Davet

Rekabet Kurumu, Türkiye Futbol Federasyonu ile Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş. Hakkında Yürütülen soruşturmada, Ankara 10. İdare Mahkemesinin kararı üzerine sözlü savunmanın 15 Ekim 2014 tarihinde yapılacağını duyurdu.

Kurumun açıklaması aşağıdaki gibidir:
"Türkiye Futbol Federasyonu ile Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş. hakkında verilen 11.10.2013 tarihli ve 13-58/821-346 sayılı Kurul kararına yönelik Ankara 10. İdare Mahkemesinin kararının yerine getirilmesini teminen sözlü savunma toplantısı 15 Ekim 2014 Çarşamba günü saat 10.00’da yapılacak.
Toplantıya katılmak isteyen şikayetçi ve üçüncü kişilerin, “Rekabet Kurulu Nezdinde Yapılan Sözlü Savunma Toplantıları Hakkında Tebliğ” uyarınca, soruşturma ile ilgili menfaat ilişkilerini ortaya koyan bilgi ve belgeleri içeren dilekçeyle 03 Ekim 2014 Cuma günü mesai saati sonuna kadar Rekabet Kurumuna başvurmaları gerekmektedir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Kurum açıklamasının kaynağını teşkil eden Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin kararını kısaca özetleyeyim.

Doğan TV Digital Platform İşletmeciliği A.Ş (Doğan TV), Türkiye Futbol Federasyonu ile Krea İçerik Hizmetleri ve Produksiyon A.Ş. arasında 21.05.2012 tarihinde imzalanan 2015-2016 ve 2016-2017 Futbol Sezonu Yayın Haklan Sozleşmesi'ne muafiyet tanınmasına yönelik Rekabet Kurulu'nun kararının iptalini ve kararın yürütmesinin durdurulmasını talep etti.

Doğan TV, başvurusunda,
- Soruşturma taraflarından TFF'nin sözlü savunma talep etmesine rağmen, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 46'ncı maddesi gereğince yapılması gereken sözlü savunma toplantısının yapılmadığını;
- Bireysel muafiyet şarta bağlı olarak verilmesine rağmen ilgili şartlann neler olduğunun kısa kararda belirtilmediğini;
- Sözleşmeye muafiyet tanınmasının yasaya aykırı olduğunu
iddia etti.

Mahkeme, TFF tarafından sözlü savunma talebinde bulunulmasına rağmen, Rekabet Kurulu'nun sözlü savunma toplantısı yapmadan karar vermesinin hukuka aykırı olduğu; söz konusu hukuka aykırı işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansiz zararlar doğabileceği gerekçesiyle, ilgili işlemin 2577 Sayılı Kanunun 27'nci maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına karar verdi.

Sözlü savunma 15 Ekim 2014 tarihinde yapılacak.

Şikâyetçi Doğan TV dışında üçüncü kişiler de sözlü savunma toplantısına katılabilecekler. Toplantıya katılmak isteyen üçüncü kişiler 3 Ekim 2014 Cuma günü mesai saati sonuna kadar toplantı konusu ile ilgili menfaat ilişkilerini ortaya koyan bilgi ve belgeleri içeren bir dilekçe ile Kurula başvurabilecekler. Kurulun söz konusu başvurulara ilişkin kararı, ilgili kişilere toplantıdan önce bildirilecek.

Sözlü savunma toplantısına dinleyici olarak katılmak isteyenlerin bu talepleri, toplantı saatinden makul bir süre önce toplantı mahallinde hazır bulunmaları koşuluyla, toplantı salonunun fiziki imkânları ölçüsünde ve salona geliş sırasına göre karşılanacak.

Bununla birlikte, oturumun gizli yapılmasına karar verilmesi mümkün. Sözlü savunma toplantısına katılmak isteyen üçüncü kişilerin ve dinleyicilerin bu ihtimali dikkate almaları gerekiyor.

İlgili linkler:

21 Mayıs 2014 Çarşamba

UEFA, Eskişehirspor ve Sivasspor Hakkında Soruşturma Başlattı

Beklenen oldu. UEFA, şike şüphesi nedeniyle Eskişehirspor ve Sivasspor hakkında soruşturma açıldığını açıkladı.

Eskişehirspor'un futbolcusu ve teknik direktörü ile Sivasspor'un yöneticileri ile kalecisi şikeden ötürü ceza almışlardı. UEFA'nın soruşturmasına şaşırmamak lazım.

Şu anda sadece bu iki kulübün yerine hangi kulüplerin Avrupa Ligi ön eleme turlarına katılacağı tartışılmalı!

Bu tartışmada çeşitli ihtimaller karşımıza çıkıyor.

Sivasspor'un yerine, ligi onun gerisinde bitiren kulüp Avrupa Ligi ön eleme turunda mücadele edecek. Kasımpaşa A.Ş., ligi Sivasspor'un arkasında bitirdi ama Kasımpaşa A.Ş'nin UEFA lisansı yok. TFF, Kasımpaşa A.Ş.'ye UEFA Kulüp Lisansı vermedi. Bu lisans olmadan Avrupa Kupaları'na katılmak mümkün değil. Kasımpaşa A.Ş.'nin eksikleri giderip bu lisansı almasına pek ihtimal verilmiyor. Eğer alabilirse, Kasımpaşa A.Ş, Sivasspor'un yerine Avrupa Ligi'ne gidecek.

UEFA Avrupa Ligi Talimatı'na göre, UEFA'nın katılımını reddettiği kulüp ulusal kupa şampiyonu değil ise, onun yerine ligde bir alt sıradaki kulüp turnuvaya dahil ediliyor. Bu sebeple, Eskişehirspor'un Türkiye Kupası'na yarı finalde elediği Antalyaspor'un Avrupa Ligi'ne katılması mümkün değil. Eskişehirspor'un yerine, Süper Lig'den bir kulüp Avrupa Ligi'ne gidecek.

İhtimalleri birlikte değerlendirdiğimizde,

1) Kasımpaşa A.Ş, UEFA Kulüp Lisansı almayı becerirse, Avrupa Ligi ön eleme turlarına Kasımpaşa A.Ş ve Kardemir Karabükspor katılacak.

2) Kasımpaşa A.Ş, UEFA Kulüp lisansı alamazsa, Avrupa Ligi ön eleme turlarına Kardemir Karabükspor ve Bursaspor katılacak.

Diğer gelişmeleri daha sonra değerlendireceğiz.

Not: İhtimaller http://sporvehukuk.blogspot.com.tr/2014/05/kardemir-karabuksporun-avrupa-ligindeki.html linkindeki yazıda irdelenmiştir.

20 Mayıs 2014 Salı

Sivasspor'un Avrupa Hayali Erken Bitecek

Spor Toto Süper Lig sona erdi. Avrupa Kupaları'na katılacak ve küme düşen takımlar belli oldu.

Sezonu şampiyon kapatan Fenerbahçe, şike cezası nedeniyle Avrupa'ya gidemiyor.

TFF, resmi sitesinde Avrupa'ya gidecek takımları açıkladı.

Açıklamaya göre,

Ligi ikinci sırada bitiren Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'ne grup aşamasından, lig üçüncüsü Beşiktaş ise Şampiyonlar Ligi'ne 3. ön eleme turundan katılacak.

Lig dördüncüsü Trabzonspor Avrupa Ligi'ne Play-Off turundan, lig beşincisi Sivasspor 3. ön eleme turundan, kupa finalisti Eskişehirspor ise 2. ön eleme turundan katılacak.

Bu açıklamaya göre, Sivasspor Avrupa Ligi'nde ön eleme turu oynayacak. Oysa bu mümkün değil. Sivasspor'un Avrupa hayali erken sona erecek.

Hatırlanacağı üzere, Sivasspor'un iki yöneticisi şike suçundan mahkum oldu.

Sivasspor başkanı Mecnun Otyakmaz, Sivasspor - Fenerbahçe (22.05.2011) maçı için şike yapmaktan mahkum oldu. Otyakmaz, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan da mahkum oldu.

Sivasspor yönetim kurulu üyesi Ahmet Çelebi ise İstanbul Büyükşehir Belediyespor - Fenerbahçe (01.05.2011) ve Sivasspor - Fenerbahçe (22.05.2011) maçlarında şike yapmaktan mahkum oldu.

Yargıtay, Ahmet Çelebi'ye verilen cezayı onarken; Mecnun Otyakmaz'a verilen cezanın ertelenip ertelenmeyeceğinin tartışılması gerektiğini belirterek ağır ceza mahkemesinin kararını bozdu.

Sivasspor yönetim kurulu, Yargıtay'ın kararının ardından yaptığı açıklamada Ahmet Çelebi ile ilgili kesinleşmiş karara hiç değinmezken; Mecnun Otyakmaz lehine bozma kararı verildiğini iddia etti.

Dikkat edilirse, Yargıtay, Mecnun Otyakmaz'ın şike yaptığını ve Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiğini kabul etti. Yargıtay sadece cezanın ertelenmesinin tartışılması gerektiğini açıkladı.

Ahmet Çelebi hakkındaki kesinleşmiş hapis cezası ve Mecnun Otyakmaz'ın fiillerinin Yargıtay tarafından da tespit edilmesi, Sivasspor'u UEFA önünde zora sokacak.

UEFA Avrupa Ligi 2014-2015 sezonuna ilişkin talimata göre, Sivasspor'un 2 Haziran 2014 tarihine kadar UEFA'ya bazı belgeler göndermesi gerekiyor. Bu belgeler içinde, "kulübün 27 Nisan 2007'den beri şike faaliyetlerine karışmadığını" belirten bir form da bulunuyor.

Sivasspor bu formda şikeye karışmadığını ifade ederse, UEFA ağır ceza mahkemesi ve Yargıtay'ın kararlarına dayanarak Sivasspor'u şikeye karıştığı için Avrupa Ligi'nden men edecek.

UEFA sadece men kararıyla yetinmeyecek. UEFA, gerçeğe aykırı beyan sebebiyle, Sivasspor'un sorumluluğunu daha ağır takdir edecek. Sivasspor en az bir sene men cezası alacak. Yalan beyan sebebiyle, bu cezanın en az iki sene men olması muhtemel.

UEFA sadece Sivasspor'a ceza vermekle yetinmeyebilir. TFF, Yargıtay'ın kararına rağmen, yöneticileri şike yapmış bir kulübü Avrupa Ligi'ne gönderme kararı alarak, UEFA'nın mevzuatına aykırı davranmış olacak. Şikeye karşı sıfır tolerans ilkesini benimseyen ve birkaç ay önce şikeyle mücadeleyi güçlendirmek için önemli kararlar alan UEFA, bu kararlarını öncelikle TFF üzerinde uygulama imkanına sahip olacak.

Zamanında Sivasspor yöneticilerine ceza vermekten imtina eden PFDK ve şike yapan bir futbolcuya sadece üç maç men cezası verecek kadar şuurunu kaybetmiş TFF Tahkim Kurulu, UEFA'nın muhtemel mektubu karşısında nasıl tavır alacak? Zamanı gelince göreceğiz.

29 Ocak 2014 Çarşamba

FIFA ve UEFA'nın Muhtemel Yaptırımları

Yargıtay'ın birçok isim için şike sürecini bitiren kararının ardından gözler FIFA ve UEFA'ya çevrildi.

Medya ve sosyal medyada takip ettiğim hukukçular birbiriyle çelişen yorumlar yapıyorlar.

Yargıtay kararından önce "UEFA kulüplere ceza veremez" diyen bazı hukukçular ağız değiştirdiler. Şimdi UEFA'nın küme düşme cezası verebileceğini iddia ediyorlar.

Bazı hukukçular TFF için yeniden yargılama söz konusu olamayacağını, zira Yargıtay kararının yeni delil olmadığını belirtiyorlar.

Bir kesim TFF'ye bile ceza verilemeyeceğini, UEFA'nın talimat değişikliğinin geçmişe etkili uygulanamayacağını savunuyor.

Ciddiye almakta zorlandığım tek görüş ise "Türkiye'de yeniden yargılamaya ilişkin kanun değişikliğinin gerçekleşmesi halinde, Yargıtay kararının bozulacağını ve Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeni bir sürecin başlayacağını, spor hukukunun da bu sürecin sonunu beklemesi gerektiğini; olası beraat kararlarının ardından spor hukukunda yeniden yargılama yapılması gerektiği"ni iddia ediyor. Bu görüş sahipleri, Türk yargı sistemindeki yolsuzluğun UEFA'nın dikkatinden kaçamayacağını ileri sürüyorlar.

Eminim gözden kaçırdığım görüşler vardır. Hepsini ayrı ayrı değerlendirmem gerekmiyor. Bu yazıda kendi görüşümü paylaşacağım.

Öncelikle, FIFA ve UEFA Türk yargı sistemindeki yozlaşmayla ilgilenmez. UEFA Disiplin Kurulu, UEFA Temyiz Kurulu ve CAS sadece mahkeme kararını değil, delilleri de dikkate alarak karar verdi. Üstelik Yargıtay tapelerin gerçeği yansıttığını, sanıkların tapelerin içeriğine itiraz etmediklerini hatta sanıkların bazı ses kayıtlarının dinlenmesine karşı çıktıklarını açıkladı. UEFA ve FIFA için tapelerin sahte olmaması, içeriklerine itiraz edilmemesi yeterli. Bu tapelerin nasıl elde edildiğinin hiç önemi yok. Mahkeme kararı olmasaydı bile, tapeler tek başına UEFA için yeterli olacaktı. CAS için de durum aynı. CASAmadou Diakite ve Ahongalu Fusimalohi kararlarında tapeler, temel alarak kararları onadı. CAS, hukuka aykırı elde edildiği iddia edilen tapelerin şike gibi sporun doğasına zarar verecek büyük ihlallerin ispatında önemli delil olduğunu benimsedi. CAS, devlet mahkemeleri için bağlayıcı olan temel ilkelerin özel hukuka tabi tahkim yargılamasında birebir uygulanamayacağını ve İsviçre Federal Mahkemesi'nin bu görüşü kabul ettiğini örnek içtihatlarla ortaya koydu.

Bu sebeple, şike soruşturmasında elde edilen ses kayıtları ceza yargılamasında hukuka aykırı kabul edilse bile, spor hukukunda kesinlikle nazara alınır. Ses kayıtlarının hukuka aykırı elde edilmiş olması tek başına spor hukukunda yeniden yargılamayı gerektirmez.

FIFA ve UEFA ne tür cezalar verebilir?

Bazı hukukçular UEFA'nın talimat değişikliğinin geçmişe etkili uygulanamayacağını; şike, ırkçılık gibi temel değerlere saldırı niteliği taşıyan eylemlerin gereği gibi soruşturulmaması durumunda UEFA'ya ceza verme yetkisi tanıyan yeni hükmün TFF ve yöneticileri şike yapan kulüplere uygulanamayacağını iddia ediyorlar.

CAS, Porto Kararı'nda UEFA talimatında şike ile getirilen yeni hükümlerin geçmişe etkili uygulanabileceğini kabul etti. Her ne kadar Porto, talimat değişikliğinden önce şike yapmış olsa da, UEFA'nın yeni talimatı uygulayarak Porto'yu Avrupa Kupaları'na kabul etmeme yetkisi olduğunu açıkladı. Aynı gerekçeyle, UEFA'nın son talimat değişikliğinin 3 Temmuz sürecine etkili olabileceği kabul edilebilir.

3 Temmuz sürecinde UEFA, şike sürecinin TFF'nin egemenliğinde olduğunu ve TFF'nin iç işleyişine müdahale etmeyeceğini açıklamıştı. Dikkat edilirse, bu açıklamalar talimat değişikliğinden önce yapılmıştı. Talimatın yeni düzenlemeleri UEFA'ya ulusal federasyonların iç işleyişine karışma, hatta federasyon yerine karar verme yetkisi tanıyor.

UEFA ve FIFA öncelikle TFF'ye ceza verebilir. TFF, gereği gibi soruşturma yapmadığı gerekçesiyle yaptırıma tabi tutulabilir.

TFF'ye hangi cezalar verilebilir?

UEFA ve FIFA'nın kulüplere, federasyonlara verilecek cezalarda geniş takdir yetkisi bulunuyor.

1) Önce, bugüne kadar kimsenin bahsetmediği bir ihtimali tartışmaya açayım.

FIFA Statüsü, FIFA'ya olağanüstü durumlar söz konusu olduğunda üye federasyonların yönetim kurullarını görevden alma yetkisi vermektedir. Eğer UEFA ve FIFA, TFF'den Yargıtay kararıyla kesinleşen mahkumiyet kararlarını dikkate alarak ilgili kişi ve kulüplere ceza verilmesini ister ancak TFF bu talebi reddederse, FIFA'nın TFF'nin yönetimine müdahale etme ihtimali bulunmaktadır. FIFA, TFF'nin yönetim kurulunu görevden el çektirerek, belli süre için görev yapacak bir kurul atayabilir. FIFA, bu kararı vermeden önce UEFA'ya danışmalıdır.

Yukarıdaki ihtimal Türkiye'de bomba etkisi yapar. Bilindiği üzere, futbol camiası TFF'nin dokunulmaz olduğunu iddia ediyor. Hükümet, Bakanlar, muhalefet partileri de özerkliği dokunulmaz olarak yorumluyor. Her türlü yolsuzluğa imza atanlara müdahale edilemeyeceğini, bu pisliğin TFF'nin iç sorunu olduğunu savunuyor. İsviçre, İngiltere, Fransa, Güney Afrika'da futbol federasyonları hakkında soruşturmalar açıldı. Hatta FIFA bile soruşturuldu. İsviçre mahkemeleri FIFA'nın birkaç yöneticisini cezalandırdı. Hiçbir futbol federasyonu dokunulmaz değil. Türkiye hariç. Anayasa değişikliği ile TFF'nin dokunulmazlığı katmerlendi. Bu da hükümetin ve muhalefet partilerinin ayıbı.

Türkiye'de TFF'ye dokunulamazken, FIFA üye federasyonların yönetimlerine karışabiliyor. Sadece belli bir kararı almaya zorlamakla yetinmeyip, doğrudan yönetimi görevden alıp, karar verecek yeni bir yönetim getirebiliyor.

2) FIFA ve UEFA, Türk milli takımlarının uluslararası maçlar oynamasını engelleyebilir.

3) TFF'nin üyeliği askıya alınabilir.

Peki FIFA ve UEFA kulüplere ceza verebilir mi?

UEFA'nın 2013 tarihli talimatı sadece UEFA tarafından düzenlenen maç ve turnuvalarda değil, ayrıca UEFA'nın kuruluş amaçlarından birine esaslı aykırılık hallerinde de uygulama alanı bulacak. Bu yetki ancak üye federasyonların yeterli soruşturmayı yapmaları halinde uygulanamayacak (UEFA Disiplin Talimatı md. 2/IV).

TFF'nin şike sürecini nasıl yönettiğini biliyoruz. Etik Kurulu'nun saçma raporunu, PFDK'nın açıkça hukuka aykırı kararını ve TFF Tahkim Kurulu'nun şikeye 3 maç ceza verdiği kararı unutmadık.

UEFA, TFF yönetim kurulu ve hukuk kurullarının şikeyi örtbas etmek için harcadığı çabanın farkında. UEFA, 2013 tarihli talimatını uygulayarak öncelikle TFF'ye ceza verebilir. Bu talimata dayanarak kulüpleri de cezalandırabilir.

UEFA, kulüplere hangi cezaları verebilir?

Bir hususu unutmamak gerekir. UEFA sadece kendi disiplin talimatında yer alan cezaları verebilir. UEFA'nın küme düşürme yetkisi bulunmamaktadır. UEFA kulüplere "uyarı"dan başlayarak çeşitli cezalar verebilir ama küme düşürme cezası veremez.

Şikeye karışmış kulüplere verilebilecek en ağır cezalar Avrupa Kupaları'ndan men ve en üst ceza olarak lisansın iptalidir.

Fenerbahçe ve Beşiktaş UEFA tarafından cezalandırıldı. Her ne kadar Beşiktaş için cezanın kesin olmadığı, durumun tekrar değerlendirileceği belirtilse bile, cezanın arttırılacağını sanmıyorum.

Türkiye'de Sivasspor, Giresunspor ve Bülent Uygun'un Yargıtay tarafından yönetici olarak değerlendirilmesinin tartışılmasının ardından belki Eskişehirspor UEFA tarafından cezalandırılabilecektir.

Bu süreçle ilgili asıl aktör FIFA'dır. FIFA'nın kulüplere küme düşme cezası verme yetkisi var. FIFA doğrudan bu cezayı vermeyip, TFF'ye yeni yönetim atadıktan sonra kulüplere ceza verilmesini sağlayabilecek.

Çok önemli bir noktayı atlamayalım. FIFA ve UEFA sadece Yargıtay aşamasından geçmiş kararlarda yer alan maçlarla sınırlı karar vermeyecektir. 6222 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce yapılmış ancak mahkemenin cezalandıramadığı şike olayları da UEFA ve FIFA'nın radarında olacaktır. 

Aynı şekilde, 6222 sayılı Kanun'a göre suç olmayan ancak UEFA talimatına göre suç olan fiiler de UEFA tarafından değerlendirilebilir.

Örneğin, Barış Özbek'in, o süreçte görev aldığı Galatasaray'ın kadrosunu üçüncü kişilerle paylaşması UEFA düzenlemelerine göre şikeydi. TFF Etik Kurulu bu hareketi sadece etik ihlal olarak değerlendirdi ve oyuncunun Etik Kurulu'na sevk edilmesi gerektiğini açıkladı. TFF ise bu sporcuyu Etik Kurulu'na sevk etmedi.

Aynı şekilde, Hikmet Karaman, kendisine yapılan şike/teşvik primi teklifini kabul etmemesine rağmen, bunu TFF'ye bildirmediği için cezalandırılmalıydı. Karaman hakkında hiçbir işlem yapılmadı.

TFF Etik Kurulu, birçok şike fiilini sadece etik ihlal olarak değerlendirdi. Bu fiillerin listesini paylaşmıştım: http://goo.gl/wC5K1I

Özetle, UEFA ve FIFA, TFF'nin görmezden geldiği bütün şike ve teşvik primlerini göz önüne alacaktır. Kişiler ve kulüpleri cezalandıracaktır.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, UEFA ve FIFA aşağıdaki maçları da değerlendirebilecektir. FIFA ve UEFA'da lobi yapmaya çalışanların bu maçları özellikle belirtmesi ve iki federasyonun dikkatini çekmesi gerekir:
Manisaspor - Trabzonspor (21.02.2011)
Fenerbahçe - Kasımpaşa (26.02.2011)
Kayserispor - Manisaspor (04.03.2011)
Bursaspor - İstanbul Büyükşehir Belediyespor (06.03.2011)
Gençlerbirliği - Fenerbahçe (07.03.2011)
Galatasaray - Fenerbahçe (18.03.2011)
Gençlerbirliği - Trabzonspor (20.03.2011)
Diyarbakırspor - Giresunspor (04.04.2011)
Eskişehirspor - Fenerbahçe (09.04.2011)
Trabzonspor - Bursaspor (17.04.2011)
Karşıyakaspor - Giresunspor (18.04.2011)
Eskişehirspor - Trabzonspor (22.04.2011)
Giresunspor - Mersin İdman Yurdu (24.04.2011)
Fenerbahçe - İstanbul Büyükşehir Belediyespor (01.05.2011)
Karabükspor - Fenerbahçe (08.05.2011)
Beşiktaş - İstanbul Büyükşehir Belediyespor (11.05.2011)
Fenerbahçe - Ankaragücü (15.05.2011)
Trabzonspor - İstanbul Büyükşehir Belediyespor (15.05.2011)
Sivasspor - Fenerbahçe (22.05.2011)