Fikret Orman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fikret Orman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2014 Perşembe

Tayfun Bayındır Yanılıyor

Bugün TRT'de yayınlanan "Manşetlerde Spor" programına denk geldim. Birkaç gün önceye kadar Uğur Meleke'nin oturduğu koltukta bugün Tayfun Bayındır oturuyordu.

Hatırlanacağı üzere, Uğur Meleke, geçen hafta Beşiktaş, Fikret Orman, Fenerbahçe, Aziz Yıldırım, Emre Belözoğlu, Galatasaray, TFF, milli takım hakkında çok sert eleştiriler getirmiş ve TRT ile yolları ayrılmıştı.

Tayfun Bayındır'ın futbolla ilgili görüşleri tartışılır. Brezilya maçı ile ilgili esaslı eleştiriler dile getiremedi.

Futbolu bir kenara koyalım! Bayındır hukuki konulara da değindi ve  fahiş hata yaptı.

Bayındır, Fatih Terim'in ligimizde oynayan üç yabancı oyuncuyu devşirmek istediğini, ancak sistemin buna izin vermediğini savundu. Bayındır, bir yabancının Türk vatandaşı olması için, Türkiye'de en az beş sene ikamet etmesi gerektiğini; Terim'in istediği üç oyuncunun bu şartı sağlamadığını ve devşirmenin gerçekleşemediğini söyledi.

Bayındır, mevzuatı eksik biliyor. Bayındır sadece genel şartları okumuş. İstisna hükmünü gözden kaçırmış.

Türk Vatandaşlığı Kanunu'na göre, kural olarak, bir yabancının Türk vatandaşlığını kazanabilmesi için aşağıdaki şartlar aranır:
a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak,
b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etmek,
c) Türkiye'de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek,
ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,
d) İyi ahlak sahibi olmak,
e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,
f) Türkiye'de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak,
g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak.

Bununla birlikte, kanun, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Bakanlığın teklifi, Bakanlar Kurulunun kararı ile sportif alanda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler Türk vatandaşlığı kazanabileceğini öngörmektedir.

Spor alanındaki devşirmeler çok kolay gerçekleşmektedir. Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın teklifi ile sporcular kısa süre içinde Türk vatandaşlığını kazanmaktadır. Sporcuların kesintisiz beş yıl ikamet etmek, yeteri kadar Türkçe konuşabilmek gibi şartları yerine getirmesi aranmamaktadır.

Güvener, en kısa zamanda hatasını TRT ekranlarında düzeltmelidir.

15 Ocak 2013 Salı

TÜRKİYE MİLLİ OLİMPİYAT KOMİTESİ’NİN SPOR HUKUKUNDA GÜNCEL SORUNLAR – V “SPOR KULÜPLERİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI” KONULU SEMPOZYUMU

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Spor Hukuku Komisyonu, bu sene beşincisini düzenleyeceği "Spor Hukukunda Güncel Sorunlar" sempozyumunun başlığını "Spor Kulüplerinin Yeniden Yapılandırılması" olarak belirledi.

Sempozyum 26 Ocak 2013 Cumartesi günü Taksim Point Hotel'de 10:00-13:00 saatleri arasında gerçekleşecek. Sempozyuma katılım herkese açık olup ücretsizdir.

Bu sempozyumda Spor Genel Müdürlüğü baş hukuk müşaviri Zübeyt Aydın, TFF'nin yeni ve eski yöneticileri ile BJK başkanı Fikret Orman söz alacaklar.

Sempozyum programı aşağıdaki gibidir:


10:00 – 10:15           Açılış

10:15 – 11:00           I. Oturum

                                    Spor Kulüplerinin yeniden yapılandırılması çalışmaları

Oturum Başkanı: Av. Türker Arslan
TMOK 1. Başkan Yardımcısı,
Spor Hukuku Komisyonu Başkanı, CAS Hakemi

Av. Zübeyt Aydın
Spor Genel Müdürlüğü Baş Hukuk Müşaviri

Av. Faruk Öksüz
 Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi

Prof. Dr. Mehmet Helvacı
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

11:00 – 11:30          Soru, cevap

11:30 – 11:45          Kahve molası

11:45 – 12:30          II. Oturum

                                   Spor Kulüplerinin güncel sorunları, denetimi ve yöneticilerin konumu

                                   Oturum Başkanı: Prof. Dr. Can Tuncay
Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi
TMOK Spor Hukuku Komisyonu Üyesi

                                   Fikret Orman
Beşiktaş Spor Kulübü Başkanı

                                   Av. Yunus Egemenoğlu
Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Eski Üyesi

                                   Erdal Batmaz
Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Eski Üyesi,
                                    TMOK Üyesi

12:30 – 13:00           Soru, cevap ve tartışma

31 Mayıs 2012 Perşembe

BJK'nin Men Edilmesinden Kim Sorumlu?



UEFA Temyiz kurulu, BJK ve Bursaspor’un UEFA kulüp lisans ve finansal fair play düzenlemelerine aykırılık gerekçesiyle Avrupa Kupaları’ndan men etti.

UEFA Temyiz Kurulu, BJK’yi beş sezon içinde iki yıl Avrupa Kupası organizasyonuna katılmaktan men etti. BJK’ye verilen iki yıl organizasyona katılmama cezasının ilk yılı hemen uygulanacak. BJK 2012-2012 sezonunda Avrupa Ligi’nde yer alamayacak. BJK’nin ikinci kupaya katılmama cezası ise beş yıl için ertelendi. UEFA Temyiz Kurulu ayrıca BJK’ye verilen 500.000 Avro para cezasını 200.000 Avro’a indirdi. BJK bu cezanın 100.000 Avro’luk bölümünü hemen ödeyecek. Kalan 100.000 Avro’luk ceza ise beş yıl için ertelendi. Bu gelişme Beşiktaş Futbol A.Ş. tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na iletildi.
UEFA Temyiz Kurulu, Bursaspor’u ise 4 sezon boyunca bir Avrupa Kupası’na katılmaktan men etti. Bursaspor’un 200.000 Avro’luk cezası ise 50.000 Avro’ya indirildi. Para cezası 4 yıl için ertelendi.
UEFA Temyiz Kurulu’nun bu iki kararı Türkiye’de şok etkisi yarattı. Oysa bu kararlar hiç de şok edici, şaşırtıcı değil.
Düzeltelim. BJK ile ilgili karar şaşırtıcı değil. Malumun ilanı oldu. Futbolla yakından ilgilenen herkes BJK’nin Avrupa kupalarından men edilmesi için gün sayıyordu.
Bursapor’a verilen ceza ise çok ağır. Bu kararın CAS tarafından bozulacağını düşünüyorum.
BJK’nin durumunu özellikle incelemek gerekiyor.
BJK’nin yeni başkanı Fikret Orman, evrakta sahtekarlık yapıldığını kabul etmişti. 500.000 Avro’luk cezayı ise başarı olarak yansıtmıştı. Medya da bu büyük “başarı”yı (!) alkışladı. Kimse “evrakta sahtekarlık”, “yanlış bilgi verme”, “kamunun yanıltılması” hakkında tartışmadı. Bu konuya dikkat çekilmedi. Spor medyası bu zaferden ötürü Fikret Orman'ı kutladı ve gündemi değiştirdi.
UEFA’ya tepki gösteren medya ve fanatiklere aşağıdaki konular hakkında düşünmelerini tavsiye ederim:
  • BJK yalan beyanda bulunmuştur. UEFA’nın kararından sonra Beşiktaş A.Ş. hisselerinin değerinde önemli düşüş saptanmıştır. Bu düşüşten BJK yönetimi sorumludur. Hissedarlar BJK’ye dava açabilirler. Yeni yönetim ise Yıldırım Demirören başta olmak üzere, eski yönetim kurulu üyelerine dava açmalı; savcılığa başvurmalıdır. SPK'nın yetkisi de göz ardı edilmemelidir. Fikret Orman yönetimi kulübün, hissedarların menfaati için bu hukuki yollara başvurmak zorundadır. Aksi halde görevi ihmal suçunu işlemiş olacaklar.
  • BJK’nin UEFA tarafından cezalandırılmasının baş mimarının Yıldırım Demirören ve ekibi olduğu tartışmasızdır. BJK, ilgili mevzuat ve BJK’nin tüzüğü uyarınca bu yöneticilere disiplin cezaları vermelidir. Hatta bu isimlerin kulüpten uzaklaştırılması tartışılmalıdır.
  • TFF Kulüp Lisans Kurulu gerekli incelemeyi yapmamış ya da yapmaktan kaçınmıştır. En kötü ihtimalle, rapordaki aksaklıkları tespit etmiş ancak görmezden gelmiştir. TFF Kulüp Lisans Kurulu üyeleri görevlerini ihmal etmişler ya da görevlerini kötüye kullanmışlardır. TFF yönetimi, Kulüp Lisans Kurulu üyelerinin hukuka aykırı fiillerinden sorumludur. Sonuç olarak, BJK’nin ceza almasında TFF’nin de sorumlu olduğu unutulmamalıdır.
  • TFF, BJK'nin 2012-2013 yılı lisansını almak için verdiği belgeleri kapsamlı biçimde yeniden incelemelidir. Bu dönem için verilen bilgilerin gerçeğe aykırı olduğunu tespit etmesi durumunda belgelerin düzeltilmesi için BJK'ye 30 gün süre tanımalı ve son çare olarak "transfer yasağı" cezası vermelidir.
TFF, yıllardan beri kulüp lisans sistemini ulusal ligler için uygulamamak için yoğun çaba harcadı. TFF, büyük kulüpleri korumak için yalana, sahtekarlığa boyun eğdi. Kulüplerin çoğunluğu finansal açıdan çökmüşken, federasyon gözlerini kapamayı tercih etti. Sonunda uluslararası yaptırımlar kapıya dayandı.
BJK’nin çöküşü yıllardır izleniyordu. Yaptırım uygulanması an meselesiydi. Şimdi Avrupa’dan yasaklanan bu kulüp ulusal ligde yarışmaya devam edecek.
Sırtını usulsüzlüğe ve devlet desteğine dayamış onlarca kulübün rekabeti sulandırdığı futbol ailesinin BJK’nin başına gelenlerden ders alacağına inanmıyorum. TFF ise büyük aktörleri korumak için Türk futbolunu kaosa sürüklemeyi bir yönetim biçimi, yönetim amacı haline getirdi.
BJK başkanı Fikret Orman, tükenmiş bir kulübe başkanlık yapmayı kabul etti. BJK’yi zor zamanlarında yalnız bırakmayan Fikret Orman’ı tebrik etmek gerekir. Ancak bu durum, kulübe karşı iyi niyetli yaklaşımda bulunulmasını sağlamaz; kulübe ceza verilmesini engellemez. Yönetimde devamlılık esastır. Sonra gelen yönetim, önceki yönetimin günahlarından da sorumlu olacaktır. Fikret Orman ve yönetimine düşen görev, önceki yönetimin peşine düşmek ve BJK’nin menfaatlerini korumaktır. Gerekirse köprüler atılmalı ve eski yöneticiler kulüpten uzaklaştırılmalıdır.
Hiçbir kulüp masum değil. Taraftarlar ise bu kulüplerin peşinde giderek keyfi yönetime, yayıncı kuruluş terörüne, mafyaya, şikeye dolaylı destek vermeye devam ediyorlar.
Kulüplerin yapısı iç temizliğe izin vermiyor. Kongre üyeleri kulübün çıkarlarını değil kişileri (başkanları) korumaya ant içmişler.
Taraftarlar artık gözlerini açmalılar. Kulüplerin ve TFF’nin ahbap-çavuş ilişkilerine karşı çıkmalılar. Kulüp yönetimlerinin oyuncağı, piyonu olmaya isyan etmelidirler. Bu isyanın ilk adımı ise tribünleri boş bırakmak; yayıncı kuruluşun dekoderlerini iade etmek olacak.