Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Haziran 2014 Cumartesi

Milliyet'ten Yanlış Haber

UEFA Temyiz Kurulu, Eskişehir ve Sivasspor'un UEFA Avrupa Ligi'nden men etti.

Bugün Milliyet gazetesinde yayınlanan bir yazıda iki konuya değinildi.

Yazının ilk bölümünde UEFA'nın şike sürecinde ismi geçen bütün kulüpleri takibe aldığının öğrenildiği belirtilmiş. "Günaydın" deyip, bu bölümü geçiyorum.

Yazının ikinci bölümünde ise Eskişehir ve Sivasspor'un UEFA kararından sonra izleyeceği yol haber yapılmış. Bu bölüm baştan sona yanlış. Ne yazık ki, bu bölüm "hukukçuların yorumlarına" dayandırılmış.

Haberdeki iddialar ve düzeltmeler aşağıdadır.

1) "Eskişehirspor ve Sivasspor’a 2 yıl men cezası ve 300’bin euro para cezası isteyen UEFA müfettişlerinin talebine karşın, iki kulübe de 1’er yıl “katılamaz” hükmü veren Disiplin Komitesi’nin kararından sonra, CAS yolu açıldı. 20 gün içerisinde Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’ne itiraz hakkı bulunan Sivasspor ve Eskişehirspor kulüplerinin, bu süreyi beklemeden en geç bir hafta içinde yasal işlemleri başlatacağı bildirildi."

Dünkü kararı UEFA Disiplin Komitesi vermedi. UEFA Temyiz Kurulu ilgili karara imza attı.

Sık sık yapılan bir hataya bu haberde de rastladık. CAS'ın açılımı "Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi" değildir. Doğru tercüme "Spor Tahkim Mahkemesi"dir. (Detaylı açıklama için: http://goo.gl/cPBL4p)

UEFA Temyiz Kurulu kararlarına başvuru süresi 20 gün değil, 10 gündür. Bu süre UEFA'nın Eskişehirspor ve Sivasspor ile ilgili açıklamasında belirtildiği gibi; sürenin hukuki kaynağı UEFA Statüsü'nün 31'inci maddesinin 3'üncü fıkrasıdır. Milliyet, 20 günlük süreyi nereden çıkardı? Bir hukukçudan mı görüş aldılar?

2) "Her iki kulübün de ilk etapta UEFA kararının durdurulması yönünde talepte bulunacağı öğrenilirken, CAS’ın Haziran ayı sonunda başlayacak Avrupa Ligi ön eleme maçları arefesinde tarafların hızlı yargılanma tisteğini kabul edeceği vurgulandı."

- "tisteğini" ifadesi, gazetenin Internet sitesinden aynen alınmıştır.

- CAS'ın hızlı yargılama yapması için öncelikle uyuşmazlığın iki tarafının bu konuda anlaşması gerekir (CAS Tüzüğü, R52/III). Kulübün CAS'tan hızlı yargılama istemesi tek başına yeterli olmaz. Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın davalarının hızlı yargılama usulü ile görülmesi, iki kulübün UEFA ile anlaşması sonucu gerçekleşmişti. Hatta hızlı yargılama teklifi UEFA'dan gelmişti. Eskişehirspor ve Sivasspor, UEFA kabul etmezse, hızlı yargılama imkanından faydalanamaz. O zaman sormak lazım: UEFA hızlı yargılamayı kabul etmezse, sırf Haziran ayında Avrupa Ligi ön eleme maçlarının oynanacağı gerekçesiyle CAS hızlı yargılama yapabilir mi? Hangi hukukçu CAS'ın iki kulübün hızlı yargılama talebini kabul edeceğini iddia etti?

3) "CAS’ın, tıpkı Fenerbahçe örneğinde olduğu gibi turnuvanın prestiji açısından yürütmenin durdurulması yönünde karar vermesi beklenirken, başvurunun reddedilmesi durumunda Sivasspor ve Eskişehirspor’un bulundukları turdan itibaren ihraç edilmelerinin yüksek ihtimal olduğu, hukukçular tarafından dile getirildi."

Yazının sahibi, Fenerbahçe'nin CAS'ta açtığı ilk davayı unutmuş ya da hatırlamak istemiyor.

CAS, ilk davada Fenerbahçe'nin yürütmeyi durdurma kararı talebini reddetti. CAS, "turnuvanın prestiji"ne bakarsa, aksine, şike ile suçlanan kulüplerin turnuvaya katılmaması yönünde karar verir. Bugüne kadar CAS, şike sebebiyle ceza alan hiçbir kulübün yürütmeyi durdurma talebini kabul etmedi.

Fenerbahçe'nin CAS'taki ikinci davasında ise kamuoyu yanıltıldı. Fenerbahçe yönetimi ve hukukçuları CAS'ın yürütmeyi durdurma talebini kabul ettiğini, UEFA'nın çatırdayacağını, yürütmeyi durdurma kararının savaşlarında ne kadar haklı olduklarını gösterdiğini, kendilerine kurulan komplonun CAS tarafından bertaraf edileceğini ileri sürmüşlerdi.

CAS, Fenerbahçe'nin yürütmeyi durdurma talebini kabul etmedi. UEFA ve Fenerbahçe, yürütmenin durdurulması konusunda anlaştı. CAS da "taraflar arasındaki anlaşma uyarınca, UEFA Temyiz Kurulu kararının uygulanmayacağını" açıkladı.

CAS, Eskişehirspor ve Sivasspor'un yürütmeyi durdurma taleplerini reddedecek. CAS bu talebi reddederse, Milliyet'teki iddianın aksine, Eskişehirspor ve Sivasspor zaten ön eleme turunda hiç yer almayacakları için, ihraç edilmeleri de söz konusu olmayacak.

4) "2014-15 sezonunda Türkiye’yi Şampiyonlar Ligi’’nde Galatarasay ve Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nde ise Trabzonspor dışında temsil edecek başka takım bulunmayacak."

Bu ihtimal, Sivasspor ve Eskişehirspor'un Avrupa Ligi ön eleme turu maçlarına başlayıp da ihraç edilmeleri ihtimali için ortaya atılmış.

Sivasspor ve Eskişehirspor'un yürütmeyi durdurma talepleri reddedilecek. Bu iki takım ön eleme oynayamayacak. Peki onların yerine kim geçecek? Bu sorunun yanıtını uzun bir yazımda paylaşmıştım (http://goo.gl/aU85HT). Aşağıda özet geçeceğim.

UEFA Avrupa Ligi Talimatı'na göre Kardemir Karabükspor ve Bursaspor Avrupa Ligi ön eleme turlarına katılabilecek. Ancak Kardemir Karabükspor yönetiminin Emenike'ye yönelik şike girişimlerinin haberdar olmasına rağmen TFF'ye bilgi vermemesi Karabükspor'un şike sebebiyle ceza almasına sebep olabilir.

Kardemir Karabüspor, UEFA Avrupa Ligi'ne alınmazsa, sıra Gençlerbirliği'ne gelecek. 2010-2011 sezonunda kulübün genel müdürlüğü görevini yürüten Zafer Önder İpek'in, Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında şike ve Gençlerbirliği-Trabzonspor maçında teşvik primi için aracılık ettiği tespit edildiği için Gençlerbirliği'nin UEFA'dan ceza alması muhtemel.

Kardemir Karabükspor ve Gençlerbirliği ceza alırsa, sıra Akhisar Belediyespor'a geliyor.

UEFA talimatlarına göre, Bursaspor ve Akhisar Belediyespor'un UEFA Avrupa Ligi ön eleme turuna gitmesi beklenebilir. Bununla birlikte, önümüzde yeteri kadar zaman yok. Kanımca sadece Bursaspor Avrupa Ligi ön eleme turuna alınacaktır. Kardemir Karabükspor ve Gençlerbirliği'nin yargılaması zaman alacağı için, ön eleme turları başlayana kadar Akhisar Belediyespor'un katılımını sağlayacak süreç bitemeyecektir.

Dileğim, Akhisar Belediyespor'un hak ettiği Avrupa yolculuğuna biletini almasıdır.

22 Mayıs 2014 Perşembe

Kardemir Karabükspor'un Avrupa Ligi'ndeki Yeri Garanti Değil

UEFA'nın Sivasspor ve Eskişehirspor ile ilgili soruşturma açmasının ardından Türkiye'de heyecanlı ve gergin bir bekleyiş başladı.

Bu iki kulüp de ceza alırsa, bunların yerine hangi kulüpler gidecek?

Dünkü yazımda, iki kulübün de ceza alması ihtimali üzerinde durmuştum.

Şahsi kanaatim, Eskişehirspor'un ceza almayacağı yönünde. Eskişehirspor'dan sadece bir teknik direktör ve bir futbolcu teşvik priminden ceza aldılar. Eskişehirspor'un yöneticileri şike ve teşvik primi faaliyetlerine karışmadılar. Bu durumda Eskişehirspor'a ceza verilmesi zor görünüyor.

Eğer Eskişehirspor ceza almazsa, sadece Sivasspor'un yerine hangi kulübün gideceğini tartışacağız.

Sivasspor yerine öncelikle Kasımpaşa A.Ş.'nin Avrupa Ligi ön eleme turuna katılması düşünülebilirdi. Ancak Kasımpaşa A.Ş.'nin UEFA Kulüp lisansı yok. TFF Tahkim Kurulu, bugün Kasımpaşa'nın itirazını reddetti. Kasımpaşa A.Ş.'nin bu lisansı alması zor gözüküyor.

Kasımpaşa A.Ş.'nin ardından Kardemir Karabükspor geliyor. Bu kulüp, TFF'den UEFA Kulüp Lisansı'nı aldı.

Sosyal medyada, Kardemir Karabükspor'un Emenike Olayı sebebiyle şikeden ceza alabileceğine yönelik iddialar paylaşılıyor.

Bu iddialar ağır ceza mahkemesi ve Yargıtay kararları dikkate alındığında temelsiz. Bununla birlikte, UEFA mevzuatı dikkate alındığında, Karabükspor için tehlike çanları çalıyor.

Aşağıda detaylarıyla açıklamaya çalışacağım.

Savcı iddianamesi ve ağır ceza mahkemesinin kararına bakıldığında, Emenike ile ilgili şike girişimlerinin sadece Emenike ve Emenike'nin menajeri Erdem Konyar üzerinden yürütüldüğü anlaşılıyor.

Ağır ceza mahkemesinin kararında, "Emenike’nin; sakatlığını öne sürerek müsabakada oynamaması üzerinde anlaştıkları, Karabükspor kulübü doktorlarının müsabakada oynamasına mani herhangi bir sağlık problemi olmadığını söylemesine rağmen Emenike’nin bu sakatlığını öne sürerek 08.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe maçında oynamak istemediği, bu süreçte Karabükspor yetkililerinin de Fenerbahçe yöneticisi Alaeddin Yıldırım’ın Emenike ile görüştüğünü öğrenmeleri üzerine şahsın örgüt ile görüşerek şike konusunda anlaşmış olabileceğinden ve bu anlaşmada Erdem Konyar’ın aracılık ettiğinden şüphelenerek Emenike’nin Erdem Konyar ile görüşmesini sınırlandırmaya çalıştıkları" iddiası yer aldı.

Görüldüğü üzere, Karabükspor yöneticileri şike yapmadıkları gibi, şikeyi önlemek için çaba harcamışlar. Savcılık bu kulüp yöneticileri hakkında iddianame hazırlamadı. Doğal olarak, mahkeme de bu yöneticilere ceza vermedi.

Karabükspor'lu yöneticilerin şikeyi önleme çabaları UEFA'nın gözünde anlam ifade etmeyebilir.

UEFA Disiplin Talimatı'nın hem 2011 hem de 2013 versiyonlarına göre, müsabakanın gidişatına veya sonucuna etki edilmeye çalışıldığını öğrenen hakem/oyuncu/yöneticinin ilgili durumu yetkililere bildirmesi gerekiyor. Örneğin, UEFA, şike teklifini kendisine bildirmeyen bir hakeme ömür boyu men cezası verdi.

UEFA, Kardemir Karabükspor yöneticilerinin şike görüşmelerinden şüphelenmelerine rağmen durumu TFF'ye bildirmemelerini disiplin suçu olarak kabul edebilir.

Kardemir Karabükspor yetkilileri, UEFA Disiplin Talimatı'ndaki hükmün TFF Disiplin Talimatı'nda yer almadığını; şike görüşmelerini bildirmemenin Türk hukukuna göre disiplin suçu olmadığını iddia edebilirler.

Karabükspor yöneticilerinin yukarıdaki muhtemel savunması karşısında, UEFA, ulusal federasyon mevzuatının UEFA mevzuatı ile asgari açıdan uyumlu olması gerektiğini; federasyonların uyum çalışmaları yapma yükümlülüğü olduğunu ileri sürebilir.

TFF Tahkim Kurulu, TFF Disiplin Talimatı'nda şike ve cezaların ertelenmesi ile ilgili talimat değişikliklerini FIFA ve UEFA normlarına uygun bulmuştu. Bir yazımda, TFF Tahkim Kurulu'nun bu kararını eleştirmiştim: http://goo.gl/SFHpY7. 

Görüldüğü üzere, Kardemir Karabükspor'un yeri garanti değil. UEFA'nın olayı nasıl değerlendirmeyi tercih edeceğini zaman içinde göreceğiz.

Kardemir Karabükspor da UEFA'ya alınmazsa, sıra Bursaspor'a gelecek. Bursaspor'un UEFA Kulüp Lisansı'nı haiz. Bu kulüp için bir sorun yok.

Eskişehirspor ve Kardemir Karabükspor da men cezası alırsa, Bursaspor'a hangi kulüp eşlik edecek?

Sıralamaya bakarsak, Gençlerbirliği'nin Avrupa'ya gitmesi lazım. Oysa onların da durumu şüpheli.

Gençlerbirliği'nin 2010-2011 sezonunda kulübün genel müdürlüğü görevini yürüten Zafer Önder İpek'in, Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında şike ve Gençlerbirliği-Trabzonspor maçında teşvik primi için aracılık ettiği tespit edildi. Bununla birlikte, söz konusu eylemler 6222 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden gerçekleştiği için Zafer Önder İpek'in fiili 6222 sayılı Kanun kapsamında suç olarak değerlendirilemedi.

Ağır ceza mahkemesinin eylemi tespit etmesi UEFA için yeterli. Bu eylemin Türk kanunlarına göre suç olmaması UEFA'yı ilgilendirmiyor.

Gençlerbirliği genel müdürünün, kulübün yöneticisi olduğu tartışma götürmez. Bu durumda, sıra Gençlerbirliği'ne gelirse, UEFA, Gençlerbirliği'ne de kapıyı gösterebilir.

Gençlerbirliği de Avrupa'ya gidemezse, kim gidecek?

Cevap: Akhisar Belediyespor.

İşte Türk futbolunun marka değeri! Kurallar uygulanırsa, Avrupa Ligi'ne 5 kulübümüzü gönderemeyeceğiz. Onuncu sıradaki kulüp Avrupa Ligi'ne gidecek.

21 Mayıs 2014 Çarşamba

UEFA, Eskişehirspor ve Sivasspor Hakkında Soruşturma Başlattı

Beklenen oldu. UEFA, şike şüphesi nedeniyle Eskişehirspor ve Sivasspor hakkında soruşturma açıldığını açıkladı.

Eskişehirspor'un futbolcusu ve teknik direktörü ile Sivasspor'un yöneticileri ile kalecisi şikeden ötürü ceza almışlardı. UEFA'nın soruşturmasına şaşırmamak lazım.

Şu anda sadece bu iki kulübün yerine hangi kulüplerin Avrupa Ligi ön eleme turlarına katılacağı tartışılmalı!

Bu tartışmada çeşitli ihtimaller karşımıza çıkıyor.

Sivasspor'un yerine, ligi onun gerisinde bitiren kulüp Avrupa Ligi ön eleme turunda mücadele edecek. Kasımpaşa A.Ş., ligi Sivasspor'un arkasında bitirdi ama Kasımpaşa A.Ş'nin UEFA lisansı yok. TFF, Kasımpaşa A.Ş.'ye UEFA Kulüp Lisansı vermedi. Bu lisans olmadan Avrupa Kupaları'na katılmak mümkün değil. Kasımpaşa A.Ş.'nin eksikleri giderip bu lisansı almasına pek ihtimal verilmiyor. Eğer alabilirse, Kasımpaşa A.Ş, Sivasspor'un yerine Avrupa Ligi'ne gidecek.

UEFA Avrupa Ligi Talimatı'na göre, UEFA'nın katılımını reddettiği kulüp ulusal kupa şampiyonu değil ise, onun yerine ligde bir alt sıradaki kulüp turnuvaya dahil ediliyor. Bu sebeple, Eskişehirspor'un Türkiye Kupası'na yarı finalde elediği Antalyaspor'un Avrupa Ligi'ne katılması mümkün değil. Eskişehirspor'un yerine, Süper Lig'den bir kulüp Avrupa Ligi'ne gidecek.

İhtimalleri birlikte değerlendirdiğimizde,

1) Kasımpaşa A.Ş, UEFA Kulüp Lisansı almayı becerirse, Avrupa Ligi ön eleme turlarına Kasımpaşa A.Ş ve Kardemir Karabükspor katılacak.

2) Kasımpaşa A.Ş, UEFA Kulüp lisansı alamazsa, Avrupa Ligi ön eleme turlarına Kardemir Karabükspor ve Bursaspor katılacak.

Diğer gelişmeleri daha sonra değerlendireceğiz.

Not: İhtimaller http://sporvehukuk.blogspot.com.tr/2014/05/kardemir-karabuksporun-avrupa-ligindeki.html linkindeki yazıda irdelenmiştir.

5 Ekim 2012 Cuma

Suat Kılıç'tan Umut Oran'a Cevap

Milletvekili Umut Oran, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'a spor kulüplerinin mali yapıları ile ilgili bazı sorular yöneltmişti. Kılıç, önergeye yanıt vermiş.


"30 Mayıs 2012 tarihi itibariyle 109 yıllık, Türkiye'nin en önemli kulüplerinden Beşiktaş ile Türkiye Şampiyonu olma başarısı göstermiş Bursaspor ve köklü kulüplerimizden Gaziantepspor hakkında UEFA tarafından verilen bir kararla, bu kulüplerin UEFA'ya ait turnuvalarda temsil edilmesi bir yıl süreyle engellenmiştir. Bu kapsamda,

SORU 1- TFF ve UEFA bazında, bu kararın alınmasından önce, herhangi bir temasınız oldu mu? Tarafınız böyle bir kararın alınabileceğinden daha önce bilgilendirildi mi? Böyle bir sonucun ortaya çıkmaması ve Türk Sporunun marka değerinin korunması için hangi girişimleri yaptınız?

SORU 2-Bu kararın alınmasına kadar geçen süreçte, ilgili kulüplerle temasa geçerek, olası sorunları ve bunların çözüm yollarını görüştünüz mü? Türk sporu açısından çok kritik ve daha önce Avrupa çapında emsali çok nadir görülen bu kararların alınmaması böylelikle Türk sporunun zarar görmemesi için hangi temasları yaptınız?

SORU 3-Bakanlığınız bu kararlarm alınabileceği ihtimalini daha önce bilmekte midir? Başbakan bu konuda bilgilendirilmiş midir? Başbakan tarafından yapılan "Thatcher İngiliz takımlarının Avrupa'ya çıkışını 5 yıl yasakladı, ne oldu? Kendi aralarında gayet güzel devam ettiler" yönlü açıklamasında bu durumun bir etkisi var mıdır?

CEVAP 1,2,3- Her fırsatta ifade ettiğimiz gibi, Türkiye Futbol Federasyonu özerktir ve bu özerkliğe zarar verecek eylem ve davranışlardan hep uzak durulmuştur. UEF A'nın ortaya koyduğu kriterler çerçevesinde, Türkiye Futbol Federasyonunun özerkliğine saygı gösterilerek, futbola ait sorunların adresinin TFF olduğu her zeminde tarafımızca seslendirilmiştir.

Türk takımlarıyla ilgili verilen uluslararası müsabakalarla alakalı her türlü olumsuz karar, her Türk vatandaşım rahatsız ettiği gibi bizleri de üzmüştür.

Tabii ki futbolun 'özerk' bir sektör olması, hukuk yoluna başvurulamayacağı anlamına da gelmemektedir. Her üç kulübümüzün de verilen kararlara itiraz hakları bulunmaktadır. Nihayetinde bu konu hukuki bir süreçtir ve kulüplerimizin hukuki başvuru yollarını sonuna kadar kullanmaları en doğal haklarıdır. Verilen bu cezalarla ile ilgili olarak 'CAS' da dahil olmak üzere bütün başvuru yolları açık bulunmaktadır. Hak arayışiarım hukuk ve centilmenlik çerçevesinde tuttukları sürece, bütün kulüplerin hak arayışlarını saygıyla karşılamak gerekmektedir. Kulüplerin hak arayışlarını sürdürmeleri tamamen kendi takdirleridir.

Konuyla ilgili olarak TFF'nin yaptığı açıklama aşağıdadır:

"Kulüplerimizin almış olduğu cezalara ilişkin olarak belirtmek isteriz ki, UEFA; finansal istikrarı ve yönetim kalitesini artırmak amacıyla, kulüplerin sportif, altyapı, personel ve idari, hukuki ve mali kriterlerinin düzenli aralıklarla denetlenmesi suretiyle, 'Kulüp Lisans Sistemi'ni 2004/2005 sezonundan bu yana uygulamaktadır. UEFA tarafından turnuvaianna katılacak kulüplerin UEFA kulüp lisans kriterlerine uygunluk denetiminden geçmeleri gerekmektedir.

Federasyonumuz ve federasyonumuza tescilli kulüpler, bu manada doğrudan DEFA'ya bağlıdır. UEFA, 201112012 sezonu itibariyle lisans almış kulüplere, lisans kriterlerini ihlal etmeleri halinde yaptırımlar uygulamaktadır. Ceza alan kulüplerimiz de, UEFA kriterlerine aykırılık sebebiyle cezalandırılmışlardır.

Federasyonumuzun, UEFA lisans sistemi konusunda uzman ve UEFA'nın ilgili departmanıyla yakın temas halinde çalışan Kulüp Lisans Departmanı, kulüplerimize raporlama ve lisans sistemine yönelik olarak sürekli bilgi vererek, kulüplerimizin sisteme uyumlu bir şekilde çalışması için yol göstermektedir. Kulüplerimiz, sistemin uygulanmasına ilişkin konularda lisans departmanımız tarafından kesintisiz olarak desteklenmektedirler.

Yaptırımların uygulanmaya başlandığı 201 1120ı2 sezonu itibariyle, üç Türk kulübümüz de dahil toplam ı ı kulüp ceza almıştır. Kontrol dönemlerinde, vadesi geçmiş borçları bulunan ve bu borçlarını yeniden yapılandırması da söz konusu olamamış veya mali bildirim konusunda maddi hata yapmış kulüplerimiz açısından, bu aşamada Federasyonumuzun her hangi bir şekilde destek sağlaması mümkün olmamıştır. Kriterleri ihlal ettiği tespit edilen kulüplerimize yönelik soruşturmada, taraf olmamız mevzuat gereği mümkün değildir.

Beşiktaş A.Ş., Bursaspor Kulübü ve Gaziantepspor Kulübü 2011-2012 Avrupa Ligi'ne katılmaya hak kazanmış ve katılım için gerekli lisarisı almışlardır. Ancak UEFA Kulüp Lisans ve Mali Fair Play Kriterlerini ihlal etmiş olmaları sebebiyle, UEFA'nın Kontrol ve Disiplin Kurulu tarafından cezalandırılmışlardır.

Gaziantepspor Kulübü, UEFA tarafından verilen cezayı temyiz etmemiş ve bu suretle kulüp hakkında verilen karar kesinleşmiştir. Beşiktaş A.Ş. ve Bursaspor Kulübü Kontrol ve Disiplin Kurulu tarafından verilen kararlar aleyhine önce UEFA Tahkim Kurulu'na başvuru yapmış, daha sonra da UEFA Tahkim Kurulu kararları aleyhine Spor Tahkim Mahkemesi'ne (Court of Arbitration for Sport) başvuru yapmışlardır. Anılan mahkemenin kararları aleyhine belirlenen süre içerisinde İsviçre Federal Mahkemesi'ne  başvuru gerçekleşmediği için, kararlar  kesinleşmiş ve hukuki süreç sonuçlanmıştır."

SORU 4- Göreve başladığınız tarihten itibaren Türk sporu ve onun en önemli yüzü olan futbolun finansal açıdan sağlıklı, Türk gençlerine sürekli yatırım yaparak daha iyi imkanlar sunan, uluslararası kriteriere uyumlu kulüpler eliyle yürütülmesi için hangi adımları attınız?

SORU 5- Bakanlığınız, kulüplerin özellikle uluslararası mali kriteriere uygunluğunu denetleyecek, bu kriterleri taşımayan kulüpleri bilgilendirecek, kaynak geliştirme ve kriteriere uygunluk açısından gereken diğer bilgileri verecek bir proje geliştirmiş midir? Geliştirmemişse bundan sonra böyle bir projenin geliştirilmesi planlanmakta mıdır?

CEVAP 4,5- Spor kulüp leri, 3289 sayılı Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 20'nci maddesi uyarınca, 5253 sayılı Demekler Kanunu'na göre teşekkül eder ve Gençlik ve Spor Kulüpleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde tescili ile birlikte; gençliğin korunması, sporun kitlelere yayılması ve spor faaliyetlerinde bulunmak amacıyla Spor Teşkilatma dahil olurlar.

Spor kulüplerinin yapılarına uygun özel kanunlarının bulunmaması ve bunların Demekler Kanunu'na tabi olmaları sebebiyle uygulamada gü.lüklerle karşılaşılmaktadır. Ülkemizde uluslararası düzeyde kulüpleşmenin sağlanması ve bu anlamda spor kulüplerinin çağdaş ve dinamik bir yapıya kavuşturulması, Bakanlığımızın önemli hedefleri arasında yer almaktır.

Kulüplerin, yapılarına uygun olarak organlarının, gelirleri ile giderlerinin belirlenmesi ve gelir-gider dengesinin sağlanması, mali açıdan gü.lendirilmeleri, organlarında aranacak şartları, denetimleri, yönetim yerleri, tesisleri, işletmeleri ve her çeşit eklentileriyle, defterleri, hesap ve işlemleri, borçlanmaları, alacaklarının temliki, spor eğitim çalışmaları, spor faaliyetleri ve diğer hususların özel bir kanunla düzenlenmesi bir zorunluluktur.

Spor kulüplerinin yapılarına uygun bir kanun çıkarılması için Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan Spor Kulüpleri Kanunu Tasarısı Taslağı'nın, 2008 yılında yapılan Spor Şurası'nda, spor kamuoyunun bilgisine sunularak tartışılması sağlanmış ayrıca bu taslak, 2009 Haziran ayında İstanbul' da, geniş katılımla gerçekleştirilen bir panelde de yeniden ele alınarak incelenmiştir. Bu panelde, spor federasyonlarının, spor kulüplerinin, spor yazarlarının, akademisyenlerin ve spor adamlarının görüşleri alınmış ve panelde ileri sürülen görüşlerle birlikte değerlendirilerek, Spor Kulüpleri Kanun Tasarısı Taslağı'nda gerekli değişikliler ve düzeltmeler yapılmıştır. Ayrıca üniversitelerin, Beden Eğitimi ve Spor Bölümleri'nin, spor federasyonlarının, spor kulüplerinin, sporcuların, hakem ve antrenör demeklerinin, spor yazarları ve sporla ilgili diğer sivil toplum kuruluşlarının görüş ve düşünceleri birebir dinlenerek, gerekirse yazılı alınarak ve bu doğrultuda yeniden gözden geçirilerek, gerekli görülmesi halinde geniş katılımlı panel yada çalıştay yapılmak suretiyle, taslak metnin Bakanlar Kuruluna sunulacak hale getirilmesi planlanmaktadır.

SORU 6- Bakanlığınız veya bağlı kurumlar tarafından bağış, hibe, yardım veya sair adla, Spor Toto Süper Lig adıyla bilinen Türkiye Profesyonel 1. Ligi'nde 2011/2012 sezonunda yer alan kulüplere verilen ayni veya nakdi meblağların tutarı ne kadardır? Son 10 yılda, UEFA tarafından düzenlenen Avrupa Turnuvalarına katılan spor kulüplerine, kulüp ve yıl bazında yapılan ayni ve nakdi yardımların
tutarı nedir?

CEVAP 6- Türkiye Futbol Federasyonu'nun hak ve yetkisinde bulunan Süper Lig isminin 'Spor Toto Süper Ligi' olarak belirlenmesi karşılığında, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı tarafından TFF'ye 2010-2011 sezonu için, KDV hariç 24.500.000 ABD Doları ödenmiştir. Müteakip 3 sezon için, KDV hariç 75.000.000 ABD Doları ödeme yapılacaktır. 2014-2015 sezonu için uzatma opsiyonu kullanılmak suretiyle en fazla% 20 olarak belirlenecek artış oranında bu sözleşme bir yıl daha uzatılabilecektir."

1 Haziran 2012 Cuma

TFF, Avrupa'ya Gidecek Kulüpleri Açıkladı


Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA'ya önümüzdeki sezon Avrupa kupalarında mücadele edecek takımların listesini gönderdi. Buna göre;


Spor Toto Süper Lig'i şampiyon olarak bitiren Galatasaray, 2012-2013 sezonunda Şampiyonlar Ligi'ne gruplardan katılacak.

Lig ikincisi Fenerbahçede Şampiyonlar Ligi'ne eleme turundan dahil olacak.

Trabzonspor, Beşiktaş ve Bursaspor da UEFA Avrupa Ligi'nde yer alacak.

TFF'nin UEFA tarafından men edilen Beşiktaş ve Bursaspor'u listeye alması bazı kesimlerini şaşırttı. TFF, bu kulüplerin CAS'tan yürütmeyi durdurma kararı alacağını düşünüyor olmalı.

Beşiktaş'ın CAS'tan yürütmeyi durdurma kararı alması imkansız. Gerçeğe aykırı belge verdiği açıkça ortada olan bir kulüp tedbir kararı alamaz.

Bursaspor'un durumu ise özellik arz ediyor.

Sadece bir uyuşmazlık, borcunu ödememe sebebiyle Avrupa Ligi'ne alınmayan Bursaspor,  bu karara yapacağı itirazı "cezanın ölçüsüz olacağı" gerekçesine dayandıracaktır.

CAS, FC Sion davasında verdiği kararda, UEFAdisiplin mevzuatında yer alan kuralların ölçülü olduğuna karar vermişti. UEFA, mevzuatın ve bunun uygulamasının AB hukukuna uygun olduğuna dair tespit kararı istemiş ancak CAS bu konuda yetkisiz olduğunu belirtmişti.

CAS'ın FC Sion kararı o olaya özgü idi. FC Sion'un göz göre göre transfer yasağına aykırı hareket ettiği dikkate alınırsa, Bursaspor'un kusuru ağır nitelendirilemez. Bursaspor'un CAS önünde şansı var.

Yabancı haber ajansları Fenerbahçeve Trabzsonpor'un da durumunun riskli olduğunu iddia ediyorlar.

İddiaya göre, TFF Tahkim Kurulu en geç bu akşam (Cuma akşamı) kararını açıklayacak. Kurul, ceza mahkemesinin tahliye talepleri ile ilgili kararını bekliyormuş.

TFF Tahkim Kurulu, ceza mahkemesinin tahliye kararı ile bağlı değil. Zira mahkeme beraat veya mahkumiyet kararı vermiyor. Hakkında tahliye kararı verilecek kimseler henüz beraat etmedikleri gibi, tutuklulukları devam eden sanıkların da suçlu oldukları iddia edilemez. TFF Tahkim Kurulu'nun ceza mahkemesi kararını beklemesi sadece pratik sebeplere dayanıyor olabilir. Kurul çoktan kararını vermiş olmalı.

UEFA'nın Beşiktaş ve Bursaspor ile ilgili kararları UEFA'nın Fenerbahçeile ilgili olası kararı hakkında fikir veriyor.

TFF'nin artık eldeki deliller ışığında hukuka uygun, belli menfaat çevrelerini kollama kaygısı taşımadan karar vermesi gerekiyor.