Gençlerbirliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gençlerbirliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Haziran 2014 Cumartesi

İlhan Cavcav: "Ceza Hakkaniyetli Değil"

UEFA'nın Eskişehirspor ve Sivasspor'u şikeden ötürü Avrupa Ligi'nden men etmesinin ardından, Kulüpler Birliği ve Gençlerbirliği Spor Kulübü başkanı İlhan Cavcav demeç vermiş. Cavcav, cezayı hakkaniyetli bulmadığını; fiilin sahiplerinin değil de kulüplerinin cezalandırılması ve tarihlerine gölge düşürülmesinin adil olmayacağını ifade etmiş.

Bu demeci okuyunca, İlhan Cavcav'ın şike ile görüşleri aklıma geldi.

CavcavTBMM bünyesinde kurulan Türk sporunda şiddet, şike, rüşvet ve haksız rekabet iddialarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan (10/63, 113, 138, 179, 228) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu'nun raporunda Cavcav'ın şike ve teşvik primi ile ilgili olarak,

"Hiçbir kulüp yöneticisinin hiçbir futbolcusuna “gel kardeşim bu maçı ver” diyemeyeceğini, ancak geçmişte özellikle bazı yabancı futbolcuların para karşılığı maç sattıklarını öğrendiğini,"

"Teşvik primi verilmesi ve hatır şikesi hususlarının, geçmişte olduğu gibi günümüzde de devam ettiğini, kimsenin teşvik primi yok diyemeyeceğini, yönetici, teknik direktör, futbolcu herkesin bu işin içinde olduğunu, Türkiye Şampiyonu olan takıma UEFA’nın 6 trilyon gibi bir para verdiğini, bir takımın 6 trilyon için 500 milyar teşvik primini kolaylıkla verebileceğini, ancak bu hususları ispat etmenin çok zor olduğunu,"


söylediği belirtildi.


Aynı komisyona TFF eski başkanı ve bugün Fenerbahçe yönetim kurulu üyesi Abdullah Kiğılı da görüş bildirmiş ve İlhan Cavcav'a atıf yapmıştı. İlgili raporda Abdullah Kiğılı'nın "Teşvik denildiğini, şike denildiğini, ancak sayın İlhan Cavcav’ın da çıkıp “gayet normal, yapılır” dediğini, buna kimsenin mani olamayacağını, kendisinin iki futbolcu satın alması halinde kimsenin ruhunun dahi duyamayacağını, bu işin delilinin bulunamayacağını, bu hususta Futbol Federasyonu’na yetki verilmesi gerektiğini ve Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun kanaate dayalı olarak karar vererek cezayı saptaması gerektiğini, futbolcu Cafer Aydın’ın 4 yıl önceki hadiseyi kendilerine de, Federasyona da anlattığını, ancak Federasyon’un bir hafta içinde “zaman aşımına uğramıştır” diyerek dosyayı kapattığını, şike ve teşvik priminin bütün futbol kamuoyu tarafından kanıksanıp doğal karşılanır hale geldiğini, bu durumun önleneceği konusunda da bir umutsuzluk olduğunu" belirttiği ifade ediliyor. (Raporun şike ve teşvik primi ile ilgili bölümleri için: http://goo.gl/pbQu1Jhttp://goo.gl/CQsIO2)

İlhan Cavcav, 3 Temmuz sürecinde de şikeyi örtbas etmeye çalışmış ve "futbolun marka değeri" safsatasıyla kulüplere ceza verilmemesi gerektiğini ileri sürmüştü.

Cavcav'ın beyanına şaşırmadım. Bakalım, UEFA soruşturmasında sıra Gençlerbirliği'ne gelince nasıl bir tavır takınacak!

Milliyet'ten Yanlış Haber

UEFA Temyiz Kurulu, Eskişehir ve Sivasspor'un UEFA Avrupa Ligi'nden men etti.

Bugün Milliyet gazetesinde yayınlanan bir yazıda iki konuya değinildi.

Yazının ilk bölümünde UEFA'nın şike sürecinde ismi geçen bütün kulüpleri takibe aldığının öğrenildiği belirtilmiş. "Günaydın" deyip, bu bölümü geçiyorum.

Yazının ikinci bölümünde ise Eskişehir ve Sivasspor'un UEFA kararından sonra izleyeceği yol haber yapılmış. Bu bölüm baştan sona yanlış. Ne yazık ki, bu bölüm "hukukçuların yorumlarına" dayandırılmış.

Haberdeki iddialar ve düzeltmeler aşağıdadır.

1) "Eskişehirspor ve Sivasspor’a 2 yıl men cezası ve 300’bin euro para cezası isteyen UEFA müfettişlerinin talebine karşın, iki kulübe de 1’er yıl “katılamaz” hükmü veren Disiplin Komitesi’nin kararından sonra, CAS yolu açıldı. 20 gün içerisinde Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’ne itiraz hakkı bulunan Sivasspor ve Eskişehirspor kulüplerinin, bu süreyi beklemeden en geç bir hafta içinde yasal işlemleri başlatacağı bildirildi."

Dünkü kararı UEFA Disiplin Komitesi vermedi. UEFA Temyiz Kurulu ilgili karara imza attı.

Sık sık yapılan bir hataya bu haberde de rastladık. CAS'ın açılımı "Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi" değildir. Doğru tercüme "Spor Tahkim Mahkemesi"dir. (Detaylı açıklama için: http://goo.gl/cPBL4p)

UEFA Temyiz Kurulu kararlarına başvuru süresi 20 gün değil, 10 gündür. Bu süre UEFA'nın Eskişehirspor ve Sivasspor ile ilgili açıklamasında belirtildiği gibi; sürenin hukuki kaynağı UEFA Statüsü'nün 31'inci maddesinin 3'üncü fıkrasıdır. Milliyet, 20 günlük süreyi nereden çıkardı? Bir hukukçudan mı görüş aldılar?

2) "Her iki kulübün de ilk etapta UEFA kararının durdurulması yönünde talepte bulunacağı öğrenilirken, CAS’ın Haziran ayı sonunda başlayacak Avrupa Ligi ön eleme maçları arefesinde tarafların hızlı yargılanma tisteğini kabul edeceği vurgulandı."

- "tisteğini" ifadesi, gazetenin Internet sitesinden aynen alınmıştır.

- CAS'ın hızlı yargılama yapması için öncelikle uyuşmazlığın iki tarafının bu konuda anlaşması gerekir (CAS Tüzüğü, R52/III). Kulübün CAS'tan hızlı yargılama istemesi tek başına yeterli olmaz. Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın davalarının hızlı yargılama usulü ile görülmesi, iki kulübün UEFA ile anlaşması sonucu gerçekleşmişti. Hatta hızlı yargılama teklifi UEFA'dan gelmişti. Eskişehirspor ve Sivasspor, UEFA kabul etmezse, hızlı yargılama imkanından faydalanamaz. O zaman sormak lazım: UEFA hızlı yargılamayı kabul etmezse, sırf Haziran ayında Avrupa Ligi ön eleme maçlarının oynanacağı gerekçesiyle CAS hızlı yargılama yapabilir mi? Hangi hukukçu CAS'ın iki kulübün hızlı yargılama talebini kabul edeceğini iddia etti?

3) "CAS’ın, tıpkı Fenerbahçe örneğinde olduğu gibi turnuvanın prestiji açısından yürütmenin durdurulması yönünde karar vermesi beklenirken, başvurunun reddedilmesi durumunda Sivasspor ve Eskişehirspor’un bulundukları turdan itibaren ihraç edilmelerinin yüksek ihtimal olduğu, hukukçular tarafından dile getirildi."

Yazının sahibi, Fenerbahçe'nin CAS'ta açtığı ilk davayı unutmuş ya da hatırlamak istemiyor.

CAS, ilk davada Fenerbahçe'nin yürütmeyi durdurma kararı talebini reddetti. CAS, "turnuvanın prestiji"ne bakarsa, aksine, şike ile suçlanan kulüplerin turnuvaya katılmaması yönünde karar verir. Bugüne kadar CAS, şike sebebiyle ceza alan hiçbir kulübün yürütmeyi durdurma talebini kabul etmedi.

Fenerbahçe'nin CAS'taki ikinci davasında ise kamuoyu yanıltıldı. Fenerbahçe yönetimi ve hukukçuları CAS'ın yürütmeyi durdurma talebini kabul ettiğini, UEFA'nın çatırdayacağını, yürütmeyi durdurma kararının savaşlarında ne kadar haklı olduklarını gösterdiğini, kendilerine kurulan komplonun CAS tarafından bertaraf edileceğini ileri sürmüşlerdi.

CAS, Fenerbahçe'nin yürütmeyi durdurma talebini kabul etmedi. UEFA ve Fenerbahçe, yürütmenin durdurulması konusunda anlaştı. CAS da "taraflar arasındaki anlaşma uyarınca, UEFA Temyiz Kurulu kararının uygulanmayacağını" açıkladı.

CAS, Eskişehirspor ve Sivasspor'un yürütmeyi durdurma taleplerini reddedecek. CAS bu talebi reddederse, Milliyet'teki iddianın aksine, Eskişehirspor ve Sivasspor zaten ön eleme turunda hiç yer almayacakları için, ihraç edilmeleri de söz konusu olmayacak.

4) "2014-15 sezonunda Türkiye’yi Şampiyonlar Ligi’’nde Galatarasay ve Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nde ise Trabzonspor dışında temsil edecek başka takım bulunmayacak."

Bu ihtimal, Sivasspor ve Eskişehirspor'un Avrupa Ligi ön eleme turu maçlarına başlayıp da ihraç edilmeleri ihtimali için ortaya atılmış.

Sivasspor ve Eskişehirspor'un yürütmeyi durdurma talepleri reddedilecek. Bu iki takım ön eleme oynayamayacak. Peki onların yerine kim geçecek? Bu sorunun yanıtını uzun bir yazımda paylaşmıştım (http://goo.gl/aU85HT). Aşağıda özet geçeceğim.

UEFA Avrupa Ligi Talimatı'na göre Kardemir Karabükspor ve Bursaspor Avrupa Ligi ön eleme turlarına katılabilecek. Ancak Kardemir Karabükspor yönetiminin Emenike'ye yönelik şike girişimlerinin haberdar olmasına rağmen TFF'ye bilgi vermemesi Karabükspor'un şike sebebiyle ceza almasına sebep olabilir.

Kardemir Karabüspor, UEFA Avrupa Ligi'ne alınmazsa, sıra Gençlerbirliği'ne gelecek. 2010-2011 sezonunda kulübün genel müdürlüğü görevini yürüten Zafer Önder İpek'in, Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında şike ve Gençlerbirliği-Trabzonspor maçında teşvik primi için aracılık ettiği tespit edildiği için Gençlerbirliği'nin UEFA'dan ceza alması muhtemel.

Kardemir Karabükspor ve Gençlerbirliği ceza alırsa, sıra Akhisar Belediyespor'a geliyor.

UEFA talimatlarına göre, Bursaspor ve Akhisar Belediyespor'un UEFA Avrupa Ligi ön eleme turuna gitmesi beklenebilir. Bununla birlikte, önümüzde yeteri kadar zaman yok. Kanımca sadece Bursaspor Avrupa Ligi ön eleme turuna alınacaktır. Kardemir Karabükspor ve Gençlerbirliği'nin yargılaması zaman alacağı için, ön eleme turları başlayana kadar Akhisar Belediyespor'un katılımını sağlayacak süreç bitemeyecektir.

Dileğim, Akhisar Belediyespor'un hak ettiği Avrupa yolculuğuna biletini almasıdır.

22 Mayıs 2014 Perşembe

Kardemir Karabükspor'un Avrupa Ligi'ndeki Yeri Garanti Değil

UEFA'nın Sivasspor ve Eskişehirspor ile ilgili soruşturma açmasının ardından Türkiye'de heyecanlı ve gergin bir bekleyiş başladı.

Bu iki kulüp de ceza alırsa, bunların yerine hangi kulüpler gidecek?

Dünkü yazımda, iki kulübün de ceza alması ihtimali üzerinde durmuştum.

Şahsi kanaatim, Eskişehirspor'un ceza almayacağı yönünde. Eskişehirspor'dan sadece bir teknik direktör ve bir futbolcu teşvik priminden ceza aldılar. Eskişehirspor'un yöneticileri şike ve teşvik primi faaliyetlerine karışmadılar. Bu durumda Eskişehirspor'a ceza verilmesi zor görünüyor.

Eğer Eskişehirspor ceza almazsa, sadece Sivasspor'un yerine hangi kulübün gideceğini tartışacağız.

Sivasspor yerine öncelikle Kasımpaşa A.Ş.'nin Avrupa Ligi ön eleme turuna katılması düşünülebilirdi. Ancak Kasımpaşa A.Ş.'nin UEFA Kulüp lisansı yok. TFF Tahkim Kurulu, bugün Kasımpaşa'nın itirazını reddetti. Kasımpaşa A.Ş.'nin bu lisansı alması zor gözüküyor.

Kasımpaşa A.Ş.'nin ardından Kardemir Karabükspor geliyor. Bu kulüp, TFF'den UEFA Kulüp Lisansı'nı aldı.

Sosyal medyada, Kardemir Karabükspor'un Emenike Olayı sebebiyle şikeden ceza alabileceğine yönelik iddialar paylaşılıyor.

Bu iddialar ağır ceza mahkemesi ve Yargıtay kararları dikkate alındığında temelsiz. Bununla birlikte, UEFA mevzuatı dikkate alındığında, Karabükspor için tehlike çanları çalıyor.

Aşağıda detaylarıyla açıklamaya çalışacağım.

Savcı iddianamesi ve ağır ceza mahkemesinin kararına bakıldığında, Emenike ile ilgili şike girişimlerinin sadece Emenike ve Emenike'nin menajeri Erdem Konyar üzerinden yürütüldüğü anlaşılıyor.

Ağır ceza mahkemesinin kararında, "Emenike’nin; sakatlığını öne sürerek müsabakada oynamaması üzerinde anlaştıkları, Karabükspor kulübü doktorlarının müsabakada oynamasına mani herhangi bir sağlık problemi olmadığını söylemesine rağmen Emenike’nin bu sakatlığını öne sürerek 08.05.2011 günü oynanan Fenerbahçe maçında oynamak istemediği, bu süreçte Karabükspor yetkililerinin de Fenerbahçe yöneticisi Alaeddin Yıldırım’ın Emenike ile görüştüğünü öğrenmeleri üzerine şahsın örgüt ile görüşerek şike konusunda anlaşmış olabileceğinden ve bu anlaşmada Erdem Konyar’ın aracılık ettiğinden şüphelenerek Emenike’nin Erdem Konyar ile görüşmesini sınırlandırmaya çalıştıkları" iddiası yer aldı.

Görüldüğü üzere, Karabükspor yöneticileri şike yapmadıkları gibi, şikeyi önlemek için çaba harcamışlar. Savcılık bu kulüp yöneticileri hakkında iddianame hazırlamadı. Doğal olarak, mahkeme de bu yöneticilere ceza vermedi.

Karabükspor'lu yöneticilerin şikeyi önleme çabaları UEFA'nın gözünde anlam ifade etmeyebilir.

UEFA Disiplin Talimatı'nın hem 2011 hem de 2013 versiyonlarına göre, müsabakanın gidişatına veya sonucuna etki edilmeye çalışıldığını öğrenen hakem/oyuncu/yöneticinin ilgili durumu yetkililere bildirmesi gerekiyor. Örneğin, UEFA, şike teklifini kendisine bildirmeyen bir hakeme ömür boyu men cezası verdi.

UEFA, Kardemir Karabükspor yöneticilerinin şike görüşmelerinden şüphelenmelerine rağmen durumu TFF'ye bildirmemelerini disiplin suçu olarak kabul edebilir.

Kardemir Karabükspor yetkilileri, UEFA Disiplin Talimatı'ndaki hükmün TFF Disiplin Talimatı'nda yer almadığını; şike görüşmelerini bildirmemenin Türk hukukuna göre disiplin suçu olmadığını iddia edebilirler.

Karabükspor yöneticilerinin yukarıdaki muhtemel savunması karşısında, UEFA, ulusal federasyon mevzuatının UEFA mevzuatı ile asgari açıdan uyumlu olması gerektiğini; federasyonların uyum çalışmaları yapma yükümlülüğü olduğunu ileri sürebilir.

TFF Tahkim Kurulu, TFF Disiplin Talimatı'nda şike ve cezaların ertelenmesi ile ilgili talimat değişikliklerini FIFA ve UEFA normlarına uygun bulmuştu. Bir yazımda, TFF Tahkim Kurulu'nun bu kararını eleştirmiştim: http://goo.gl/SFHpY7

Görüldüğü üzere, Kardemir Karabükspor'un yeri garanti değil. UEFA'nın olayı nasıl değerlendirmeyi tercih edeceğini zaman içinde göreceğiz.

Kardemir Karabükspor da UEFA'ya alınmazsa, sıra Bursaspor'a gelecek. Bursaspor'un UEFA Kulüp Lisansı'nı haiz. Bu kulüp için bir sorun yok.

Eskişehirspor ve Kardemir Karabükspor da men cezası alırsa, Bursaspor'a hangi kulüp eşlik edecek?

Sıralamaya bakarsak, Gençlerbirliği'nin Avrupa'ya gitmesi lazım. Oysa onların da durumu şüpheli.

Gençlerbirliği'nin 2010-2011 sezonunda kulübün genel müdürlüğü görevini yürüten Zafer Önder İpek'in, Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında şike ve Gençlerbirliği-Trabzonspor maçında teşvik primi için aracılık ettiği tespit edildi. Bununla birlikte, söz konusu eylemler 6222 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden gerçekleştiği için Zafer Önder İpek'in fiili 6222 sayılı Kanun kapsamında suç olarak değerlendirilemedi.

Ağır ceza mahkemesinin eylemi tespit etmesi UEFA için yeterli. Bu eylemin Türk kanunlarına göre suç olmaması UEFA'yı ilgilendirmiyor.

Gençlerbirliği genel müdürünün, kulübün yöneticisi olduğu tartışma götürmez. Bu durumda, sıra Gençlerbirliği'ne gelirse, UEFAGençlerbirliği'ne de kapıyı gösterebilir.

Gençlerbirliği de Avrupa'ya gidemezse, kim gidecek?

Cevap: Akhisar Belediyespor.

İşte Türk futbolunun marka değeri! Kurallar uygulanırsa, Avrupa Ligi'ne 5 kulübümüzü gönderemeyeceğiz. Onuncu sıradaki kulüp Avrupa Ligi'ne gidecek.