İbrahim Hacıosmanoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İbrahim Hacıosmanoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2014 Cumartesi

Trabzonspor, CAS'ın Fenerbahçe ile İlgili Şike Kararının Tercümesini Yayınladı

Trabzonspor, çok sert bir açıklamanın eşliğinde CAS'ın Fenerbahçe ile ilgili şike kararının tercümesini kamuoyu ile paylaştı.
Açıklama aşağıdaki gibidir:

"30 Ağustos 2014 tarihinde, Trabzonspor Kulübü internet sitesinde “Türk Futbolu Kirlidir” başlıklı bir bildiri yayınlanmıştır. Bildiride, şike süreciyle ilgili kamuoyunun malumu olan muhtelif değerlendirmelere yer verilmiş, 29 Ağustos tarihinde UEFA ve FIFA’ya iletilen başvurularımız hakkında kamuoyu bilgilendirilmiştir.

Türkiye Futbol Federasyonu tarafından 02.09.2014 tarihinde Kulübümüze iletilen yazıda, söz konusu bildiri nedeniyle Kulübümüz ve Başkanımız Sayın İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı bildirilmiştir.

Trabzonspor Kulübü olarak 30 Ağustos 2014 tarihinde yapılan açıklamamız, ekte yayınladığımız Spor Tahkim Mahkemesi'nin (CAS) "Fenerbahçe" kararından da açıkça anlaşılacağı üzere bir durum tespitidir.

Belirtilmelidir ki, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri, tüm kurum ve kuruluşları bağlar. Sözleşme’nin 10. maddesinde belirtilen ifade özgürlüğü, Futbol Federasyonu ve onun kurullarınca da saygı duyulması gereken bir hükümdür. Hele hele, UEFA ve CAS kararlarının Federasyon tarafından uygulanmadığı bir ortamda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere “kırıcı ve sert” eleştiri getirme hakkı da fikir özgürlüğü kapsamında korunur. Ayrıca bu açıklama Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. maddesindeki “düşünceyi açıklama hürriyeti” kapsamındadır. 

Trabzonspor, şikeye karşı dimdik duran evrensel ahlak cephesinin bir üyesidir.

Trabzonspor camiası, tertemiz tarihindeki nice başarıya, boynunu bükerek değil, mücadele ederek ulaşmıştır. Trabzonspor, şike mücadelesini sonuç alana kadar sürdürecektir.

İsviçre’de bulunan Spor Tahkim Mahkemesi'nin (CAS) Fenerbahçe Kararı’nın Türkçe tercümesi ektedir.


Not:
CAS'ın Fenerbahçe Kararı'nın orijinal metni için bkz. http://www.radikal.com.tr/files/cas_2013_a_3256_fenerbahce_sk.pdf

CAS'ın Beşiktaş ile ilgili şike kararı için bkz. CAS 2013/A/3258 Besiktas Jimnastik Kulübü v. UEFA

23 Temmuz 2013 Salı

İbrahim Hacıosmanoğlu'ndan Aziz Yıldırım Hakkında Sert Sözler

Fenerbahçe ve Trabzonspor arasındaki gerginlik gün geçtikçe artıyor. CAS'ın kararının ardından Türkiye'yi gergin günler bekliyor.

Trabzonspor başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, bu sefer Aziz Yıldırım'ı hedef aldı.

Hacıosmanoğlu'nun açıklamaları Trabzonspor'un Internet sitesinde yayınlandı:

"Göreve geldiğimiz günden bu yana yaptığımız açıklamalarla ezber bozduğumuzun farkında olarak her yeni güne başladık. Söylemlerimiz ile spor dünyasında, sporu yönetenlerin kirli ve karanlık ilişkilerin içinde olmaması gerektiğini, olanların da bu dünyanın dışına itilmesini istedik.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Büyük Türkiye Cumhuriyeti’ne en önemli ve kutsal vazifesini yerine getirmemiş “Fenerbahçe’nin Yeni Başkanı”, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün deyimlerini kullanmakta ısrarcı olmamalı. Aldığı sahte çürük raporu sonrası, yürüyüş konusunda zaman zaman kendi aklı bile karışan bir zihniyetin, bırakın spor kulübü yönetmesini, spor alanlarının yanından bile geçmemesi gerekir.

Kendi kongre üyesinin talebi doğrultusunda mahkeme kararı ile başkanlığı alınan ve yine mahkeme kararı ile en kısa zamanda kongre yapmak şartı konulanarak, geçici süre ile başkanlık koltuğuna oturan bir kişinin ciddiyetinden şüphe edilmeli.

Bugüne kadar, gerek ulusal ve uluslararası spor yargısında gerek ise adli yargı tarafından suçları tespit edilmiş kişiler, görev süresi boyunca hem kendi camiasına hem de Türk futboluna kabus gibi çökmüştür.

Bizler görev süremiz konusunda Büyük Trabzonspor’un Büyük Kongre Üyeleri’nden icazet aldık. “Fenerbahçe’nin Yeni Başkanı” kendisini Trabzonspor Genel Kurulu’ndan yüksek görmek gibi bir gaflete düşmüş olacak ki; haddini aşan yakıştırmalar yapmakta.

Üslup konusunda ders alacağımız son birim olan “Fenerbahçe’nin Yeni Başkanı” umarım bu mesnetsiz ifadelerini UEFA süreci tamamlandıktan sonra da ifade edebilecek bir mecra bulur.

TRABZONSPOR KULÜBÜ BAŞKANI İBRAHİM HACIOSMANOĞLU"

21 Temmuz 2013 Pazar

İbrahim Hacıosmanoğlu'ndan Açıklama

Trabzonspor başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Kulüpler Birliği Vakfı genel kurulunda gerçekleşen olayla ilgili açıklama yaptı. Hacıosmanoğlu, genel kurulda Fenerbahçe'yi temsilen hareket eden Kayserispor Başkanı Recep Mamur hakkında ağır sözler sarf etti. Hacıosmanoğlu, Mamur'un şikecilerin oyununa dahil olduğunu, Kayseri'ye ve Kayserispor başkanlığına yakışmadığını ifade etti. Hacıosmaoğlu, Fenerbahçe'yi hırsız olarak nitelendirdi ve Mamur'un hırsızı savunarak hırsızdan farkı olmadığını iddia etti.

İşte o açıklama:

"Temiz Türk futbolu söylemlerimizin destek bulduğunu, Kulüpler Birliği Vakfı Genel Kurulu’nda görmüş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Söylemlerimizin eyleme dönüştüğü bu toplantı sırasında yaşananlar, bizim bu yolda ne denli ısrarcı ve korkusuz olduğumuzu da göstermiş oldu.

Kulüpler Birliği Başkanı’nın seçileceği Genel Kurul öncesi beni telefonla arayan Gençlerbirliği Başkanı Sayın İlhan Cavcav’a, seçimde Kayserispor Başkanı Sayın Recep Mamur’u destekleyeceğini söylemesi üzerine ben de kendisini tanıdığımı ve seçimde Sayın Mamur’u destekleyeceğimiz net bir dille ifade ettim. Ancak toplantı salonuna geldiğimizde Sayın Mamur, şikecilerin, uygunsuz ve usulsüz vekaleti ile, Fenerbahçe’yi de temsil ettiğini söylemesi üzerine kendisine tepkimizi gösterdik. Sayın Mamur’un bu tutumunun, ne Anadolu’muzun güzide şehri Kayseri’ye ne de Kayserispor Başkanlık makamına yakışmadığını ifade ettik. Kayseri şehrinin ve Kayserispor’un, şikecilerin oyununa dahil olmaması adına yaptığımız bu çıkış, bazı güçlerin iktidar mücadelesine de engel oldu. Katılmadıkları, temsil edilmedikleri bir genel kurulun başkanını belirlemeye çalışmak, diğer tüm kulüplere yapılan çok büyük bir saygısızlıktır.

Lekesiz, hak edenin hakkını aldığı Türk futbolu için, maskesiz, tertemiz yüzümüzle görev yapan bizlere, kendi maskelerini düşürdüğümüz için tepki gösterenler unutmamalıdır ki; bizim için hırsızı savunanların hırsızdan farkı yoktur.

TRABZONSPOR KULÜBÜ BAŞKANI İBRAHİM HACIOSMANOĞLU"

24 Haziran 2013 Pazartesi

İbrahim Hacıosmanoğlu'nun Konuşması TFF Tutanağında

TFF, 18 Haziran 2013'te gerçekleşen olağan genel kurulun tutanağını yayınladı.

Tutanakta en ilgi çeken bölüm şüphesiz Trabzonspor başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun konuşması oldu.

Konuşma aşağıdadır. Tutanak aynen yansıtılmıştır.

"Sayın Divan, değerli misafirler, Türk futboluna yön veren asıl sahibi olan Genel Kurul üyeleri, basın ve medyamızın güzide temsilcileri. Bu salonlarda çok Genel Kurul yapıldı ama gerçek manada Türk futbolunun sorunlan konuşuldu mu derseniz, benim şahit olduğum kadarıyla gerçekler hiçbir zaman konuşulmadı. Bir sefer de ezber bozalım, Türk futbolunun gerçeklerini konuşalım. Sorunlarımız var diyoruz toplanıyoruz, hep bir araya geliyoruz ama sorunları ortaya koyuşumuz da, çözüm üretişimiz de politik oluyor. Çünkü gerçekleri yaşayıp konuşmadığımız için sorunlarımızı çözemiyoruz. Evet, Türk futbolunun çok sorunu var, güzide kulüplerimizin de çok sorunu var. Yıllardan beri bizi takip edenler biliyor Türk futbolunun asıl sorunun ahlak ve adalet sorunu olduğunu yıllardan beri söylüyoruz. Bunun için ne yapıyoruz, hiçbir şey yapmıyoruz, yapmak isteyenlerde gücünü ortaya koyup yapamıyor çünkü Türk futbolunu kendi çıkarı bekası için kullananlar etkin gelip her zaman adalet isteyen, ahlak isteyen insanlar ezilmiş vaziyette kalıyor.

llardan beri söylüyorum, sadece futbol biliyorsunuz birçok kulübümüzün anonim şirketleri var ama Dernekler Yasasına göre yönetiliyoruzbir sosyal derneğiz. Türkiye'de futbol adına sosyal demek yok binlerce sosyal dernek var ama bu derneklerde görev yapan insanlara baktığınız zaman da hep belli bir yaşa gelmiş artık birazda halka hizmet edeyim diye gönülden hizmet eden insanlarla dolu. Ama futbol da bir sosyal dernek, geniş kitlelere hitap eden görsel bir şölen, insanları lendirme adına bunu da düşünürsek. Ne yazık ki bunun Genel Kurullarına baktığımız zaman da insanların oralarda görev alabilmek için vermiş oldukları mücadeleyi görüyorsunuz. Neden, çünkü büyük çıkar var. Ben hep söylüyorum, evet göreve alınmak isteyenlerin maddi durumları iyi olanlar manevi olarak bir kazanımlar elde etmek için manevi olarak kendini yetiştirenler ekonomik olarak kendini güçlendirmek için veyahut da hiç biri yoksa ikisini geliştirmek için bu kulüplerde rev alıyor. Onlarda biliyorsunuz bu kulüplerde görev aldığınız zaman da kalıcı olmak için orada başarıyı yakalmanız lazım çünkü o zihniyette olan insanlar gibi apronda bekleyen bir sürü gruplar var, sportif başarıyı yakalayamazsanız apronda bekleyenler sizin yerinizi alacak. Ne yapıyor bu insanlar hiç merak etmedikmerak ediyoruz ama kamuoyunun karşısına çıktığımız zaman da kamuoyunun arkasında konuştuklarımızın hiç birini bu toplumun gözüne baka baka söyleyemiyoruz, çıkar kaygısından herhalde kaynaklanıyor.

Şimdi gerçek manada eğer biz Türk futboluna hizmet etmek istiyorsak bu insanların orada sportif başarıyı yakalama adına ne saha içini, ne saha dışını maniple etmelerine müsaade etmememiz lazım, eğer ahlaklı ve adaletli Türk futboluna hizmet etmek istiyorsak. Biz yıllardan beri bunun mücadelesini veriyoruz, bizi tanıyanlar bunu çok iyi bilir. Zaten o mücadelemizden dolayı Trabzonspor Başkanlığına bizi seçtiler. Ama sadece bizim Trabzonspor sevdalılarının değil namuslu Türk futbolu paydaşlarının da bizden çok büyük beklentisi var.

Dün yaşanmıştır, bugünde hazırlık içerisinde olanlar var ama biz namuslu Türk futbolu paydaşlarıyla beraber Türk futbolunu kendi çıkarı, kendi bekası için kullanan insanlar bugün hazırlıkları olabilir ama yarın o yaptığı hazırlıkların hiçbirisini hayata geçiremeyeceklerini bmadan tüm kamuoyuna beyan etmek istiyorum. Çünkü ben Başkan seçildiğim zamanda ilk konuşmamda Başkan değil Trabzon sevdalılarının hizmetkarı, namuslu Türk futbol paydaşlarının da hizmetkarı olarak görev yapacağımı söyledim. Bizim gibi düşünen insanlar çoğunluktadır ama toparlanmayı bekliyorlar. Futbolu kirleten, kendi çıkarı için kullanan emek hırsızlarının da korkulu rüyası olacağız dedik, bütün namuslu futbolun paydaşlarıyla beraber. Bu sadece bizim sorunumuz değil eğer çocuklarımıza örnek olmak istiyorsak, gelecekte onlara temiz bir Türk futbolu bırakmak istiyorsak ahlak ve adalet tecellisini camiaları tarafından seçilip kulüplerin başına gelen Başkanların o camiaya namusunu koruma adına Türk futboluna bu manada hizmet etmeleri gerekiyor ki büyük çoğunluğun da bu düşüncede olduğunu düşünüyorum. Bunları hayata geçirmek çok zor değil sadece yapacağınız tek ş ey var, bu camialarımız sizden o göreve tevdi ettiği zaman da iki çıkar bir arada olmaz ya camialarımızın çıkarını koruyacaksınız ya kendi çıkarınızı koruyacaksınız. İkisini korumaya kalktığınız zaman da orada insanların nefsi kendine hükmeder, kendi çıkarınız ön plana çıkar ve camialarınız kaybeder. Oysaki burası bir namus bekçiliğidir o camialar size o görevi verdiyse siz orada o camianın değerlerini ön planda tutup bunun hakkını korumanız, onun çıkarını kanımanız lazım, kendi çıkarlarınız heba olması uğruna. Ben Trabzonspor Başkanı olarak böyle yola çıktım.

Şimdi dünde katıldım Sayın İçişleri Bakanımızın sporda şiddet çalıştayı var evet. Hangi kanunu çıkarırsanız çıkarın, hangi çalışmayı yaparsanız yapın suçu şiddet unsuru olarak taraftariara görme lüksümüz yok. Neden yok, hep söylüyoruz Türk futbolunun ahlak ve adalet sorunu var.

Şimdi ben bir örnek vereceğim, evet biz Trabzonspor'un Nuri Albayrak döneminde Başkan yardımcısı olarak seçildiğim zaman da bütün taraftar gruplarını çağırdım çünkü futbolun en masumları onlardır diye inanıyorum. Onlara söylediğim, "Bundan sonra Trabzonspor'dan menfaat etme dönemini kapatıyorum. Herkes biletinin parasını verecek, bu takıma katkı yapacak statlara girecek. Ta ki ben Hacıosmanoğlu olarak Trabzonspor'un ismini kullanıp bir rant elde edersem o zaman gelip yakama yapışırsınız, Başkan sen buradan çıkar elde ediyorsun bizim de hakkımızı ver" diye. Ve bizim dönemimizde Trabzonspor taraftarlarına bir tane bedava bilet verilmemiştir. Ama kapıda ğılma olmuştur maç günü, insanları eri almışımdır o ayrı bir şey.

Şimdi taraftara kabahat buluyoruz, evet çalışmalar yapıyoruz onları cezalandıracağız ve her kulübün taraftan var taraftar grupları var. Evet, bunlar kulüplerden nemalanmıyor mu? Nemalanıyor. Ama konuşmamın içerisinde söylediğim şekilde Türk futboluna hizmet eden insanlar Türk futbolunu kendi çıkarları için kullanıp ceplerine milyarlarca Dolar indirdikleri zaman da evet kulüplerin taraftarları fanatizm de yapacak çünkü pay istiyorlar. Dün Bakanlıkta da söyledim Sayın Spor Bakanımıza, bunların hepsi doğru ama bunu düzeltecek olan Türk futboluna ahlaklı olarak, adaleti tesir edecek Başkanlar lazım, Türk futbolunu kirleten insanları bu Türk futbolunun şına atmak zorundasınız.

Onları atmadığınız sürece, onlar Türk futbolunu bu manada kullandığı sürece sihangi çalışmayı yaparsanız yapın başarılı olma şansımız yok. Türk futbolunu kendi bekası, kendi çıkarı için kullanan, kirleten insanları namuslu paydaşları olarak Türk futbolunun şına atarsak o zaman biz gelecek nesillere temiz bir Türk futbolu bırakırız.

Ben hep merak ediyorum, her zaman her yerde de söylüyorum büyük önder Atatürk'ün bir sözvar, "Ben sporcunun, zeki çevik ve ahlaklısını severim" diye. Ben üstüne baktım, altına baktım, sağına baktım, soluna baktım hiçbir yerinde ahlaksız yöneticiler olabilir diye bir ibare yok. Eğer örnek alıyorsak biz sadece bu sözleri örnek almayız .

Yasalar çıkarıyoruz evet, çaştayın çıkaracağı olan kanunlar ve mevzuatlar inşallah Türk futboluna hizmet eder. Ama biz çıkardık 6222 sayılı Yasa çıkardık, çıkaranlara minnettarım, sonsuz teşekkür ediyorum.

Dünyanın hiçbir yerinde görülmez dünyanın en geri kalmış ülkesinde de olmaz, çıkardığınız kanunla muhalefet eden hırsızlar yakalandıktan sonra bu yasayı değiştirme önergesini gidip Meclise veren Kulüpler Birliğinin de 18 takımın da bunda vebali vardır belki de bunkü sıkıntıların vebali de ondan kaynaklanıyor. Bir yasa çıkarıyorsanız o yasanın arkasında duracaksınız. Hele failleri yakalanmışken yargılama sürerken yasayı değiştirmenin ahlakla bdaşmadığını düşünüyorum.

Şimdi evet değiştirdik yasayı, sonra uygulamaya geçtik. Temiz Türk futbolu istiyoruz. Sağır sultan duydu yaşananları ben TAPE'leri okuyorum insanlığınıdan utanıyorum. Gerçi bir gün Kulüpler Birliği Toplantısında söyledim ben 11 yaşına kadar, Trabzon'un Of ilçesinde doğdum, orada yetiştim.

Herkes bilir köyde yaşayanlar inek bekler diye. Ben orada evimizin ineklerini beklerken "Ya bu kulüplerin başkanlarını cenaAllah nasıl yaratmış, ne özel nitelikleri var. Binlerce insan bunlara tezahürat yayor, arkasından geliyor. Çok özel nitelikli insanlar olarak bilirdim dedim kulüp başkanlarını. Keşke büyümeseydim, bu noktalara gelmeseydim, sizlerin arasında olmasaydım da bugün papyonlu smokinli yalaka görüntülerinizi rmeseydim" diye ifadede bulundum. Çok acıdır bize toplum böyle bakıyor. Futbol dediğiniz zaman da Türkiye'de her şey in önünde. Eğer biz gençlerimize iyi örnek olmazsak sadecsporda dil bugün Türkiye' de yaşan an farklı şiddet eylemlerine de öncolmuş oluruz. Oysaki biz toplumun aynasıysak biz gençlerimize temiz Türk futbolu bırakma adına sosyal yaşamıarına da örnek olma adına attığımız adımlarasöylediğimiz sözlere çok dikkat etmeliyiz.

Uygulamaya geçtik, tekrar söylüyorum o TAPE'Ier beni utandırdığı kadar herhalde bütün namuslu Türk insanını da utandırmıştır çünkü onun içerisinde Federasyon Başkanlarından tutun Kulüp Başkanlarına kadar birbirlerinsöylediği kelimeler Türk örf ve adetleriyle bağdmayacak aşağılık kelimeler.

Ben bizim elimizden şampiyonluğun sadece 2011 yılında çalındığını söylemedim yıllardan beri alışkanlık haline getirilmiş. inanır mısınız onlarda derdim de değil eğer burada biz namuslu Türk futbolu paydaşları olarak adaletli, ahlaklı Türk futbolunu oluşturamazsak bizim Türk futboluna hiçbir şekilde bütün buradaki bireyleri ve buraya katılmayanlarında hizmet etmeye bir anlam taşımadığını ifade etmek istiyorum. Bizim ahlak ve adalet sistemini Türk futboluna yerleştirirsek burada birçok Anadolu kulüplerimiz var gen Kulüpler Birliği toplantısında da söyledim. "Havuz sistemini konuşalım, şunu konuşalımdediler. "Konuşmanıza gerek yok ki" dedim. Orada insanlar şampiyonluk adına pay alıyorlar onlar da onların hakkı " dedim. Asıl biz adaleti Türk futboluna yerleştirirsek sizin her sene 6-7 tane bazen de 8-9'a da çıkıyor Türk futbolunu kendi çıkarı için kullanan insanların n verdiği, saha ve saha dışının manipüleleriyle sizin elinizden galibiyetleri alıyorlar. Eğer biz bu adaleti tesir edersek sizin elinizden kimse bu galibiyetleri almaz, her sene 5-6 Milyon Lira daha fazla para kasaza girer ve havuz sistemini tartışmaya bile gerek kalmadan beş dakikada çözüme kavuştu o günkü toplantıda.

Şimdi eğer biz hakikaten Türk futboluna hizmet etmek istiyorsak Federasyonu da, Kurulları da ne kadar adaletli oluyor dediğiniz zaman da bu adaleti tesis etme şansla yok çünkü Türk futbolunu manipüle eden insanlar kendi çıkarı için kullanan insanlar belli.

Birçok kulübümüz de ne yazık ki ben hep söylüyorum benim doğduğum topraklar bana şunu öğretti, "Adaletsiz birinin yanında yer alırsan onun verdiğiyle yetinirsin, onun karşısında olursan istediğini alırsın" Biz adaleti Türk futboluna tecelli ettirdiğimiz zaman da bütün o güzide Anadolu kulüplerimiz de adaletsiz gücün verdiğiyle dil, onun karşısında durarak istediğini alacaktır.

Bunun organizasyonunu yapmak Anadolu'nun bağrından çıkan Anadolu Beyi unvanını veren bizim Anadolu halkı adına da Trabzonspor'un böyle bir misyonu var. Biz bununda öncülüğünü yapmaya talibiz. Yeter ki o kulüplerimiz dşampiyonluğa gittikleri noktada belli güçler belli şerh güçler tarafından kendi çıkarlan adına onların yolları kesilmesin. Bunu sağl amakta çok zor dildir çokolaydır. Çünkü kendi çıkarı için Türk futbolunu kirleten insanlar aslında ründükleri kadar güçlü değil, onlar zavallı insanlardır. Yarın kullandıkları gzide kulüplerimizin blarından ayrıldıkları zaman da hep beraber receğisokaktaki dilenciler dahi onlardan bir medet umup, selam bile vermeyecektir. Bunu temizlemek bizim namus borcumuzdur, Türk futboluna eğer ahlaklı şekilde hizmet etmek istiyorsak.

Değinmeden edemeyeceğim çünkü yıllardan beri söylüyorum, 2011 sezonunda daha önceki yıllarda nasıl elimizden çalındıysa şampiyonluk ama bu sefer, ben seçimler sürecinde de söyledim radar sistemi yoktu ama 2011'de radasistemi kurulmuştu ve hırsızlar radara yakalandı. Tekrar ediyorum, her kim o radar merkezinden o görüntüleri silmeye çalışsa da sadece Türkiye'de değil dünyada o rüntüleri silecek bir güç yok, bizi karşısında recektir. Trabzon'un netim anlayışı da, duruş anlayışı da geçmiş netimlerle karıştırılmasın Trabzon şehrine yakışan duruşla temsil edilecektir bundan sonra.

Ne yaptık biz, kurullanınız karar verdi. Neye karar verdi? Bir gecede 58'nci maddeyi değiştirdik, değişen 58'nci madde dahi uygulanmadı. Orada ne deniyor? Başkan ve neticileri şikeye teşebbüs eden kulüpler bir alt kümeye düşer. Değişen maddede diyor ki, başkan ve yöneticileri şikeye teşebbüs eden kulüplerin 12 puanı silinir. ır ihlal halinde kesin uygulanır. Ağır ihlali deşahıslar bahis oynarsa. Yukanda uygulanmaz deniyor mu? Yorum yapmış Tahkim Kurulundaki beyefendiler, şikenin sahaya yanssımadığını teşebbüsün sahaya yansımadığını. Peki, futbolculara niye ceza verdiniz? Şimdi Yargıtay sürecini bekliyorum diyorlar. E ceza yargılamasının sportif yargılamayla ne alakası var? Bunu sağır sultan biliyor, futbol bilgisi olmayan insan biliyor. Spor yargılamasında kanaate göre ceza verirsiniz, ceza yargılaması delile re ceza verilir. Bu tabelada her şey o kadar açık ki sadece teknik takip yapılmaşfiziki takip yapılmış.

3 Temmuz sürecini ben, çok daha önce başlatmıştım, 2 ay önce blatmıştım. Bir gün televizyonda dedim ki, "Ben korkuyorum 3 Temmusürecinden sonra, bir gün gelecek bu soruşturma iznini veren değerli savcılarımız, titizlikle yapan emniyet mensuplarımız ve adaletli bir şekilde karar veren hakimlerimiz içeriye girecek, bu suçu işleyen emek hırsızladışarı çıkacak diye korkum var" Şimdi yle bir süreçten geçiyoruz. Siz bütün bu bırakın kanaati, delilleri de göz ardı edip bir pisliğin üzerine oturup ve bundan sonra o kurulların başında durup Türk futboluna hizmet edeceksiniz. Ama pisliğin boyutu o kadar büyük ki sizi de sardı, kokusu artık dünyaya yayıldı.

Biz Türk futboluna bundan sonra çok şeyin dişeceğini, adaletsizliğin tecelli etmeyeceğini. Bizim Trabzonspor'un haklarını savunmada hiçbir kıntımız yok, bize haksızlık edecek hiçbir gücün az önce de söylediğim gibi ne Türkiye'de, ne de bu dünyada olmağını. Ama bizim sorunumuz dil bu, bikendi sorunumuzu hallederiz ama bu gzide Anadolu kulüplerimizin dhaklarını yemeye kimse tenezzül edemeyecek. Yani o Federasyonun Kurulları, Federasyonun hakemleri düdüklerini çalarken, bu takım büyük takım bunun arkasında holding patronları var, lobileri var, gçleri var diye bizim gzidAnadolu kulüplerimize istediği gibi bayrak, is tediği gibi düdük çalamayacak, çaldığı zamanda da karşısında bizi bulacak namuslu paydaşlarıyla beraber.

Şimdi bunu tesis etmemiz lazım, bunu da tesis edeceğiz bundan sonra Türk futboluna hizmet etmek isteyen insanlar bu şekilde hizmet edecek. Hak sahibinindir hakkı sahibine teslim etmek de adaletli yönetim sergilemek isteyen insanların görevidir. Evet, mevzuatımız ortada uygulamalarımızı temiz Türk futbolu adına yapmak isteyen insanlar bu kirliliğin, bu pisliğin üzerinde bundan soru·a oturamayacak. Ama bu pisliği, kirliliği temizlemek onu örtbas edenlerin görevidir. Bugün UEFA'dan bir ceza beklemeyin UEFA size cezayı verecek. Ama bunun FIFA boyutu da var, bunun mahkeme boyutu da var. İyi araştırdığınız zaman da bunların hesabının nasıl sorulacağını çok iyi anlarsınız.

Ama ben şunu da belirtmek istiyorum; benim kişiler muhatabım değil ben Trabzonspor'un Başkanıyım hangi kurum varsa o kurumun Başkanıdır benim muhatabım. UEFA bize yazı gönderdi, Federasyon temsilen UEFA'ya gittiNiye gitti anlamadım. Neyin tarafısınız siz? Adaletli Türk futbolunun tarafı mısınız, yoksa emek hırsızların tarafı mısınız? Ona da belki bilgi almak için gittiniz, ona da bir şey demiyorum. Saygı duyuyorum, Türkiye Futbol Federasyonuna, bilgi almak için gitmiş olabilir. Benim muhatabım değil özellikle söylüyorum, benim Başkanlardır muhatabım. Başkan vekili arkadaş çıktıktan sonra açıklama yapıyor, "Bizim açımızdan iyi oldu ceza verilir verilmez, ertelenecek. E iyi geçti bizim için'' Ya nasıl geçti yani, iyi geçti derken ya. Siz biz derken yani kimdir bu anlamadım ben ya.

(ALKIŞLAR)

Burada bir tarafta Trabzonspor'un elinden çalınan şampiyonluk var bir tarafta hırsızlar var, yani ceza almayacaklar bizim için iyi geçti diyorsunuz. Ya bu mu sizin adalet anlayışınız? Eğer böyle bir adalet anlayışınız varsa biz sizi tanımıyoruz zaten. Ha o zaman tercih edeceksiniz Türk futboluna namuslu hizmet etmek isteyen insanlarla beraber olacaksınız, yoksa namussuz olanlarla beraber olacaksınız? Ama herkes şunu bilsin ki bu ülkede namuslu insanlar, namussuz insanlardan kat kat daha güçlüdür ama bugüne kadar o gücü kullanmadıysa özellikle de benim camiamı benim Trabzonspor'umu yönetenler kullanmadıysa Trabzonspor'un anlayışı bundan sonra eski anlayış değildir. Biz çok özel topraklarda doğduk burada söylüyorum diğer topraklarda doğanlar bunu yanlış anlamasın. Medeniyetlerin fethetmeye çalıştığı, fethedemediği peygamber efendimizin ne güzel komutan İstanbul'u fetbeden komutan dediği İstanbul'u fetbeden 21 yaşında Fatih Sultan Mehmet, yanındaki sevinenlere"Durun, sevinmeyin İstanbul fethedilmiş sayılmaz, Trabzon fethedilmedenYani Fatih'in fethettiği Yavuz'un yönettiği, Kanuni 'nin doğduğu bir şehrin evladıyız. Bu ülkenin birçok toprakları da aynı özellikleri taşıyor. Ben inanıyorum ki Türk futboluna bundan sonra adaletin gelmesi, ahlakın gelmesi Türk futbolunu kendi çıkarları için kullanan kirli insanların bunun dışına atılması adına namuslu paydaşlarıyla beraber bundan sonra Türk futboluna bu kirliliğin bulaşamayacağını ve bu namuslu insanların da buna asla müsaade etmeyeceğine ben inanıyorum , hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum."

20 Haziran 2013 Perşembe

İbrahim Hacıosmanoğlu Şike ile İlgili Yargılananları Sert Dille Eleştirdi

Trabzonspor başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Trabzonspor'un resmi sitesinden bir açıklama yayınladı.

Bu açıklamanın ardından Fenerbahçe'den daha sert bir açıklama bekleniyor.

Trabzonspor'un resmi sitesinden yayınlanan açıklama aşağıdaki gibidir:

"Türk futbol ailesinin içine girdiği günden beri, gelecek nesillere “Temiz Türk Futbolu” bırakabilme adına hakk’a ve adalete sonsuz inancı olan, ahlaklı, adaletli ve ilkeli bir futbol ailesi yaratılması için mücadele eden tüm futbol paydaşlarının duruşumuzu çok iyi anladığını görüyoruz. 


Bu duruşun, yine bu anlayışla hareket edip kutsal saydığım başkanlık görevi ile onurlandırılması ve bunun akabinde gördüğüm sevgi ve saygı, bedeli her ne olursa olsun temiz futbol adına yaptığımız mücadeleyi sürdürmek için bize güç veriyor. Beni ve temsil ettiğim anlayışı ancak bizim gibi düşünen, davrananlar anlayabilir. Temiz, ahlaklı ve adaletli futbol isteyenlerin bunu bu kelimelerle ifade etmesi son derece normaldir. Felsefelerinin içinde bu üç kelimeyi yineleyemeyen bu anlayış bilmelidir ki, kelime dağarcığımız anlayışımız ile eş orantılı, sınırsızdır.
Türk futbolunu kirleten, ilkesizleştiren, kendi çıkarları doğrultusunda ayrıştıran, futbolun içine nefret tohumları eken ve bununla yetinmeyip kendi camiasına da zarar verenlerin bizi anlamalarını beklemiyoruz. Kaldı ki temsil ettiklerini düşündükleri, büyük camialarından da artık destek görmemektedirler. Kendi camiası da Türk futbolunu kirletenlerin kulüplerinden uzaklaşması için gün saymaktadır.
Unutulmamalı ve bilinmelidir ki, temsil ettikleri camianın içinde, saygı duyduğum ve büyük çoğunluğu ile dost, akraba olduğum isimler var. Kulüplerine, Türk futboluna örnek olacak şekilde maddi ve manevi olarak destek olan, bu davranışlarını takdir ettiğim beni seven ve sayan tüm taraftarlar ve kulüp camiası ile aynı değerler çerçevesinde muhabbetim, dün olduğu gibi yarın da devam edecektir.
Bilinmelidir ki, bulunduğum yörenin en köklü ailelerinden birinin, aslı ve asaleti asırlardır bilinen, devletine ve milletine kutsal saydığı tüm görevleri yerine getiren bir mensubu olarak, bu görevleri yerine getirmeyenlerin anlayışımı kabullenmesini de ve anlamasını da beklemiyorum.
Adli makamlarca hükmedilen suç örgütü üyeliği ortaya koyuyor ki, Türk futbolunu kirli ilişkilerle yönetme ve yönlendirme çabası içinde olan bu kişiler, son çırpınışlarının da fayda sağlamayacağını anlayıp mafya söylemlerini dile getirmeye başlamış bulunuyor. Devletin tüm adli makamlarının elinde bulunan kayıtlar bu kişilerin, federasyon yönetim kurulu üyeleri üzerinde oluşturduğu korku dağını ortaya koymuşken, yazılı ve görsel medya mensuplarının iş gücü üzerinden yaptığı tehditler gün yüzüne çıkmışken bu kişiler mafya kelimesi ile kendi yüzlerindeki maskeyi düşürmüştür. 
Yineliyorum, hukuk dışı eylem ve söylemleri ile kurum, kuruluş ve şahıslara yaptıkları mafya tarzı baskıların sonunun geldiğini anlayan bu zihniyet ile mücadelemizin, bedeli ne olursa devam edecek. Bizim, Temiz Türk Futboluna hizmet eden bütün kurum, kuruluş, makam ve kulüplerimize saygı ile yaklaşacağımızın bilinmesini isterim.
Saygılarımla,
İbrahim Hacıosmanoğlu"