Court of Arbitration for Sport etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Court of Arbitration for Sport etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2015 Cuma

Aslı Çakır Alptekin'den Kamuoyu Açıklaması

IAAF ile anlaşarak doping kuralı ihlali nedeniyle kendisine 8 yıl men cezası verilmesini kabul eden Aslı Çakır Alptekin, bugün Facebook sayfasından açıklama yaptı: https://www.facebook.com/AsliCakirAlptekin/posts/875127465897562

Açıklama, konu ile bilgisi olanları tatmin etmekten uzak, kendi içinde tutarsız, gerçeğe aykırı iddialar  ve maalesef doping ikrarı içeriyor.

Bu açıklamayı sonra değerlendireceğim.

Açıklama aşağıdaki gibidir:

6 Eylül 2014 Cumartesi

Trabzonspor, CAS'ın Fenerbahçe ile İlgili Şike Kararının Tercümesini Yayınladı

Trabzonspor, çok sert bir açıklamanın eşliğinde CAS'ın Fenerbahçe ile ilgili şike kararının tercümesini kamuoyu ile paylaştı.
Açıklama aşağıdaki gibidir:

"30 Ağustos 2014 tarihinde, Trabzonspor Kulübü internet sitesinde “Türk Futbolu Kirlidir” başlıklı bir bildiri yayınlanmıştır. Bildiride, şike süreciyle ilgili kamuoyunun malumu olan muhtelif değerlendirmelere yer verilmiş, 29 Ağustos tarihinde UEFA ve FIFA’ya iletilen başvurularımız hakkında kamuoyu bilgilendirilmiştir.

Türkiye Futbol Federasyonu tarafından 02.09.2014 tarihinde Kulübümüze iletilen yazıda, söz konusu bildiri nedeniyle Kulübümüz ve Başkanımız Sayın İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı bildirilmiştir.

Trabzonspor Kulübü olarak 30 Ağustos 2014 tarihinde yapılan açıklamamız, ekte yayınladığımız Spor Tahkim Mahkemesi'nin (CAS) "Fenerbahçe" kararından da açıkça anlaşılacağı üzere bir durum tespitidir.

Belirtilmelidir ki, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri, tüm kurum ve kuruluşları bağlar. Sözleşme’nin 10. maddesinde belirtilen ifade özgürlüğü, Futbol Federasyonu ve onun kurullarınca da saygı duyulması gereken bir hükümdür. Hele hele, UEFA ve CAS kararlarının Federasyon tarafından uygulanmadığı bir ortamda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere “kırıcı ve sert” eleştiri getirme hakkı da fikir özgürlüğü kapsamında korunur. Ayrıca bu açıklama Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. maddesindeki “düşünceyi açıklama hürriyeti” kapsamındadır. 

Trabzonspor, şikeye karşı dimdik duran evrensel ahlak cephesinin bir üyesidir.

Trabzonspor camiası, tertemiz tarihindeki nice başarıya, boynunu bükerek değil, mücadele ederek ulaşmıştır. Trabzonspor, şike mücadelesini sonuç alana kadar sürdürecektir.

İsviçre’de bulunan Spor Tahkim Mahkemesi'nin (CAS) Fenerbahçe Kararı’nın Türkçe tercümesi ektedir.


Not:
CAS'ın Fenerbahçe Kararı'nın orijinal metni için bkz. http://www.radikal.com.tr/files/cas_2013_a_3256_fenerbahce_sk.pdf

CAS'ın Beşiktaş ile ilgili şike kararı için bkz. CAS 2013/A/3258 Besiktas Jimnastik Kulübü v. UEFA

CAS Bülteni'nin 1/2014 Sayısı Yayınlandı

CAS Bülteni 1/2014 sayısı yayınlandı. Bu sayıda özellikle Efraim Barak ve Dennis Koolard'ın CAS'ın şike kararlarını değerlendirdikleri makale dikkat çekici.

Bültenin önemli başlıklar aşağıdaki gibidir.

Articles and Commentaries
Match-fixing. The aftermath of Pobeda – what have the past four years brought us?
Mr Efraim Barak & Mr Dennis Koolaard

Settling Sports Disputes by CAS Mediation
Prof. Dr Ian Blackshaw

Experience of a sports lawyer in mediation - Mr. Max Duthie

WADA Code Review Summary - Ms Estelle de La Rochefoucauld

The Panel’s right to exclude evidence based on Article R57 para. 3 CAS Code: a limit to CAS’ 
full power of review? - Dr Despina Mavromati

Leading Cases
Arbitration CAS 2012/A/2844
Gussev Vitali v. C.S. Fotbal Club Astra & RPFL
7 June 2013

Arbitration CAS 2012/A/2852
S.C.S Fotbal Club CFR 1907 Cluj S.A. & Manuel Ferreira de Sousa Ricardo & Mario Jorge
Quintas Felgueiras v. Romanian Football Federation (FRF) .
28 June 2013

Arbitration CAS 2012/A/2874
Grzegorz Rasiak v. AEL Limassol
31 May 2013

Arbitration CAS 2012/A/2912
Koji Murofushi & Japanese Olympic Committee (JOC) v. International Olympic Committee
(IOC)
11 June 2013

Arbitration CAS 2012/A/2919
FC Seoul v. Newcastle Jets FC
24 September 2013

Arbitration CAS 2012/A/2985
Racing Club v. Genoa Cricket and Football Club S.p.A
2 September 2013

Arbitration CAS 2013/A/3047
FC Zenit St. Petersburg v. Russian Football Union (RFU)
7 October 2013

Arbitration CAS 2012/A/3055
Riis Cycling A/S v. the Licence Commission of the UCI
11 October 2013

Arbitration CAS 2013/A/3067
Málaga CF SAD v. Union des Associations Européennes de Football (UEFA)
11 June 2013 (full award with grounds of 8 October 2013)

Arbitration CAS 2013/A/3099
Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği v. Allen Iverson
30 August 2013

CAS Awards OG 2014
CAS Ad hoc Division (O.G. Sochi) 2014/01
Daniela Bauer v. Australian Olympic Committee (AOC) & Austrian Ski Federation (ASF)
4 February 2014

CAS Ad hoc Division (O.G. Sochi) 2014/02
Clyde Getty v. International Ski Federation (FIS)
5 February 2015

CAS Ad hoc Division (O.G. Sochi) 2014/03
Maria Belen Simari Birkner v. Comité Olímpico Argentino (COA) & Federación Argentina de
Ski y Andinismo (FASA)
13 February 2014

CAS Ad hoc Division (O.G. Sochi) 2014/04-05
Alpine Canada Alpin (ACA), Canadian Olympic Committee (COC) & Olympic Committee of
Slovenia (SOC) v. International Ski Federation (FIS) & International Olympic Committee
(IOC)
23 February 2014

Judgements of the Federal Tribunal
Arrêt du Tribunal fédéral 4A_274/2012 du 19 septembre 2012

Judgment of the Swiss Federal Tribunal 4A_620/2012 of May 29, 2013

Arrêt du Tribunal fédéral 4A_682/2012 du 20 juin 2013

1 Temmuz 2014 Salı

CAS'ın Fenerbahçe Kararı - Bölüm 1

İsviçre’nin Lozan şehrinde faaliyet gösteren Spor Tahkim Mahkemesi’nin Fenerbahçe’nin şike dosyası ile ilgili kararı kamuoyunun bilgisine sunulmadı ama medyada karar hakkında birçok iddia ve yorum duyduk, okuduk.

CAS’ın kararı okuduğumuzda medyada manşet olan iddiaların önemli bölümün gerçeğe aykırı olduğunu tespit ettik.

Aşağıda 139 sayfalık kararda ilk göze çarpan noktaları paylaşacağım. Bir sonraki yazımda ise CAS’ın dört maçla ilgili değerlendirmelerini aktaracağım.

Özet olarak,
CAS, bütün makamların kararlarını dikkate aldığını ama dosyayı en baştan inceleyeceğini belirtti. Tapeleri tek tek değerlendirdi. CAS, o dönemde henüz açıklanmayan Yargıtay kararını da dikkate almayacağını; sanıklar beraat etse bile UEFA Disiplin Talimatı uyarınca gerekli kararın verileceğini açıkladı.
CAS aşağıdaki tespitlerini paylaştı:
- UEFA, önce 5 maç üzerinden ceza verip, ardından 8 maç ceza veremez. CAS olarak 4 maç üzerinden inceleme yapacağım.
- (oyçokluğu ile) UEFA, ulusal düzeyde yapılan şike faaliyetlerini cezalandırabilir.
- UEFA, şikeyi cezalandırmak için “iki aşamalı süreç” kabul etti. UEFA otomatik olarak bir sene ceza verdikten sonra, ağır ihlaller halinde soruşturma açıp başka cezalar verebilir.
- UEFA’nın TFF’ye gönderdiği mektup, bir yıllık idari tedbire ilişkindir. Tedbir TFF tarafından uygulanmıştır. UEFA, ağır ihlaller için soruşturma açıp başka cezalar verebilir.
- Avrupa Kupaları’na katılım formunun gerçeğe aykırı doldurulması tek başına yaptırım gerektirmez.
- Şike sebebiyle kulübe ceza verilmesi için önce yöneticilerin cezalarının belirlenmesi gerekli değildir.
- TFF yetkililerinin maçlarla ilgili raporları sınırlı etkiye sahiptir. Sahaya bakılarak şike anlaşılamaz.
- Fenerbahçe, UEFA’da adil yargılanmıştır. Fenerbahçe’nin iddia ettiği usul hataları, CAS tarafından düzeltilebilir.
- Fenerbahçe’nin yöneticileri 4 maçın sonucunu etkilemeye çalışmışlardır.
- UEFA’nın ve CAS’ın şike ile ilgili kararlarına bakıldığında, Fenerbahçe’ye verilen cezalar azdır. Ancak UEFA, UEFA Temyiz Kurulu’nun kararına itiraz etmediği için, cezayı arttırma yetkimiz bulunmamaktadır. Sonuç olarak, Fenerbahçe’ye verilen ceza ölçülüdür.

Detaylı açıklamak gerekirse;

1)      CAS, kararını verirken TFF Etik Kurulu raporlarını, PFDK ve Tahkim Kurulu’nun kararlarını ve 16. Ağır Ceza Mahkemesi kararlarını dikkate aldı ama bu kararlarla bağlı kalmadı. Tapeleri tek tek inceledi. Tapeleri ayrı ayrı ve birlikte yorumladı. Tapeler arasında bağlantılar kurdu.

2) Medyada, CAS’ın 4 maçta şike yapılmadığını tespit ettiği iddia edildi. Bu iddia doğru değil. CAS, UEFA Disiplin ve Kontrol Komitesi’nin 5 maç üzerinden verdiği kararın UEFA Temyiz Kurulu’nda 8 maç üzerinden değerlendirildiğini tespit etti. CAS, UEFA’nın 5 maç üzerinden yapılan değerlendirmeye karşı çıkması halinde UEFA Temyiz Kurulu’nun 8 maç üzerinden değerlendirme yapabileceğini belirtti. CAS, UEFA’nın Karabükspor ile ilgili inceleme yapmadığını, olayların tartışmalı olduğunu açıklayarak, kendi yargılamasında sadece 4 maçı inceleyebileceğini açıkladı. CAS, incelemediği 4 maçta şike yapılmadığına dair bir ifade kullanma.

3) CAS, TFF Kurulları’nın verdiği kararların ardından UEFA’nın kulübü cezalandıramayacağına ilişkin savunmayı reddetti. CAS, TFF ve UEFA’nın kurallarının farklı olduğunu; TFF’nin kararlarının Türkiye içinde, UEFA’nın kararlarının ise Avrupa çapında etki ettiğini belirtti. CAS, “TFF’nin Fenerbahçe’yi suçsuz bulmasının, Fenerbahçe’nin UEFA kurallarını ihlal etmediği anlamına gelmediğini” ifade etti.

4) Fenerbahçe, AC Milan’a verilen cezayı örnek göstererek, tekrar yargılanamayacağını, bir seneden başka ceza alamayacağını iddia etti. Bu iddia, üç hakemden oluşan CAS hakem heyetinde tartışma yarattı. İki hakem, UEFA’nın Milan Olayı’ndan sonra mevzuatını değiştirdiğini, şikenin cezalandırılmasında “iki aşamalı süreç sistemini benimsediğini; bu sistemle ulusal liglerde meydana gelen şike olaylarını da cezalandırabildiğini kabul etti. CAS, “iki aşamalı süreci” değerlendirirken, UEFA’nın “idari tedbir” olarak nitelendirdiği bir yıllık otomatik cezanın maçların  düzeninin korunması için gerekli bir disiplin cezası olduğunu ancak UEFA’nın ağır ihlaller halinde soruşturma açarak daha ağır cezalar verebileceğini belirtti. CAS, TFF’nin Fenerbahçe’yi UEFA Şampiyonlar Ligi’ne göndermemesini bir senelik otomatik ceza olarak nitelendirdi ve TFF’nin kararının UEFA’yı soruşturma açmaktan alıkoyamayacağını, UEFA’nın olayın özelliğine göre soruşturma açma ve daha ağır cezalar verme yetkisi olduğunu belirtti. CAS, Fenerbahçe’nin “iki aşamalı süreç” ile ilgili yaptığı itirazı, Türk hukukunda da uygulama alanı bulan “kısmi dava” ile açıkladı. UEFA, 10.000 İsviçre Frankı üzerinden alacağı olan bir kimsenin önce 3.000 Frank için dava açabileceğini, ardından 7.000 Frank için dava açabileceğini örnek olarak gösterdi.

5) UEFA’nın ulusal liglerde meydana gelen şike olaylarına ceza verip veremeyeceği CAS hakem heyetinde tartışmaya sebep oldu. Heyet, UEFA Disiplin Talimatı’na 2013 yılında eklenen maddenin 2011 yılında meydana gelen şike olaylarına uygulanıp uygulanmayacağını tartıştı. Çoğunluk, mevzuata eklenen ilgili maddenin sadece UEFA’nın zaten var olan yetkisini teyit ettiğini; UEFA’nın ulusal liglerde meydana gelen şike olaylarını soruşturup ceza verebileceğini kabul etti.

6) CAS, Avrupa Kupaları’na katılım için doldurulması gereken formun yanlış, eksik, gerçeğe aykırı doldurulmasının tek başına ceza gerektirmediğini; talimatta bu yönde açık bir hüküm olmadığını; bu yönde bir hüküm olsa bile, şike ile ilgili soruşturma açılmadan sadece formun yanlış doldurulması sebebiyle ceza verilemeyeceğini açıkladı.

7) Fenerbahçe, UEFA’nın TFF’ye gönderdiği mektubu da tartışmaya açtı. UEFA Genel Sekreteri Giorgio Infantino, söz konusu mektupta TFF’nin Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne göndermemesi gerektiğini, aksi halde daha ciddi sonuçlar doğacağını yazmıştı.
CAS, söz konusu mektubun bir anlaşma metni olmadığını; anlaşma olsa bile, TFF ile UEFA arasındaki anlaşmadan anlaşmanın tarafı olmayan Fenerbahçe’nin hak iddia edemeyeceğini; TFF’nin, üyesi olduğu UEFA’nın emrine (tehdidine) uygun hareket etmesinin, UEFA ile TFF arasında sözleşme kurulduğu anlamına gelmediğini belirtti. CAS, UEFA’nın mektubunun sadece idari tedbir olarak adlandırılan bir senelik otomatik cezaya ilişkin olduğunu, UEFA’nın ek cezalar vermeyeceğine dair bir taahhütte bulunmadığını belirtti. UEFA, Fenerbahçe’nin ihmalkar davrandığını da açıkladı. UEFA, mektubun içeriği hakkında şüphe duyulması halinde UEFA ile temasa geçilmesi gerektiğini ifade etti.
CAS, Fenerbahçe’nin dürüstlük kuralına aykırı davrandığını da açıkladı. CAS, Fenerbahçe’nin CAS’ta açtığı ilk davada UEFA’nın mektubunun içeriğine itiraz ettiğini, ikinci davada ise söz konusu mektubu delil gösterdiğini hatırlattı. CAS, Fenerbahçe’nin daha önce itiraz ettiği bir mektuba daha sonra dayanmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirtti. CAS, Fenerbahçe’nin önce UEFA’nın disiplin soruşturması açamayacağını belirttikten sonra UEFA’nın bu yetkisini kabul edip, UEFA’nın bir mektup göndererek soruşturma açmaktan feragat ettiğini ileri sürmesini çelişkili buldu.

8) CAS, UEFA Disiplin ve Kontrol Kurulu’nun kişilere ilişkin soruşturma için ek rapor istemesini de değerlendirdi. CAS, ek rapor istenmesinin, Fenerbahçe hakkında karar verilmesini engellemeyeceğini; kulübe ceza verilmesi için önce yöneticilerin cezalarının belirlenmesinin gerekli olmadığını ifade etti.
CAS, yöneticilerin tek maçta bile şike yapmalarının, Fenerbahçe’nin bu davranışlardan sorumlu tutulması için yeterli olduğunu; yöneticiler hakkında ek rapor istenmesinin, Fenerbahçe’ye değil, yöneticilere verilecek cezaların doğru ve ölçülü olmasını sağlamak için tüm resmin görülmesini amaçladığını belirtti.

9) CAS, UEFA tarafından yapılan yargılamalarda Fenerbahçe’nin adil yargılandığına hükmetti. CAS, Fenerbahçe’nin önce 55 tanık bildirdiğini, ancak 19 tanık çıkardığını; 122 sayfalık temyiz dilekçesi ve 109 ek verdiğini hatırlattı. CAS, duruşmanın iki gün sürdüğünü belirtti.
Fenerbahçe hızlı yargılamayı isteyerek kabul etmediğini, buna zorlandığını iddia etti. CAS, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılım formunu imzalayarak UEFA’nın söz konusu yetkisini kabul ettiğini hatırlattı.
CAS, Fenerbahçe’nin UEFA Temyiz Kurulu önündeki duruşmadan kısa süre önce belgeleri aldığını ve iyi hazırlanamadığına dair iddiayı ise farklı değerlendirdi. CAS, söz konusu belgelerin önemli kısmının orijinalinin Türkçe olduğunu, bu belgelerin Fenerbahçe’de bulunduğunu açıkladı. CAS, sil baştan yapacağı yargılamada iddia edilen usul eksikliklerinin CAS tarafından giderileceğine işaret etti.

10) CAS, Fenerbahçe’nin CAS sürecinin Yargıtay’ın kararlarının açıklanmasının beklendiği 30 Ekim 2013’e kadar askıya alınmasına yönelik talebini reddetti. CAS, beş maçta şike olup olmadığını kendisinin takdir edeceğini; Yargıtay sanıklar hakkında beraat kararı verse bile, bu kararın CAS’ı bağlamayacağını açıkladı.

11) CAS, Fenerbahçe tarafından sunulan finans raporlarının sınırlı değerlendirilebileceğini açıkladı. CAS, “yolsuzluk aktörlerinin arkalarında iz bırakmamak için kaçış yolları aradıklarına” dair kararını hatırlattı. CAS, finansal kayıtların para transferi olmadığını göstermesinin, gerçekte resmi olmayan hesaplara özellikle nakit olarak para aktarılmadığı anlamına gelmediğini belirtti. CAS, para transferi gerçekleşmeden şike teşebbüsünde bulunabileceğini hatırlattı.

12) CAS, TFF yetkililerinin maçlarla ilgili raporlarının sınırlı etkiye sahip olduğunu açıkladı. Maçlarda olağandışı bir durumun tespit edilmediğine dair raporların, şikenin gerçekleşmediği yönünde delil teşkil edemeyeceğini belirtti. Bir oyuncunun kötü oynamasının şike delili olamayacağını açıkladı. CAS, şike teklifini kabul eden bir oyuncunun mutlaka kötü oynaması gerekmediğini ifade etti.

13) CAS, 6022 sayılı Kanun ile bağlı olmadığını, UEFA Disiplin Talimatı’nı uygulayacağını açıkladı. 6222 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen şike olaylarının da cezalandırılabileceğine dikkat çekti.

14) CAS, Fenerbahçe’nin yöneticilerinin dört maçın (Gençlerbirliği-Fenerbahçe, Fenerbahçe-İstanbul Büyükşehir Belediyespor, Fenerbahçe-Ankaragücü ve Sivasspor-Fenerbahçe) sonuçlarını etkilemeye çalıştıklarına kanaat getirdi.

15)  CAS, Fenerbahçe’ye verilen cezanın ölçülü olduğuna karar verdi. CAS, bu kararını gerekçelendirirken, çok ilginç bir noktaya dikkat çekti. CAS, daha önce şike ile ilgili verilen kararları göz önüne alarak, şike için bir yıldan sekiz yıla kadar ceza verildiğini tespit etti. Bu cezaların hepsi bir maç yüzünden verilmişti. CAS, Fenerbahçe dosyasında dört maç için ve kulübün üst makamlardaki yöneticileri tarafından yönetilen bir şike operasyonu tespit ettiğini, bunun çok ağır bir ihlal olduğunu ancak UEFA Temyiz Kurulu’nun benzer davalarda verdiği kararlara göre çok hafif bir ceza verdiğini belirtti. CAS, UEFA’nın kendi Temyiz Kurulu kararına itiraz etmediği için cezayı arttırma yetkisi olmadığına işaret etti. Diğer bir deyişle, CAS, UEFA’nın Fenerbahçe’ye olması gerekenden az ceza verdiğini ifade etti.

27 Mayıs 2014 Salı

Sporx, CAS'ın Fenerbahçe Kararının Detaylarını Açıkladı

Sporx sitesi, CAS’ın Fenerbahçe ile ilgili gerekçeli kararını elde ettiğini iddia etti ve bu kararın önemli noktalarını kamuoyu ile paylaştı (http://goo.gl/HkOI8Vhttp://goo.gl/ao0TG5). Bu açıklamalara hukuki yorumlar da eklendi.

Açıkçası, CAS kararının Sporx sitesinde iddia edildiği gibi olmadığını düşünüyorum. CAS hakemleri bu tür gaflara imza atmayacak kadar profesyoneller. Hukuk bilgisi olmayan, İngilizce hukuk terminolojisine uzak spor muhabirlerinin/yazarlarının CAS kararlarını doğru yorumlayamayacağına inanıyorum.

CAS kararının olduğu gibi, doğru şekilde Sporx sitesine aktarıldığını kabul edersek, önemli hukuki sorunlarla karşı karşıyayız.

Sitedeki iki yazıda dikkat çeken, kanımca yanlış olan bazı noktalar var. Onları paylaşmak isterim.

Sporx’teki iddiaları italik ve renginde yazdım. Her iddianın altında yorumlarım bulunmaktadır.

Uluslararası Tahkim Mahkemesi
CAS’ın açılımı Court of Arbitration for Sport’tur. Fransızca adı ise Tribunal Arbitral du Sport’dur. Bu mahkemenin Türkçe adı “Spor Tahkim Mahkemesi”dir. Mahkemenin adında “uluslararası” ifadesi geçmemektedir. Zira bu tahkim mahkemesi sadece uluslararası uyuşmazlıklara değil, İsviçre ulusal spor uyuşmazlıklarında da görev almaktadır.
Ne yazık ki bu hata kendisini spor hukuku uzmanı olarak tanıtan birçok hukukçu tarafından da yapılmaktadır. (Bu hata ve sık yapılan diğer hatalar için: http://goo.gl/xq42To)

CAS’ın incelenen karşılaşmalarla ilgili tek tek maçların altına “sorumlu” kişileri yazması. CAS’ın “Bir kulübün bu eylemden sorumlu tutulabilmesi için bir görevlisinin eyleme katılmış olması veya yapmış olması gerekir” diye not düşmesi ve suç tespit ettiği tapelere de yer vererek “Bu kişilerin yüzünden kulüp objektif sorumludur” demesi. CAS’ın 4 şike teşebbüsü olduğu yönünde tespit ettiği bu karşılaşmalarla ilgili “sorumlular” arasında başkan Aziz Yıldırım (TFF sorumlu tutmamıştı) İlhan Ekşioğlu, Cemil Turan, Ahmet Çelebi ile futbolcular Korcan ve İbrahim Akın gibi isimlere yer verdiği görüldü.”

Bu iddia iki açıdan akla uygun değil.

Öncelikle kulüpler, futbolcularının şike faaliyetlerinden sorumlu olmaz. Ayrıca Fenerbahçe’nin, rakip kulübün futbolcularının şike faaliyetlerinden sorumlu olacağı ileri sürülemez.

Yazıyı kaleme alan kişinin hukuk bilgisi yetersiz olduğu için cümleyi bozuk kaleme aldığını düşünelim. O zaman ikinci ihtimali tartışmamız lazım.

Fenerbahçe şikeye teşebbüsten ceza aldı ise, yöneticilerin şike teklifinin muhatap futbolcuar tarafından reddedilmiş olması gerekir. Ancak Korcan Çelikay ve İbrahim Akın sorumlu olarak gösterilmiş.

Teşebbüs var ise, bu futbolcular nasıl sorumlu gösterildi? Futbolcular şike teklifini reddetmişlerse şike teşebbüs aşamasında kalabilir. Şike teşebbüs aşamasında kalmış ise, futbolcular tek bir sebeple şike suçu işlemiş olabilirler: UEFA mevzuatına göre, kendilerine yapılan teklifi TFF’ye bildirmemeleri futbolcuları sorumlu kılmış olabilir. Oysa bu sebeple verilen bir ceza yok. Aksine, bu futbolcular müsabaka sonucu etkilemekten ceza aldılar.

Fenerbahçe’nin şikeye teşebbüsten ceza aldığını kabul etmek çok zor. Korcan Çelikay ve İbrahim Akın sorumlu gösteriliyorsa, en azından Fenerbahçe – İstanbul BŞB ve Sivasspor – Fenerbahçe maçlarına yönelik şikenin tespit edilmiş olması gerekir.

CAS’ın kararı yanlış anlaşılmış olmalı.

CAS’ın kararında göze çarpan bir ayrıntı da, Türkiye Futbol Federasyonu Disiplin Kurulunun Şekip Mosturoğlu’nun 1 yıl men cezası almasına neden olan Eskişehir – Trabzonspor (22 nisan 2011) ve Karabükspor – Fenerbahçe (8 mayıs 2011) maçlarıyla ilgili incelemesinde “Herhangi bir suç unsuru yoktur” demesi"

Buradaki iddia yanlış. PFDK Şekip Mosturoğlu’na Karabükspor-Fenerbahçe maçı yüzünden ceza vermedi. PFDK, oyçokluğu ile suçun unsurlarının oluşmadığına karar verdi. Sporx bunu gözden kaçırmış.

"CAS’ın suç tespit ettiği bu karşılaşmalarla ilgili “sorumlu kişileri” belirlemesine karşılık hem TFF hem de UEFA sürecinde yargılanan ve suçlu bulunan bazı isimlerin bu isimler arasında olmaması (yani suçsuz bulunması) dikkat çekti. Örneğin bu suçlu bulunan kişiler arasında Ali Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, Mecnur Odyakmaz, Ahmet Başak ve Bülent Uygun gibi isimlerin olmaması göze çarptı."

Bu iddia doğru değil.

Önce TFF açısından anlatayım.

PFDK Ali Yıldırım, Mecnun Odyakmaz, ve Bülent Uygun’a ceza vermedi.  Ahmet Başak” olarak adı geçen şahıs ise Abdullah Başak olmalı. O da PFDK tarafından cezalandırılmadı. Bu isimlerin TFF tarafından yargılanıp cezalandırıldıkları iddiası doğru değil.

UEFA Disiplin Kurulu da bu isimleri yargılamadı. Daha doğrusu, UEFA Disiplin Kurulu hiçbir ismi henüz yargılamadı.

UEFA tarafından yargılanmayan ve cezalandırılmayan kişilerin CAS tarafından aklanması söz konusu olmaz. Olamaz. CAS, sadece kulüplerin sorumluluğunu tartıştı. Kişilerin aklanması söz konusu değil.

UEFA CAS tarafından bu maçlarla ilgili “sorumluluğunu” tespit etmediği bu kişilere “sen de sorumlusun” demesi mümkün görünmüyor.

İddiaya göre, CAS’ın sorumlu görmediği kişiler UEFA tarafından yargılanamaz, cezalandırılamazmış.

Bu iddia da doğru değil.

Öncelikle, CAS sadece Fenerbahçeli yöneticilerin sorumluluğunu tartışmıştır. Diğer kulüplerin yöneticilerin sorumlu olup olmaması ne UEFA ne de CAS yargılamasına konu olmuştur.

Üstelik UEFA henüz gerçek kişilerle ilgili yargılamasını yapmamış; bu kişilerle ilgili kararını vermemiştir. CAS’ın yetkisini aşarak, sadece Fenerbahçe’nin sorumluluğunun tartışıldığı bir davada diğer kulüplerin yöneticilerinin sorumluluğunu tartışması beklenemez.

CAS, Fenerbahçe’nin sorumluluğunun belirlenmesinde etkili olmayan Ahmet Çelebi, Mecnun Odyakmaz, Bülent Uygun gibi isimlerin sorumluluğu konusunda karar veremez. UEFA bu kişiler hakkında soruşturma açabilir ve yargılayabilir. Bu kişilerin sorumluluğunu tartışarak, öncelikle Sivasspor’a ve –tartışmaya açık olmakla birlikte- Eskişehirspor’a ceza verebilir.

Sarı-lacivertli kulübün UEFA'nın 2008 talimatı çerçevesinde Fenerbahçe'yi yalan beyandan yargılayıp cezalandırmasına karşılık, CAS'ın bu konuda “hukuki bir dayanak yok” demesini mahkemeye taşıyacağı öğrenildi. 
CAS, yalan beyandan ötürü ceza verilemeyeceğini tespit etmişse, kararını da bu tespite dayanarak kaleme almıştır.

CAS, UEFA’nın verdiği cezayı indirmeye gerek duymamış. Fenerbahçe, Sporx’teki iddianın aksine, UEFA’nın değil, CAS’ın kararı aleyhine İsviçre Federal Mahkemesi’nde iptal davası açabilir. İsviçre Federal Mahkemesi, UEFA’nın kararını tartışmaz. Üstelik CAS tarafından uygun görülmeyen bir ceza İsviçre Federal Mahkemesi tarafından değerlendirilmez. Zira CAS, bu hukuka aykırılığı tespit etmesine rağmen dosyanın diğer unsurlarını nazara alarak karar vermiş ve cezanın indirilmesine gerek görmemiş olmalıdır. Fenerbahçe sadece CAS’ın hukuka aykırılığı tespit etmesine rağmen cezayı indirmemesinin kamu düzenine aykırılık açısından değerlendirilmesi gerektiğini iddia edebilir.

Neden CAS cezayı indirmedi? Yoksa UEFA, Fenerbahçe’yi korudu mu?

Sporx’in iddiaları doğru ise, CAS, UEFA’nın kararını iki önemli noktada hukuka aykırı bulmuş.

1) Sekiz maçta şike yokmuş. Dört maçta kesinlikle şike yokmuş. Dört maçta ise şikeye teşebbüs varmış.
2) Gerçeğe aykırı beyandan ötürü ceza verilemezmiş.

CAS’ın tespitleri çok ciddi.

O zaman sormak gerekir. UEFA bu kadar yanılmış, hukuka aykırı değerlendirmelerle ceza vermiş ise, CAS’ın cezayı indirmesi gerekmez miydi? Bu kadar hukuka aykırılık var ise, CAS nasıl oldu da UEFA’nın cezasını onama cüreti gösterdi?

Bu soruyu paylaşınca ikinci soru akla geliyor: CAS, UEFA’nın kararındaki ciddi hukuka aykırılıklara rağmen cezayı indirmeye gerek görmemiş ise, UEFA’nın cezasının tespit ettiği şike teşebbüsü faaliyetleri için yeterli olduğuna kanaat getirmiş olabilir mi? CAS dört şikeye teşebbüs faaliyetinin cezasının en az UEFA’nın verdiği ceza kadar olabileceğini mi düşündü?

Daha basit soralım: UEFA, tespit ettiği şike faaliyetleri için Fenerbahçe’ye hak ettiğinin çok altında mı ceza verdi? CAS ne yaparsa yapsın, en az bu kadar ceza verilebileceğine mi kanaat getirdi?

Bu yazıda sadece Sporx’in iddialarını tartıştım.

CAS’ın kararı hakkında gizlilik kararı olup olmadığını, gizlilik kararı varsa bunun etkisini, İsviçre Federal Mahkemesi sürecini, CAS’ın kararının Eskişehirspor ve Sivasspor soruşturmasına etkisini, CAS’ın kararının TFF ve ceza yargısına etkisi olup olmayacağını sonraki yazılarda inceleyeceğim.

1 Şubat 2014 Cumartesi

İsviçre Federal Mahkemesi'nin CAS ile İlgili Kararları (2013)

İsviçre Federal Mahkemesi'nin 2013 yılunda Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) ile ilgili verdiği kararların listesi aşağıdadır. Taraf isimleri daha sonra eklenecektir.

139 III 5114A_282/2013 (13.11.2013)


4A_540/2013 (05.11.2013)


5A_328/2013 (04.11.2013)


4A_93/2013 (29.10.2013)


4A_468/2013 (21.10.2013)


4A_274/2012 (19.09.2013)


4A_274/2013 (05.08.2013)


4A_682/2012 (20.06.2013)


4A_620/2012 (29.05.2013)

4A_476/2012 (24.05.2013)

4A_730/2012 (29.04.2013)

4A_14/2013 (15.04.2013)


4A_522/2012 (21.03.2013)


4A_388/2012 (18.03.2013)


4A_576/2012 (28.02.2013)


4A_550/2012 (19.02.2013)

4A_244/2012 (17.01.2013)


4A_146/2012 (10.01.2013)

19 Temmuz 2013 Cuma

UEFA, Fenerbahçe Davası İçin Hakemini Atadı

UEFA, Fenerbahçe'nin CAS'ta açtığı davaya hakem olarak İsrailli Efraim Barak'ı atadı.

Efraim Barak, ünlü bir spor hukukçusu. Buenos Aires'te doğdu. Yaşamının büyük bölümünü İsrail'de geçirdi. İsrail Barosu üyesi ve Buenos Aires Barosu onursal üyesi. Spor hukuku alanında birçok akademik çalışması var. Bugün İspanya'nın dünya çapında saygınlığı olan Instituto Superior de  Derecho y Economía bünyesindeki Uluslararası Spor Hukuku Master Programı'nın müdürlüğünü üstleniyor  ve bu programda ders veriyor.

Efraim Barak, özellikle Alberto Contador Valesco Davası'nda adından çok söz ettirdi. WADA'nın avukatları, Efraim Barak'ın taraflı yargılama yaptığını iddia ettiler. WADA avukatları, tanıkları Machael Ashenden'e çapraz sorgu yapmaktan alıkoyuldular. WADA avukatları bu karara büyük tepki gösterdiler. Radio Shack-Nissan takımının sahibi Flavio Becca, Efraim Barak'ın Contador'un tarafında olduğunu iddia etti.

Alberto Contador'un takımı Saxo Bank'ın İsrail'de kamp yapması ve Contador'un İsrail'de Müslüman ve Yahudi çocuklar için okul inşa ettirmesi Contador ve Saxo Bank'ın Barak'ı etkileme çabaları olarak değerlendirildi.

Efraim Barak'ın başkanlığını yaptığı CAS hakem heyeti, Contador'un kan dopingi yapmadığına kanaat getirdi. Heyet, elindeki verilerden sporcunun iddia ettiği üzere kendisinde saptanan yasaklı maddenin yediği etten bulaşma olasılığının daha akla yatkın olduğunu ancak her halükarda cezayı hafifletecek ya da ortadan kaldırabilecek nitelikte kanıtların sporcu tarafından sunulamadığından bahisle iki yıl hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılması gerektiği yönünde karar verdi.

Contador, karardan o kadar memnun kaldı ki, CAS kararının iptali için İsviçre Federal Mahkemesi'ne başvurmadı.

Efraim Barak, Fenerbahçe'nin CAS davası açısından özel öneme sahip. Barak, Makedon Pobeda Kulübü'nün CAS'a yaptığı itirazda hakem heyetinin başkanı idi. CAS, bu davada UEFA Temyiz Kurulu'nun Pobeda'ya verdiği 8 yıllık cezayı onamıştı.

Bir noktaya açıklık getirmek gerekiyor. Efraim Barak, Pobeda Davası'nda UEFA tarafından atanmamıştı. CAS kuralları uyarınca, CAS'ın Temyiz Dairesi başkanı tarafların hakemlerine danıştıktan sonra baş hakemi atıyor.

Diğer bir deyişle, Efraim Barak, UEFA'nın her fırsatta atadığı hakemlerden değil. Eğer UEFA ile Barak arasında böyle bir ilişki var ise, Fenerbahçe'nin Barak'ı reddetme imkanı var. İsviçre'nin FC Sion Kulübü, CAS'taki davada UEFA'nın atadığı hakemin sık sık UEFA'nın davalarında hakemlik üstlendiğini belirtti ve hakemin bağımsızlığından/tarafsızlığından şüphe duyulması gerektiğini ileri sürdü. CAS bu itirazı kabul etti ve UEFA yeni bir hakem atamak zorunda kaldı.

CAS süreci bu tür usul tartışmalarına gebe olabilir.

Merakla bekliyoruz.

18 Temmuz 2013 Perşembe

CAS'tan Fenerbahçe ve Beşiktaş Açıklaması

"FENERBAHÇE SK & BEŞIKTAŞ JK V. UEFA – UPDATE Lausanne, 18 July 2013 –

Due to agreements reached between the appellants and UEFA, the decisions challenged by Fenerbahçe SK and Beşiktaş JK have been stayed and will not be enforced until the Court of Arbitration for Sport (CAS) issues its final decision in each matter.

This means that Fenerbahçe SK and Beşiktaş JK will take part in the draws of the first preliminary matches of the UEFA Champions League (Fenerbahçe) and of the UEFA Europa League (Beşiktaş). In the meantime, the arbitration procedures are continuing following an expedited calendar agreed upon by the parties and it is anticipated that hearings will take place in August with a final decision being issued before 28 August 2013 (Fenerbahçe) and 30 August 2013 (Besiktas)."

Açıklama dikkate alındığında, kulüplerin yürütmeyi durdurma taleplerinin CAS tarafından kabul edilmesi gibi bir durum söz konusu değil.

Kulüpler ve UEFA, UEFA Temyiz Kurulu'nun kararlarının CAS karar verene kadar uygulanmayacağı konusunda anlaşmışlar.

UEFA ve kulüpler hızlandırılmış usulün uygulanması yönünde anlaşmış. CAS, Fenerbahçe ile ilgili kararını 28 Ağustor, Beşiktaş ile ilgili kararını ise 30 Ağustos'tan önce verecek.