1 Şubat 2014 Cumartesi

Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor Talimat Değişikliğine İtiraz Etti

TFF yönetim kurulu  21.01.2014 tarih ve 37 sayılı toplantısında aldığı karar ile Futbol Disiplin Talimatı'nın 52. maddesinin 1. fıkrasında değişikliğe gitti.

Değiştirilen hüküm şöyle oldu:
"MADDE 52 - ÇİRKİN ve KÖTÜ TEZAHÜRAT
(1) Stadyumlarda  topluluk halinde söz veya hareketlerle ya da benzeri araçlar ile aşağılayıcı, tahrik veya taciz edici nitelikte tezahüratta bulunulması, devamlılık kıstası uygulanmaksızın yasaktır."

Talimat değişikliğinin ardından önce Fenerbahçe talimat değişikliğine itiraz etti. Tahkim Kurulu, itirazı reddetti.

Tahkim Kurulu bugün de Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor'un söz konusu değişikliğe yönelik itirazlarını reddetti.

Kulüplerin hangi gerekçeyle değişikliğe itiraz ettiklerini bilmiyoruz. Sadece Galatasaray yöneticisi Sedat Doğan'ın garip gerekçelerini duyduk.


Sedat Doğan, UEFA'ya da itiraz etti mi? "Irkçılığa karşı 0 tolerans" politikasını da "ırkçılık Avrupa'da yerleşmiş bir olgudur. Bütün ülkenin yükünü kulüplerin üstüne yıkamazsın" diyebilir miydi?

İsviçre Federal Mahkemesi'nin CAS ile İlgili Kararları (2013)

İsviçre Federal Mahkemesi'nin 2013 yılunda Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) ile ilgili verdiği kararların listesi aşağıdadır. Taraf isimleri daha sonra eklenecektir.

139 III 5114A_282/2013 (13.11.2013)


4A_540/2013 (05.11.2013)


5A_328/2013 (04.11.2013)


4A_93/2013 (29.10.2013)


4A_468/2013 (21.10.2013)


4A_274/2012 (19.09.2013)


4A_274/2013 (05.08.2013)


4A_682/2012 (20.06.2013)


4A_620/2012 (29.05.2013)

4A_476/2012 (24.05.2013)

4A_730/2012 (29.04.2013)

4A_14/2013 (15.04.2013)


4A_522/2012 (21.03.2013)


4A_388/2012 (18.03.2013)


4A_576/2012 (28.02.2013)


4A_550/2012 (19.02.2013)

4A_244/2012 (17.01.2013)


4A_146/2012 (10.01.2013)

Özcan Yeniçeri'den Spor Bakanı'na Sorular

MHP milletvekili Özcan Yeniçeri, Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç'ın yanıtlaması için birçok soru önergesi vermiş. Hepsini toplu halde paylaşıyorum.

I) 1) 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile ·Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından engelli vatandaşlarımızın spora katılımını sağlamak, spor tesislerini engeliiierin kullanımına uygun hale getirmek, engelli sporcu ve ailelerine destek olmak adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne aşamadadır?
2. 2002 - 2014 yılları arasında, yıllara ve branşına göre engelli sporcularımızın sayısı kaçtır? Bu sayının arttırılması adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne aşamadadır?
3. 2002- 2014 yılları arasında, yıllara göre Türkiye'deki spor tesislerinin sayısı kaçtır?
4. 2002- 2014 yılları arasında, yıllara göre Türkiye'de engelli kullanımına uygun spor tesislerinin sayısı kaçtır?

II) 1. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından coğrafi şartlardan kaynaklanan yerel yetenekleri öne çıkaran uygulamalar yapmak ve bu doğrultudaki yatırımları yönlendirmek adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa çalışma ile projeler hangileridir ve ne aşamadadır?
2. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından illerde spor ihtiyaçları ve öncellikleri ile bu doğrultuda yürütülecek projeleri belirlemek amacıyla "İl Spor Koordinasyon Kurulları'nın kurulmasını sağlamak ve etkinliklerinin arttırılması adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa çalışma ile projeler hangileridir ve ne aşamadadır?
3. 20ı4 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından etkin bir spor yönetimi için üniversitelerin beden eğitimi ve spor yüksekokulları spor yöneticiliği bölümlerinden mezun olan adayların sporla ilgili tüm kurum ve kuruluşlarda ve özel sektörde istihdamının arttırılması adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa çalışma ile projeler hangileridir ve ne aşamadadır?

III) 1. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından uluslararası organizasyonlara nitelikli ve daha fazla sporcu ile katılmak adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne aşamadadır?
2. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından spor alanında hizmet ve faaliyette bulunan kurum ve kuruluşlarm işbirliği ve koordinasyon halinde adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne aşamadadır?
3. 2002 - 2014 yılları arasında, yıllara ve branşına göre uluslararası organizasyonlara katılan sporcularımızın sayısı kaçtır? Bunlar içerisinde madalya kazananların sayısı kaçtır?

IV) 1. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından çocuk ve gençleri spor alanmda eğitecek uzman ve nitelikli teknik elemanların yetiştirilmesi adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne aşamadadır?
2. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından sporda etik olmayan davranışlar konusunda çocuk ve gençlerin bilinçlendirilmesi ile şiddetin önlenmesi adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler vaı: mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne aşamadadır?

V) l. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından ulusal ve uluslararası platformda gençlerimizin dalıa aktif bireyler olarak yer almalarını sağlayacak olan eğitim programları, kültürler arası değişim ve gönüllülük projelerinin yaygınlaştırılması adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne aşamadadır?
2. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından dezavantajlı gençlerin uluslararası ve ulusal hareketlilik faaliyetlerine katılımlarında erişimlerini kolaylaştırmak adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne aşamadadır?

VI) 1. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından her yaştan bireyin istediği amatör spor bronşında spor tesislerinin uygun zamanlarda spor yapmasına imkan sağlamak adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne aşamadadır?
2. 2002 - 2014 yılları arasında vatandaşların kullanımına açık spor tesislerinin sayısı kaçtır? Bu tesislerin en çok bulunduğu 5 il ile en az bulunduğu 5 il hangileridir?
3. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından spor tesis envanteri ve ihtiyacının belirlenerek planlı bir şekilde tesisleşmeyi ülke geneline yaymak adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne aşamadadır?

VII) 1. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından üniversiteler, yerel yönetimler gibi kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilere ait spor tesislerinin ortak kullanımına ilişkin uygulamalar geliştirilmesi adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne aşamadadır?
2. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından tüm spor tesislerinin kapasitelerinin değerlendirilmesi ve verimli kullanılması adına yürütülmekte olan çalışma ile projeler var mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne aşamadadır?
3. 2014 yılı Ocak ayı itibarı ile kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarm spora yönelik teşvik, kaynak aktarma, destek, yardım ve finansal katkılarını tanımlayacak ve yönetecek "Spor Teşvik/Yardım Sistemi"nin oluşturulması projesi hangi aşamadadır?

Ak Partili Milletvekillerinden Torba Kanun Teklifi

Ak Parti Kocaeli milletvekili İlyas Şeker ve arkadaşları birçok kanunun değiştirilmesi için kanun teklifi verdiler. "Torba Kanun" olarak adlandırılan bu kanun teklifinde birbiriyle ilgisiz birçok kanunda değişiklik öngörülüyor.

Kanun değişikliği teklifinde sporla ilgili düzenlemeler de var.

1) Gelir Vergisi Kanunu'nun 89'uncu maddesi değişiyor. Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamı indirilebilecek.

2) Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10'uncu maddesi değişiyor. Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamı Kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilecek.

3) 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a yeni bir madde ekleniyor. Bu madde ile yönetmelikle düzenlenecek hususlar belirtiliyor.
Madde şöyle:
"EK MADDE 2- a) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarının oynatılması, oyun planı, ikramiye ödeme usulü, başta bayilik verilmesi olmak üzere bayiler hakkındaki tüm işlemler ve oyunların oynatılması ile ilgili usul ve esaslar,
b) Sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyun programlarında yer alanlara ödenecek isim haklarına ilişkin usul ve esaslar,
c) Teşkilat Başkanlığı birimleri ile temsilciliklerin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslar,
ç) Personelin; hizmete alınma, nitelik, atanma, yer değiştirme, ilerleme, hak ve yükümlülükleri ve diğer özlük haklarına ilişkin usul ve esaslar,
d) Teşkilat Başkanlığına ait gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin ve borçların hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanmasına dair muhasebe hizmetlerine ilişkin usul ve esaslar,
yönetmelikle düzenlenir."

4) 21/511986 tarihli ve 3289 sayılı Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a aşağıdaki geçici madde ekleniyor. Bu madde ile, Olimpik sporculara yapılacak yardımın esasları düzenleniyor.
Madde şöyle:
"Olimpik sporculara yardım
GEÇİCİ MADDE 13- Genel Müdürlük tarafından 2020 yılı sonuna kadar yapılacak yaz ve kış olimpiyat oyunlarına hazırlanmak amacıyla olimpik ve paralimpik spor dallarında en az yıldızlar seviyesinde olmak kaydıyla seçilecek 4000 sporcu yetiştirilir.
Yetiştirilecek sporcuların sportif amaçlı iaşe, ibate ve yol giderleri Genel Müdürlük tarafından karşılanır. Ayrıca bu sporculara asgari ücretin net tutarını geçmemek üzere; yaş grupları, branş farklılıkları, sporcuların karşılaması gereken kişisel giderler gibi hususlar da dikkate alınarak, gerektiğinde farklı tutarlarda belirleme yapılmak suretiyle her ay harçlık ödenir.
Spor branşlarının ve sporcuların tespiti, verilecek harçlığın tutarı, iaşe, ibate ve yol giderlerinin karşılanması ile harçlık ödenmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının görüşü alınarak, Genel Müdürlük tarafından çıkartılacak yönetmelikle belirlenir.
Bu maddeye göre yapılan harçlık ödemeleri damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ayda bir ödenir ve bu ödemeler hiçbir suretle haczedilemez."

Bu maddede öngörülen haciz yasağı kanımca Anayasa'ya aykırıdır.

5) 3/6/2011 tarihli ve 638 sayılı Gençlik ve Spor Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de birden fazla değişiklik yapılıyor.

a) Müsteşar yardımcısı sayısı ikiden dörde çıkarılıyor.

b) Rehberlik ve Denetim Başkanlığı adlı hizmet birimi kuruluyor. Bu birimin görevleri yeni bir madde ile düzenleniyor. İlgili düzenleme şöyle:
"Rehberlik ve Denetim Başkanlığı
MADDE 8/B- (1) Rehberlik ve Denetim Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Bakanlık teşkilatı ile bağlı kuruluşların ve bunların denetimi altındaki kurum ve kuruluşların personeline rehberlik etmek,
b) Bakanlık teşkilatı ile bağlı kuruluşların ve bunların denetimi altındaki her türlü kurum, kuruluş ve federasyonların faaliyet ve işlemleri ve personeli ile ilgili usulsüzlükleri önleyici, eğitici ve rehberlik yaklaşımını ön plana çıkaran bir anlayışla denetim, araştırma, inceleme ve soruşturmalar yapmak.
c) Bakanlığın görev, hizmet ve amaçlarını daha iyi gerçekleştirmesi ile mevzuata stratejik plan ve programlara uygun çalışmasını temin etmeye yönelik olarak uygulamada görülen aksaklıklar hakkında önerileri rapor halinde sunmak.
ç) Bakanlık teşkilatı ile gerektiğinde bağlı kuruluşların performans denetimini yapmak.
d) Bakan tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.
(2) Denetime tabi olan gerçek ve tüzel kişiler, denetim için gerekli olan bilgi, belge, defter ve kayıtlan vermek, ayniyatı göstermek ve incelenmesine yardımcı olmak zorundadır.
Denetçiler, görevleri sırasında kamu kurum ve kuruluşlan ve kamuya yararlı dernekler ile gerçek ve tüzel kişilerden gerekli yardım, bilgi, evrak, kayıt ve belgeleri istemeye yetkili olup kanuni engel bulunmadıkça bu talebin yerine getirilmesi zorunludur.
(3) Denetçi yardımcılarının giriş ve yeterlik sınavlarının usul ve esasları, mesleğe alınmalan, yetiştirilmeleri, denetçiliğe yükselmeleri, görev, yetki ve sorumlulukları, bunlarda aranacak özel şartlar, Başkanlığın çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar yönetmelikle belirlenir."

c) Gençlik ve Spor Bakanlığı için yeni kadrolar ihdas ediliyor.

d) Atamalarla ilgili geçici madde getiriliyor.
Düzenleme şöyle:
""GEÇİCİ MADDE 11- (1) Kamu kurum ve kuruluşlarında mesleğe yarışma ve yeterlik sınavı ile girenlerden denetçi, müfettiş ve kontrolör unvaniarını ihraz etmiş olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde ekli (1) sayılı listede yer alan denetçi kadrolarına, 6512 sayılı 2014 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunundaki sınırlamalara tabi olmaksızın atanabilir.
(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte; Bakanlık merkez teşkilatında; Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, 1. Hukuk Müşaviri, Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı, Bilgi İşlem Dairesi Başkanı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanı, Personel Dairesi Başkanı ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı ile Daire Başkanı kadrolarında bulunanların görevleri sona erer. Bu kadrolarda bulunanlar ekli (2) sayılı liste ile ihdas olunan Bakanlık Müşaviri kadrolarına halen bulunduklan kadro dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılır. Bu fıkra ile ihdas edilen Bakanlık Müşaviri kadrolarının herhangi bir sebeple boşalması halinde, bu kadrolar hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.
(3) Bakanlık müşaviri kadrolarına atanmış sayılanlar, Bakanlık ve bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatlannda belirlenen birimlerde verilen görevleri yürütmek üzere görevlendirilebilir.
(4) Bakanlık müşaviri kadrolarına atanmış sayılanların, bu kadrolara atanmış sayıldıklan tarih itibaoyla eski kadrolarına ilişkin olarak en son ayda aldıklan aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar, makam, görev ve temsil tazminatları, ek ücret, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin toplam net tutarının (bu tutar sabit bir değer olarak esas alınır), atanmış sayıldıkları yeni kadrolara ilişkin olarak aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar, makam, görev ve temsil tazminatları, ek ücret, ek ödeme ve benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin toplam net tutarından fazla olması halinde
aradaki fark tutan, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca fark tazminatı olarak ödenir. Atanmış sayıldıkları kadro unvaniarında isteklerine bağlı olarak herhangi bir değişiklik olanlarla, kendi istekleriyle başka kurumlara atananlara fark tazminatı ödenmesine son verilir."

PFDK'da Garip Tartışma: "Cezalar Sıfırlansın mı?"

Milliyet gazetesinde yer alan habere göre, Disiplin Talimatı'nın değişmesinin ardından, Fenerbahçe cezaların sıfırlanması gerektiğini savunmuş. PFDK'nın iki üyesi de bu savunmanın ciddiye alınması gerektiğini ileri sürerek karşıoy kullanmış.

Cezaların sıfırlanması söz konusu olamaz. Bu af teşkil eder. TFF'nin suçları affetme yetkisi yoktur.

PFDK'nın karşıoy kullanan üyeleri kim? Fenerbahçe ile organik bağları var mı? Kulübün üyeleri mi?

Neden PFDK gerekçeleri paylaşmıyor? Neden TFF kulüplerin ve medyanın manipülasyon yapmasına, kamuoyu ile kedi fare ile oynar gibi oynamasına izin veriyor?

PFDK ve Tahkim Kurulu kararlarında sevk gerektiren davranışları görmemiz gerekiyor. Kurulların hukuki tartışmalarını ve kararların gerekçelerini okumamız şart.

TFF, tartışmaların odağında olmaktan, futbolun her gün tartışılmasından memnun olabilir. Ancak toplumda ayrışmalara sebep veren, adalet duygusunu yaralayan kararlar şiddeti körüklüyor. Her kesim, kendi çıkarına göre yorum yapıyor. Gerekçeleri bilmeyen hukukçuların çoğu niyet okumakla yetiniyor.

TFF, kamu hizmeti yapmaktadır. Anayasa uyarınca Tahkim Kurulu kararlarına karşı devlet yargısına başvurulamamaktadır. Adeta alternatif yargı sistemi yaratılmıştır. Bu sistemle gurur duyanlar, yargı makamı olmanın gerekliliğini yerine getirmeli; Anayasa, HMK ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nde öngörülen temel ilkeleri kararlarına yansıtmalıdırlar. "Gerekçeli karar" bu gerekliliklerden biridir.

Temsilci Raporları Yalanla Dolacak

PFDK'nın Fenerbahçe'ye saha kapama cezası vermesinin ardından, PFDK'daki tartışmalar gün yüzüne çıkmaya başladı.

Milliyet gazetesinde yayınlanan iddialar doğru ise, gelecek günlerde gözlemcilerin özellikle büyük kulüplerin maçlarında yalan raporlar yazacaklarını şimdiden görebiliyoruz.

Milliyet'te ilginç bir ayrıntı var. Habere göre,  "'Mustafa Kemal’in Askerleriyiz' sloganlarının raporda yer almadığı, Başbakan aleyhine atılan sloganların ise topluluk arz etmediği ifade edildi. Bu yüzden bu sloganlardan dolayı herhangi bir yaptırım uygulanmadı."

İnanılır gibi değil.

Görüntüleri izleyelim.


Önceki yazımda Tahkim Kurulu'nun saha kapama cezası verilmesini gerektiren söz ve davranışları açık açık yazması gerektiğini belirtmiştim. Milliyet gazetesindeki iddiaları okuduktan sonra Tahkim Kurulu'nun büyük sorumluluk altına girdiğini düşünüyorum.

"Mustafa Kemal'in askerleriyiz" tezahüratının raporda yer almaması normal. Bu çirkin ve kötü tezahürat değil. Neden haber olduğunu anlamadım.

"Hırsız Tayyip Erdoğan" tezahüratının temsilci raporlarında yer almaması kabul edilemez. Neredeyse bütün stadyumun katıldığı tezahürat raporda nasıl yer almaz? Gözlemciler maçı Digitürk'ten izlemiş ve Digitürk sesi kıstığı için tezahüratı duymamışlarsa daha büyük bir sorunla karşı karşıyayız.

Gözlemci raporları Milliyet gazetesinde belirtildiği gibi kaleme alındıysa, gerçeğe aykırı rapor hazırlayan temsilciler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulması gerekir.

Trabzonspor, Futbol Ailesi İçin Basın Bildirisi Yayınladı

Şike sürecinde yeni dönem başladı. Yargıtay'ın kararının ardından Trabzonspor dört koldan TFF'ye savaş açmaya hazırlanıyor.

Kulüp "Futbol Ailesi İçin Basın Bildirisi" başlıklı bir bildiri yayınladı. Türkçe ve İngilizce kaleme alınan bildiri, gelecek günlerde başlayacak hukuk savaşının habercisi oldu.

Bildiri aşağıdadır:

"Futbol Ailesi İçin Basın Bildirisi

Türkiye Süper Ligi 2010-2011 sezonundaki kirlilik ve şike, 3 Temmuz 2011 tarihinde ortaya çıkarılmıştır.

Temmuz 2011’den beri; Türk, Avrupa ve dünya futbol ailesi sadece UEFA ve FIFA Statüleri ve Disiplin Talimatlarının değil, aynı zamanda hukukun temel ilkelerinin de Türkiye’de çiğnendiğine şahitlik etmektedir.

Türkiye Süper Ligi’nde 2010-2011 sezonunda yapılan şikeyi makul şüphenin ötesinde kanıtlayan: Ceza Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına, ilk etik kurulu raporuna, binlerce sayfa telefon görüşmesine, para havalelerine ve son olarak yakın geçmişteki UEFA ve CAS disiplin cezalarına rağmen; Türkiye’de hukuk ilkelerine karşı “manidar bir direnç” gösterildiğine şahitlik etmekteyiz.

UEFA ve FIFA tüzüklerinde açık biçimde ortaya konan amaçlara rağmen; bunların ihlali, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından usulüne uygun şekilde kovuşturulmamıştır. Daha da ötesi; Türkiye Futbol Federasyonu disiplin talimatı tadil edilmiştir, disiplin ve tahkim heyetlerinin üyeleri değiştirilmiştir; disiplin kararları, yanlış tercüme edilmiş CAS kararları içermektedir ve esaslı bir hukuki temeli bulunmayan ikinci bir etik kurul raporu hazırlanmıştır. UEFA ve CAS kararlarının ardından, Türkiye Futbol Federasyonu’na yaptığımız başvuru reddedilmiştir. Sonuç olarak; şikeye ve mahkûm edilmiş suç örgütüne karşı hiçbir etkin disiplin müeyyidesi uygulanmamıştır.

Hatırlatmak isteriz ki; UEFA ve FIFA Tüzükleri uyarınca; üye federasyonlar fair-play ilkelerine uygun olarak sadakat, bütünlük ve sportmenlik ilkelerine ihtimam göstermeli, ayrıca UEFA ve FIFA Tüzük, talimat ve kararlarına uymalıdırlar. Bu meyanda, Kulübümüz 31 Ocak 2014 tarihinde UEFA ve FIFA’ya başvurmuştur. Başvuruda, Trabzonspor; UEFA ve FIFA organlarından:  Türkiye Futbol Ligi’ne doğrudan müdahale etmelerini ve Türkiye Futbol Ligi’nde 2010-2011 sezonunda gerçekleştirilen şikeden sorumlu kulüp ve kişilere müeyyide uygulamalarını ve Trabzonspor’un Türkiye Süper Ligi 2010-2011 sezonunun şampiyonu olarak tescil ve ilan edilmesi için gerekli tüm adımların atılmasını talep edilmiştir.

Tüm futbol ailesi bilmektedir ki, Türkiye Süper Ligi 2010-2011 sezonunun şampiyonu Trabzonspor’dur, Trabzonspor haklarından şike yoluyla mahrum bırakılmıştır ve bazı futbol yetkililerinin cüretli çabalarına rağmen (!) hakkına hukuken kavuşacaktır.

Trabzonspor Kulübü; uğradığı zararın tazmini için yetkili ulusal ve uluslararası kurum ve kurullara karşı Türkiye ve İsviçre mahkemeleri nezdinde talep ve dava hakkını saklı tutar.

Press Release for Football Family

The corruption and match-fixing scandal in 2010-2011 season of Turkish Super League has been revealed as of July 3, 2011.

Since July 2011; Turkish, European and worldwide football family have been witnessing the violation of not only UEFA and FIFA Statutes and Disciplinary Regulations, but also fundamental principles of law in Turkey.

Despite the ruling of Criminal and Supreme Criminal Courts, the first ethics committee report, thousands of pages of telephone conversations, money transfers and finally recent UEFA and CAS disciplinary sanctions; all of which evidence match-fixing in 2010-2011 season of Turkish Super League beyond reasonable doubt; we have been witnessing a “meaningful resistance” against legal principles in Turkey. 

Despite statutory objectives overtly stated in the UEFA and FIFA statutes; the infringement thereof through match-fixing have not been duly prosecuted by Turkish Football Federation. Moreover, the disciplinary regulation of Turkish Football Federation has been amended; the members of disciplinary and arbitration committees have been removed and replaced; the disciplinary rulings include mistranslated CAS decisions and a second ethic committee report has been drafted with no major legal basis. Our application before Turkish Football Federation following UEFA and CAS decisions, has been rejected. Consequently, there had been no effective disciplinary measures against match-fixing and the convicted criminal group.

We would like to remind that; pursuant to UEFA and FIFA Statutes, the member associations shall observe the principles of loyalty, integrity and sportsmanship in accordance with the principles of fair play and also comply with UEFA and FIFA Statutes, regulations and decisions. By the same token, Trabzonspor FC has filed an application before UEFA and FIFA, as of 31 January 2014.  In the application, Trabzonspor FC urged UEFA and FIFA organs: to directly intervene in Turkish Football League and to sanction the clubs as well as the individuals liable with match-fixing actions committed in 2010-2011 season of Turkish Football League and to take all necessary steps so as Trabzonspor FC is registered and declared as the champion of Turkish Super League in 2010-2011 season.

Entire football family is aware of the fact that Trabzonspor FC has been the champion of 2010-2011 season of Turkish Super League, that Trabzonspor FC has been deprived of its rights through match-fixing and that it will legally reach its title despite audacious efforts (!) of certain football officers.

Trabzonspor FC reserves its right to claim damages against the competent national and international organisations and bodies before Turkish and Swiss courts."