15 Ocak 2014 Çarşamba

"Istanbul United" Belgesel Oluyor

Gezi Olayları esnasında üç İstanbul kulübünün taraftarları birleşmiş ve gösterilere katılıp polisle çatışmıştı. Bu birlikte kendisini "Istanbul United" olarak adlandırmıştı.

Istanbul United hareketi belgesel oluyor. Filmin yapımcıları fon, bağış, destek talep ediyorlar.

Bu filmin televizyon kanallarında yayınlanacağına ihtimal vermiyorum. Belki Halk TV veya Ulusal Kanal yayınlayabilir. Büyük ihtimalle kamuoyu bu filmi Internet üzerinden izleyecek.


Anayasa Mahkemesi Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’u Tartışacak

Anayasa Mahkemesi'nin Internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, mahkeme yarın (16 Ocak) Spor Genel Müdürlüğünün  Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un bazı hükümlerinin iptali istemini değerlendirecek.

Danıştay 10. Dairesi,
21.5.1986 günlü, 3289 sayılı Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un;
1- Ek 9. maddesinin, 29.3.2011 günlü, 6215 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilen birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının,
2- Ek 9. maddesinin, 27.5.2007 günlü, 5674 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle değiştirilen yedinci ve sekizinci fıkralarının,
3- Ek 9. maddesinin, 29.3.2011 günlü, 6215 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilen dokuzuncu fıkrasının,
4- Ek 9. maddesine, 5674 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle eklenen onikinci fıkrasının,
5- Ek 9. maddesine, 6215 sayılı Kanun’un 10. maddesinin onikinci fıkrasıyla eklenen “Spor
federasyonları ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan konularda 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu ile 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır.” biçimindeki fıkranın,
6- 6215 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle eklenen geçici 11. maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarının iptallerine karar verilmesini talep etti.

Anayasa Mahkemesi, yarın değerlendireceği bazı hükümleri geçen sene değerlendirmiş ve ilgili düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vermişti. Anayasa Mahkemesinin 14/2/2013 Tarihli ve E: 2011/63, K: 2013/28 Sayılı Kararı 31Aralık 2013 Tarihli ve 28868 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştı.

Anayasa Mahkemesi, Ek 9. maddesinin,

a) Birinci fıkrasının üçüncü, beşinci ve altıncı cümlelerinin;

b) İkinci fıkrasının
ba) dördüncü cümlesinde yer alan “…iki üyesi seçimle belirlenen, üç üyesi ise Genel Müdürlükçe görevlendirilen…” ibaresinin
bb) son cümlesinde yer alan “…teklifi ve Genel Müdürün…” ibaresinin;

c) Üçüncü fıkrasının
ca) Genel kurul üye sayısı olimpik ve paralimpik spor dallarında 150’den az 300 üyeden fazla, diğer branşlarda ise 100’den az 200 üyeden fazla olamaz.” biçimindeki yedinci cümlesinin,
cb) (a) bendinde yer alan “…üç ay içerisinde…” ibaresinin,
cc- (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “Sportif Değerlendirme ve Geliştirme Kurulu raporlarında yeterli düzeyde görülmeyen veya…” ibaresinin,

d) Dördüncü fıkrasının “Genel kurulun delege sayısının yüzde 10’u Genel Müdürlük temsilcilerinden oluşur.” biçimindeki onuncu cümlesinin,

Anayasa'ya aykırı olmadığına oybirliği ile karar vermişti.

Mahkeme yarın belli bölümlerini Anayasa'ya aykırı bulmadığı 9. maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarını bu sefer bütün halinde inceleyecek. Mahkeme ayrıca Ek 9. maddenin yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onikinci ve ondokuzuncu fıkralarını da değerlendirecek. Mahkeme Ek 9. madde yanında Kanun'un geçici 11. maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarının Anayasa'ya aykırı olup olmadığını tartışacak.

İptali talep edilen düzenlemelerin çoğu daha önce de tartışma konusu olmuştu. Bu düzenlemeler Çerçeve Statü kapsamında getirilmişti. İlgili Çerçeve Statü iptal edilince düzenlemelerin yasal dayanağı kalmamıştı. Anayasa Mahkemesi, federasyonların bağımsız olmadığına işaret etmişti.

Aynı şekilde Anayasa Mahkemesi, Tahkim Kurulu'na ilişkin düzenlemeleri de incelemiş ve Tahkim Kurulu'nun idari kurul olduğuna işaret etmişti. Kararların kesinliğine ilişkin düzenleme ise iptal edilmişti.

Zamanında faaliyet gösteren GSGM, Anayasa Mahkemesi kararlarını görmezden gelmiş ve "bağımsız federasyonlar" adı altında getirdiği düzenlemeler ile tekrar teşkilata bağlı federasyon yapıları kurmuştu.

Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Spor Genel Müdürlüğü Anayasa Mahkemesi'ni yok saymayı alışkanlık haline getirdi. Mevzuat çalışmalarının çoğu Anayasa'ya, Anayasa Mahkemesi'nin belirttiği ilkelere aykırı. Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği düzenlemeler tekrar kaleme alınıyor. Hatta daha ileri gidiliyor: Anayasa'ya aykırı olduğu için iptal edilen hükümler Anayasa'ya ekleniyor. "Spor Tahkimi" ile ilgili düzenleme Anayasa'ya bu şekilde yerleştirildi. Bugün Anayasa'da Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği bir hüküm yer almaktadır. Bunun günahı TBMM'nindir. Günah onların. "Utanç" diyemeyeceğim. Hükümet ve muhalefet milletvekillerinin bu faaliyetlerinden utanç duyduklarını ve duyacaklarını sanmıyorum.

Sözü uzatmayayım.

İlgili düzenlemeler aşağıdaki gibidir:

Ek md. 9/I: "Spor dalı ile ilgili faaliyetleri ulusal ve uluslararası kurallara göre yürütmek, gelişmesini sağlamak, sporcu sağlığı ile ilgili konularda gerekli önlemleri almak, teşkilatlandırmak, federasyonu uluslararası faaliyetlerde temsil etmek ve Tahkim Kurulu kararlarını uygulamakla görevli ve yetkili, özel hukuk hükümlerine tabi bağımsız spor federasyonları kurulur. Federasyonlar, Merkez Danışma Kurulunun uygun görüşü, Bakanın teklifi ve Başbakanın kararı ile kurulur ve kararın Resmi Gazetede yayımlanması ile tüzel kişilik kazanır. Bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmeyen federasyonların tüzel kişilikleri bu maddede belirtilen usulle iptal edilir ve mal varlıkları Genel Müdürlüğe devredilir. Genel Müdürlük tarafından bağımsız spor federasyonlarına yapılan yardımlar ile Genel Müdürlük bütçesinden bu federasyonlara tahsis edilen kaynaklar kullanılarak edinilen her türlü taşınır ve taşınmazlar edinim amacı dışında kullanılamaz ve Genel Müdürün izni alınmadan üçüncü kişilere satılamaz ve devredilemez. Genel Müdürlük tarafından yapılan yardımlar ve tahsis edilen kaynaklar kullanılarak alınan taşınmazların mülkiyeti Genel Müdürlüğe ait olur. Bu taşınmazlar Genel Müdürlüğün mevzuatı çerçevesinde kullanılır. Federasyon malları Devlet malı hükmündedir, haczedilemez. Federasyon faaliyetlerinde görevli bulunanlar, görevleriyle ilgili olarak işlemiş oldukları suçlar bakımından kamu görevlisi sayılır."

Ek md. 9/II: "Spor federasyonlarının merkezleri Ankara'dadır. Federasyonların merkez teşkilatı; genel kurul, yönetim, denetim, disiplin kurulları ile genel sekreterlikten teşekkül eder. Federasyon yönetim kurulu, yedi üyeden az, on beş üyeden fazla, disiplin kurulu ise üç üyeden az, beş üyeden fazla olamaz. Denetim kurulu; iki üyesi seçimle belirlenen, üç üyesi ise Genel Müdürlükçe görevlendirilen beş üyeden oluşur. Genel sekreter, en az dört yıllık yüksekokul mezunu kişiler arasından görevlendirilir. Bu fıkrada belirtilen kurulların oluşumu, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları ana statüyle, diğer kurulların oluşumu, çalışma usul ve esasları ise talimatlarla belirlenir. Profesyonel şube kurulması, federasyona spor dalı bağlanması, bağlı spor dallarının ayrılması işlemleri federasyon yönetim kurulunun Genel Müdürlüğe müracaatı üzerine bu Kanunun hükümlerine göre yürütülür. Federasyonların yurt içi bağlantısını sağlamak üzere, illerde federasyon temsilcilikleri kurulabilir. Bağımsız spor federasyonlarının il temsilcileri, federasyon başkanının teklifi ve Genel Müdürün onayı ile görevlendirilir."

Ek md. 9/III: "Genel kurul federasyonun en üst organıdır. Genel kurulun toplanması ile ilgili her türlü işlemler yönetim kurulunca yürütülür. Genel Müdürlük, genel kurul toplantılarında gözlemci bulundurur. Gözlemci, genel kurul çalışmalarının bu Kanun ile ana statüye uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyerek, raporunu Bakana sunulmak üzere onbeş gün içerisinde Genel Müdürlüğe verir. Genel Müdürlük, raporun verildiği, ilgililer ise genel kurulun yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde asliye hukuk mahkemesinde genel kurulun iptalini isteyebilir. Genel kurulun toplanması, üyelerin belirlenmesi, divanın oluşturulması, delege listesine yapılacak itirazlar ve oyların sayımı ile ilgili diğer esas ve usuller ana statüde belirlenir. Genel kurul üye sayısı olimpik ve paralimpik spor dallarında 150’den az 300 üyeden fazla, diğer branşlarda ise 100’den az 200 üyeden fazla olamaz. Genel kurul;
a) Olağan genel kurul; olimpik ve paralimpik spor dallarında ilgili olimpiyat oyunlarının, diğer spor dallarında yaz olimpiyat oyunlarının bitiminden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra kurulacak federasyonlarda ise; kararın Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren üç ay içerisinde yapılır.
b) Olağanüstü genel kurul;
1) Sportif Değerlendirme ve Geliştirme Kurulu raporlarında yeterli düzeyde görülmeyen veya yapılan denetim sonucu görev başında kalmasında sakınca görülen federasyon başkanı ve yönetim kurulu üyeleri hakkında karar almak üzere Bakanın istemi üzerine,
2) Federasyon yönetim kurulunun kararıyla,
3) Son yapılan genel kurul toplantısında delege olanların en az yüzde 40’ının noter kanalı ile yazılı müracaatıyla,
4) Federasyon başkanının istifası, başkan olma şartlarından herhangi birisini kaybetmesi veya ölümü halinde,
olağanüstü toplanır.
c) Mali genel kurul iki yılda bir ana statülerinde belirtilen tarihte yapılır. Mali genel kurulda ibra edilmeyen veya üçüncü fıkranın (b) bendinde belirtilen hallerde başkan ve yönetim kurulu üyelerinin yerine kalan süreyi tamamlamak üzere en geç altmış gün içerisinde seçimli olağanüstü genel kurul toplanır. Ancak, üçüncü fıkranın (b) bendinin (2) ve (3) numaralı alt bentlerinde belirtilen hallerde, son toplantı tarihinden itibaren altı ay geçmeden veya olimpik ve paralimpik branşlarda olimpiyat oyunlarının yapılmasına altı aydan az süre kalmış ise olağanüstü genel kurul toplantısı yapılamaz."   



Ek md. 9/IV: "Genel kurul; üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve katılanların salt çoğunluğu ile karar alınır. Seçimde en fazla oyu alan aday ve listesi seçilmiş sayılır. İlk toplantıda çoğunluk sağlanamaması halinde, takip eden günde çoğunluk aranmaksızın toplanır. Ancak, toplantıya katılanların sayısı seçimle belirlenen kurulların asıl üye sayısının iki katından aşağı olamaz. Olağan ve olağanüstü genel kurullarını bu maddede öngörülen süre ve esaslar dahilinde yapmayan federasyonların genel kurulları Tahkim Kurulunca oluşturulacak üç kişilik komisyon marifetiyle altmış gün içerisinde yapılır ve federasyon başkanı ve yönetim kurulu üyeleri hakkında mevzuata uymamaktan dolayı idari ve adli işlem başlatılır. Genel kurul çağrısı ve gündemi, toplantı tarihinden en az otuz gün önce; faaliyet raporu, denetleme raporu ile bütçe tasarısı ise en az onbeş gün önce federasyonun ve Genel Müdürlüğün resmi internet sitesinde üyelere duyurulur. Seçimler tek liste halinde gizli oy, açık tasnif şeklinde yapılır. Genel kurulun yapılacağı tarihten geriye doğru en az bir yıl önce faal sporculuğu, hakemliği, antrenörlüğü bırakmamış kişiler ile federasyonda maaşlı veya ücretli çalışanlar genel kurul üyesi olamazlar. Genel kurulda kulüplerin delege sayısı, toplam delege sayısının yüzde 60'ından az olamaz. Genel kurulun delege sayısının yüzde 10'u Genel Müdürlük temsilcilerinden oluşur. Genel kurulun görevleri şunlardır:
a) Ana statüyü yapmak, değiştirmek.
b) Başkan, yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyelerini seçmek.
c) Yönetim kurulu tarafından hazırlanan faaliyet programını, bütçeyi onaylamak ve gerektiğinde bütçe harcama kalemleri arasında değişiklik yapmak konusunda yönetim kuruluna yetki vermek.
ç) Yönetim kuruluna, taşınmaz mal alımı-satımı ile uluslararası federasyonlara karşı mali taahhütlerde bulunmak için yetki vermek.
d) Yönetim kurulu faaliyet ve mali raporlarının ibra edilip edilmemesini oylamak.
e) Kanun ile verilen diğer görevleri yapmak."

Ek md. 9/VII: "Tahkim Kurulu yedi asıl ve yedi yedek üyeden teşekkül eder. Üyelerin beşinin hukukçu, ikisinin ise spor alanında bilimsel çalışmalar yapmış veya sporda idareci, teknik adam ve benzeri görevlerde bulunmuş kariyer sahibi kişiler olmaları şarttır. Üyeler Genel Müdürün teklifi ve Gençlik ve Spor Bakanının onayı ile dört yıl için görevlendirilir. Hâkim ve savcılar ile bu meslekten sayılanlar hâkimlik teminatı esasları gözetilerek ve yetkili kurulların onayı alınmak suretiyle Tahkim Kurulunda görev alabilirler. Üyeler kendi aralarından bir başkan seçerler. Tahkim Kurulu tarafından verilen kararlar kesindir."

Ek md. 9/VIII: "Tahkim Kurulu, federasyon ile kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve  antrenörler; kulüpler ile teknik direktörler, antrenörler ve sporcular; kulüpler ile kulüpler arasında çıkacak ihtilaflarla, federasyonlarca verilecek kararlar ile disiplin veya ceza kurulu kararlarını, ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek sonuçlandırır. Tahkim Kurulu; itiraz üzerine Genel Müdürlük ile federasyonlar ve federasyonların birbirleri arasında çıkacak ihtilafları inceleyerek sonuçlandırır."

Ek md. 9/IX: "Tahkim Kurulu, bu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi ile dördüncü fıkrasında belirtilen hallerde federasyonu genel kurula götürecek komisyonu belirler. Federasyon başkanı ile yönetim, disiplin ve denetim kurulu üyelerinin, spor ahlakına ve disiplinine aykırı davranışlarının tespiti halinde Bakan tarafından Genel Müdürlük Merkez Ceza Kuruluna sevk edilmeleri sonucunda, Merkez Ceza Kurulunca verilecek kararlara karşı, ilgililerin itirazı üzerine karar verir."

Geçici md. 11/I: "Bu Kanun ile çıkarılması öngörülen düzenlemeler yürürlüğe girinceye kadar mevcut düzenlemelerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur."

Geçici md. 11/II: "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte; 3289 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesine göre özerk olan spor federasyonları bu Kanuna göre kurulmuş bağımsız spor federasyonu olarak kabul edilir. Diğer kanunlarda özerk spor federasyonlarına yapılan atıflar, bağımsız spor federasyonlarına yapılmış sayılır."

Geçici md. 11/IV: "Bu Kanunla tüzel kişilik kazanan spor federasyonları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak ilk ilgili olimpiyat oyunlarının bitim tarihlerinden itibaren üç ay içerisinde genel kurullarını yaparak hukuki yapılarını bu Kanuna uygun hale getirmek zorundadırlar." 

10 Ocak 2014 Cuma

Muğla Milletvekili Fethiyespor ile ilgili Soru Önergesi Verdi

Muğla milletvekili Nurettin Demir, Fethiyespor'un çok az maçının TRT'de yayınlanmasını içerlemiş ve soru önergesi vermiş.

Soru önergesi aşağıdadır:

"Muğla'nın Fethiye ilçesine bağlı Fethiyespor, PTT 1. Ligi'nde oynamaktadır. 10 Ocak 20ı4 tarihi itibariyle 17. sırada yer alan Fethiyespor'un bu ligde oynadığı 18 maçtan sadece 3 tanesi TRT kanallarında (TRT Spor ve TRT ı) gösterilmiştir. Geriye kalan 15 maç ise TRT'nin bu kanallarında yer almamış, sadece TRT Spor'un web televizyonu üzerinden yayımlanmıştır.

Fethiyespor'un maçları TRT'nin kanallarında gösterilmezken, 10 Ocak 2014 tarihi itibariyle 16. Sırada bulunan Adanaspor'un oynadığı 18 maçtan 13 maçı TRT'nin kanallarında yer bulmuştur.

Bu bağlamda;

ı. TRT'nin PTT 1. Lig maçları hangi kriteriere göre yayımlamaktadır? 1. Sıradan itibaren 19 takımın maçları her biri TRT kanallarında kaç kez gösterilmiştir?

2. TRT 1. Ligdeki 19 takımın kaçını TRT kanallarında kaçını TRT web TV'de yayımlamaktadır? TRT-1, TRT SPOR ve TRT'nin web TV'sinde yayınlama kriterleri açısından sıralama neye göre belirlenmektedir?

3. Fethiyespor'un 15 maçının TRT kanallarında gösterilmemesinin nedeni nedir?

4. 16. Sıradaki bir takımın 13 maçı TRT kanallarında yayımlanırken, 17. Sırada yer alan bir takımın sadece 3 maçının TR T kanallarında yayımlanmasının gerekçesi nedir?

5. Fethiyespor, 4 Aralık 2013 tarihinde "Yüce Atatürk" yazılı tişörtlerle maça çıkmıştır. Bu durum Türkiye Futbol Federasyonu'na (TFF) gönderilmiştir. Fethiyespor, TFF'da değerlendirme aşamasındayken TRT tarafından mı cezalandırılmaktadır?"

Hüseyin Alpay Köse'den "Türk Spor Tahkim Mahkemesi (Projesi)"

Sayın Hüseyin Alpay Köse bugün Spor Hukuku Enstitüsü Derneği'nin Internet sitesinde uzun süredir bahsettiği Türk Spor Tahkim Mahkemesi Projesi'ni duyurdu.

Bu konuyu uzun zamandır tartışıyorduk. Çeşitli toplantılarda bu mahkemenin gerekliliğini dile getirmiştik.

Sayın Köse, projesini temel hatları ile kaleme almış. Bu proje ile ilgili değerlendirme ve önerilerimi ileride makale konusu yapmayı düşünüyorum.

Şimdilik projeyi okur okumaz aklıma gelen bazı hususları paylaşmak istiyorum.

Bu projedeki önerilerin bilimsel temelli hazırlanması gerekiyordu. Türk mevzuatının gelişimi, yüksek yargı kararları, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi'nin spor tahkimi ile ilgili içtihatları, karşılaştırmalı hukukta spor tahkimi kurullarının yapısı, bu kurullar arasındaki farklar, hangi yapının Türk hukuk sistemine daha uygun olduğu, İsviçre Federal Mahkemesi ve diğer devlet mahkemelerinin bu kurulların kararları ile ilgili içtihatları, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği'nin spor tahkimi ilgili eleştiri ve önerileri başta olmak üzere ulusal ve karşılaştırmalı hukuk çalışmasının çok kapsamlı şekilde yapılması beklenirdi.

Sayın Köse'nin projesi ile ilgili soru ve görüşlerim aşağıdaki gibidir:

1) Bu sistemde tahkime başvuru zorunlu mu, ihtiyari mi olacak? Kanunla zorunlu tahkim sistemi mi getirilecek? Devlet mahkemelerine başvuru yasağı getirilecek mi? Bu Tahkim Mahkemesi'nin yasal dayanağı olacak mı, yoksa federasyonların tercihine göre mi yetkili olacak?

2) Anayasa'daki spor tahkimi hükmünde değişiklik yapılacak mı?

3) Bu mahkemenin tüzel kişiliği olacak mı? Bir başka kurum bünyesinde mi oluşturulacak?

4) Projede "kuruluş aşamasında yeterli miktarda paranın Bakanlık tarafından sağlanması" önerilmiştir. Bu hangi Bakanlık'tır? Gençlik ve Spor Bakanlığı mı? Adalet Bakanlığı mı? Bakanlık, özerk bir kuruluşa neden bütçe ayırsın? Bu uygulamanın Dünya'da örneği var mı?

5) Projede bir kuruldan bahsedilmektedir. Bu kurulun hakemlerden oluşacağı anlaşılmaktadır. Bu kurulun sekreteryasını hakemler mi üstlenecektir? Yoksa ICAS benzeri bir kurul mu oluşturulması düşünülmektedir?

6) Hakemlerin seçiminde Adalet Bakanlığı'nın 5 üye teklif etme yetkisi bulunmaktadır. Oysa Anayasa Mahkemesi'ne göre, hakim ve savcıların bu tür kurullarda yer almaları Anayasa'ya aykırıdır. Projedeki bu öneri Anayasa'ya aykırılık teşkil etmektedir.

7) Hakem teklif edecek kuruluşlar arasında sporcu, teknik adam, hakem dernekleri/birlikler yer almamaktadır. Kulüpler federasyonlar aracılıpıyla bu kurula hakim olacaktır. CAS'ın gelişimi dikkate alınırsa, İsviçre Federal Mahkemesi sporcu örgütlerinin hakem atayamamasını doğru bulmamıştı. Proje de bu açıdan henüz organizasyon aşamasında önemli eksiklik barındırmaktadır.

8) Hakemler kapalı liste yöntemi ile belirlenmektedir. Özellikle sporcu birlikleri kapalı liste yöntemini sert biçimde eleştirmektedir. Bugün tam serbesti uygulayan tahkim kurulu bulunmamakla birlikte, liste yanında tarafların hakemlerini seçmelerine imkan veren sistem Almanya'da kabul edilmiştir. Bu projede hakem seçimi ile ilgili karşılaştırmalı hukuk çalışması yapılması ve oyuncu/teknik sorumluların da kendilerini temsil ettirebilme imkanının tartışılması gerekmektedir.

9) Projede hakemlerin en az 10 senelik spor hukuku deneyimi olması aranmaktadır. İlginç olan nokta, bu sürenin fakülteden mezuniyet ile başlayacak olmasıdır. Bu sürenin gözden geçirilmesi gerekir. Mezun olur olmaz deneyimin başladığı iddia edilemez.
Projede "sertifika" sahibi olmak, spor hukuku eğitimini gösteren bir özellik gibi gösterilmektedir. Sertifika programlarında pasif öğrenim yapılmaktadır. Programa katılanlar ödev bile hazırlamamaktadır. Onların bilgisini ölçecek araçlar kullanılmamaktadır. Bu sebeple, sertifika sahibi olmak, spor hukuku uzmanlığında kriter olarak kabul edilemez.

10) Hakemlerin hakimlik teminatına sahip olacağı kabul edilmiş. Bu, hakemlere verilen büyük bir imtiyazdır. CAS ve diğer yabancı tahkim mahkemelerinin mevzuatı dikkate alınarak, hakemlerin geçici veya sürekli biçimde görevden alınacağı haller öngörülmelidir.

11) Projeye göre, hakemler bu görevi ifa ettikleri süre boyunca doğrudan veya dolaylı 
olarak hiç bir sportif organizasyon ile bir bağlantıya sahip olamayacak ve asla bu alanda avukatlık yapamayacaklar.
Bu dilekler Anayasa'ya aykırıdır.
Hakemlik, tek başına derneklere üye olma hakkını ortadan kaldıramaz. Bir hakem, üye olduğu dernek/kuruluş ile ilgili bir dava söz konusu olduğunda davadan çekinebilir veya red edilebilir.
Aynı şekilde, spor hukukunda uzman bir avukatın 5 sene boyunca spor hukuku alanında avukatlık yapmasını yasaklamak akla, mantığa, işin doğasına aykırıdır. Bu yönde çalışma yasağının Anayasa'ya aykırı olacağını söylemeye gerek bile yoktur. CAS ve diğer tahkim mahkemelerinin/kurullarının tüzüklerinde bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Bulunması beklenemez.
CAS'ta hakemlerin spor hukuku ile ilgili davalara bakmaları yasaklanmamıştır. CAS hakemlerine getirilen tek sınırlama, CAS önünde bulunan davalarla ilgili danışmanlık yapılmaması, mütalaa verilmemesi yönündedir.

12) Bu projede tahkim yerinin neresi olacağı belirtilmemiş.

13) Projede uygulanacak hukuk konusunda açıklama yok.

14) Kurulun hakkaniyete göre karar verme yetkisi olacak mı?

15) Projede tahkim diline dair açıklama yok.

16) Tahkim mahkemesi kararına karşı devlet mahkemelerine başvurulacağı belirtilmiş. HMK'daki iptal sebeplerinden ayrı sebepler üretmeye gerek var mı?

17) Tahkim kurulu kararlarına karşı CAS'a başvuru imkanı olmayacak mı?

18) Projede "kararların  kısa hali ile Internet sitesinde yayınlanması ve her yıl sonunda mutlaka bir basılı yayın çıkarılarak kamuoyunun bilgisine sunulması gerektiği" ifade edilmiş. Oysa ilk derece mahkemesi olarak, özellikle sözleşmeden doğan uyuşmalıklarla ilgili verilen kararların gizli olması gerektiği kabul edilmektedir. Tüm kararların kamuoyu ile paylaşılması, sözleşmesel uyuşmazlıkların bu mahkemeye taşınmasını engelleyecektir.
Yayınlanacak kararlarda mutlak şeffaflığın kabul edilmesi de mümkün değildir. Hiçbir şekilde tarafların, vekillerin ve hakemlerin isimleri, onların kişisel özelliklerine işaret eden ifadelere yer verilmemesi gerekir.

19) Hakemlerde yabancı dil bilgisi aranmıyor. Bu önemli bir eksikliktir. CAS ve diğer hakem mahkemelerinin/kurullarının kararlarını, devlet mahkemelerinin ve Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın sporla ilgili kararlarını takip edemeyen ve bunlardan haberdar olmayan hakemlerin hızla gelişen lex sportiva'ya uygun karar vermeleri beklenemez.

20) Projede kurulda görev alması gereken uzmanlardan bahsedilmiyor.

21) Federasyon yönetim kurullarının kararlarına karşı da Tahkim Mahkemesi'ne başvurulabileceği belirtilmiş. Böylece sporla ilgili kararların spor camiası içinde çözümlenmesi amaçlanıyor.
Bu öneri kabul edilemez. En azından, kanunla böyle bir yetki verilmesi Anayasa'ya aykırı olur.
Yönetim kurulları Anayasa'ya, rekabet kurallarına, emredici hukuk kurallarına ve kamu düzenine aykırı birçok karara imza atmaktadır. Bu kararlara karşı itiraz mercii asla federasyonların baskın rol oynadığı Tahkim Mahkemesi/Kurulu olamaz. "Doğal hakim" ilkesi gereği, federasyon yönetim kurulu kararlarına karşı devlet mahkemelerine başvuru yolunun her zaman açık olması gerekir.
Ayrıca bağımsız federasyonlar, idari kurumlardır. Federasyonların yönetim kurulları ve disiplin kurulları tarafından verilen kararlar da idari kararlardır. Anayasa'nın 125'inci maddesi gereğince bu kararlara karşı yargı yolu açıktır. Anayasa'daki spor tahkimine ilişkin hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından birkaç kez tespit edilmiştir. Bu proje ile Anayasa'ya aykırı uygulamanın başka bir kurum bünyesinde devamı sağlanacaktır.

22) Kurula üye önerecek federasyonlar arasında ayırımcılık yapılıyor. Futbol Federayonu 5 üye, Basketbol Federasyonu 2 üye, Voleybol Federasyonu ise 1 üye önerebilmektedir. Bu farkın sebebi nedir? SGM Tahkim Kurulu'na başvurular dikkate alınarak mı bu ayırım yapılmıştır? Doping davalarının çokluğu dikkate alınarak Atletizm, Halter, Vücut Geliştirme gibi federasyonların hiçbirinin aday gösterememesi düşündürücüdür.

23) Projede tahkim süresi belirlenmemiş. Hakemler için azami süre öngörülmemiş.

24) Projede Tahkim Mahkemesi'nin usul kurallarında ne gibi özellikler, fark edici noktalar yer alacağı açıklanmamış.

25) Projede, tahkim kurulunun kararlarının iptali sebepleri dar kapsamda öngörülmüş. Projeye göre "Kurulun aldığı kararlar prensip olarak kesin ve itiraza edilemez olmalıdır. Ancak kararlar ancak sınırlı ve belirli gerekçeler ile Yargıtay denetimine de açık olmalıdır. Bu gerekçeler; 
a) Hakemlerin usulüne uygun şekilde seçilmemiş olması. 
b) Tahkim mahkemesinin kendisini haksız şekilde yetkili sayması. 
c) Tahkim mahkemesinin kendisine yapılan başvuruların ötesinde karar vermesi veya taleplerden biri hakkında karar vermemesi. 
d) Taraflar arasında eşitliğin veya çapraz savunma usulünde dinlenme haklarına saygı gösterilmemiş olması. 
e) Kararın Türk kamu düzenine aykırı olması."
olacak.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda hakem kararlarının iptali sebepleri düzenlenmiştir. Bu sebepler aşağıdaki gibidir:

"a) Tahkim sözleşmesinin taraflarından birinin ehliyetsiz ya da tahkim sözleşmesinin geçersiz olması,
b) Hakem veya hakem kurulunun seçiminde, sözleşmede belirlenen veya bu Kısımda öngörülen usule uyulmaması,
c) Kararın, tahkim süresi içinde verilmemesi,
ç) Hakem veya hakem kurulunun, hukuka aykırı olarak yetkili veya yetkisiz olduğuna karar vermesi,
d) Hakem veya hakem kurulunun, tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar vermesi veya talebin tamamı hakkında karar vermemsi ya da yetkisini aşması,
e) Tahkim yargılamasının, usul açısından sözleşmede veya bu yönde bir sözleşme bulunmaması hâlinde, bu Kısımda yer alan hükümlere uygun olarak yürütülmemesi ve bu durumun kararın esasına etkili olması,
f) Tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmemesi
g) Hakem veya hakem kurulu kararına konu uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmaması,
ğ) Kararın kamu düzenine aykırı olması"

HMK'da iptal sebepleri öngörülmüşken, Türk Spor Tahkim Mahkemesi'nin kararları için özel iptal sebepleri yaratılmaya çalışılması düşündürücüdür. Belirtmek gerekir ki, tahkim kararlarına ilişkin iptal sebepleri devlet kanunları ile öngörülmüştür. Bir Tahkim Mahkemesi, kararlarının hangi ihtimallerde iptal edileceğini belirleyemez. Eğer düşünülüyorsa, kanunla Türk Spor Tahkim Mahkemesi için özel iptal sebepleri öngörülmesi Anayasa'ya aykırı olacaktır. Elbette her zaman olduğu gibi, Anayasa'ya aykırı hükümleri Anayasa'ya koyma alışkanlığı ile bu hukuka aykırılık mahkeme denetiminden kaçırılabilir.

26) HMK'ya göre, tahkimde iptal davasına bakmakta görevli mahkeme, tahkim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Ancak projeye göre, Türk Spor Tahkim Mahkemesi'nin kararlarına karşı iptal davası Yargıtay'da açılabilecektir. Bu ayırımın sebebi nedir?

Şimdilik bu kadar yazıyorum. Aklıma gelen noktaları yavaş yavaş ekleyeceğim. Uygun bir vakit bulduğumda kapsamlı, atıflı bir makale yazacak ve makaleyi kamuoyu ile paylaşacağım.

Sayın Köse'nin projesinin tartışılması gerekir. Ancak önce Sayın Köse bu projesini detaylandırmalıdır. Hangi sistemlerden etkilendiğini, hangi kararları dikkate aldığını açıkça dile getirmelidir. Hukuk sistemini kökten değiştirmeyi amaçlayan bir proje en ince detayıyla hazırlanmalıdır.

EKLEME: Yukarıdaki yazıyı 10 Ocak 2014 tarihinde kaleme almıştım. Sayın Köse, inceleme konusu projesini, 10 ay sonra, Kasım 2014'te basılan Kısmet Erkiner'e Armağan kitabında hiçbir değişiklik ve ekleme yapmadan yayınlattı.

9 Ocak 2014 Perşembe

Ruhsar Demirel'den Gençlik ve Spor Bakanı'na Sporcu Ölümleri Hakkında Soru Önergesi

MHP milletvekili Ruhsar DemirelGençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç'a sporcu ölümleri ile ilgili soru önergesi verdi.

Önerge aşağıdaki gibidir:

8 Ocak 2014 Çarşamba

Anayasa Mahkemesi Bağımsız Federasyonlar ile ilgili Karar Verdi

Anayasa Mahkemesi, CHP'li milletvekillerinin açtığı iptal davasında 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un Ek 9'uncu maddesindeki bazı ifadelerin ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 26. maddesinin üçüncü cümlesindeki bir bölümünün  Anayasa'ya aykırılık iddialarını değerlendirdi.

Anayasa Mahkemesi sadece federasyon başkanlığına aday olanlarda aranan“Kesinleşmiş sigorta veya vergi borcu olmamak.” şartını getiren düzenlemeyi iptal etti. Mahkeme bu kararı oyçokluğu ile verdi.

Anayasa Mahkemesi, bazı düzenlemelere ilişkin red kararlarını yine oyçokluğu ile verdi.

Muhalefet görüşlerinin okunmasında fayda var.

Bu karar hakkındaki görüşlerimi ileride paylaşacağım.

Karar aşağıdadır.

1 Ocak 2014 Çarşamba

WADA 2014 Yasaklı Madde ve Yöntem Listesi Yürürlüğe Girdi

WADA'nın 2014 Yasaklı Madde ve Yöntemler listesi 1 Ocak 2014'te yürürlüğe girdi.

WADA yürütme kurulu tarafından 11 Eylül 2013'te onaylanan listeye WADA'nın Internet sitesinden veya ücretsiz Iphone uygulamasından ulaşılabilir.

Liste WADA'nın mobil sitesinde de yayınlandı.