30 Eylül 2015 Çarşamba

TFF Bünyesinde Profesyonel Müsabaka İcra Kurulu Oluşturuldu

Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Komitesi Talimatı değiştirildi.

TFF Yönetim Kurulu‟nun 29.09.2015 tarih ve 6 sayılı toplantısında aldığı karar ile talimatın çeşitli hükümleri değiştirilmiş ve bu değişiklikler 30.09.2015 tarihinde TFF‟nin resmi internet sitesi olan www.tff.org adresinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

İlgili düzenlemeler aşağıdaki gibidir:

Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı'nda Değişiklik

TFF, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı'nda değişiklik yapıldığını duyurdu.

Talimat'a geçici madde eklendi. İlgili madde aşağıdaki gibidir:

"TFF Statüsü’nün 55. ve 56. maddelerinde Uyuşmazlık Çözüm Kurulunun yargı yetkisine ilişkin olarak getirilen değişiklikler yürürlük tarihi olan 11.07.2015 tarihinden önce adli yargıda açılmış ve görülmekte olan davalar Uyuşmazlık Çözüm Kurulu’nun münhasır görevi kapsamında değildir. Statü değişikliğinin yürürlük tarihi olan 11.07.2015 tarihinden önce adli yargıda açılmış ve devam eden davalar yönünden mahkemeler görevli olmaya devam edecektir."

15 Eylül 2015 Salı

WADA Cezalı Sporcu Destek Personeli Listesi'ni Yayınladı

WADA, sporcu destek personeli sıfatıyla ceza alan isimlerin listesini yayınladı. Bu liste, Dopingle Mücadele Ajansları'nın paylaştığı isimlerden oluşuyor.

Listede 5 Türk yer alıyor:
Sevinç Esmer (ömür boyu)
Erol Mutlusoy (ömür boyu)
Fikret Ozsoy (ömür boyu)
Davut Sepetçi (ömür boyu)
Esmer Sevinç (ömür boyu)

Bu liste eksik. Zira SGM Tahkim Kurulu, yasaklı ilaç ticareti yapmak ve dopingi teşvik suçlamasıyla bazı atletizm antrenörleri hakkında verilen ömür boyu men cezalarını onamıştı. Yukarıdaki listede yer almayan ancak ömür boyu men cezası alan antrenörler arasında Ertan Hatipoğlu, Metin Durmuşoğlu, Ziya Özel, Rıza Yetiş, Çağlar Kahramanoğlu bulunuyor. Bu isimlerin neden WADA'ya bildirilmediğinin soruşturulması gerekiyor.

WADA'nın listesinde sadece ömür boyu men cezası alan isimler yer almıyor. Belirli süreli ceza almış antrenörler de listede belirtildi. Belirli süreli ceza alan antrenörler arasında hiçbir Türk antrenörün yer almaması dikkat çekti. Atletizm antrenörleri arasında süreli men cezası alan antrenörler yer aldığı biliniyor.

WADA'nın listesi Türk sporu açısından önemli. Artık sadece sporcularımız değil, destek personeli de ceza almaya başladı.

Türkiye'de antrenörlere verilen doping cezaları hakkında bir hususa değinmek gerekiyor.

Türkiye'de antrenörler hukuka aykırı şekilde cezalandırılıyorlar. WADA Kodu'na göre, antrenörlerin doping ihlali ile ilgili kusurlarının şüpheye yer vermeden ispatlanması gerekirken, Türk mevzuatı antrenörleri kusursuz sorumluluk ilkesi ile sorumlu tutuyor. Bir sporcu doping ihlali yaparsa, o sporcunun antrenörü hiç sorgulanmadan cezalandırılabiliyor.

Antrenör Eğitim Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik ile, "çalıştırdığı sporcunun yasaklı madde kullandığının belirlenmesi durumunda sporcuyu çalıştıran antrenör veya antrenörlerin lisansı, ilgili federasyonun teklifi ve Genel Müdürün onayı ile bir yıl süreyle, tekrarı halinde beş yıla kadar geçersiz sayılacağı" öngörüldü.

Bu düzenleme birçok açıdan evrensel hukuk ilkelerini, WADA Kodu'nu (2003 versiyonu: https://goo.gl/3SdU9b, 2009 versiyonu: https://goo.gl/orjFAV) ve Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı'nı (2011 versiyonu: http://goo.gl/78ldcY) ayaklar altına alıyor:

1) Bir sporcu yasaklı madde kullanırsa, söz konusu doping ihlalinde hiçbir kusuru olmayan antrenör cezalandırılabiliyor.

Türkiye Atletizm Federasyonu Ceza Kurulu, "antrenör, sporcusunun her davranışından sorumludur" şeklinde bir görüş benimsedi. Oysa, bir antrenör ancak doping maddesini temin etmesi, pazarlaması, sporcusunu doping ihlali yapmaya teşvik etmesi, sporcusuna bu yönde kolaylık sağlaması gibi kasıtlı davranışları sonucunda cezalandırılabilir. Bir antrenörün, sırf sporcusu yasaklı madde kullandığı için cezalandırılması WADA Kodu'na, Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı'na aykırıdır.

2) Kusursuz sorumluluk halleri kanunla getirilebilir. Kanunda, WADA Kodu'nda, Türkiye Dopingle Mücadele Talimatı'nda yer almayan kusursuz sorumluluk halleri yönetmelikle getirilemez.

Bu iki aykırılıktan ötürü, ilgili hükmün iptal edilmesi gerekir.

Bir an için, yönetmelikle kusursuz sorumluluk getirilebileceğini varsayalım. Düzenleme yine hukuka aykırı. Şöyle ki;

3) Antrenör sadece sporcunun yasaklı madde kullanması halinde sorumlu tutuluyor. Oysa doping ihlalleri sadece yasaklı madde kullanımı ile sınırlı değil. Yasak metodların kullanılması da doping ihlali olarak kabul ediliyor. Antrenör Eğitim Yönetmeliği, sporcunun imza atacağı doping ihlalini dar anlamda öngörmüş.

4) Sporcusu yasaklı madde kullanan her antrenöre ceza verilmiyor. Teşkilat, istediğini cezalandırıyor.

Bir antrenörün ceza alabilmesi için, sporcusunun yakalanması yeterli değil. Federasyonun ceza verilmesi konusunda Spor Genel Müdürü'e teklif vermesi gerekiyor. Teklif verilmesi de yeterli değil. Spor Genel Müdürü'nün bu teklifi onaylaması gerekiyor.

Bir sorumluluk hali öngörülüyorsa, bunun içinin boşaltılmaması, ceza sürecinin sulandırılmaması gerekir. Federasyonun ve Spor Genel Müdürü'nün keyfine göre ceza verilmesi adamına göre tavır olur. Beğenilen antrenör korunur, beğenilmeyen antrenörün ayağı kaydırılır.

Antrenörler, sporcuların yasaklı madde kullanmasından sorumlu olacaksa, bu kural istisnasız tüm antrenörlere uygulanmalıdır. Federasyonun olayı örtbas etmesi ya da Spor Genel Müdürü'nün dosyayı federasyona geri göndermesi mümkündür.

5) Antrenörlere verilecek cezalar, WADA Kodu ve diğer mevzuat dikkate alındığında çok az. Bu cezaların arttırılması gerekir.

Sonuç olarak,

- Antrenör Eğitim Yönetmeliği'ndeki ilgili hükmün yürürlükten kaldırılması gerekir. İptal davası açılması halinde ise, kanımca, bu düzenleme muhakkak iptal edilecektir. Yeter ki bir antrenör iptal davası açsın!

- WADA'nın yayınlanan listede önemli eksikler bulunmaktadır. Türkiye'deki yetkili kurumlar cezalı destek personeli ile listeyi tamamlamalı ve WADA'ya tam liste göndermelidir.

- WADA'ya gönderilen liste ayrıca Türkiye Mili Olimpiyat Komitesi, Spor Genel Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi Türkiye Doping Kontrol Merkezi ve ilgili federasyonların resmî Internet sitelerinde yayınlanmalıdır.

22 Ağustos 2015 Cumartesi

Atletizm Federasyonu'nun CAS Sessizliği

Aslı Çakır Alptekin'in 8 yıl men cezası almasının ardından, gözler Türkiye Atletizm Federasyonu'na (TAF) döndü. Ancak federasyondan çıt çıkmıyor. Federasyon başkanı Ahmet Çıntımar olmak üzere, federasyon yönetim kurulundan açıklama bekledik. Federasyonun Internet sitesinde açıklama yapılması bile yeterli olacaktı. Beklenen açıklama bir türlü yayınlanmadı.

Federasyon, Alptekin ile ilgili kararı duyurmak zorunda olmadığını iddia edebilir. Bu iddia tartışılır. 

Ne var ki, CAS kararı sadece Alptekin ile ilgili değil. IAAF hem Alptekin'e hem de TAF'ye karşı dava açtı. TAF, davalılardan biriydi. IAAF Alptekin ve TAF ile anlaşma yaptı. TAF, IAAF'in masraflarından sorumlu olmayı kabul etti. TAF, CAS'ın kararını bu açıdan bile olsa duyurmak zorundaydı.

CAS'ın Aslı Çakır Alptekin Kararı incelendiğinde, TAF'nin süreç boyunca ağır kusurunun ve ihmalinin olduğu görülüyor:

Aslı Çakır Alptekin'in Açıklaması Hakkında

Aslı Çakır Alptekin, biyolojik pasaport verilerindeki anomali sebebiyle IAAF ile 8 yıl men cezası verilmesi konusunda anlaşmıştı. Anlaşma, CAS kararının parçası haline getirilmiş ve CAS'ın kararı 18 Ağustos tarihinde yayınlanmıştı.

Alptekin, kararın yayınlanmasından iki gün sonra, 20 Ağustos tarihinde Facebook sayfasında bir açıklama yayınladı.

Bu açıklama kamuoyunda şüpheyle karşılandı. Açıklamadaki tutarsızlıklar dile getirildi: http://www.olimpikturk.com/2015/08/asl-cakr-alptekin-iaaf-ve-gamze-bulut.html. Birçok sitede ve sosyal medyada bu açıklamayla dalga geçildi.

Aşağıda açıklama ile ilgili görüşlerimi paylaşacağım.

21 Ağustos 2015 Cuma

Aslı Çakır Alptekin'den Kamuoyu Açıklaması

IAAF ile anlaşarak doping kuralı ihlali nedeniyle kendisine 8 yıl men cezası verilmesini kabul eden Aslı Çakır Alptekin, bugün Facebook sayfasından açıklama yaptı: https://www.facebook.com/AsliCakirAlptekin/posts/875127465897562

Açıklama, konu ile bilgisi olanları tatmin etmekten uzak, kendi içinde tutarsız, gerçeğe aykırı iddialar  ve maalesef doping ikrarı içeriyor.

Bu açıklamayı sonra değerlendireceğim.

Açıklama aşağıdaki gibidir: