İl Spor Güvenlik Kurulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İl Spor Güvenlik Kurulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2013 Perşembe

Suat Kılıç, "Sporda Şiddet" ile ilgili Soru Önergesine Yanıt Verdi

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, İstanbul milletvekili Durmuşali Torlak'ın sporda şiddet ile ilgili soru önergesini yanıtlamış.

Aşağıda sorular ve cevapları birlikte yer almaktadır.

"SORU 1- Hükümetleriniz döneminde, sporla ilgili şiddet olaylarında kaç kişi yaralanmıştır? Kaç kişi hayatını kaybetmiştir?
CEVAP 1- Asayiş olaylarıyla ilgili konular İçişleri Bakanlığının ilgi ve sorumluluk alanında bulunmaktadır.

SORU 2- Son Fenerbahçe-Galatasaray ve Göztepe-Tavşanlı Linyitspor maçlarında Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un ilgili hükümleri gereği Spor Güvenlik Kurulu yeterli tedbirleri almış mıdır?
CEVAP 2- Göztepe-Tavşanlı Linyitspor ve Fenerbahçe-Galatasaray futbol müsabakalarında, İl Spor Güvenlik Kurulu Kararları doğrultusunda İl Emniyet Müdürlüklerince gereken güvenlik önlemleri alınmıştır.

SORU 3- Sporda şiddetin önlenmesi için TBMM tarafından çıkarılan Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanuna rağmen istenmeyen olayların çıkması neden engellenememektedir?

SORU 4- Son olaylarda Bakanhğmızm İlımali olduğuyla ilgili iddialar doğru mudur? Doğru ise görevinizden ayrılmayı düşünüyor musunuz? Düşünüyorsanız ne zaman istifa edeceksiniz? Düşünmüyorsanız bu olaylarm çıkmasındaki ihmallerin kime ya da kimlere ait olduğunu düşünüyorsunuz?

CEVAP 3,4- Gençlik ve Spor Bakanlığımızın koordinasyonunda, Ankara'da 17-18 Haziran 2013 tarihlerinde; Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Spor Genel Müdürlüğü yetkilileri ile futbol branşında Spor Toto Süper Lig ve PTT 1. Lig ile basketbol, voleybol ve hentbol branşlarının en üst liglerinde yer alan spor kulüplerinin başkanları ile ilgili federasyon yetkililerinin ve illerin Başsavcıları, İl Emniyet Müdürleri ve Gençlik Hizmetleri ve
Spor İl Müdürlerinin katılımı ile düzenlenen 'Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Çalıştayı'nda özel güvenliğin durumu da ele alınarak gerekli değerlendirmeler yapılmıştır.

Gençlik ve Spor Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının Ankara'da 31.07.2013 tarihinde düzenlediği 'Spor Müsabakalarının Güvenliği Çalıştayı'nda ise 6222 sayılı Kanun'un etkin bir şekilde uygulanmasına yönelik değerlendirmeler yapılmıştır.

Bilindiği üzere, 6222 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği hükümlerine göre, futbol dalında en üst lig ile bir altındaki ligde bulunan kulüpler, güvenliğin sağlanması ve anılan Kanuna aykırı davrananların tespiti amacıyla kurulması gerekli olan teknik donanımları kendi kullanımındaki spor alanlarında kurmakla yükümlü kılınmış ve elektronik karta ilişkin hükümler hariç olmak üzere aynı yükümlülükler, basketbol, voleybol ve henthal dallarındaki en üst ligde bulunan kulüplerin kendi kullanımındaki spor alanları bakımından da geçerli sayılmıştır.

Bu yükümlülüklerin üç yıl içerisinde yerine getirileceği ve süresinde yerine getirilmemesi halinde ilgili spor kulüpleri hakkında idari para cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kanunda öngörülen bu süre 14/4/2014 tarihinde sona ermektedir.

Spor müsabakalarında yaşanan şiddetin ve istenmeyen olayların bir an önce önlenebilmesi için alınması gereken tüm güvenlik tedbirlerinin, bu arada elektronik kart ve elektronik bilet uygulamalarının, Kanun' da öngörülen son tarih beklenın eksizin ivedi olarak uygulamaya konulması hususunda Bakanlık Makamınca Türkiye Futbol Federasyonu yazılı olarak uyarılmıştır.

Diğer taraftan, E-bilet projesiyle, en üst iki profesyonel ligin stadyumlarındaki kapalı devre görüntü sistemlerinin yenilenmesi işinin ihalesini kazanan E-Kent ve Netaş Konsorsiyumu aralık ayı sonunda; TT Arena, Atatürk Olimpiyat, Bursa Atatürk, Eskişehir Atatürk, Hüseyin Avni Aker, Recep Tayyip Erdoğan, Rize Yeni Şehir ve Şükrü Saraçoğlu olmak üzere 8 statta e-bilet sisteminin hayata geçirileceğini taahhüt etmiştir.

Ayrıca, basketbol, hentbol ve voleybol üst lig müsabakalarının yapılacağı İl Müdürlüklerine ait ve federasyonların kullanımında bulunan tesislerde, ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, 2013-2014 sezonu başlamadan önce, Emniyet Genel  Müdürlüğünün görüşü alınarak hazırlanan şartname çerçevesinde, kamera güvenlik sistemleri ile kontrol odalarının kurulması hususunda çalışınalar  başlatılmış olup, bir  kısmı bitiriimiş kalan  kısmı ise  yakın tarihte bitirilecektir.

Müsabaka oynanan illerde Emniyet Genel  Müdürlüğüne "Spor  Güvenliği Şube Müdürlüğü" kurma yetkisi verilmiştir. Her spor güvenlik şube müdürlüğü, kendi teşkilatı içerisinde her kulübe yönelik olarak, yalnızca o kulüpten sorumlu "gözlemci polis" atamasını yapacaktır.

Ülkemizde spor müsabakalarında yaşanan şiddetin ve istenmeyen olayların önlenebilmesi ancak, ilgili (taraftarlar, kulüpler, federasyonlar, sporla ilgili kurum ve kuruluşlar, yazılı ve görsel basın ve yayın kuruluşları, eğitim ve öğretim kurumları ile güvenlik birimleri ve yargı organları vb.) bütün kurum ve kuruluşların yükümlülüklerini geciktirmeksizin yerine getirmesi ve işbirliği içerisinde çalışması ile mümkün olacaktır."

14 Aralık 2012 Cuma

Deplasman Yasağını Kim İstiyor?

Uzun zamandan beri deplasman yasağını tartışıyoruz. Önceleri bu yasak sadece büyük maçlarla sınırlı iken, zaman geçtikçe bu yasağın kural haline geldiğine şahit olduk.

Herkes bu yasağı destekliyor. Hiçbir ev sahibi kulüp stadyumuna yabancı taraftar almak istemiyor. İl ve İlçe Güvenlik Kurulu toplantılarında deplasman takımı hariç hiçbir yetkili yasağa karşı tavır almıyor.

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, kendi adına konuşup yasağa karşı olduğunu söylemeye devam ediyor.

Suat Kılıç, bugün Twitter'dan ilginç paylaşımlarda bulundu:

"Deplasmana yasak kararı, İl Güvenlik Kurulu tarafından alınmadı. Karar, kulüplerin. Valilik, güvenliği sağlarım, diyor."

"Deplasmana taraftar götürmeme kararına karşı tutumum belli. Yasak yabancılaştırır. Mesafeleri açar. İhtilâfları büyütür."

"Taraftar düşman değil, kardeş. Sadece farklı renklere tutkunlar. Kazanmak da var, kaybetmek de. Ama kavga yok!"

"Bugün aynı tribünlerde 90 dakika yan yana duramayanlar, yarın aynı cephede aynı bayrak altında omuz omuza olacaklar!"

"Yasağı, yasak kararını alanlar kaldırmalı ki, arkasında dursunlar, sahip çıksınlar, ve taraftarı da yanlarına alsınlar."

""Yasağın kalkması için biraz daha zamana ihtiyaç var" derlerse, Bu durumda taraftar süreyi kısaltacak adımlar atmalı."

Bu beyanlardan en dikkat çekeni, yasak kararının İl Güvenlik Kurulu tarafından değil, kulüpler tarafından alındığına dair iddia oldu.

Bugün çeşitli Internet sitelerinde de bu iddiayı destekleyen haberler yayınlandı.

İddiaya göre, Galatasaray-Fenerbahçe maçı öncesinde toplanan İl Güvenlik Kurulu'nda Galatasaray yasağın devam etmesini istemiş. Galatasaray yöneticileri ise yasak kararının devam etmesini istemişler. Vali yardımcısı Aziz Mercan ise "Bu kulüplerin meselesi biz karışamayız, Aranızda bir karar verin" diye konuşmuş.

Bu iddia doğru ise, devletin futbolun elinde oyuncak haline geldiğini, devlet yetkililerin adeta kukla gibi hareket ettiklerini görüyoruz.

6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Hakkında Kanun, İl Spor Güvenlik Kurulu'na geniş yetki veriyor. Bu kurulda sadece kulüp yetkilileri bulunmuyor. Kurul, oylama sonucunda karar veriyor. Sadece ev sahibi kulübün kararı, kurul kararı olamıyor. En azından kanun böyle diyor.

İl Güvenlik Kurulu'na kulüpler dışında hangi kurum temsilcileri katılıyor?

Kanuna göre, il spor güvenlik kurulu, vali veya görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında, belediye başkanlığı, il jandarma komutanlığı, il emniyet müdürlüğü, gençlik ve spor il müdürlüğü, il sağlık müdürlüğü, il milli eğitim müdürlüğü, ilgili federasyon ve amatör spor kulüpleri konfederasyon temsilcileri, vali tarafından belirlenecek bir hukukçu ile farklı spor kulüplerine mensup taraftardan sorumlu kulüp temsilcisi olan en az iki yönetici ve gerekli görüldüğünde davet edilecek basın kuruluşlarının ve ilgili kamu kuruluşlarının temsilcilerinden oluşuyor.

Kulüp temsilcilerini çıkardığımız zaman, İdare'nin bu kurula hakim olduğunu görüyoruz. Deplasman yasağı kararını aslında İdare alıyor. Bu idari kararın sorumluluğunun bir kulübe yıkılması doğru değil. Vali yardımcısının beyanı doğru ise, Valilik ve diğer kamu yetkililerinin görevlerini yerine getirmedikleri anlaşılıyor.


Görevi ihmalden öte, devletin bir grup holigan karşısında aciz kaldığını iddia etmek daha doğru olur.


İl Emniyet Müdürlüğü, polisin gerekli önlemleri alamadığının farkında. Sadece stadyum içinde ve çevresinde değil, tüm şehirde önlem alınması gerekiyor. İstiklal Caddesi, Bağdat Caddesi, stadyuma giden yollar, toplu taşıma araçları denetim halinde tutulması gerekiyor. Emniyet bunu sağlayacak güçte değil.


Belediye ise toplu taşıma araçlarının zarar görmesinden çekiniyor.


İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün bu kurulda ne işi olduğunu bilmiyorum. Olmasa da olurdu.


İl Sağlık Müdürlüğü ise stadyum çevresinde ve şehir içinde oluşacak şiddet olayları sonucunda yaralananlara ambulans yetiştirmekte zorlanacağını düşünüyordur. Hastanelerin gereksiz yere (!) işgal edilmesinden kaygılanıyor olabilir.


Bakan Kılıç, "Deplasmana yasak kararı, İl Güvenlik Kurulu tarafından alınmadı. Karar, kulüplerin. Valilik, güvenliği sağlarım, diyor." şeklindeki tweeti ile, 6222 sayılı Kanun'un uygulanmadığını itiraf etti.


Bakan Kılıç, deplasman yasağına karşı olduğunu belirtiyor ancak İl Spor Müdürlüğü yetkililerinin hangi yönde oy kullandıklarını bilmiyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın kurumsal görüşü nedir? Bilen var mı?

Bakan Kılıç, 6222 sayılı Kanun'un taraftarlara karşı en sert şekilde uygulanacağını hatırlatıp duruyor. Sporda şiddetin taraftar kaynaklı olduğunu iddia ediyor.

6222 sayılı Kanun'un uygulanmadığı tek alan, yaptırım boyutu değil. İl Spor Müdürlükleri il güvenlik kurullarında aktif değil. Bakan Kılıç'ın beyanına göre, aktif de olamıyor. Devlet, spor kulüplerinin sözünden çıkamıyor. İl Spor Müdürlükleri ise Bakan Kılıç ın görüşünü hayata geçiremiyor. Kılıç'ın sözleri sadece bir bakanın iyi dilekleri olmaktan öteye geçemiyor. Bakan Kılıç, kendi memurlarını yasağın kalkması yönünde oy kullanmaya zorlayamıyor.

Deplasman yasağı devletin işine geliyor. Valilik, Emniyet, Belediye yasak kararı ile birçok görevi yerine getirme yükümlülüğünden kurtulmayı; sorumluluğu sadece taraftar ve kulüplerin üzerine yıkmayı amaçlıyor.

Taraftarlar ise konunun detayını bilmedikleri için ev sahibi kulübün yöneticilerine kızmakla yetiniyorlar. Oysa yasak kararı bir kurula ait. Kulüplerin söz hakkı ise çok az. Deplasman yasağının devam etmesi, devletin kararıdır. Kulüplerin değil. Aksini iddia etmek ise gerçeği çarpıtmaktan öte anlam taşımaz.

Ve sormak gerekir: Madem ev sahibi kulübün kararı hayata geçiriliyor, neden kurul topluyorsunuz? Neden hayata geçirmekten çekineceğiniz kanunlar çıkarıp, toplumun TBMM'yi ve İdare'yi ciddiye almamasına neden oluyorsunuz?

10 Mayıs 2012 Perşembe

İzmir İl Spor Güvenlik Kurulu'ndan Şampiyonluk Kutlamalarına Engel


İzmir İl Spor Güvenlik Kurulu, TFF 1. Lig'de Karşıyaka'nın alt lige düşmesi halinde, aynı gün belirlenecek Süper Lig şampiyonunun taraftarlarının ilçedeki kutlamalarına ''tahrik'' olabileceği gerekçesiyle izin verilmemesini kararlaştırdı.

Kurul, hafta sonu oynanacak maçlarda alınacak önlemleri görüşmek üzere İzmir Valiliği'nde toplantı yaptı. Alınan kararlarla ilgili yapılan yazılı açıklamada, liglerin sonuna gelinmesi, rekabetin artması ve taraftarlar arasında husumet nedeniyle çeşitli şehirlerde sporda şiddetin artış gösterdiğinin gözlendiği bildirildi.

Tüm bu nedenlerden dolayı TFF 1. Lig'de 12 Mayıs Cumartesi günü yapılacak Karşıyaka-Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçıyla ilgili ek tedbirler alındığı kaydedildi. Karşılaşmanın, Karşıyaka için çok önemli olduğu, alınabilecek olumsuz sonucun bir alt kümeye düşmeye yol açabileceği belirtilen açıklamada, bu durumun gerçekleşmesi halinde alınacak tedbirler şöyle sıralandı: 


''Fenerbahçe-Galatasaray maçı sonucunda Spor Toto Süper Lig şampiyonunun belirleneceği ve Karşıyaka ilçesinde şampiyon kulüp taraftarlarınca birtakım kutlamalar yapılacağı düşünülmektedir. Kutlamalar yapılması Karşıyaka Spor Kulübü taraftarlarınca tahrik edici davranış kabul edilerek, istenmeyen olayların yaşanılacağı düşünüldüğünden, Karşıyaka ilçesinde konvoy yapılmasına ve kutlamalara izin verilmemesine, kutlamanın bu ilçe sınırları dışında yapılması yönünde gerekli tedbirlerin alınmasına,

Müsabaka sonrası taraftarların dağılım güzergahlarında, Karşıyaka ilçesinde ve Karşıyaka Spor Kulübü tesislerinde üst düzeyde tedbirler alınmasına,

Diğer takım taraftarlarının Karşıyaka Spor Kulübünün olumsuz durumunu kutlamak amacıyla kalabalık ve konvoy oluşturmalarına izin verilmemesine,

Karşıyaka taraftarlarının müsabakaya yoğun ilgi göstereceğinden, seyircinin can güvenliğini tehdit eden izdihamlara neden olmaması için kapalı tribün bilet satışının 2 bin 200 kişi ile sınırlandırılmasına,

Tedbirlere aykırı hareket eden kişiler hakkında 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun çerçevesinde işlem yapılmasına karar verilmiştir.''

Açıklamada ayrıca Altay-Turgutluspor takımları arasında oynanacak maçla ilgili de taraftar ilgisinin yoğun olacağı düşünüldüğünden, üst düzey emniyet tedbirleri alınmasının karara bağlandığı bildirildi.