Türkiye Basketbol Federasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye Basketbol Federasyonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2014 Salı

Basketbol Federasyonu Mali Genel Kurulu Sorun Yarattı

Bağımsız (!) spor federasyonlarının mali genel kurulları tek tek gerçekleşiyor. Bazı yönetimler ibra edilmedi. Basketbol Federasyonu'nda da denetim kurulu üyelerinden muhalefet şerhi ortalığı karıştırdı.

Aşağıda önce medyada çıkan haberi, ardından TBF'nin açıklamasını paylaşacağım. Yorumlarımı başka bir yazıda açıklayacağım.

26 Kasım 2014 Çarşamba

Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu Kararları (22.11.2014)

Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu, tarafına gönderilen 15 dosyayı yaptığı toplantıda görüşerek karara bağladı.

Kararlar aşağıdaki gibidir:

Türkiye Basketbol Federasyonu 2014-2015 Sezonu Yurtiçi Faaliyetleri Sirküleri'ni Yayınladı


Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen altyapı faaliyetlerine ilişkin organizasyonlara katılım esasları ile düzenlenecek iller ve tarihlerin yer aldığı Yurtiçi Faaliyetler Sirküleri yayınlandı.

İllerde düzenlenmekte olan İl Birincilikleri organizasyonları ile başlayan ve ilgili kategorilerde gerçekleştirilmekte olan Türkiye Şampiyonaları ile sona eren Yurtiçi Faaliyetleri,  Gençler, Yıldızlar, Küçükler ve Minikler (Kız-Erkek) kategorilerinde düzenleniyor.

Her kategoriye ait illerin katılım durumlarını ve organizasyon tarihlerini içeren Yurtiçi Faaliyetler Sirkülerine ulaşmak tıklayınız.

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Yiğiter Uluğ'dan Yaylım Ateş

Cenk Akyol Olayı bir süre daha kamuoyunu meşgul edecek gibi.

Yiğiter Uluğ, bugün Radikal Gazetesi'ndeyayınlanan yazısı ile Türkiye Basketbol Federasyonu, Turgay Demirel, Tanjevic, Nihat İziç, Garanti Bankası, NTV Spor, Fuat Akdağ hakkında çok ağır ihtamlarda bulundu.

Uluğ, yazısının son paragrafında ismini vermediği bir ismi yerden yere vurdu. Sosyal medyada bu ismin Mehmet Demirkol olduğu iddia edildi.

Yazıyı paylaşmak isterim:

'Cenk Akyol tartışması' sürüyor: Mikrofon, sahibinin sesi ve teknik sebepler

Cenk Akyol’un hikâyesi malum, artık herkes biliyor. Nasıl başladı her şey? Önce genç sporcunun tepkisine hedef olan kurumun en tepesindeki yönetici, NTV Spor Genel Yayın Yönetmeni Fuat Akdağ, üniversite yıllarından beri tanıştığı dostu, Galatasaray Kulübü İcra Kurulu Başkanı Lütfi Arıboğan’a bir şikâyet mektubu yolladı. İçeriğine hâkim değilim elbet ama “Sporcunuz canlı yayında bizim mikrofonumuzu yere attı. Gereğini yapın, bu adamı cezalandırın” demiş olsa gerek. 

‘Aaa Tanjeviç buradaymış!’ 
Galatasaray, bu dilekçeyi ciddiye almamış olacak ki, Cenk’e herhangi bir yaptırım uygulanmadı. Final bitti, şampiyonluk kutlandı. Federasyon tarafından aylardır “Milli Takımın başına kim gelecek?” sahte gündemiyle oyalanan basketbol kamuoyuna “Aaa Tanjeviç buradaymış! Masanın altındaymış” açıklaması yapıldı. Bu arada 16 Mayıs günü açıklanan Milli Takım aday kadrosunda ismi yer almasına karşın, Cenk henüz takımının maçları devam ettiği için kampın ilk bölümüne ve Akdeniz Oyunları’na katılamamıştı. 

Sonra malum süreç yaşandı. Federasyon bu defa Avrupa Şampiyonası için Milli Takım aday kadrosunu açıkladı ve Cenk Akyol, adını o listede bulamadı. 2006’dan beri (o zaman 19 yaşındaydı) A Milli Takımda sürekli yer alan bir oyuncu Cenk... 

Başkana kılıf uyduran Koç 
En formsuz olduğu dönemlerde, kendi takımında süre alamadığı sezonlarda bile Milli Takım’a davet edildi. Hatta bu yüzden ona “Tanjeviç’in prensi” diyenler bile oldu. Şimdi şampiyonlukla biten ve onun da iyi maçlar çıkardığı bir play-off’un ardından, Cenk’in Milli Takım’a ‘teknik’ sebeplerle alınmadığı söyleniyor ve bu kuyruklu yalana inanmamız bekleniyor. 

Basketbol Federasyonu’ndaki yapılanmayı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren bir olay bu; Tanjeviç yıllardır o koltukta muhteşem koçluk dehası sebebiyle değil, Başkan Demirel’in sürekli zikzaklar çizen tuhaf uygulamalarına uygun kılıflar bulabildiği, yaşından başından utanmadan gözümüze baka baka yalan söyleyebildiği için oturuyor. Buna diplomasi diyorlar... Becerebilen kalıyor (ve yerine bir türlü adam bulunamıyor), beceremeyen gidiyor. Harun Erdenay gibi yalan söylerken kızarıp bozaranlar da zaman içinde Demirel tarafından gönderilir herhalde... 

Dönelim Cenk’e... NTV Spor mikrofonuna konuşmak istemediğini söylerken, yarın-öbür gün o kurum tarafından boykot edilebileceğini, zaman zaman sert eleştirilere maruz kalabileceğini aklına getirmiştir herhalde... Ama bu kadarını? Sanmıyorum. 

Durumdan vazife çıkarmak 
Cenk’i kulübüne şikâyet edenler, benzer bir başvuruyu federasyona da yapmış olamazlar mı? Çok iyi biliyoruz ki, o tarafta elleri daha güçlü. Aynı grubun amiral gemisi Garanti Bankası, 2001’den bu yana Basketbol Federasyonu’nun en büyük sponsoru. 2002’den beri tüm basketbol milli takımlarının maçlarını NTV yayınlıyor. Diyelim Fuat Akdağ, Lütfi Arıboğan’a yazmış olduğu mektubun bir benzerini Turgay Demirel’e göndermedi. Bir yerde durmaya ve olayı büyütmemeye karar verdi. Peki, iktidarla sürekli al takke-ver külah ilişkisinde olan ‘sözüm ona özerk’ federasyon, durumdan vazife çıkarmış ve Cenk’i ‘makaslamış’ olamaz mı? Nihat İziç’in ağzından kaçan ‘Devlet’ sözcüğü de buna işaret etmiyor mu zaten? 

Her şey kabak gibi ortadayken, Tanjeviç çıkıp “Teknik sebepler” diyor, Bakan Kılıç “Kimmiş o devlet? Ben değilim, Sayın Başbakan değil. Kim öyleyse?” diye twit atıyor. Suyu bulandırmaktan, hepimizi enayi yerine koymaktan başka işe yaramayan nafile çıkışlar... Resmen zekâmıza hakaret! 

Şiirlerle, tweet’lerle... 
Bir de sesini çıkarmadan uslu uslu oturan arkadaşlarımız var... Hani arada sırada iç geçirerek bizde sporcu takımının apolitik olmasından dert yanan, topçularımızın hiçbir konuda tavır almamasına bozularak “Avrupa’da öyle mi?” makamından çalan... Ama bir delikanlı çıktığında, onu boğmaya çalışanlarla aynı stüdyoları, aynı programları paylaşmakta beis görmeyen... Memlekette futbol muktedirlerin sidik yarışı haline gelmişken, hâlâ ‘güzel oyun’dan söz edebilecek kadar romantik bindirmeler yapan... Lacivert cümlelerle bezeli metinlerden öteye gidemeyen... Sosyal medyada gençleri gaza getirirken, programlarında çalının etrafından dolaşan çok sevgili arkadaşlarımız... 
Şair sizler için yıllar önce yazmış: “Ya dışındasındır çemberin / ya da içinde yer alacaksın / kendin içindeyken kafan dışındaysa / çaresi yok kardeşim / her akşam böyle içip kederlenip / mutsuz olacaksın /şiirlerle şarkılarla kendini avutacaksın...” 
Murathan Mungan “Şiirlerle şarkılarla...” demiş. O zaman tweet yoktu ki... 

Milletvekilinden Suat Kılıç'a Cenk Akyol Sorusu

CHP Kırklareli milletvekili Turgut Dibek, Cenk Akyol'un milli takıma alınmamasından sonra başlayan tartışmayı TBMM'ye taşıdı. Dibek, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ın cevaplandırması için sorularını paylaştı.



13 Temmuz 2013 Cumartesi

Türkiye Basketbol Federasyonu'ndan Cenk Akyol Açıklaması

Cenk Akyol ve Nihat İziç'ten sonra nihayet sıra Türkiye Basketbol Federasyonu'na geldi.

TBF, Cenk Akyol'un iddiaları ve kamuoyundaki eleştiriler üzerine bir açıklama yaptı.

Açıklama aşağıdaki gibidir:

"Milli Takımımız aday kadrosunun belirlenmesi sürecine ilişkin son günlerde medyada çeşitli iddia ve yorumlar yer bulmakta ve Cenk Akyol’un Milli Takım aday kadrosuna dahil edilmemesi hususunda kamuoyu yanlış yönlendirilmektedir.

* Öncelikle, altyapılardan itibaren Milli Takım kadrolarında defalarca yer almış bir sporcumuzun bugün yapmış olduğu açıklamayı üzüntüyle karşılamış bulunuyoruz. 

* Devletin hiçbir kademesinden ve spor yönetiminden, sponsorlarımızdan Milli Takımlarımızın kadro seçimlerine müdahale hiçbir zaman söz konusu olmamıştır ve bu gibi kararlar sadece teknik kadro tarafından verilmektedir.

* Milli Takımlarımız için sporcu seçimleri yapılırken aralarında; sağlık durumu, form düzeyi, teknik ve fiziksel kapasite, yetenek, potansiyel, zihinsel güçlülük, devamlılık, kamplardaki davranışlar gibi birçok kriter göz önünde bulundurulmakta, ayrıca, takım oyuncusu olma, teknik ekip ve takım arkadaşlarıyla uyum içerisinde çalışma gibi vasıflar da gözetilmektedir. 

* Konunun gelişimine ilişkin olarak, A Milli Takım Baş Antrenörü Bogdan Tanjevic ve Yardımcısı Nihat İziç de gerekli bilgilendirmeleri yapmışlardır. 

Bir sporcu özelinde yaratılmak istenen polemiği anlamsız buluyor ve Milli Takımımızın bu gibi suni gündemlerle yıpratılmasını onaylamıyoruz. 

Spor kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.

Türkiye Basketbol Federasyonu" 

Nihat İziç'tan Açıklama

Cenk Akyol'un kamuoyu açıklamasından sonra, A Milli Erkek Takım Yardımcı Antrenörü Nihat İziç, süreçle ilgili açıklamalarda bulundu.

Türkiye Basketbol Federasyonu, resmi sitesinde bu açıklamalara yer verdi.

İziç'in açıklaması aşağıdadır:

Avrupa Şampiyonası aday kadrosunun belirlenme sürecinde, Cenk Akyol ile bir görüşme yaptığım doğrudur. Ancak bu görüşmenin içeriği, Cenk’in kamuoyuna aksettirdiği gibi değildir. Yapmış olduğumuz telefon görüşmesinde Cenk’e onu Milli Takım’da görmek istediğimi ve kendisinin de kabul etmesi halinde Tanjevic ile aday kadroda yer alması konusunda görüşeceğimi belirttim. Ayrıca sezon içindeki başarılı performansını Avrupa Şampiyonası’na taşımak için çok çalışması ve Tanjevic ile geçtiğimiz yıl yaşadığı uyuşmazlığı ortadan kaldırmak adına ekstra bir çaba sarf etmesi gerektiğini de vurguladım. Cenk’in cevabı ise beklemediğim derecede olumsuz oldu. Tanjevic ile hiçbir şekilde anlaşamadığını ve kendisine geçtiğimiz yılki gibi davrandığı takdirde ya kampı terk edeceğini, ya da üzerine yürüyeceğini söyledi. Ben de bu düşüncelerini Tanjevic ile paylaşacağımı ve son kararı yine Tanjevic’in vereceğini kendisine ifade ettim. Konuşmamız bu şekilde noktalandı. 

Dolayısıyla, iddia edildiği üzere; Cenk’e kadroda yer alacağı yönünde kesin bir söylemde bulunmadım. Sadece, onunla uzun yıllar birlikte çalışmış ve üzerinde büyük emekleri bulunan bir Milli Takım antrenörü olarak kendisini aramızda görme isteğimi belirttim. Sonrasında da Cenk ile olan diyaloğumuzu Milli Takım yetkililerine aktardım ve 10 günlük bir süre için tatile çıktım.

Milli Takım aday kadrosu açıklandıktan sonra Cenk Akyol beni telefonla aradı ve kadroda yer almamasının sebebini sordu. Ben de, bir süredir tatilde olduğumu, Tanjevic’in kendisi ile ilgili verdiği nihai kararı bilmediğimi ancak ilk edindiğim intibahın olumlu olduğunu anlattım. Bunun dışındaki gelişmelerden haberim olmadığını belirttim. O ise bu kararın Tanjevic’e mi ait olduğunu, yoksa bir yayın kuruluşunun mikrofonunu atmasından mı kaynaklandığını söylemem konusunda beni zorladı. Tanjevic ile yaptığım ilk konuşmanın olumlu geçtiğini ancak sonraki süreçten haberdar olmadığımı kendisine bir kez daha ifade ettim. Neden kadroda olmadığını bilmediğimi de yineledim. Ardından iki gün sonra ofise döneceğimi ve araması durumunda kendisiyle net bilgileri paylaşabileceğimi söyledim. Bunun üzerine Cenk de; “Eğer kadroda yer almayışım Tanjevic’in tercihi değilse, Milli Takım da benim arkamda durmadıysa, ben bundan sonra yokum, sizlerle ilişkimi kesiyorum” dedi ve telefonu kapattı. Sonrasında da başka bir görüşmemiz olmadı." 

Cenk Akyol'dan Açıklama

Türkiye Basketbol Federasyonu ile Cenk Akyol arasında tansiyon gittikçe artıyor.

Cenk Akyol, resmi sitesinden bir açıklama yayınladı:

"Son bir haftadır kamuoyunun gözleri önünde yaşanan sürecin içerisinde olmak benim için yeteri kadar üzüntü vericiydi. Keşke bu olayların hiçbiri yaşanmamış olsaydı.. Ama madem yaşandı tüm gerçekleri bir de benim cephemden öğrenmenizde fayda var..

19 yaşımdan bu yana Türkiye Basketbol Milli Takımının formasını büyük bir gururla taşıdım. Bu formayı taşıyan her sporcu gibi ben de Milli Takımımızın bir sporcusu olmayı diğer her türlü değerin üzerinde tuttum, tutuyorum. Nitekim bu yılın Mayıs ayında Akdeniz Oyunları öncesi açıklanan 33 kişilik Milli Takım kadrosuna yeniden seçilmiş olmaktan da onur duydum. Ama şampiyon olup uzun bir final serisi oynayınca , Galatasaray ve Banvit takımlarında oynayan diğer Milli oyuncular gibi ben de nihai kadroda yer alamadım.
Bu arada Galatasaray Spor Kulübünün 23 yıl aradan sonra şampiyonluğu kazandığı final serisinin son maçında bildiğiniz olay yaşandı. Tüm Türkiye’nin üzüntüyle takip ettiği Gezi parkı olayları sırasında sessiz kalan bir televizyon kanalına kendi özgür irademle konuşmama hakkımı kullandım. Konuşmak kadar bazen konuşmamak da demokratik bir tepkidir, saygısızlık değildir..
Ve son olarak Milli Takım kadrosuna alınmamam konusuna gelirsek.. Kadro açıklanmadan bir hafta önce teknik ekipten Ertuğrul Erdoğan ile yüz yüze, Nihat İziç’le de telefonda konuşmam oldu. Benim kesinlikle kadroda olduğumu hatta bu sezon oynadığım basketbolun Avrupa Şampiyonası boyunca da sürmesi gerektiğini söylediler.
Kadro bir hafta sonra açıklandı. Yoktum. Nihat İziç’e telefonla ulaştım. “Ne oldu da kadroda yokum” diye sordum.. Bana sadece “Devlet” dedi.. Ardından da “Senin kadroda olmayacağını ögrenince Tanjeviç de rahatladı” cümlesini kurdu.
Ama ben bir sporcu olarak “Devlet” seçeneğine inanmıyorum, inanmak istemiyorum. Çünkü düşüncemiz ne olursa olsun hepimiz aynı bayrak adına mücadele ediyoruz. Nitekim Sayın Bakan Suat Kılıç da attığı tweet ile benim düşüncemi doğruladı. Devlet Milli Takım seçimlerine karışmazdı. Nihat İziç’in “devlet ” derken neyi kast ettiğini kendinin izah etmesini bekliyorum.
Benim açımdan Milli Takım kadrolarının seçimi sportif ve teknik gerekçelerle Milli Takım teknik ekibince yapılır. Ben de kararlarına saygı duyarım. Ancak spor hayatımın en verimli döneminde kadroya niçin alınmadığımı bir yandan siyasi faktörlere, diğer yandan dedikodu düzeyindeki “istediğimi yapmadı” biçimindeki izahlara dayandıran bir Milli takım teknik kadrosuna saygı duymam mümkün değildir. Benim Türk Milli takımının formasına onlardan çok daha fazla değer verdiğimin bilinmesini isterim.
Değerlendirmeyi tüm spor kamuoyunun en iyi şekilde yapacağına eminim..
Saygılarımla
Cenk Akyol"