şiddet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiddet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2012 Cuma

Edirne Barosu'ndan Polis Şiddetine Tepki

Bugün sosyal medya 20 Aralık 2012 tarihinde Edirne'de oynanan Olin Edirne - Mersin İBB maçında gerçekleşen polis şiddeti ile sarsıldı.

Youtube'de paylaşılan görüntüler vicdanları sızlattı:



Edirne Barosu, olaydan bir gün sonra basın açıklaması yaptı.

Açıklama aşağıdaki gibidir:



"KAMUOYUNUN DİKKATİNE
    20.12.2012 günü Edirne’ de oynanan Olin Edirne-Mersin BŞB maçı sırasında, salonda bulunan bazı polis memurlarının, astım ve panik atak hastası bir taraftar tarafından küfür edildiği gerekçesi ile aile tribününe girerek kadın-erkek, yaşlı-çocuk, engelli dinlemeden taraftarların çoğuna şiddet uyguladıkları yerel ve ulusal basına yansıyan görüntülerde açıkça görülmektedir.
    Şehrimizin takımı olan Olin Edirne’ nin Beko Basketbol Ligi’nde oynadığı, üç sezondur Mimar Sinan Spor Salonunda bazı polis görevlilerinin kendilerine ‘Edirne Halkı’na haddini bildirmek’, ‘hizaya sokmak’ gibi bazı misyonlar yükledikleri, hatta ve hatta bazı güvenlik görevlilerinin bu gibi yaklaşımlarına karşı tavır gösteren Baromuz Mensubu Avukat Meslektaşlarımıza karşı maiyetindeki memurlara kanunsuz emirler veren, hakaret ve tehdit eden, hatta fiziki şiddet uygulamaya teşebbüs eden bazı üst düzey güvenlik görevlilerinin halen sanık sıfatı ile yargılandıkları Baromuzun bilgisi ve takibinde olan hususlardır.
    Öncelikle 20.12.2012 günü meydana gelen olayda Polisin tribüne girerek güç kullanması hiçbir açıdan yasal değildir. Maçın başlamasından yirmi dakika öncesinden itibaren salonun tek hakimi hakemlerdir ve maçın hakemleri polis görevlilerine böyle bir talimat vermemişlerdir. Olin Edirne Basket Kulübü yetkililerinin de polis görevlilerinden böyle bir talebi olmamıştır. Polis görevlileri maçın hakeminin ve Olin Edirne Yönetiminin talebi olmadan tribüne girerek öncelikle hukuka aykırı davranmışlardır. Bu hukuka aykırı davranışın cezai müeyyideleri bulunmaktadır.
    Diğer yandan bazı polis memurlarının amirlerinin talimatı üzerine aile tribününe girdikleri, kadın, çocuk, yaşlı, özürlü dinlemeden önüne gelen herkesi ezip geçtikleri, tribünde bulunan küçük çocukların ağlayarak kaçıştıkları, örneğin tribünde bulunan “Olin Babanne” diye bilinen bir hanımın Olin Edirne basketbolcusu Levent Bilgin’i kucaklayarak polislerin önünden kaçırdığı, diğer Olin Edirne basketbolcularının yanı sıra başta Hakan Köseoğlu olmak üzere Mersin BŞB oyuncularının dahi tribündeki çocuk ve bayanları bazı polis memurlarının vahşetinden kurtarmaya çalıştıkları, nihayet bazı polis memurlarının tribüne girme gerekçesi olarak kullandıkları Mutlu İlke isimli astım ve panik atak hastası genci yakaladıktan sonra yerde yatarken vahşice copladıkları ve akabinde yerlerde sürükleyerek salondan çıkardıkları yerel ve ulusal basına akseden kamera görüntülerinden sabittir.
    Baro Başkanımız Sayın Av. Özgür Yıldırım yaşanan bu çok çirkin görüntülerden sonra konu ile ilgili olarak hemen Edirne Emniyet Müdürü Sayın Cemil Ceylan ile bir görüşme yapmıştır. Sayın Emniyet Müdürü bu görüşmede henüz görüntüleri izlemediğini, kusuru veya suçu tespit edilecek olursa olaylara karışan polislerin korunmayacağını, polislere karşı da tribünden küfürler ve hakaretler edildiği duyumunu aldığını,  yaşanan bu üzücü olaylar karşısında son derece üzgün olduğunu, Edirne Halkı ile Edirne Emniyet Teşkilatının karşı karşıya kalmamasını dilediğini, Emniyet Teşkilatının her zaman Halkımıza hizmet etmek gayesi ile gece – gündüz özveri ile çalıştığını ifade etmiştir.
    Asil Edirne Halkı, bugüne kadar Güvenlik Güçlerimizin ve Emniyet Teşkilatımızın her zaman yanında olmuş, Güvenlik Güçlerimize ve Emniyet Teşkilatımıza karşı yapılan haksız saldırılar ve eylemleri şiddetle, lanetle, nefretle kınamış, bugüne kadar ülkenin hiç bir bölgesinde olmadığı kadar askerine ve polisine sahip çıkmıştır. Üzerindeki üniformanın ağırlığını taşıyamayan bir kaç kendini bilmez, Edirne Halkı ile Emniyet Teşkilatını karşı karşıya getiremeyecektir.
    Edirne Barosu olarak Edirne Halkı’na karşı gerçekleşmiş veya gerçekleşecek olan her türlü olumsuz eylemin karşısında kararlılıkla dimdik duracağımızı, kamu görevlilerinden dahi gelse Halkımıza karşı haksız ve hukuka aykırı her türlü davranış karşısında Baro olarak tüm gücümüz ve kurumlarımız ile Halkımızın yanında olduğumuzun bilinmesini, meydana gelen olayda kanunsuz emirleri veren, uygulayan, orantısız güç kullanan, suç işleyen kamu görevlileri hakkında yapılacak idari, adli ve cezai işlemlerin her aşamasının takipçisi ve müdahili olacağımızı kamuoyuna saygı ile duyururuz.
                                                                                                                       EDİRNE BAROSU"

9 Ekim 2012 Salı

Ahmet Ağaoğlu'na Kınama

Türkiye ünlü golfçüleri ağırlamaya hazırlanırken, Türkiye Golf Federasyonu başkanı Ahmet Ağaoğlu büyük bir skandala imza attı. İddiaya göre, Ağaoğlu, bir foto muhabirine kafa atmış. Muhabir Cihat Ünal, Ağaoğlu'ndan şikayetçi olmuş.


Türkiye Foto Muhabirleri Derneği bu olayı kınayan ve Ahmet Ağaoğlu'nu istifaya davet eden bir açıklama yapmış.

Derneğin açıklaması şöyle:

"Belek’te düzenlenen  Dünya Golf Turnuvası'nda görevli olan Cihan Haber Ajansı muhabiri Cihat Ünal'a yapılan fiili saldırıyı kınıyoruz. Ülke tanıtımı için büyük önemi olan böyle bir organizasyonda, foto muhabirlerine, çalışacak gerekli ortamını oluşturmamakla birlikte, görevini yapmaya çalışan Cihat Ünal'a kafa atarak darp eden Türkiye Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu, Türkiye'nin ilk profesyonel golf turnuvasına gölge düşürecek bir eyleme imza atmıştır. Ağaoğlu'nun yaptığı bu hareketi, nedeni ne olursa olsun kınıyoruz.

Salı akşamı düzenlenen basın toplantısından itibaren gazetecilere müdahale etmeyi kendine görev edinen Ağaoğlu, "Böyle soru mu olur?" gibi müdahalelerde bulunarak tepki çekmişti. Ağaoğlu'nun, turnuvanın ilk gününde ise Cihan Haber Ajansı foto muhabiri Cihat Ünal'a kafa atması kabul edilemez bir davranıştır. Türkiye Golf Federasyonu'nun başındaki isim olan Ağaoğlu, istifa etmelidir.

Meslektaşımıza geçmiş olsun dileklerimiz iletir, gazetecilere yapılan saldırıların her zaman karşısında olduğumuzu ve konunun takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

TÜRKİYE FOTO MUHABİRLERİ DERNEĞİ YÖNETİM KURULU"

28 Temmuz 2012 Cumartesi

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'dan Açıklama


Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı Aziz Yıldırım’ın, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün resmi yayın organlarından Fenerbahçe Dergisi’nin 10. yılındaki, 120 No’lu Şubat 2013 sayısında yer alan başyazısı şu şekildedir:


"Her şey tartışılır,
Fenerbahçe’nin büyüklüğü tartışılmaz

Büyük Fenerbahçeliler;

Sizlerle yeniden birlikte olmanın, bu vesileyle sizlere yeniden ulaşabilmenin sevinci ve gururu içindeyim.

Öncelikle yarıştığı her branşta şampiyonluklardan başka düşüncesi olmayan Fenerbahçe Spor Kulübü sporcularına, çalışanlarına, tüm emekçilerine ve siz büyük Fenerbahçe Taraftarına teşekkürlerimi sunar, bu tarihi hedeflerde başarılar dilerim.

Bu sezonun bizim açımızdan çok önemli ve çok anlamlı olduğunu biliyorum. Kaldırılacak her kupanın, kazanılacak her zaferin şampiyonluklardan çok daha fazla anlam taşıdığının farkındayım.

Ara transfer döneminde takımımıza önemli takviyeler yaptık, bunlarla gurur duyduk, her Fenerbahçeli de bu transferlerle gurur duymalıdır. Tüm Fenerbahçeliler bilmelidir ki, bu transferler, son kuruşuna kadar vergilendirilmiş olup; hiçbir şekilde manipülasyonla elde edilen gelirlere dayandırılmamış; Fenerbahçeli’nin alınteriyle gerçekleştirilmiştir. Fenerbahçe’nin büyüklüğünü bilen, tercih sebebi "büyük paralar" olmayan futbolcularla kadromuzu kuvvetlendirdik. Şampiyonluk için parıltılı isimleri değil, nasıl çarptığını bildiğimiz yürekleri seçtik...

Armamızın yarıştığı branşların tamamındaki zafer odaklı hedeflerimizin yanı sıra pek çok önemli proje için de çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürmekteyiz. Görev süremiz içerisinde mutlaka bitirmek istediğimiz bu projeler Fenerbahçe’nin geleceği niteliğindedir.

Her kıtada adımızın ve bayrağımızın temsili hedefine uygun olarak, Şenliköy’de, üyelerimizin yararlanabileceği, çok büyük bir sosyal tesis yapma hazırlığı içindeyiz. Bir diğer projemiz Kurtköy’de Fenerbahçe’nin tüm birimlerini içine alacak devasa boyutlardaki ’Büyük Fenerbahçe Kompleksi’dir.  Ayrıca, ihalesi haziran ayında yapılmak suretiyle, Kenan Evren Lisesi’nin yerine otel ve iş merkezinden oluşacak ve kulübümüze çok büyük bir gelir getirecek bu proje de yine önemli projelerimizden sadece bir diğeridir. Bununla birlikte, bizden önceki yönetimlerin Dereağzı’nda kurmayı planladığı FenerLand Projesi’ni hayata geçireceğiz. Bu proje camiamızın gurur kaynağı olacaktır. Zira burada inşa edilecek ’yaşam merkezi’ ve deniz tarafında yapılacak olan sosyal aktivite alanları hiçbir kulüpte yer almayan imkanları, taraftarlarımızın ve üyelerimizin hizmetine sunacaktır.

Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, asıl gurur kaynağımız, bu projeleri hayata geçirirken, devlete hiçbir külfet yüklemeksizin, hiçbir vergisel imtiyaz kabul etmeksizin sadece Fenerbahçe’nin dinamiklerinden yola çıkabilmek konusundaki yeterliliğimizdir.

Unutulmamalıdır ki, Fenerbahçe Spor Kulübü bugün itibariyle devlete 75 milyon vergi tahakkuk ettirebilecek ekonomik nitelikte gücü olan emsalsiz büyüklükteki bir camiadır. Yeri gelmişken bu gücü yaratan, siz büyük Fenerbahçe taraftarına şükranlarımı sunarım. Bugüne kadar verdiğiniz ve vereceğiniz destek, bizlerin, yegane gücü olmuştur ve olacaktır.

Bununla birlikte, sizlerden önemle dikkat etmenizi istediğimiz husus, bizlere bu desteği koşulsuz hissettiren sizlerin, Fenerbahçe üzerindeki söz söyleme hakkını kimsenin suistimal etmesine izin vermemenizdir.

Bilinmelidir ki, Fenerbahçe’yi hukuk dışı operasyonlarla, yanlı, yanlış ve kurgu haberlerle ve türlü masabaşı oyunlarla yıkamayacaklarını anlayanlar, şimdilerde gözlerini Fenerbahçe’nin kendi değerlerine dikmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı ve Yönetimi ile Büyük Fenerbahçe Taraftarı arasındaki bağı koparma amacı güden bu düşüncenin yeni hedefi, Fenerbahçe taraftarı ve taraftar oluşumlarıdır.

Kuruluşlarında açıkça imzam ve katkım olan ve her suretle Fenerbahçe’nin menfaatleri doğrultusunda tasarruflarda bulunması beklenen bu oluşumlarla, Fenerbahçe Başkanı ve Yönetiminin sorun yaşadığını / yaşayacağını düşünmek düpedüz cehalettir.

Dolayısıyla Fenerbahçe’ye katkı sağlama düşüncesiyle hareket eden her bir taraftar ve taraftar oluşumu, bizler için önemli olmanın ötesinde ayrılmaz parçamız niteliğindedir. Buna karşın unutulmamalıdır ki, bunun tek istisnası Fenerbahçe’nin bekaasıdır. Bizim sorunumuz Fenerbahçe’nin taraftar oluşumları ile değil olsa olsa Fenerbahçe’yi rant kapısı olarak gören bu oluşumların başındaki birkaç kişi ile ilgilidir. Bu kişilerin tribünlerde korku salarak gerçek Fenerbahçeliler’i sindirme ve yönlendirme düşüncelerinin hayata geçirilmesine asla izin verilmeyecektir.

Fenerbahçe Başkanı ve Yönetiminden istediklerini alamayan bu meczupların hedeflerinin ne olduğu açıktır. Bununla birlikte, bu hedeflere ulaşmak için, tribünlerdeki kasıtlı ve planlı eylemlerle Fenerbahçe’ye verdikleri zararlar da ortadadır. Ulusal ve uluslararası müsabakalarda muhatap olduğumuz tüm cezalar bu menfaat odaklarının neden olduğu garabetlerdir. Ancak, geneli temsil etmeyen ve şahsi menfaatleri uğruna Fenerbahçe’nin değerlerini sabote eden bu düşünceyle olan mücadelemiz sonuna kadar sürecektir. Bu oluşumlar hukukun eksiksiz uygulanması ve devletin desteğiyle Türk futbolundan bir an evvel silinecek ve her ne pahasını olursa olsun bunun öncülüğünü de Fenerbahçe Spor Kulübü yapacaktır.

Bir çift sözümüz de bu oluşumları destekleyenlere...

Fenerbahçeli olduğunu iddia edenlerden yegane beklentimiz, Fenerbahçe genel kuruluna azami saygı göstermeleri, başkan ve yönetici olma düşüncelerini yine bu meclis huzurunda açıklamalarıdır. Cami avlularında satın almaya kalkıştıkları kişiler eliyle mevcut Fenerbahçe yönetimini devirerek, göreve talip olmak gerçek Fenerbahçelilik değildir. Bilinmelidir ki satın aldıkları bu kişileri, kendileri göreve geldikleri takdirde, sair menfaatlerle aynı şekilde karşılarında bulacaklardır.

Fenerbahçe’nin geleceği bizim için her şeyin üzerindedir. Bu geleceğin teminatının tek bir ifade ediliş şekli vardır; kurumsallık. Bugüne kadarki yönetim şekillerinin değişmesini gerektiren husus yetersizlik değil Fenerbahçe’nin büyüme hızı ve hacmidir. Üretimin, kontrolün ve denetimin uzman ve profesyonel kadrolar denetimiyle yapılagelmesinden kaçınmak çağın aklını inkar etmektir. Bu nedenle, Fenerbahçe Yönetim Kurulu kurumsallık konusundaki kararlılığını tartışmaya dahi açmamak suretiyle bu konudaki hamlelerini süratle hayata geçirecektir.

Bekliyoruz... Yine engel olmaya çalışacaklar, yine saldıracaklar ve yine önümüzü kesmeye çalışacaklar.

Ama... Biliyoruz... Doğrular idare, acizler şikayet ve namustan yoksun olanlar iftira ederler.

Bu yüzden biz sesimizi yükseltmedik… Hep sözümüzü yükseltmeyi tercih ettik…

Biz, Fenerbahçe’yi layık olduğu şekilde temsil ettik, bundan sonra da öyle yapacağız. Hiç yılmadık; en önemlisi hiç vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Yaşam devam ettikçe ve dünya döndükçe Fenerbahçe yalnızca Fenerbahçeliler tarafından yönetilecek ve her şey tartışılır hale gelse de bir tek Fenerbahçe’nin büyüklüğü tartışılmayacaktır...

Saygılarımla,

Aziz Yıldırım
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı"